{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/191 Esas - 2024/52<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br><br><br>\tT.C.<br>\t...<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/191 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/52<br><br><br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/01/2014<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t : 15/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan alacak (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile aralarındaki sözleşmeye istinaden üstlendiği ... ... ...  Deniz Dibi Tarama İşinin davalı tarafından haksız olarak fesih olunduğunu, 16/08/2010 tarihinde itibaren davalı şirketin alt yüklenicisi olarak 44 gün çalıştığını, bu sürenin 8 gün mobilizasyon, 36 gün tarama çalışması yapılarak geçirildiğini, çalışmalarda çift vardiya uygulandığını, 01/10/2010 tarihi itibari ile DLH yetkilisi ile birlikte taranan alanlardaki saha ölçümlerinin tamamlandığını ve resmi idare tarafından davalı şirkete hak ediş düzenlendiğini, sözleşmenin 8. maddesine göre DLH tarafından işveren olarak davalıya yapılmış olan istihkak oranında müvekkiline hak ediş düzenlenmesinin gerektiğini, resmi kurum olan DLH'nin 01/10/2010 tarihli 1 nolu hak ediş raporunda tarama miktarının 14.279,65 m3 olduğunu, dava tarihine kadar noterden ihtarname de keşide edilmesine karşın davalı tarafından hak ediş düzenlenmediğini, resmi kurum tarafından ölçüm yapılarak bulunmuş olan m3 miktarına göre müvekkilince davalı tarafından hak ediş düzenlenip ödeme yapılması beklenirken, davalı tarafından 12/11/2010 tarihli sözleşmenin tek taraflı olarak haksız fesih olunduğunu, müvekkilinin, bir fiil eleman maaşı ödeyerek, yakıt ve elektrik kullanarak gece gündüz çalışarak elde ettiği, m3 miktarını gizleyerek nereden ne şartlarda bulunduğu belli olmayan ve yapılan işin yarısına bile tekabül etmeyen bir miktarda hak ediş düzenlemek isteyen davalı tarafından halen hak ediş düzenlenmediğini, resmi raporların ortaya çıkması ile yapılan işin miktarının belirlendiğini, buna göre davalı şirkete müvekkilince düzenlenen 22/02/2013 tarihli ve 184412 nolu faturanın gönderildiğini, ancak kabul edilmediğini, taraflarınca yapılan iş nedeni ile hak edilen tutarın 2012 yılı itibari ile 450.000,00 TL +KDV olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin haksız olarak fesih edildiğinin tespiti ile haksız fesihten kaynaklanan zararın şimdilik 40.000,00 TL olarak dikkate alınmasını, müspet zarar ve beklenen menfaat kaybının tespitini talep etmiştir. <br>Davacı vekili, 19/03/2019 tarihinde harçta ikmal etmek sureti ile sunduğu ıslah dilekçesinde, haksız fesih nedeni ile sözleşmede ön görülen süreden daha az çalışılması nedeniyle KDV dahil 57.081,19 TL kar kaybına uğradığı, ayrıca sözleşmede ön görülen ve çalışmadan geçen sürede Adana Karataş limanında sözleşme kapsamında çalıştırılmak üzere istihdam edilen çalışanlara 14.000,00 TL maaş ödemesi yapılıp, 4.000,00 TL yemek giderinin karşılandığını ve asgari 10.000,00 TL mazot giderinin müvekkili tarafından ödendiği bildirerek toplamda 85.081,19 TL oluşan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacı aleyhine taraflarından dava konusu aynı olmak üzere ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/333 Esas sayısıyla dava açıldığını, davanın derdest olduğunu,  davacının tarafları ve konusu aynı olan iş bu davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, öncelikle davanın derdestlik itirazının dikkate alınarak dava şartı yokluğu (HMK.114) nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin savunmasında ise, davacının sözleşmeye aykırı davranarak edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşmenin taraflarınca haklı olarak fesih olunduğunu, bu nedenle menfi ve müspet zarar talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, davacının bu davada alacaklı çıkması durumunda hak kaybına uğramamak için kendi alacaklarından takas-mahsup yapılmasını da ayrıca talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>Davalı vekili, ıslah dilekçesine karşı sunduğu yazılı beyanda ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/692 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar ile davacının haksız olduğunu, yapılan iş kapsamında müvekkilini zarara uğrattığının belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>KANITLAR: Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce 03/06/2021 Tarihli, 2014/49 Esas -2021/303 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, anılan kararı davalı vekili istinaf etmiş, tesis edilen bu karar, ... BAM  31. HD'nin 23/02/2023 Tarih, 2022/393 Esas-2023/242 Karar sayılı karar ile özetle; mahkemece takas mahsup talebi çerçevesinde gerekli incelemeler ve değerlendirimeler yapılarak, davalının ... 8 ATM'nin kesinleşen kararı uyarınca davacıdan tahsil edemediği alacağı kalıp kalmadığının incelenmesi, alacağın bulunduğunun tespit edilmesi halinde, alacağın güncel durum itibariyle miktarı, gerektiğinde bilirkişi heyetindeki mali müşavir bilirkişiden ek rapor da alınmak suretiyle belirlenmeli ve sonucuna göre davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının kalıp kalmadığının tespit edilmesi gerektiğinden bahisle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.<br>... BAM  31. HD'nin 23/02/2023 Tarih, 2022/393 Esas-2023/242 Karar sayılı kararına uyulmuştur.<br>Kaldırma kararı uyarınca SMMM bilirkişisinden ek rapor alınmış, anılan raporda; Davacının iş bu davada hesaplanmış olan 44.975,80 TL'lik alacağının bulunduğu, davalının ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/692 Esas sayılı dosyası ile belirlenen alacağın ise işbu davanın açıldığı tarihe kadar faiziyle birlikte 27.208,72 TL olarak tespit edildiği, ödenmediği, mahsup edilmesi durumunda davacının kalan asıl alacağının (44.975,80 TL - 27.208,72 TL) 17.767,08 TL'si olarak hesaplandığı, bu durumda mahsup sonrası belirlenen bu tutar alacağa 21.01.2014 dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekeceği hususları görüş olarak açıklanmıştır. <br>GEREKÇE: Dava, taşeron sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta davacının, davalı ile aralarındaki sözleşmeye istinaden üstlendiği Adana Karataş Balıkçı Barınağı Deniz Dibi Tarama İşinin davalı tarafından haksız olarak fesih olunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.<br>Çekişme, taraflar arasında mevcut \"taşeron sözleşmesi\" başlıklı sözleşme kapsamında davalının alt yüklenici sıfatı ile üstlendiği, sözleşme kapsamında Adana Karataş Balıkçı Barınağının kazıcı-emici duba ile -3,50 m (+- 20 cm) kotuna taranması ve çıkan malzemenin karaya basılması işi ile ilgili edimini sözleşme koşullarına uygun olarak ifa edip etmediği, buna göre davalının sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı, haksız ise davacının özellikle ıslah dilekçesinde belirttiği haksız fesih nedeni ile oluşan zararının bulunup bulunmadığı var ise miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır.<br>Dava konusu uyuşmazlıkta yapılan yargılama, iddia, savunma, sözleşme, önce tesis edilen karar, ... BAM 31. HD'nin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalının sözleşmeyi haksız feshettiği ve davacının talep edebileceği kar kaybının 44.975,80 TL tutarında bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı, kesinleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/692 Esas sayılı dosyasında davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek takas savunmasında bulunmuştur. Takas savunması süresinde ve yerinde görülmüştür. İşbu dava tarihi itibariyle davalının alacağı faiziyle birlikte dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli raporla 27.208,72 TL' olup, ödenmemiştir. Bu durum karşısında davacının alacağı, (44.975,80 TL - 27.208,72 TL) 17.767,08 TL olarak belirlenmiştir. <br>O halde, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, kaldırma kararı ve usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.   <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 17.767,08 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>2-Alınması gerekli 1.213,67 TL harçtan peşin alınan 683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 530,57‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 683,10 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 17.767,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 17.767,08 TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 4.553,1‬0 TL (25,20 TL başvurma harcı, 3,80 TL vekalet harcı,  4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 524,1‬0 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 950,80 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan 299,7‬0 TL (162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harı, 137,60 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden (kabul red oranına göre) 237,11'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br> 02/02/2024<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c71a04e5fff2294","SID":"55892cfcaf97caf1"}}