{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1593 <br>KARAR NO: 2024/1158<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/04/2021<br>NUMARASI: 2019/273 E. - 2021/79 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1975 yılında ... ve ... tarafından ABD kurulmuş bir şirket olup , uzun süredir faaliyet gösterdiğindi, faaliyet süresi içinde dünyanın en büyük kişisel bilgisayar yazılım sistemleri ve uygulamaları geliştirici firma haline geldiğini, müvekkili şirketin kendi geliştirdiği ve işletmelere ilişkin verilen tek bir platformda toplanarak düzenlenmesini ve paylaşılmasını sağlayan yazılım programı ve buna ilişkin hizmetler için kullandığı \"...\" markasının sahibi olduğunu ve anılan markanın ülkemizde de müvekkili adına yapılan çeşitli marka başvurularına konu olduğunu ancak davaya konu markanın varlığının müvekkilinin marka başvurularına engel teşkil ettiğini ve müvekkilinin marka haklarına haksız önlemekte olduğunu buna karşın yapılan araştırımalar neticesinde... sayılı \"...\" markasının tescilli olduğu 09. Sınıfta yer alan \"Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (resrodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil) manyetik,  optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar) malları üzerinde fiilen kullanılmamış olduğu tespitine ulaşıldığını, bu doğrultuda 556 sayılı KHK' nın 14. Maddesi gereğince davalı şirket adına tescilli ... sayılı \"...\" markasının, tescil kapsamında yer alan kullanılmadığı 09. Sınıftaki söz konusu mallar bakımından kısmen iptaline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 05.06.1995 tarihind tescil ve ilan edilmekle kurulmuş olduğunu, hard discount zincir marketlerinin işletilmesi konusunda faaliyet gösterdiğini,  müvekkili şirket adına tescilli ... sayılı ... markasının, 09. sınıfta yer alan \"Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar\" malları bakımından kullanılmaması nedeniyle kısmen iptali talepli olarak ikame edilen; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/226 Esas 2017/9 Karar sayılı dava dosyasının   temyiz aşamasında derdest olduğunu  tarafları, konusu aynı olana ve aynı vakıalara dayanılarak ikame edilen işbu huzurdaki davanın  derdestlik  nedeniyle , haksız ve hukuka aykırı olduğundan  reddine karar verilmesini  talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davanın  KABULÜ  ile davalı adına tescilli ... sayılı ... markasının 09. Sınıfta yer alan \"ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksüyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil). Manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar\" malları bakımından kullanılmaması nedeni ile İptaline,\" karar verilmiştir.  İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, yasal düzenlemede markanın tüm emtiaları ile bir bütün olarak ele alındığını, dolayısıyla markanın tescil edildiği emtialardan birisinde kullanılmasının teknik olarak ilgili KHK kapsamında markanın kullanıldığının kabulü sonucunu ortaya çıkardığını, mahkemece müvekkil şirketin markayı kullanmadığına dair karar verildiyse de müvekkil şirketin dava konusu markayı kullandığını, kullanıma ilişkin delillerin dosyaya sunulduğunu, davanın MK 2 bağlamında reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı da bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını,  \"...\" markasının tescilinden beri  09.sınıf mallardan hiçbiri için ciddi markasal kullanımının ispatlanamadığını, müvekkilinin hukuki yararı olmadığı hakkın kötüye kullanıldığını iddiasının yerinde olmadığını,  kullanmama sebebiyle iptal davasının markanın tescilinden 5 sene geçtikten sonra açılabileceğini belirterek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, davalı adına tescilli  ... nolu \"...\" markasının 9. Sınıfta yer alan ses ve görüntü kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (repro diksiyonu) için  cihazlar, veri işlem haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları ve bilgisayar çevre donanımları dahil ) manyetik optik veya pozlanmış filim halinde kayıtlı taşıyıcılar emtiaları  yönünden kullanılmaması nedeni ile  kısmen iptali istemine ilişkindir. Davacı  vekili,  davacı şirketin bilgisayar yazılım sistemleri ve uygulamaları geliştirici firma olduğunu ve ..., ... ürünleri ile  aynı zamanda \"...\" markasının da sahibi olduğunu, Türkiye'de bu markanın tescili için başvurularının tescilinin  davalı adına tescilli ... markasının varlığı nedeniyle gerçekleştiremediklerini beyanla ... numaralı ... markasının tescilli olduğu 09. Sınıftaki kullanılmayan emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle kısmen iptalini talep etmiştir. Davalı vekili ise, derdestlik itirazının yanında , söz konusu markanın iptali istenen emtialarda  kullandığını , davacının davayı açmakta hukuki yaranının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Marka sahibinin tescilli markasını tescilinden itibaren  fiilen kullanması yükümlülüğü vardır. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile  aynı yasanın 9/1 maddesinde \" Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.\" hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin  kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen  \"ciddi kullanımın\" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve  sürdürmek için  yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu  tüm emtialarda kullandığının ispat yükü  markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı  kapsar.  SMK 26/4 maddesine göre,  Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; İstanbul Anadolu 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/226 E -2017/9 K sayılı dosyasında aynı taraflar arasında aynı markanın 556 sayılı KHK nın 14. maddesi uyarınca kullanmama nedenine dayalı iptal davası görüldüğü, mahkemece  KHK 14. Maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali nedene ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve kararın 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.  Eldeki dosyada davalı tarafından derdestlik itirazında bulunulmuş, mahkemece \" derdestlik itirazıda bulunulan dosyada hukuki sebebin farklı olduğu\" gerekçesiyle derdestlik itirazının reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2018/5846 -2019/6803 sayılı kararında ,  dava tarihi itibariyle yürürlükteki yasal düzenlemelere güvenerek açılan ve haklı bulunan davada, dayanak yasal düzenlemenin Anayasa mahkemesince iptali nedeniyle hukuki dayanak kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının  usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiş olup,  davanın dayandığı   hükmün iptali nedeniyle konusuz kalan davanın derdestlik oluşturmayacağı  anlaşılmıştır. ...  nolu \"...\" markasının 9. ve 11.sınıfta davalı şirket adına tescil edilmiştir. 29/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; ... markasını taşımakta olan bilgisayar programının yerelde (kendi bünyesinde) çalışan bir yazılım programı olduğunun anlaşıldığı ve programın kullanıcı giriş ekranında ve giriş yapıldıktan sonra programın içeriğinde dava konusu \"...\" ibareli görselin kullanıldığı ve bahsi geçen programın güncel olarak kullanıldığı kanaatine varıldığı, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan... Şirketi tarafından davaya konusu \"...\" ibareli görseli resmi evrak broşür vb. yerlerde aktif olarak kullandığına dair herhangi bir evrak sunulmadığı, ancak bilirkişi heyetinde yer alan bilişim uzmanının elektronik ortamda yapmış olduğu tespitler \"...\" ibareli görselin aktif olarak kullandığını  belgelediğini,  mali ve teknik incelemeler ile davalının dosyaya sunduğu deliller incelendiğinde, davaya konu ... başvuru no ile tescilli ... markasını taşımakta olan bilgisayar programının  çalışan bir yazılım programı olduğu ve markanın piyasadaki ayırt edicilik fonksiyonunu yerine getirici başka bir delil de sunulmadığından 6769 sayılı SMK mad. 9 bağlamında marka kullanımının tespit edilemediği belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre,  davacının bilgisayar donanım ve yazılım programları geliştiren tanınmış bir firma  olduğu, ... isimli yazılım programını geliştirdiği ve kullandığı, TPMK nezdinde ... numaralı tescil başvurusunun  davalıya ait ... sayılı marka gerekçe gösterilerek itiraz üzerine reddedildiği, dolayısıyla davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı ve SMK 26/2 maddesi uyarınca aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalıya ait  09.sınıfta tescilli \"...\" markasının, davalı tarafından  bilgisayar programı emtiasında davalı şirketin kendi bünyesinde kullanıldığı,  davalı tarafından sunulan faturalar ve mali bilgi içeren delillere göre markanın şirketin kendi bünyesi içinde kullandığı bilgisayar yazılım  programı dışında kullanıldığının  ispatlanamadığı,... markasının 09. Sınıfta yer alan \"ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksüyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar, bilgisayar yazılımları, bilgisayar çevre donanımları dahil) manyetik, optik veya pozlanmış film halinde kayıt taşıyıcılar \" emtiaları bakımından iptali  istenmiş olup, sunulan delillerin bu emtialarda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve  sürdürmek için  yeterli şekilde ticari faaliyet yürüterek dava tarihine kadarki 5 yıl içinde davalının markayı işlevine uygun kullanımı olduğu ispatlanamadığından ,  davalı şirketin kendi bünyesiyle sınırlı kullanımının yukarıda belirtilen şekilde markanın Türkiye'de ciddi kullanımı olarak kabul edilemeyeceği  bu durum karşısında SMK 9 maddesi uyarınca iptal koşullarının bulunduğu,  mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesİ'nin 27/04/2021 tarih ve 2019/273 E., 2021/79 K.  sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1c73197fa412fc0","SID":"dda4d43616456dd9"}}