{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2019/356 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/404<br>\t<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Fesih veya şirket ortaklığından çıkarma İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 09/05/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 14/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih veya şirket ortaklığından çıkarma) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacıların toplam 2.142.157 lot hisseye sahip olduğunu, davalı şirketin çıkartılmış sermayesinin 22.727.083,00-TL olduğunu, davacıların toplam %9,43 oranında hisseyi temsil ettiklerini, dava şartının gerçekleştiğini, davalı şirketin eski unvanının ... Sanayi Anonim Şirketi olduğunu, ....'nin 1965 yılında İstanbul'da faaliyet konusu otomotiv ve yaylı yatak yan sanayi olarak kurulduğunu, 2008 yılından itibaren tüm faaliyetlerini bağlı ortaklıklarından .... Sanayi A.Ş’ne devredildiğini, ....’ın aktifinde bulunan tüm üretim tesisi ve fabrika binası 2016 yılı Ocak ayında dava dışı .... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne satıldığını, ayrıca İdaş markasının da satıldığını, ....'ın 2016 Ocak ayından itibaren gayri faal olduğunu, davalı şirketin halka açık bir şirket olduğunu ve davacıların pay oranının kanunen gerekli %5 in üzerinde bulunduğunu, davalı şirket Yönetim Kurulu murahhas üyesinin ilişkili şirketlere örtülü kazanç aktardığını, dava dışı  ... A.Ş.'ye haksız olarak fazla ödeme yapıldığını SPK'nın bildirimi üzerine davalı şirket Yönetim Kurulu murahhas üyesi hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, şirketin mali yapısının azaltıldığını ve bozulduğunu, davalı şirke tin kar dağıtımı yapmadığını, yönetim kurulunun görev süresi dolduğu halde göreve devam ettiğini, imtiyazların kaldırılmadığını, yıllık genel kurul toplantılarının yapılmadığını, şirketin faaliyetsiz kaldığını ve kazanç elde edemediğini, borsa kotundan çıkarıldığını, ortaklığın nesnel olarak çekilmez hale geldiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir ile haklı nedenlerle davalı şirketin feshine veya duruma uygun bir çözüm olarak gerçek değer üzerinden davacıların davalı şirketten çıkmalarına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen TTK 531. maddesine haklı nedenlerle feshi talebine mesnet yapmaya çalıştığı iddialarının somut durum karşısında geçerli olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Borsa İstanbul 02/05/2018 tarihli kararı ile şirket senetleri borsa kotundan çıkarılmış olduğu ve en son 0,19 kuruştan işlem gördüğü, yine çoğunluk gücünü kötüye kullandığına dair iddianın somut duruma açıkça aykırı olduğu, şirketin kurulduğu günden beri herhangi bir kişi/kuruma imtiyaz sağlamadığı gibi yapılan her işlemin KAP ta yayınlandığını davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ileri sürülen şirketin yönetim kurulu murahhas üyesi ... tarafından ilişkili olduğu şirketlere herhangi bir örtülü kazanç aktarımı bulunmadığını, şirket tarafından pamuk finansal kiralama A.Ş.'ne haksız olarak herhangi bir fazla ödeme bulunmadığını, davacının diğer faaliyetlere ilişkin iddialarının KAP ta yayınlanan 31/12/2017 tarihli bağımsız denetimden geçmiş konsolide finansal tablolara ilişkin raporda açıklayıcı notlarda yer verildiğini, bu giderlerin kapsamının personel, karşılık, kira vs. olduğu ve ödenmeyen vergi ve SGK borçlarının gecikme faizlerinden kaynaklandığının belirtildiği, davacının 2016 yılındaki karı dikkate almayarak \"2010 yılından itibaren devamlı olarak zarar açıklamaktadır\" diyerek somut durumu tekrar çarpıttığını, davalı şirket yönetim kurulu murahhas üyesinin yönetim kurulu üyesinin örtülü kazanç sağladığı iddiasının doğru olmadığını davacıların dava dilekçesindeki iddialarının asılsız olduğunu, davalı şirketçe dava dışı ... A.Ş.'ne yapılan fazla bir ödeme bulunmadığını, şirketin üst üste 5 yıl zarar etmediğini savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  davacılar vekilinin, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin feshine veya duruma uygun bir çözüm olarak gerçek değer üzerinden müvekillerinin davalı şirketten çıkmalarına karar verilmesi istemlerine ilişkindir.<br>Mahkemenin 22/12/2021 tarihli duruşma ara kararı ile karar başlığında ismi yazılı feri müdahillerin müdahale taleplerinin kabulüne, 08/11/2022 tarihli ara karar ile ....'ın feri müdahale talebinin kabulüne, 24/06/2021 tarihli ara karar ile bir kısım asli müdahale talebinde bulunanlar yönünden asli müdahale taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacılar ve asli müdahiller vekilinin 22/04/2024 havale tarihli  dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davacılar vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı vekili 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın feragatine istinaden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.<br>  Bilindiği üzere, HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat  \"Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.\" Yine aynı kanunun 311. maddesine göre \"Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur.\" Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragat davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatın usulüne uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu ve davacılar vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu anlaşılmış olup açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>2-Davadan feragatın gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken 2/3 oranındaki 285,06-TL karar harcının peşin alınan 44,40-TL peşin harçtan indirilmesi ile geriye kalan 240,66-TL eksik harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi ve  İİK 263. maddesi de dikkate alınarak) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek veya  başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.   09/05/2024<br><br><br>Başkan ...<br>E imza <br>Üye ...<br>E imza  <br>Üye ...<br>E imza  <br>Katip ...<br>E imza  <br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f25f5a7ec0df9ac","SID":"4c3301ed897a6d42"}}