{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/387 Esas<br>KARAR NO: 2024/566<br>DAVA: Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 23/06/2021<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>1-Davacı vekili 21/06/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davalı ----- tarafından -------- bedelli çekin zayi olduğu iddiasıyla 19.03.2021 tarihinde--------sayılı dava dosyası ile çek zayi davası açıldığını, söz konusu çek zayi davasının haksız olarak ikame edildiğini, 01.04.2021 tarihli hukuka aykırı ödeme yasağı kararıyla da müvekkilinin zarara uğratıldığını, Davalının söz konusu çek üzerinde ismi ve cirosunun bulunmadığını, zayi davası açabilmek için gerçeğe aykırı belge tanzim edildiğini, çek ile ilgili alışverişi göstermek amacıyla Davalı tarafından dosyaya sunulan,----- dava dışı keşideci----- tarihli tutanak ve 20.11.2020 tarihli tediye makbuzunun gerçeği yansıtmadığını, ------ tarihli cevap yazısının ikinci maddesinde, “ilgili çekin ----- teslim edilen çek olduğu görülmüştür” denildiğini, dava dışı keşideci -------söz konusu çeki, ilgili Bankadan teslim aldığı 03.12.2020 tarihinden daha önceki bir tarih olan 20.11.2020 tarihinde düzenleyip ----- teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, gerçeğe aykırı beyan ve iddialar ile ikame edilen çek zayi davasında ödeme yasağı kararı alınarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, dava konusu çekin zayi olmadığını, müvekkilinin yetkili hamil olarak çeki ibraz tarihinde ibraz ettiğini ve o anda da ödeme yasağı verildiğini ilgili bankadan öğrendiğini, ciro silsilesi uyarınca müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, haksız ve hukuka aykırı ödeme yasağı kararı nedeniyle müvekkiline ödeme yapılmadığını, çek üzerinde karşılıksızdır. İşlemi yapılmadığını, keşideci dava dışı--------ve dava dışı diğer cirantalar hakkında icra takibi Müdürlüğünün kasasında bulunduğunu, ilerleyen süreçte ---- haksız ve hukuksuz olarak ikame ettiği ------ sayılı çek zayi davasından 15.04.2021 tarihinde feragat ettiğini, devamında da başlatmışsalar da herhangi bir tahsilat yapılamadığını, çek aslının------- tarihinde istinaftan da feragat ederek dosyanın kesinleştirildiğini, bu durumun müvekkilinin haklılığını ortaya koyduğunu, özetle, Davalının 30 Kasım 2020 basım tarihli çeki, sanki 20.11.2020 tarihinde teslim almış da zayi etmiş gibi kendi aralarında düzenledikleri gerçeğe aykırı tutanak ve belgelerle Mahkemeden haksız ve hukuka aykırı olarak ödeme yasağı kararı aldığını, bu sebeple çekin ödenmediğini ve karşılıksızdır şerhi yapılmadığını, söz konusu eylemlerin kötüniyetli ve kusurlu olduğunun sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin maddi ve manevi zarar uğradığını belirterek haksız ihtiyati tedbirden, çekin hukuka aykırı ödeme yasağı nedeniyle ödenmemesinden doğan şimdilik 15.000,00 TL maddi zararın haksız ihtiyati tedbir kararının icra edildiği 01.04.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan tazminine, yakın ispat koşulunun gerçekleşmesi nedeniyle, başta Davalının hukuka aykırı olarak ikame ettiği ------dava dosyasına depo ettiği 15.000,00 TL teminatı olmak üzere Davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>2-Davacı vekili 21/12/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Mahkemenizin 07.12.2021 tarihli ve iki numaralı ara kararı gereğince işbu dilekçeyi sunduklarını, söz konusu çek alacağının tahsil edilemediğini, müvekkilinin işbu dilekçe tarihindeki zararının yaklaşık 112.052,47 TL olduğunu,-------dosyası celbedildiğinde bu hususun tevsik edileceğini, müvekkili tarafından dava dışı keşideci ----- hakkında çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan tahkikat yapılması sebebiyle şikayette bulunulduğunu, -------- kararıyla sanığın beraatine karar verildiğini, haksız ihtiyati tedbir dolayısıyla açılan tazminat davalarında kusurun aranmayacağını belirterek işbu dilekçe tarihi itibariyle yaklaşık 112.052,47 TL zararın tazmini amacıyla başta Davalının hukuka aykırı olarak ikame ettiği ----dosyasına depo ettiği 15.000,00 TL teminatı olmak üzere Davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>3-Davacı vekili 10/03/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Mahkemenizin 10.03.2022 tarihli ve yedi numaralı ara kararında kısmi kabul ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, huzurdaki davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açıldığını, müvekkilinin mevcut durumda halen tahsilat yapamadığını, 82.897,09 TL takip çıkışı olarak başlatılan icra takibinin faiz, avukatlık ücreti ve masraflarla birlikte 112.052,47 TL olduğunu, müvekkilinin zararının da 21.12.2021 tarihinde yaklaşık olarak 112.052,47 TL olduğunu, davanın ıslah veya talep artırım müesseseleriyle artırılması her zaman mümkün iken %30 teminat yatırılması istemiyle 15.000 TL ile sınırlı olarak ihtiyati haciz hararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI TARAF, DAVAYA HERHANGİ BİR CEVAP VERMEMİŞ, HMK 128. MADDE HÜKMÜ UYARINCA DAVACININ, DAVA DİLEKÇESİNDE İLERİ SÜRDÜĞÜ VAKIALARIN TAMAMINI İNKAR ETMİŞ SAYILMIŞTIR.<br>Davalı vekili 11/05/2022 tarihli istinafa başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin 10.03.2020 tarih ve yedi no.lu ara kararında kısmi kabul ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, söz konusu karara taraflarınca itiraz edildiğini ve davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiğini, taraflarınca yapılan itirazın reddine karar verildiğini, huzurdaki davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak açıldığını, müvekkilinin mevcut durumda halen tahsilat yapamadığını, 82.897,09 TL takip çıkışı olarak başlatılan icra takibinin faiz, avukatlık ücreti ve masraflarla birlikte 112.052,47 TL olduğunu, müvekkili, 21.12.2021 tarihinde yaklaşık olarak 112.052,47 TL olduğunu, bu sebeplerle müvekkili şirketin zararının 112.052,47 TL olduğunun ortada olduğunu, bu sebeplerle %30 teminat yatırılması istemiyle 15.000 TL ile sınırlı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel Mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak bilirkişi 27/08/2023 tarihli raporunda özetle;  -------- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının haksız olduğu, HMK m.399'a dayanarak açılan maddi tazminat davalarının kusursuz sorumluluk esasına dayandığı, davacının yalnızca nedensellik bağı çerçevesinde zararını ispat etmesi gerektiği, haksız ihtiyati tedbir sebebiyle çekin ibraz edilmesine rağmen borcun tahsil edilememesi arasında nedensellik bağı olması gerektiği, bir başka ifadeyle, ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olsaydı çekin ibraz edilmesi akabinde çekin tahsil edileceğinin ispatlanması gerektiği, salt karşılıksızdır işleminin yapılmasının alacağın tahsili noktasında destek ve baskı oluşturacağının ileri sürülmesinin zarar ve fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamayacağı, Mahkemenin ------tarihli müzekkereye istinaden verilen ---- tarihli cevapta, ---- bedelli çekin ibraz tarihinde hesapta 0,36 TL olduğu belirtildiği, buna göre,------------dava dosyasından herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olsaydı, sadece 0,36 TL tahsil edilebileceği, ayrıca Çek Kanunu m. 3/11 uyarınca “karşılıksızdır” işlemi ile birlikte muhatap bankanın, hamile, kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın ödemesini (çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak) yapacağı, buna göre,-------------sayılı dava dosyasından herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olsaydı, söz konusu çekin ibrazı ile birlikte 0,36 TL ve ibraz tarihindeki kanunen ödemekle yükümlü olunan miktarın davacıya verileceği, Davacının zararının bu iki alacak kaleminin toplamından ibaret olduğu, dosya içindeki müzekkere cevaplarından, çek ibraz tarihinde karşılıksızdır işlemi yapılsaydı bir çek yaprağı için ödenmesi gereken “yükümlü olunan miktar”ın tespit edilemediği, davacının ihtiyati tedbir tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep ettiği, söz konusu çekin ibrazı akabinde 0,36 TL ve ibraz tarihindeki kanunen ödemekle yükümlü olunan miktar Davacıya verileceğinden faiz başlangıç tarihinin çek ibraz tarihi olan 05.04.2021 olması gerektiğini beyan ve rapor etmiştir.Aynı bilirkişiden aldırılan 24/03/2024 tarihli EK raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişiklik bulunmadığını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından raporlara karşı beyan veya itiraz dilekçesi sunulmadığı görüldü.<br><br>İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, ----- bedelli çekin yetkili hamili olduğunu iler süren Davacının, Davalı ve dava dışı keşideci arasında düzenlenen ---- tarihli tediye makbuzunun sahte olduğu iddiasıyla,-----dosyası üzerinden verilen ödeme yasağı sebebiyle dava konusu çekin ibraz gününde ödeme yapılmaması sebebiyle yani haksız ihtiyati tedbir dolayısıyla uğranılan maddi zararın tazminine ilişkindir.Somut olayda davaya konu edilen------sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının haksız olduğu ve HMK m.399 a dayanarak açılan maddi tazminat davalarının kusursuz sorumluluk esasına dayandığından yalnızca gerçek zararın talep edilebileceği, salt karşılıksızdır işleminin yapılmasının alacağın tahsili hususunda destek ve baskı oluşturacağının ileri sürülmesinin zarar ve fiil arasındaki nedensellik bağını ispatlamayacağı, dosya içerisine alınan müzekkere cevaplarından çek ibraz tarihinde karşılıksızdır işlemi yapılsaydı bir çek yaprağı için ödenmesi gereken yükümlü olunan miktarının 2.670,34 TL olduğu, Çek Kanunu m.3/II uyarınca yapılması gereken ödemenin----- sayılı dosyasında herhangi bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olsaydı ilgili çekin ibrazı ile birlikte 0,36 TL ve ibraz tarihindeki kanunen ödemekle yükümlü olunan miktarın davacıya verileceği ve davacının zararının 2.670,34 TL olduğu anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.<br><br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>1-2.670,34 TL'nin 05.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 171,43 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>3-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 59,30 TL başvuru, 256,17 TL peşin nispi  harç olmak üzere toplam 315,47 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.872,70 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 333,38 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 2.670,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 2.670,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 234,99 TL'sinin davalı taraftan, 1.085,01 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı KESİN olarak karar verilip okunup usulen anlatıldı.11/07/2024   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16af6d5dca7fb6ed","SID":"4ef018fd09f23c89"}}