{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/767 <br>KARAR NO: 2024/1000<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/02/2021<br>NUMARASI: 2020/376 Esas -  2021/152 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin aleyhine davalının ciro ettiği, Büyükçekmece ... İcra dairesi ... esas sayılı dosya ile takip başlatıldığı, takibe konu edilen 14/08/2017 keşide tarihli 13/10/2017 vade tarihli 30.000TL bedelli senet de malen ahz olunduğu, bu senedi mal almak için verdiği davalı müvekkili mal teslim etmediği bu nedenle takibe konu senet bedelsiz olduğu davalı müvekkile mal teslim etmediğinden dolayı müvekkilinin davalıya borcu olmadığını beyan ederek borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasındaki ilişki ticari bir dava ilişkisinden ziyade kiracı ve kiralayan ilişkisi olduğu, kiracı davacı kiralanan şey üzerinde esaslı değişikliğe gitmesi üzerine davalı müvekkil belediyeye ve imar barışı kurallarınca mağdur edildiğini beyan ederek huzurdaki davanın kötü niyetle olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda dava açma hakkının saklı kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \",...Dosyanın yapılan incelemesi ve değerlendirilmesi sonucunda; davacı vekilinin dava dilekçesi ile Büyükçekmece 2. İcra Dairesinin ...esas sayılı icra dosyasında takibe konu senetten borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile bononun  veriliş nedenini talil ettiği, alım satıma ilişkin bilgi ve belge olmadığını, mal teslimatının hayal ürünü olduğunu,  taraflar arasındaki ilişkinin kiralayan kiracı ilişkisi olduğunu  davaya konu senedinde kira sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle alındığını savunduğu, icra dosyasında takip alacaklısının iş bu dosyanın  tarafı olmayan 3. Kişi ... olduğu, icra takibine konu senedin 30.000TL miktarlı 14.08.2017 tarihli  13.10.2017 vadeli senet olduğu, bu senedin bono olduğu, keşidecinin davacı, lehdarın davalı olduğu, çekte bedelin malen ahzolunduğunun, icra dosyasında davacı tarafça ödeme yapıldığı, takipte ödeme yapılan kişinin, davalı olmaması, 3. Bir kişi olması nedeniyle iş bu davanın menfi tespit davası olarak nitelendirildiği, bu nedenle bono bedeli üzerinden değerlendirme yapıldığı, davanın istirdat davasına dönüşmediği, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak davalıya (alacaklıya) düştüğü, fakat menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek, başka bir nedenle bu hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü davacıya düşeceği, (Prof. Dr. Baki Kuru Menfi Tespit Davaları ve İstirdat Davaları Sayfa:91-97), menfi tespite konu senedin veriliş nedeninin talil edilmesi durumunda ispat yükünün talil edene düşeceği, bununa yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, somut olayda davalının senedin veriliş nedenini talil ettiği bu nedenle ispat yükünü üzerine aldığı, davacı tarafın sunduğu belgelerde davaya konu bonoya açıkça yapılan bir atfın olmadığı, bono üzerinde de ayrıca bir kayıt bulunmadığı, davalının cevap dilekçesine yemin deliline dayanması sebebiyle yemin hakkının hatırlatıldığı davalı tarafın yemin hakkını kullandığı, davacı tarafın yemin ettiği bononu kira sözleşmesine karşılık verilmediğini söylediği, davacının menfi tespit davasını ispat ettiği değerlendirilerek, davanın kabulüne \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin davayı kabul ettiğini, fazlaya ilişkin taleplerinin reddi konusunda herhangi bir hüküm kurulmamdığını, bu nedenle dava dilekçesinde talep ettikleri \"davalının %20 icra inkar tazminatına karar verilmesi\" hususunun 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 27. Maddesinde eklenen \"hükmün tamamlanması yolu\" ile taleplerinin kabulüne hükmün tamamlanması yoluyla karar verilmesini talep etmiş olmalarına binaen yerel mahkemenin bu konuda da karar vermediğini, HMK 297'ye göre mahkemenin tarafların taleplerine olumlu ya da olumsuz bir karar vermek zorunda olduğunu, Yerel mahkemenin esas hakkındaki kararın her ne kadar doğru olsa da davalıyı %20 icra inkar tazminatına hükmetmesi konusunda bir karar vermemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu husus da yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyanla,  talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... dosyada mübrez 1 nolu delilde15.03.2013 tarihinde ..., ... Mah. Çatalca Yolu N:... adresinde ki 800 Metrekare arsa içerisindeki tek katlı ev ve bahçesinin her ayın beşinci günü nakden ödenmek üzere anlaştıklarını, iş bu sözleşmenin yazılı delil olarak ve senedin malen ahzolunduğuna kanıt olarak kabul edilmesi gerektiğini, söz konusu sözleşmeye havi gayrimenkul maldan doğan borca havi senedin malen ahzolunduğunun sabit olduğunu, davacı tarafın halen malen ahzolunan sened konusu mal içinde ticari faaliyette bulunurken mahkeme nezdinde yasalara aykırı bir şekilde yemin ettiğini ve Mahkemeyi de yasalar nezdinde yanılttığını, cevap dilekçeleri ve çeşitli beyan dilekçelerine rağmen dava konusu iddianın HMK uyarınca araştırılmadan maddi ve manevi gerçeğe aykırı şekilde karar verildiğini, iş bu senede konu gayrimenkul mal teslim edilmiş olup davacı yan halen içinde ticari faaliyetini devam ettirdiğini, yazılı delil olan kira sözleşmeleri ile aradaki ilişkinin mal borcuna dayandığı kanıtlandığından işbu senedin konusunun ifa edilip edilmediğinin kanıtının borçlu davacıya ait olduğunu, yerel Mahkemeye yemin metni sunulduğunu, ancak iş bu metne uyulmadığını, mahkeme de alınan yemin beyanının yasaya ve usule aykırı olduğunu, kendileri tarafından düzenlenen yemin metnine riayet edilmediğini, bu haliyle yemin beyanının kabul edilemeyeceğini,  hükme esas alınamayacağını,  mal teslim edilmediğini iddia eden borçlunun bu hususta yemin etse de teslim edilmeyen malın ne olduğunu bile söyleyemediğini, zira iddia ettiği malın 2013 yılından itibaren içinde oturmakta olduğunu, yani senedin malen ahzolunduğunu, davacı tarafın elden olan ödemelerini 2016 yılından itibaren geciktirmeye başladığını, 2017 yılında da elden ödenmemiş kira bedelleri için yani kiralanan gayrimenkul için iş bu davaya konu senedi malen ahzettiğini, taraflar arasında, aynı taşınmazla ilgili olarak aynı gün düzenlenen ve kira bedelinin miktarı dışındaki yönlerden ayniyet gösteren iki ayrı kira sözleşmesinden, 2000 USD aylık kira bedelini içeren sözleşmenin muvazaalı olduğunu, tarafların gerçek iradelerine uygun ve kendi aralarında geçerli bulunan sözleşmeye göre de, kira parasının aylık 5000 USD olduğunun davalı kiralayan tarafından kanıtlandığını, davacı vekili dava dilekçesinde bahse konu gayrimenkule 120.000 TL değerinde masraf yaptığını beyan etse de iş bu beyanlar gerçeği yansıtmayıp ıspatının yargılamayı gerektirdiğini, bahse konu tarihlerde Müvekkilin yurtdışında yaşamış ve aynı tarihlerde de bahse konu taşınmazdan bu bedelle tadilat değil 5 adet daha yeniden kiralanan yapılabileceğini, bu değişikliklerin müvekkilinin rızası hilafına olup ilaveten belediyeninde ruhsat iznine tabi olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacı vekilinin borcun icra dairesinde ödenmiş olmasına rağmen halen menfi tespitini talep ettiğini, borç itfa edilmiş olduğu halde menfi tespit davası açılmasında borç ödendiğinden hukuki yararın olmadığını, ödenmiş borcun menfi tespitinin istenemeyeceğini, hele ki buna dayanılarak kötü niyet tazminatının ise asla talep edilemeyeceğini, bahse konu senede ilişkin verilen mal halen davacı-borçlunun uhdesinde olduğunu, hal böyle olunca davalının kötü niyetli olduğu iddiasının abesle iştigal olduğunu, davalı nın halen kira alacağının elden olan ödemelerini alamadığını, ayrıca devletin de üç ayda bir alınan işyeri stopaj gelirlerinden yoksun bırakıldığını,  geriye dönük olarak elden olan kira bedellerinin ödenmediği gibi davalıya gayrimenkulü boşaltıp teslim etmediğini, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olarak davalıya karşı açılan işbu davanın tümden reddi gerektiğin ve davacı yanın  davalı hakkındaki kötüniyet iddialarının yerinde olmadığından  istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; icra takibine konu edilen bononun bedelsiz kaldığı gerekçesiyle borçlu olunmadığının tespit istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  İstinafa konu uyuşmazlık takip konusu bononun bedelsiz kalıp kalmadığı noktasındadır. Davacı takibe konu bononun mal karşılığı davalıya verildiğini, davalının malı teslim etmediği gibi bonoyu takip alacaklısına ciro ve temlik ettiğini, takip alacaklısının iyi yada kötü niyeti bilinmediğinden bu şahsa dava açılmadığını belirterek keşideci olan davalıya yönelik borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.  Bonolar üçüncü kişilere ciro edilmiş olsalar bile, senet borçlusu olan davacının bu senetten dolayı senet lehtarına karsı borçlu bulunmadığının tespitini istemekte hukuki yararı ve bunun sonucu olarak da bu yönde dava hakkı bulunmaktadır.” Y. 11, HD.,2,3,1982, 530/852 (Yavuz, Nihat: Uygulamada ve Öğretide İtirazın İptali, Menfi Tespit ) Çünkü bu kişilerin borçluya karsı başvuru haklarını kullarıma olasılıkları bulunmaktadır. Borçlu, kendisine başvuru hakkı bulunan bu kişilerin her birine, birkaçına veya hepsine karsı menfi tespit davası açabilir. Doğal olarak dava sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları arasında kesin hüküm teşkil edecektir. Bu durumda davalının davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava konusu takibe dayanak bononun keşidecisinin davacı ...,  ihdas nedeninin \"Malen\", lehdarının davalı ... olduğu dava dışı ... tarafından Büyükçekmece 2. İcar dairesinin ...e dosyası ile davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği  görülmektedir. Türk Ticaret Kanunu 776/1-b maddesi uyarınca bono kayıtsız ve şartsız bir bedel ödemek vaadini içerir. Bonoda yer alan taahhüdün herhangi bir kayda ve şarta bağlanamaması nedeniyle bono, temel olarak Türk Borçlar Kanunu madde  18 anlamında soyut borç tanıması (ikrarı) içeren bir kambiyo senedidir. Bono senedine karşı ileri sürülecek bedelsizlik iddiasında bulunan borçlu senedin bedelsiz kaldığını ispat etmek zorundadır. İspat yükü borçludadır.  Ancak, senede “malen” veya  “nakden” kaydı yazılmışsa bu kayıtların aksinin savunulması  senedin  talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki böyle bir durumda kanıt yükümlülüğü yer değiştirir. Senedi talil eden, iddiasını kanıtlamak yükümlülüğü  altına girer. (YHGK'nın 17.12.2003 gün 2003/19-781 esas, 2003/768 karar sayılı ilamı)  Somut uyuşmazlıkta bono üzerinde malen kaydının bulunmasına rağmen davalı taraf ihdas nedenini kira borcuna karşılık davacı tarafça düzenlenerek verildiğinin ileri sürmektedir. Bu savunma ile davalı taraf malen kaydı olan bononun ihdas nedenini talil etmiş olmakla bononu kira bedeli karşılığı verildiği husununu  ispat yükü davalıya aittir. Davalının dayandığı kira sözleşmelerinde uyuşmazlık konusu bonoya ilişkin herhangi bir atıf ve düzenleme bulunmamaktadır. Davacıya teklif edilen yemin metninin yemin delili ile ispatı gereken uyuşmazlık konusunu belirler şeklide mahkemece düzenlenip teklif edildiği davacı tarafçada yeminin usulünce eda edildiği, davalı tarafça bononun kira ilişkisi nedeniyle verildiği hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İİK'nın 72/5. Maddesinde davanın borçlu lehine hükme bağlanması halinde, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği ve takdir edilecek zararın, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamayacağı düzenlenmiştir. Mahkemece davalı alacaklının senet üzerindeki malen kaydını talil ederek kira alacağına dayandırması ve bunu kesin delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında davalının takibin haksız olduğu sonucuna ulaşılabilir ise de  kötü niyetli olduğundan bahsedilemez. Bu halde davacı borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesinin koşulları da oluşmamıştır. Ancak ilk derece mahkemesince davacı borçlunun bu talebi konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetli olmamıştır.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte davacı borçlunun kötü niyet tazminatı talebi konusunda bir karar verilmemiş olması isabetli görülmediğinden davalı vekilinin istinaf talebinin reddine,  davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3- Açılan menfi tespit davasının kabulü ile  davacının Büyükçekmece 2. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyada takibe konu edilen  14/08/2017 keşide tarihli 13/10/2017 vade tarihli 30.000,00 TL. bedelli senede istinaden davalıya borcunun olmadığının tespitine,4-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.049,3‬0-TL karar harcından 850,49‬ TL peşin ve tamamlama harcın mahsubu ile eksik kalan 1.198,81‬.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 54,40.-TL başvurma harcı ve 512,33.-TL peşin harcın ve 338,16TL tamamlama harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 68,90.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.500,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 512,32 TL harcın, alınması gerekli olan 2.049,3‬0 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.536,98 ‬TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 164,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.04/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aaec710e030399ea","SID":"fc5e4aa2a5f83edd"}}