{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/595 <br>KARAR NO: 2024/1063<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/01/2021<br>NUMARASI: 2019/452 Esas -  2021/45 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ...ve benzeri diğer ürünlerin yapımı ve satın alınması konusunda anlaşma yapıldığı,  anlaşma uyarınca müvekkili şirket edimini yerine getirerek zamanında ve ayıpsız bir şekilde davalı/borçlu şirkete teslim ettiğini, yapılan işe dair 44.254,53 TL bedelli fatura düzenlendiği, söz konusu faturanın davalı tarafından ödenmediğini, davalı/borçlu şirket ürünleri teslim aldığını, yasal süre içinde fatura içeriğine de itirazda bulunmadığını, bu nedenle ürün bedelinin ödenmesi için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek,  her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulü ile davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığı, aksine davacı şirketten alacaklı durumda olduğunu, alacaklar için dava haklarını saklı tuttuklarını,  davacı ile müvekkil şirket arasındaki muavin kayıtlarında cari hesap şeklinde çalışıldığını, karşılıklı mal alışverişinde bulunulduğunu, 21/05/2018 tarihli fatura muhteviyatının davacıya teslim edildiğini, davacı ticari ilişkinin başından beri kötü niyetli hareket ederek alacaklı duruma geçmeye çalıştığını, ancak sunulan belgeler karşısında davacının müvekkilinden hiçbir alacağının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"açılan dava taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura ve cari hesap bakiyesi alacağının tahsiline ilişkindir. Tarafların tacir olduğu davacı tarafından delil olarak ticari defterlere dayanıldığından  TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler nezdinde mali yönden bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının ve davalının usulüne uygun olarak tutulan delil vasfına haiz ticari kayıtlarını sundukları anlaşılmıştır. Taraflar tarafından sunulan ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitlerden; tarafların karşılıklı ticari ilişkide bulunduğu, davacı kayıtlarına göre davalı şirketten 44.254,54 TL alacaklı duruma geçtiği, davalı tarafın incelenen kayıtlarından 2018 yılı içerisinde 74.454,53 TL mal alışına karşılık davacıya aynı dönemde 200,00 TL kısmi iade faturası olmak üzere iki ayrı faturada toplamda 241.375,01 TL mal satışı yaptığı, bundan sonra davalının davacıdan 166.920,48 TL alacaklı duruma geçtiği, davalının mal satışına ilişkin 21/05/2018 tarihli 211.175,01 TL bedelli faturanın davacı kayıtlarında bulunmadığından taraflar arasındaki cari hesaplar arasındaki farkın işbu faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ayrıca davalı şirket vergi dairesine bu satışları beyan ettiği anlaşılmıştır. HMK 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kullanılabilmesi için diğer tarafın usulüne uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtlarının da bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet ya da diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu kapsamda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaptaki farklılığa neden olan faturayla ilgili tarafların itirazları ve birbirlerine karşılıklı olarak gönderilmiş ihtarnameler değerlendirildiğinde; 211.175,01 TL bedelli faturaya konu malın davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edildiği, bu hususunda davacı şirket tarafından ihtar edilen Ankara ... Noterliği'nin 31/08/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile malların şirketin eski çalışanı olan ... tarafından şirketin bilgisi dışında depoya naklinin sağlanmış olunabileceği şeklinde beyanından malların davacı şirket tarafından teslim alındığı kabul edilmiştir. Yine bu mallara ilişkin düzenlenen fatura da davacı şirkete davalı şirketçe gönderilmiştir. TTK 21/2. Maddesi uyarınca faturaya 8 gün içinde itiraz edildiğine ilişkin dosyada davacı tarafından sunulmuş herhangi bir belgenin bulunmadığı, fatura içeriği malların da davacı şirket tarafından teslim alındığı ikrar edildiğinden davacı şirketin bu faturadan kaynaklı davalı şirkete borcunun bulunduğu, yapılan icra takibinin cari hesap alacağına dayandığı, bu sebeplerle faturalardan doğan sorumluluk davacı tarafta olduğu, davacı tarafın davalı aleyhine kendi kayıtlarına dayanarak yaptığı takipte davacının haksız olduğu kanaatine varılarak davanın reddine, ayrıca davalı taraf davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de; İİK 67/2. Maddesi gereğince alacaklı olduğunu iddia eden tarafın takipte kötü niyetli ve haksız olunması kötü niyet tazminatının şartlarındandır. Somut olayda her ne kadar davacı tarafın takipte haksız ise de alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup kötü niyetli olarak davrandığından bahsedilemeyeceğinden davacı aleyhine şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ...e ve benzeri diğer ürünlerin yapımı ve satın alınması konusunda anlaşma yapılmış, anlaşma üzerine müvekkil şirket edimini yerinme getirerek zamanında ve ayıpsız bir şekilde davalı-borçlu şirkete teslim ettiğini, bu ticari ilişkiden dolayı davalı şirketin faturalardan doğan borcu 44.254,53 TL olup davalı-borçlu şirket ürünleri teslim aldığı gibi  yasal süre içerisinde fatura içeriğine de itiraz etmemiş ve ödemesini yapmadığını, taraflar arasında yapılan ticari faaliyet ile ilgili herhangi bir cari hesap sözleşmesi imzalanmamış ve taraflar arasındaki hesap düzeni cari hesap şeklinde cereyan etmemiş olup, dosyada herhangi bir cari hesap sözleşmesi ve taraf ticari kayıtlarında herhangi bir cari hesap alacak kaydı bulunmamasına rağmen mahkemenin cari hesaba dayalı icra takibi başlatıldığına dair kanaati hatalı değerlendirme olduğunu, davalı şirket tarafından davacıya herhangi bir fatura tebliğ ve teslim edilmediğin, gerekçeli kararda dayanak olarak yurtiçi kargonun teslimat ekran görüntüsünden bahsedilmekte ve şirket çalışanı ...'e teslim edildiği ve 8 gün içerisinde faturaya itiraz edilmediğinden faturanın kesinleştiği bahsedilmekte olup varılan bu sonucun hukuken hatalı olduğunu, davacıya ... isimli çalışanın hiç olmadığını, bu hususun SGK kayıtlarından tespit edilebileceğini, tebliğ ve teslim edilmeyen faturaya itirazda edilemeyeceğine göre davacı şirketin bu faturadan sorumlu tutmanın hukuken mümkün olmadığını, davacı şirketi o dönemde temsilen eden Av. ... her ne kadar ihtarnameyi göndermiş ise de sözkonusu ihtarnamenin içeriğinin teferruatlıca okunmadığını, ...'nun o dönemde şirketi temsile ve imzaya yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla davalı şirketten işbirliği yaparak ve sırf müvekkil şirketi borçlandırmak amacıyla yapmış olduğu bu hukuksuz işlem davacı şirketi hukuken bağlamadığını, davacı şirket yetkilileri söz konusu teslimattan haberdar olur olmaz defalarca şirket yetkililerine email yazarak, telefonla arayarak ve sms yazarak ürünlerin derhal gelip almalarını istemiş ancak herhangi bir olum sonuç alınmayınca bu olaydan hemen sonra davacı şirket vekili Ankara ... Noterliğinin 31/08/2018 Tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile söz konusu ürünlerin teslim alınmasını ihtaren istediğini, davacı şirket avukatının keşide etmiş olduğu bu ihtarname söz konusu ürünlerin kabul edildiği, ürünlere itiraz edilmediği anlamına gelmediğini, malların hukuksuz bir şekilde davacı şirket deposuna taşınmış olması davacının söz konusu mallardan parasal olarak sorumlu olduğu sonucunu doğurmadığını, söz konusu ihtarnamenin içeriğinin davacı şirket lehine bir delil olduğunu, bu ihtarnamenin davalı şirket lehine yorumlanması hukuken kabul edilemeyeceğini, nitekim davalı şirket 1 yıl aradan geçtikten sonra 20/03/2019 tarihinde ihtarname göndererek sözde hukuksuz alacağının ödenmesini talep etmekte olup nitekim bu ihtarnamenin tebliğ dahi edilmediğini, işbu ihtarname hukuken temeli olmayan bir hakkın ödenmesi konusunu içerdiğini, davalı şirketin alacaklı olduğunu ispata elverişli olmadığını, delillerinin toplanmadığını, tebliğ şerhli noter ihtarnameleri celb edilmediğini, davacı şirketin çalışan işçilerini gösterir SGK kayıtları celbedilmediğini, savcılık soruşturma dosyası celbedilmediğini, tanıklarının dinlenmediğini, ticari defterler arasında çelişkiler olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davacı taleplerinin yasal bir dayanağı bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığına ilişkin iddianın doğru olmadığını, davacının davalıya 9 adet fatura kesmiş olup davalının da davacı şirkete 2 adet fatura kestiğini, bu faturaların tek tek ödenmemiş cari hesap şeklinde devam etmiş olduğunu, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile yapmış olduğu icra takibinde borcun sebebi olarak fatura ve cari hesap alacağı dediğini, davacının istinaf konusu yaptığı ve taraflar arasındaki ihtilafın sebebinin davalının davacıya gönderdiği mallara ilişkin olarak kesmiş olduğu 21.05.2018 tarih ve 211.175.01 TL'lik fatura olduğunu, ihtilaf  konusunun 211.175.01 TL'lik faturaya ilişkin mallar davacı şirkete teslim edildiğini, bu mallara ilişkin fatura da davacı şirketin merkezine gönderilmiş ve teslim alınmış olduğunu, ihtilaf konusu malların davacı şirkette olduğuna ilişkin hiçbir tereddüt bulunmadığını, davacı vekili Av.... tarafından Ankara ...Noterliği'nin 31.08.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile malların davacı şirkette olduğu kabul edilmiş ancak bu malların şirket yetkilisinin bilgisi dışında şirket deposuna alındığı beyan edilmiş olup fatura konusu malların 12.000 kilogram ve bir kamyonu dolduracak kadar olduğunu, kadar çok malın şirket yetkililerinin bilgisi dışında depoya alındığı ve 3 ay farkedilmediği iddiasının hayatın olağan akışına ters olup faturanın teslim edildiği kişinin şirket çalışanı olmadığı iddiası da inandırıcı olmadığını, fatura kargo ile şirket merkezine gönderilmiş, teslim alınmış ve yasal süre içerisinde itiraza uğramamış olup bilirkişi raporunda davacı şirketin davacıdan alacağının bulunmadığı aksine davacı şirketin davalıya 166.920.48 TL borçlu olduğu tespit edilmekle istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafından yapılan malların iade işleminin borcu sona erdirip erdirmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura ve cari hesap alacağı\" sebebine dayalı olarak 44.254,53 TL asıl alacağın 2.182,42 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 08/04/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 44.254,54 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, davacıdan 166.920,48 TL alacaklı görünmektedir. Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davacının ticari defterlerinde, davalının 21/05/2018 tarihli ve 211.175,01 TL bedelli faturasının kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Ankara 36. Noterliğinin 31/08/2018 Tarih ve ...YN'lu ihtarnamesi ile, 21/05/2018 tarihli ve 211.175,01 TL bedelli faturaya konu edilen malların şirketin bilgisi ve onayı dışında eski çalışan ... tarafından şirkete ait depolara naklinin sağlanmış olabileceğinin düşünüldüğü, şirketin bilgisi ve onayı dışında şirket depolarında bulunan bu malların teslim alınması ihtar edilmiştir. Davacı vekilince istinaf dilekçesinde de, eski çalışan ...'nun davalı şirketle işbirliği içerisinde hareket ederek ürünleri müvekkili şirketin deposuna taşıttığını, bu çalışanın davalı şirketle işbirliği yaparak ve sırf müvekkili şirketi borçlandırmak için yaptığı hukuksuz işlemin müvekkili şirketi bağlamayacağı beyan edilmiştir. Bu durumda, davalının 21/05/2018 tarihli ve 211.175,01 TL bedelli faturasına konu malların davacının deposunda olduğu ihtilaf konusu değildir. Davacı bir tüzel kişi tacir olup, TTK'nın 18/2. Maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekli olup, eski çalışanı ...'nun çalıştığı döneme ilişkin yaptığı işlemlerden sorumludur. Davacı tarafça, eski çalışan ...'nun davalı şirketle işbirliği içerisinde hareket ettiği iddia edilmiş ise de, davalı şirketin davacının eski çalışanı ile işbirliği içerisinde olduğu ispatlanamamıştır.  Bu nedenle davacının eski çalışanının iddia olunan eylemlerinin davalı aleyhine sonuç doğurması mümkün değildir. Davacı şirketin eski çalışanı ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilmiş ise de, dosya numarası bildirilmemiştir. Kaldı ki, ...'nun savcılık dosyasında alınan beyanlarının davalı aleyhine delil teşkil etmesi de mümkün değildir. Tebliğ şerhli noter ihtarnameleri ve davacının çalışanlarına ilişkin SGK kayıtlarının celbinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70536bc37049a5b9","SID":"ccd21ce6bf77d287"}}