{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/380 <br>KARAR NO: 2024/1159<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2018/256 Esas - 2020/842 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan, davalı ...'in işleteni olduğu, davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 02/12/2017 tarihinde müvekkillerinin desteği ...'e çarptığını, kaza sonucunda ...'ün vefat ettiğini, davalı araç sürücüsünün kazada kusurlu olduğunu, davalı sigortaya yapılan başvuru sonucunda 111.947,92 TL ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin müvekkillerinin gerçek zararını karşılamadığını, müteveffanın kaza tarihindeki aylık ücretinin 3.199,50 TL olduğunu, davacı ...'ün müteveffanın ikiz kardeşi olduğunu, diğer davacı ...'ün müteveffanın kardeşi olduğunu, müvekkillerinin derin elem ve acı içinde olduklarını belirterek; şimdilik ... ve ... için 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL ve ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde 01/02/2017-2018 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğunu, davacılara poliçe kapsamında 02/02/2018 tarihinde 111.974,92 TL ödeme yapıldığını, davacıların gerçek zararını ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini ve dava açılmasına sebebiyet verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Edirne Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin kazaya karışmadığını, aracı kullananın müvekkilinin kardeşi ... olduğunu, bu hususta ceza dosyasında tanık beyanlarının da bulunduğunu, bu nedenle ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kaldı ki aracı kullanan kişinin kazada kusurunun bulunmadığını, müteveffanın trafik kurallarına aykırı şekilde aşırı hızlı motorsiklet kullanması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, hali ile müteveffanın kusurlu olduğunu, davacıların destek zararını ispat etmeleri gerektiğini, manevi tazminat talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"1.Maddi tazminat istemi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, 2.Manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için; 30.000,00.-TL, Davacı ... İçin 30.000,00.-TL ,Davacı ... için, 25.000,00.-TL ve Davacı ... için 22.000,00.-TL olmak üzere toplam 107.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine \" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacılar  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Manevi tazminat talebinin yalnızca ... ve ... yönünden olup davalı şirket yönünden istinaf taleplerinin bulunmadığını, manevi tazminat talebi yönünden verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, evlatlarını kaybeden anne ve babanın yaşamış oldukları ve artık hayatları boyunca yaşamaya mahkum oldukları acı ve ızdırabın bir nebze olsun giderilebilmesi için anne ... için 50.000,00 TL ve baba ... için 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, davacı kardeş ... ile müteveffa ...'ün ikiz olduklarını,  müvekkili ...'ün yaşamış olduğu derin ızdırp ve üzüntü sebebi ile 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, kardeşini kaybeden müvekkili ...'ün yaşamış olduğu acı ve keder sebebi ile 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini,  190.000 TL üzerinden manevi tazminat davası ikame edilmesine rağmen taleplerinin çok altında ve günümüz koşullarında etkisiz denebilecek tutarlara hükmedildiğini, kazada davalı ...'in %90 kusur ile sebebiyet verdiği, tarafların sosyal ekonomik durumları, müteveffanın kaza tarihinde henüz 25 yaşında oluşu, tarafların anne baba ikiz olması, yaşanan kazanın ağırlığı ve ani yıkımı göz önüne alındığında taraflara hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunun görüleceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda 02/12/2017 tarihinde davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı davacıların desteği ...'e çarptığı, davacıların desteklerinin ölümü nedeniyle manevi tazminat talep ettiği anlaşılmaktadır.  İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporu ile  davalı araç sürücüsü ...'in %90 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ...'ün %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.  Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacıların desteğinin vefatı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacılar  ... ve ... için takdir edilen manevi tazminatın yeterli olduğu, ancak davacılar  ... ve ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, davacı anne ... için 40.000,00 TL, davacı baba ... için 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi kısmen yerinde görülmüştür.  Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1.Maddi tazminat istemi yönünden davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2.Manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için; 40.000,00 TL,  Davacı ... İçin 40.000,00 TL , Davacı ... için, 25.000,00 TL ve Davacı ... için 22.000,00 TL olmak üzere toplam 127.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 3.Davanın maddi tazminat yönünden red olunan kısmı için alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 54,40 TL harcın  davacının dava açılırken peşin olarak yatırdığı harçtan mahsubuna, 4.Manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 8.675,37 TL'den  dava açılırken yatırılan 594,89 TL  peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 8.080,48 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına, 5.Davacı tarafından yatırılan toplam 594,89 TL peşin harç ve 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 630,79 TL harcın davalılar ... ve ...'ten  alınarak davacılara verilmesine, 6.Davacı tarafından yapılan 1.700,00 TL bilirkişi gideri, 455,35 TL posta gideri olarak yapılan toplam  2.155,35 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre üzere 1..440,68 TL'sinin davalılar ... ve ...'ten  tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 7.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8.Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 20.320,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacılara verilmesine,9.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen manevi tazminat istemi yönünden,  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine,10.Maddi tazminat istemi yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 184,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f4c3a046f01a837","SID":"5a577cb1cc554dd5"}}