{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/609 <br>KARAR NO: 2024/1071<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/01/2021<br>NUMARASI: 2020/42 Esas -  2021/9 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketine ait olan Dionyos isimli teknenin Tarabya istmarin koyunda parklanma ücretlerinin tahsili amacıyla borçlu aleyhine 25/03/2013 tarihinde TC İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, icra dosyası kapsamında borçluya gönderilen ödeme emri dosya borçlusuna tebliğ edildiğini, borçlu süresi içinde icra takibinde icra dairesinin yetkisini, takibe konu borca ve işlemiş faize itiraz ettiğini,müvekkil şirket tarafından mevzuat doğrultusunda işletilen tekne parkta parklanmasına rağmen, keşide edilen parklanma bedelini ödemeyen şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine haksız ve kötüniyetli itirazın iptalini, davalı aleyhinde icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkil şirket aleyhine kesilen faturaya karşı 6100 sayılı TTK'nın 21.maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafça kesilen faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine konu faturaya ilişkin müvekkil şirkete verilen herhangi bir hizmetin bulunmadığı sabit olduğunu, davacının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı görüldüğünü, 2004 sayılı icra iflas kanununun 67. maddesi uyarınca itirazın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık süre içerisinde genel mahkemede itirazın iptali davası açılabileceği hükmü mevcut olduğunu, yasal süresi içerisinde açılmayan davanın reddini, 2004 sayılı icra iflas kanununun 67.maddesi uyarınca kötüniyetli takip dolayısıyla takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"davacı tarafından davalıya ait teknenin 28/09/2012-28/12/2012 tarihleri arasında davacı Marinada konaklaması sonucu oluşan hizmet bedeli  olarak 31.12.2012 tarih ve 661996 nolu  18.071,42 TL. Bedelli fatura düzenlendiği, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporlarına göre,  davacı taraf ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalı taraftan 18.071,42-TL alacaklı göründüğü, davaya konu faturanın davalı tarafça ihtarname ekinde iade edildiği ve dolayısı ile kayıtlarında yer almadığı,  davacı marina ile davalı arasında söz konusu tekne ile ilgili olarak belirtilen tarihler için bağlama hizmeti sözleşmesinin bulunmadığı, davacı tarafından marinanın inşaat aşamasında olmasından dolayı tekne giriş-çıkışlarına ait kayıtların günlük alınan notlar üzerinden tutulduğu ve bu notlar üzerinden tahsilatların yapıldığı, o döneme ilişkin herhangi bir jurnal kaydı ve başkaca resmi bir belgenin olmadığının belirtildiği, davalı tarafça şirketlerine ait teknenin davacıya ait Tarabya'da bulunan yat limanına giriş yaptığının kabul edildiği; ancak giriş yaptıktan hemen sonra yat limanı inşaatının tamamlanmamış olması, elektrik ve su bağlantılarının yapılmamış olması nedeniyle park yapılmadığı ve bağlama sözleşmesinin de imzalanmadığının iddia edildiği, davacı tarafından davalıya ait teknenin bağlama hizmeti aldığına yönelik dosyaya 2 adet kıç ve yan profilden çekilen tekne fotoğrafı ve teknenin giriş-çıkış çizelgesi olduğu beyan edilen bir çizelge sunulduğu,  ancak bu çizelgenin resmi bir sistem kaydı olmadığı gibi tarafların imzalarını da içermediği, ayrıca taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme de bulunmadığı dikkate alındığında davalı tarafın davaya konu hizmeti aldığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı görülmekle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu hususu da kanıtlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin de reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davaya konu borca dayanak teşkil eden fatura, dönem bakımından tekne park yerinin tam kapasite olarak hizmet vermiyor olması ve bazı bölümlerinin henüz inşaat aşamasında olduğundan, bahse konu dönemde tekne giriş-çıkışlarına dair kayıtlar resmi nitelikteki giriş-çıkış-kullanım kayıtlar değil, günlük kayda alınan notlar üzerinden oluşturulan çizelge kullanılarak düzenlendiğini, Tekne parkın, tüm unsurlarıyla ve tam olarak hizmete alınması ile, bir başka deyişle kurumsal aşamaya geçilene kadarki döneme ilişkin kayıtlar bahsedilen şekilde tutulduğundan davacı şirket bünyesinde borçlanma dönemine ilişkin; jurnal kayıtları veya başkaca bir resmi sistem kaydı, belge bulunmadığını, bununla birlikte, bahse konu çizelge ve davalının mülkiyetinde bulunan teknenin, tekne parkta, bağlanmış haldeyken çekilen fotoğrafları (dosyada mübrez) davacının tekne parkın kullanılmadığı yönündeki iddiasını çürütür nitelikteki belgeler olarak kabul edilmesi gerektiğini, T.C. Beyoğlu ... Noterliği'nin 22.02.2013 gün ve ... sayılı ihtarnamesi incelendiğinde; teknenin tekne parka giriş yaptığının davalı tarafından da ikrar edildiğinin anlaşıldığını, belirtilen sebeplerle; ihtilaflı olarak kabul edilen ve ilk derece mahkemesince ispatlanamadığı belirtilen tekne park - marina kullanım olgusu ispat edildiğini, davacı şirket kayıtlarının; kayıt tutulduğu tarihte uygulanan tarife dikkate alınarak 90 gün bazında hesaplama ile elde edildiğini, bilirkişi raporunun miktar yönüyle hatalı olduğunu, bilirkişi rayiç değer miktarını hesaplamaya hatalı olarak dahil ettiğini, davalıya ait teknenin tekne park - marinayı kullandığının ispat edildiği ve bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığı açıklanmış olmakla, bu bölümde ise; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki ücret hesaplamasındaki açık hatadan bahsedileceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda;  2012-2020 yılları arasında değişen enflasyon değerlerini göz ardı ederek; günümüz Türk Lirası değeri üzerinden oranlama yapmak suretiyle ve 2020 yılı tarifesini baz alan bir hesaplama gerçekleştirdiğini, 2020 Ocak ayı itibariyle 48 m2'lik tekne için 90 günlük ücret tarifesi günlük 3,44 TL ve 0,52 Euro bedelli olduğunu, işbu değerler takip konusu fatura kesim tarihi olan 2012 yılı için baz alındığında davacı şirket alacağı üçte iki miktarda düştüğünü, 2012 yılı için hesaplamada kullanılması gereken doğru değerlerin; Aralık 2012 yılı için 1 Euro=2,38 TL; Tarabya Marina'da 48 m2'lik teknenin 90 günlük bağlama değeri günlük \"1,655 Euro\" olarak hesaplamaya esas alınması gerektiğini,  (2,38 x 1,655) . (48 x 90)= 17.016,048 TL  İşbu miktar üzerinden gecikme zammı ve işlemiş faiz eklenmek suretiyle takip girişi olan 18.645,25 TL bedele ulaşılmakla, borçlu - davalı aleyhine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davanın davacı yanca dava ispat edilemediğini, mahkemece alınan kök rapora istinaden davalı şirketin usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinde davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı yanın ticari defterleri üzerinden yapılan incelemede ise davacının müvekkil şirketten 18.071,42-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği ifade edilmiş, bu beyan ek raporda da tekrar edildiğini, HMK'nın 222. Maddesine göre tutulan ticari defter kayıtlarının delil olarak kabul edilebilmesi için her iki ticari defter usulüne uygun olarak tutulmuş olduğundan birbiri ile uyumlu olması gerektiğini, bu kapsam da davacının ticari defterlerinin somut uyuşmazlıkta delil vasfı bulunmadığı, davacı yanca dava dilekçesinde başkaca somut delile dayanılmadığı, uyuşmazlığa konu faturanın usulüne uygun olarak iade edildiğini, davacı yanca dosyaya sunulan ve giriş çıkış kaydı olarak adlandırılan tek taraflı çizelgenin delil olma vasfı bulunmadığı gibi teknenin ilk gün limana girdiği ancak hizmetin yetersizliği nedeni ile konaklamadan ayrıldığı sabit olduğundan sunulan fotoğraflarında bu kapsamda delil olarak nitelendirilemeyeceğini, davacı yanca sunulan diğer tüm belgeler tek taraflı olarak davacı yan tarafından hazırlanmış olup bu itibarla işbu davada yer alan uyuşmazlığın çözümünde herhangi bir delil vasfına haiz olmadığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, yat bağlama sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıya takibe konu fatura nedeniyle hizmet verilip verilmediği noktasındadır.<br>Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"Dionysos isimli teknenin 28/09/2012-28/12/2012 tarihleri arası Tarabya İstmarin alanındaki ücret ödemeksizin kalması sonucu tanzim edilen fatura\" sebebine dayalı olarak 18.071,42 TL asıl alacağın 573,83 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 25/03/2013 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı tarafça, davalıya 31/12/2012 tarih ve 18.071,42 TL bedelli fatura \"tekne bağlama hizmet geliri\" açıklamasıyla takibe konu fatura düzenlenmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesine göre bu faturanın davalının ticari defterlerinde yer almadığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan takibe konu faturanın tek başına bir ispat kuvveti bulunmamaktadır. Davacının, davalının söz konusu tekne nedeniyle bağlama hizmetinden yararlandığını ispatlaması gerekmektedir. Davacı tarafça, teknenin giriş çıkışına ilişkin günlük kayda alındığı iddia edilen notlar ve 2 adet kıç ve yan profilden çekilen tekne fotoğrafı sunulmuş ise de, söz konusu notların tek taraflı düzenlenmiş olması ve resmi özelliğinin bulunmaması, fotoğrafların ise bir ana ilişkin olması nedeniyle, dayanılan bu deliller davaya konu teknenin 28/09/2012-28/12/2012 tarihleri arası Tarabya İstmarin alanında ücret ödemeksizin kaldığı iddiasını ispata elverişli değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6be38e3e36f70550","SID":"063be265266ecdca"}}