{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/538 Esas<br>KARAR NO\t:2024/525<br><br>DAVA:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))<br>DAVA TARİHİ:08/10/2020<br>KARAR TARİHİ:27/06/2024<br><br>Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin davalı şirketlerden alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Saylı dosyası üzerinden iflas yolu ile takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek davalıların mal kaçırma ihtimallerine binaen, keşidecisi dava dışı ... Otomotiv A.Ş. olup, dava dışı ... İnşaat ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından borcuna karşılık davalı ... A.Ş.’ye ciro edilen ve ... A.Ş. tarafından da mal kaçırmak kastı ile 3. kişilere ciro edildiği düşünülen 16.250.000,00-TL tutarındaki 22 adet senet hakkında  tedbir kararı verilerek, keşideci ... Otomotiv A.Ş.'nin senet ödemelerini mahkeme dosyasına yapılmasına, mülkiyeti diğer davalı ... A.Ş.'ye ait olan ... ili, ... ilçesi, Merkez Mah., F27-A-10-B-3-A Pafta, 314 Ada, 1 parselde kayıtlı bulunan gayrimenkulün 3. kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulması ile davalıların itirazlarının kaldırılmasına ve davalı şirketlerin ayrı ayrı İFLASINA karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketlerin davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava,  İİK 156/3 maddesine dayalı olarak alacaklı tarafından açılmış olup, borçlunun itirazının kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.<br>Mahkememizce .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. ile ...A.Ş. aleyhine 1.015.404,54-₺ ana para (özel sektör tahvilleri ve bono), 11.392,00-₺ 01/12/2018 tarihine kadar işlemiş faiz (avans faizi (Merkez Bankası)), 281.553,60-₺ protokol gereği işlemiş faiz (sözleşmesel faiz (2 yıllık DİBS gösterge faiz ortalaması + 2 puan)), 565.881,00-₺ ana para (özel sektör tahvilleri ve bono), 2.116,24-₺ 01/12/2018 tarihine kadar işlemiş faiz (avans faizi (Merkez Bankası)), 159.258,45-₺ protokol gereği işlemiş faiz (sözleşmesel faiz (2 yıllık DİBS gösterge faiz ortalaması + 2 puan)), 1.493.300,00-₺ ana para (özel sektör tahvilleri ve bono), 390.254,93-₺ protokol gereği işlemiş faiz (sözleşmesel faiz (2 yıllık DİBS gösterge faiz ortalaması + 2 puan)), 2.478.345,84-₺ ana para (özel sektör tahvilleri ve bono), 509.492,32-₺ protokol gereği işlemiş faiz (sözleşmesel faiz (2 yıllık DİBS gösterge faiz ortalaması + 2 puan)) olmak üzere toplam 6.906.998,83-₺'nin tahsili talebi ile 22/07/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu ... A.Ş.nin süresinde borca itirazı üzerine icra dairesinin 15/09/2020 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizin .... sayılı 29/12/2022 tarihli kararı ile \"...A)Davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, B)1-... Müdürlüğü'nün ...-0 sicil sırasında kayıtlı ... Anonim Şirketi'nin iflasına, 2-İflasın 29/12/2022 günü saat 14:07 itibari ile açılmasına, 3-İflasın açıldığının ... Müdürlüğü'ne ve ... Müdürlüğü'ne müzekkere ile bildirilmesine, 4-İflas kararının iflas müdürlüğü tarafından ilanına, 5-İflas avansının iflas müdürlüğüne aktarılmasına, C)1-... Müdürlüğü'nün ...-0 sicil sırasında kayıtlı ...Anonim Şirketi'nin iflasına, 2-İflasın 29/12/2022 günü saat 14:07 itibari ile açılmasına, 3-İflasın açıldığının ... Müdürlüğü'ne ve ... Müdürlüğü'ne müzekkere ile bildirilmesine, 4-İflas kararının iflas müdürlüğü tarafından ilanına, 5-İflas avansının iflas müdürlüğüne aktarılmasına...\" karar verilmiş olup anılan kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarihli 2023/728-775 E.K. sayılı ilamı ile \"...Anayasanın 141/III maddesi uyarınca Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde ayrıntılı bir şekilde hükmün kapsamı düzenlenmiş olup hükmün  hangi hususları kapsayacağı maddeler halinde ve açıkça belirtilmiştir. HMK'nun 297/1-c bendinde \"Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin hükümde gösterilmesi\" gerektiğine yer verilmiştir. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak (m.33), hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hakim gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendi kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz. Hakim hükmün gerekçesini hazırlarken yargı kararlarından (içtihatlardan) ve bilimsel görüşlerden yararlanır (TMK m.1). Gerekçe çok önemli olduğundan, Anayasa'ya \"bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı\" hakkında açık hüküm konulmuştur (Anayasa m.141/3) (Prof.Dr.Baki Kuru, Prof.Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr.Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku 22. Baskı,sayfa 472). \"...Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir. HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece bozma üzerine verilen kararda davacı iddiası ile davalı savunması yazılmış, Dairemizin bozma kararı özetlenmiş, gerekçe olarak aynen “Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama doğrultusunda başka bir bilirkişi heyeti oluşturularak banka müdürü ve insan kaynakları uzmanından rapor aldırılmış, bilirkişi kurulunun raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere her ne kadar davalı tarafça davacının iş akdi 06.01.2012 tarihinde işletmesel nedenlerle feshedilmiş ise de bu kararın yerinde ve isabetli olmadığı anlaşılmıştır” açıklaması yapılmıştır. Mahkemece davanın kabulünün gerekçesi hiçbir bir şekilde açıklanmamış, içeriği dahi yazılmayan bilirkişi kurulunun raporuna atıf ile yetinilmiştir. Bilirkişi raporuna atıf kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Mahkemenin kararı T.C. Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımamaktadır. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir...\" (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/16428 Esas 2016/12347 Karar sayılı ilamı). Somut davada, 03/01/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında yer alan görüşler ortaya konularak bilirkişi raporunun gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden bahisle Mahkemece de benimsendiği ve hükme esas alındığı belirtilerek bilirkişi raporunda yer verilen görüş ve tespitler herhangi bir gerekçeye bağlanmadan sadece bilirkişi raporuna atıf ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Mahkemece verilen kararın bir gerekçe ve hukuki değerlendirme ihtiva ettiğinden söz edilemez. Mahkemenin gerekçeli kararında davanın neden kabul edildiğine dair herhangi bir tartışma ve değerlendirme yapılmamıştır. Diğer yandan bilirkişi raporuna atıf da kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Mahkemece kararda, rapora hangi nedenle itibar edildiği hususunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gibi iddia ve savunmanın değerlendirilmesi yönünden hangi tarafın haklı, hangisinin haksız olduğu hususunda da herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, ayrıca kararda davanın kabulüne dair kanaate nasıl ve hangi delile dayanılarak varıldığı da tartışılmamıştır. Oysa kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantıda ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesi mümkün olacaktır. Mahkemece davanın kabulünün gerekçesi hiçbir bir şekilde açıklanmamıştır. Bu nedenle Mahkemenin, belirtilen yasal düzenlemelerin aksine, gerekçesiz şekilde oluşturduğu karar usul ve yasaya uygun değildir. <br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1- a-6. bendi de göz önünde bulundurarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ...AŞ yönünden yapılan istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve 29/12/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA...\" karar verilmiştir. <br>Mahkememizin işbu dosyasında her ne kadar istinaf ilamı sonrasında davalı ... A.Ş. Yönünden de tensip tutanağı düzenlenerek duruşmaya davet yapıldığı anlaşılmış ise de, bu davalı yönünden verilen iflas kararının istinaf edilmediği ve daha önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından davanın tefrikine karar verilerek ilgili dava mahkememizin 2024/152 esas sırasın kayıt edilmiştir.<br> 2004 sayılı İİK'nun 155 vd. maddesi gereğince iflas yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine açılan, borca itirazın kaldırılması ve iflas talepli davada mahkemenin öncelikle tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek davacının alacaklı davalının ise borçlu olup olmadığını maddi hukuk kurallarına göre tespit etmesi gerekir. Somut olayda, iflas talepli icra takibi dava dışı müflis ... A.Ş. ile huzurdaki davalıya müştereken gönderilmiştir. <br>Müflis ... A.Ş.nin  .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davacıya borçlu olduğuna ilişkin icra takibine itirazın kaldırılması ve iflasına ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve 29/12/2022 tarihli kararı kesinleşmiştir. Dava dışı müflis şirketin Sermaye Piyasası Kurulunun 21/09/2017 ve 03/11/2017 tarihli, 34/1136 ve 39/1353 sayılı kararları ile sermaye piyasası araçlarını ihraç etmek üzere yetkilendirildiği, davacının da bu kapsamda oluşturulan borçlanma senetlerine aracılık ederek müşterilerine sattığı, müflis şirketin piyasaya borçlanıp ödemediği toplam alacak tutarının 124.150.000,00 TL olduğu ileri sürülmüştür. Bu çerçevede taraflar arasında imzalanan ve dava dilekçesinin 3 numaralı ekinde yer alan protokolün 11. maddesinde davalı şirketin müflisin borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus, dosya kapsamında mevcut ve mahkememizce de hükme elverişli görülen ve esas alınan bilirkişi raporu ile de sabittir. Bu çerçevede, asıl borçlu yönünden kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması ve davaya dayanak Müflis ... A.Ş.nin  .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının müşterek takip olması nazara alınarak hesaplanan 27.03.2024 tarihli depo kararı davalı ...Anonim Şirketi vekiline usulünce tebliğ edilmiştir. Usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkememiz veznesine veya icra veznesine depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldığından davalı şirketin 27.06.2024 günü saat 13.41 itibarıyla iflasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Müdürlüğü'nün ...-0 sicil sırasında kayıtlı ...Anonim Şirketi'nin iflasına,<br>2-İflasın 27.06.2024 günü saat 13.41 itibari ile açılmasına, <br>3-İflasın açıldığının ... Müdürlüğü'ne ve ... Müdürlüğü'ne müzekkere ile bildirilmesine,<br>4-İflas kararının iflas müdürlüğü tarafından ilanına, <br>5-İflas avansının iflas müdürlüğüne aktarılmasına,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imza <br>Üye ...<br>e-imza <br>Üye ...<br>e-imza <br>Katip ...<br>e-imza <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c60517c79c16b422","SID":"07347b77e7ce322b"}}