{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/635 <br>KARAR NO: 2024/1023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 02.02.2021<br>NUMARASI: 2018/1306 Esas - 2021/64 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı ile cam imalatı satışı sözleşmesi çerçevesinde kurulan ticari ilişki kapsamında davalı tarafa çeşitli tarihlerde cam imalatı, satışı ve teslimi yapıldığını, her bir imalat için düzenlenen üretim fişleri ve buna göre düzenlenen irsaliyeli faturalarla mal teslimini gerçekleştirdiğini, davalı tarafın kendisine gönderilen faturalara hiç bir itirazda bulunmadığını, borcun ödenmediğini, cari alacak için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, dosyaya itiraz edildiğinden takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, savunmasında özetle; takip konusu çekteki imzanın müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını, çekin zaman aşımı nedeniyle İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/749 Esas sayılı dosyasından verilen karar ile takibin iptal edildiğini, dava konusu çekin 13/08/2018 tarihi itibari ile müvekkilinden alacaklı olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin eski ortaklarından ve aynı zamanda İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının takip konusu diğer borçlunun hissedarı ve müdürü olan ... ve ...'ün şirketteki hissesini ...'e devrederek şirketten ayrılarak şirket müdürlüğünün sona erdiğini, sonrasında farklı tarihlerde hisse devri sözleşmesi ile hisselerin farklı kişilere devredildiğini, son yapılan devirler ile müvekkil şirketin tüm hisselerinin ...'e ait olduğunu, müvekkil şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirkete borçlarının bulunmadığı gibi, 13/08/2018 tarihi itibariyle davacı tarafa verilen İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen çekteki ciranta imzasının ...'ın temsil ve ilzam yetkisi sona erdikten sonra sahte olarak atıldığını, müvekkil şirketi dolandırmak maksadıyla aynı yöntemle defalarca işlem yapıldığını  beyan ederek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dava itirazın iptali davasıdır. Mahkememiz takibe konu belge ve kalemler ile sınırlıdır. Takip 18.10.2018 tarihli Cari Hesaba dayalı yapılmıştır. Çeke dayalı takip yoktur.Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üze söz konusu çek (8.057,00 TL bedelli) taraf kayıtlarıda yer almamakta olup bu nedenle  cari hesaba dahil değildir. Takip cari hesaba dayalı olarak yapıldığı için 18.10.2018 tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu, cari hesap yönünden görülmüş olup bu tarih itibariyle bizzat kendi kayıtlarına göre dahi davacının sadece 0,41 TL alacaklı olduğu anlaşılmış oluş mahkememizce buna hükmedilmiştir. Cari hesap alacağı likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davacı zamanımına uğramış çek yönüyle TTK 732 md gereğince   keşideciye şartları yoksa ciroda adı geçen şahıslara akdi ilişkiye göre ayrı bir dava ile talep edebileceği, ancak bu dava cari hesapta çek olmadığı... \" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 0,41 TL. Üzerinden takip şart ve koşullarında devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, asıl alacak 0,41 TL.'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin kararına dayanak yapmış olduğu bilirkişi hazırlamış olduğu 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda;  dava  konusu   8.057.00  Tl.  ile ilgili inceleme, davacı  tarafından icra  takibi  yapılan  8.057.41  TL ye nasıl ulaşıldığı, hangi faturanın karşılığı olduğu yönünde inceleme yapıldığını, muhasebe kayıt düzeni yönünden değerlendirmenin: genel kabul görmüş muhasebe  ve tek düzen  hesabına göre,  davacı şirket  almış olduğu çeki, ciro yöntemi ile  davacı  hesabına borç kayıt edildiğini, Yine ilk derece mahkemesinin kararına dayanak yaptığı bilirkişinin hazırlamış olduğu 02.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda;  8.057.00 TL alacağa ilişkin çek hareketinin, fiiliyatı ve yargılama safhaları ve  kayıt düzeni yönünden  konusuz kaldığı  kanaatine ulaştığını, bilirkişinin bu kanaatini kabul etmediklerini, çünkü çek bir ödeme aracı olduğunu, ancak çek ödendikten sonra borç tahsil edilmiş olacağını, fatura bedeli karşılığında çek verilmesi fatura borcunun ödendiği anlamına gelmeyeceğini, her ne kadar fatura bedeli karşılığı çek verilmiş ise de çek bankaya ibraz edildiğinde karşılığı olmadığı anlaşınca davacı alacaklı müvekkili hem davalı hem de keşideciye karşı çek takibinde bulunduğunu ve fakat davalının zamanaşımı şikayeti nedeniyle takip kendisi yönünden iptal edildiğini, davacı bu defa çek talebinden vazgeçerek alacağını ilama bağlatabilmek için huzurdaki davayı açtığını, bu nedenle davacı alacaklı ikinci yönde tercihini kullanarak cari hesaba dayanarak ilamsız takip yapmasında bir usulsüzlük bulunmadığını, dosya kapsamından da takibe konu alacağın ödendiğine ilişkin yazılı bir belge olmadığı gibi ödendiğine ilişkin bir savunma da bulunmadığını, bu konuda verilmiş Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2014/3087 Esas - 2014/5413 Karar sayılı,  09.04.2014 tarihli kararı bulunduğunu ve dilekçede özetine yer verildiğini, Davacı tarafın davalıdan takip dayanağı cari hesap ekstresi bakiye alacağı bulunduğunu, davacı tarafın kendi cari hesap kayıtlarında davalı taraf için açılan cari hesapta davalının aldığı malları borç hanesine, yaptığı ödemeleri ise alacak hanesine kaydetmek suretiyle cari hesap ilişkisi oluşturduğunu, davalı taraf için oluşturulan bu cari hesapta, müvekkili şirketin davalıdan itirazın iptaline konu bakiye alacağı kaldığını, Davacı müvekkili şirketin, işbu cari hesap ekstresinde bakiye olarak gözüken alacağı için, İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü ... E. S.lı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını ve fakat davalı/borçlu taraf icra dosyasına sunmuş olduğu dilekçe ile borca itiraz ettiğini, bunun üzerine icra takibinin durduğunu, ayrıca davalı/borçlunun borca vaki itirazının haksız olması nedeniyle alacağın en az % 20'si tutarında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı  vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İst. And. ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenemesinde; cari hesaptan kaynaklı 8.057,41 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, süresinde yapılan itiraz ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda 8.057,41 TL alacağa nasıl uluaşıldığının, hangi faturalar karşılığı olduğu yönünde inceleme yapılmış, davacı cari hesap ekstresine göre 01.03.2013 tarih 3.361,54 TL lik 707482 toptan satış faturası ve 06.03.2013 tarih  672,31 TL lik 707652 toptan satış faturası ile cari hesapta 8.057,41 TL alacağa ulaşıldığı anlaşılmıştır. Davalının dava dışı ... Ltd. Şti nin keşidecisi olduğu çekin lehtarı olduğu, çekin davalı cirosu ile davacıya verildiği dosyadaki çek fotokopisinden anlaşılmaktadır. Davacı yanca ciro yolu ile dava dışı  ... AŞ ye verilen çekin ise 31.07.2013 tarihinde ibrazında karşılıksız kaldığı, banka tarafından asgari sorumluluk tutarı 1.045,00 TL nin davacı vekiline ödediği, bakiyesinin ise karşılıksız kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı yan yargılama aşamasında çekin görev süresi biten yetkili tarafından şirketi zarara uğratmak için yetkisiz dönemde cirolandığını, bu çek nedeniyle sorumlu görülemeyeceklerini savunmuş, bu konuda şikayete konu icra hukuk mahkemesi dosyasını delil olarak göstermiştir. İstanbul 14. İcra Hukuk mahkemesinin 2018/749 E 2018/679 K sayılı ilamı ile davacının davalı aleyhine başlattığı kambiyo takibinin zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verildiği de anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı cari hesap kayıtlarında ayrıntıları yukarıda verilen toptan satış faturaları ile ve en son 06.03.2013 tarihli 672.31 TL lik fatura kaydı ile davacının 8.057,41 TL alacaklı görüldüğü, dosyaya örneği delil olarak ibraz olunan çekte davalının lehtar ciranta, davacının ise hamil ciranta olduğu görüldüğünden, çekteki açıklanan bu sıfatlara göre, davacı ile davalı arasında ticari  ilişki bulunduğu defter kayıtlarından anlaşılmaktadır. Somut olayda, dava konusu çekin zamanaşımına uğramış olduğu ihtilafsızdır. Bu durumda kural olarak, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilirse de taraflar arasında temel ilişki bulunması durumunda böyle bir çeke delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacaklı, alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Davalının, söz konusu çekteki ciro imzasının görevi sona ermiş şirket yetkilisine ait olduğu, bu nedenle çekten ötürü sorumlu görülemeyecekleri savunmaları da değerlendirilerek,  davacı ile davalı arasında alım-satıma dayalı ticari ilişkinin bulunduğu defter kayıtları ile anlaşılmakla, davacının temel ilişki yönünden çek tutarı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığının değerlendirilmesi ve buna göre sonuca gidilmesi gerekirken,  davaya dayanak takipte cari hesap alacağının tahsili talep edildiği, davacı yanca çeke dayalı talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince  delil olarak sunulan çekin davacı yanca ibrazı sağlanarak, davacının zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kendisine çeki ciro eden davalıdan temel ilişkide alacağının bulunup bulunmadığı yönünde inceleme ve delil değerlendirme yapılması, ayrıca davalının iş bu çeki yetkisi sona eren önceki şirket yetkilisi tarafından sonradan cirolandığı ve davalı şirketi borçlandıramayacağı yönündeki savunma sebepleri de değerlendirilerek oluşacak  sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair, aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 12.06.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc1a5b35eb6df811","SID":"878f4ae18325bec9"}}