{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/593 <br>KARAR NO: 2024/1064<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2020<br>NUMARASI: 2018/1195 Esas -  2020/597 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ticari işten kaynaklanan borcuna karşılık olarak Kapukule Gar Gümrük Müdürlüğünün 31/08/2017 tarihli düzenlenmiş fatura olup ödeme tarihi geçmesine rağmen ödenmediği, borcun ödenmemesi üzere İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, defalarca kez ödenmesi hususunda davalı tarafla irtibat kurulduğu halde ödenmediğinden bahisle iş bu davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından muhabere yoluyla gönderilen cevap dilekçesinde özetle; davacı ile hayvan alım satımı için anlaştığını ancak kendisine vaad edilen hayvanların tesliminde eksik olduğunu,  bir miktar ödeme yapmış olduğunu, ancak halen daha eksik teslimin bulunduğunu ve bu eksiklikler nedeniyle zarara uğradığını davalı/ borçluya satılan muhtelif nitelikteki hayvanlar nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklandığını, zararın karşılanmasını ve geriye kalan miktarı da firma ile anlaşacaklarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Mahkememizce davaya konu takip dosyası dosya içine alınmış, davacı tarafça 67.200 Euro tutarlı bir adet fatura tutarı ile 5.295,45 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplamda 72.495,45 Euro alacağının tahsili için takip başlatıldığı itirazen işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından muhabere yoluyla gönderilen cevap dilekçesi ile; 62 adet hayvanı ithal ettiği ve yaptığı anlaşma gereği adı geçen firmaya borcunun bulunduğu ve ödeme yapma taraftarı olduğu bildirilmiş, ancak ödemiş olduğu ekstra işçi masrafları, ziyan olan hayvan yemleri, gereksiz yapmış olduğu hayvan barınakları, eksik gelen ve belirtilen nitelikte olmayan hayvanlardan kaynaklanan zararlarının, gümrükleme zararlarının karşılanmasının talep edildiği belirtilmiştir. Davalı tarafça Mahkememize muhabere yoluyla sunulan cevap dilekçesinde ve 2.cevap dilekçesinde herhangi bir delil bildirilmemiş, ön inceleme duruşmasından sonra 30/09/2019 tarihli dilekçesi ile davalı vekilince delil listesi sunulduğu belirlenmiştir. Davalı tarafça zarar kalemi olarak tek tek belirtilen giderlerin karşılanması talebinin mahsup itirazı mahiyetinde olduğu düşünülse bile davalı tarafça HMK 129/1-e maddesi ve HMK 136/2 maddelerine aykırı olarak cevap ve 2.cevap dilekçesinde herhangi bir delile dayanmadığı varsa bile mahsup itirazını ispata yeterli hiçbir delil ikame edilmediği, bu haliyle bu talebin mesmu olmadığı Mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacı tarafça dosyaya ve takibe eklenen fatura içeriğinden ve davalının ikrara yönelik beyanlarından fatura tutarı olan 67.200 Euro kadar davacının alacağının bulunduğu, takibe konu asıl alacak yönünden davanın kabulü gerektiği kanaati Mahkememizde oluşmuştur. Takibe konu işlemiş faiz istemi yönünden ise satım bedeli için taraflar arasında bir vadenin kararlaştırıldığı davacı tarafça iddia ve ispat olunamadığı gibi takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğü de ispat olunamamış olmakla işlemiş faiz alacağının doğmadığı kanaatiyle bu istemin reddine dair karar vermek gerekmiş; fatura tutarının likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya içerisinde yer alan cevap ve cevaba cevap dilekçeleri davalı asil tarafından verilmiş olup iş bu dilekçelerden cevap dilekçesinde açıkça müvekkili tarafından vermiş olduğu bilgi ve belgeler doğrultusunda bir bilirkişi marifetiyle oluşan zararın tespitinin istenildiğini, yine cevap dilekçesinde ticarete konu hayvanların eksik ithal edildiğini, hayvanların geç gelmiş olmaları nedeniyle ekstra işçi masrafları ve yem masraflarının olduğunu, gereksiz barınak yapıldığını, satılan hayvanların belirtilen nitelikte olmadığını belirtilerek bu zararların bilirkişi marifetiyle tespitinin cevap dilekçesinin son paragrafında belirtildiğini, cevaba cevap dilekçesinde de bilirkişi deliline dayanıldığını, buna rağmen eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini, mahkemece kısmen kabul kısmen red yönünde karar verilmişse de reddolunan miktar bakımından lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye aykırı ifa bulunup bulunmadığı, bu yüzden davalının zarara uğrayıp uğramadığı ve zarar var ise takip konusu alacaktan mahsubunun gerekip gerekmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"fatura\" sebebine dayalı olarak 67.200,00 € asıl alacağın 5.295,45 € işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 19/05/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı tarafından davalıya 28/08/2017 tarih ve 67.200,00 € bedelli fatura 32 baş Holstein cinsi gebe damızlık düve açıklamasıyla düzenlenmiştir. Kapıkule Gar Gümrük Müdürlüğünün 31/08/2017 tarihli gümrük beyannamesine göre, anılan faturaya konu hayvanların gümrük işlemlerinin tamamlandığı ve davalı tarafın beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça teslim alındığı anlaşılmaktadır. Zaten bu husus ihtilaflı da değildir. Ancak davalı tarafça sözleşmeye aykırı ifada bulunulması nedeniyle zarara uğradı ileri sürülerek, bu zararın tespiti ile geriye kalan miktar yönünden gerekli işlemlerin yapılmasını talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 220. Maddesindeki, hayvan satışında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olmaz, şeklindeki düzenleme kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair yazılı bir sözleşme sunulmamıştır. Bu haliyle davalı tarafın savunmalarında ileri sürdüğü teslim edilen hayvanların alınmak istenen toplam hayvan sayısı itibariyle oransal olarak vadedilen özelliklerde olmadığı ve hayvanların gebelik süresi ile süt verim kapasitesinin sözleşmeye uygun olmadığı hususlarını ispatlayacak bir delili dosyada bulunmamaktadır.  Takibe konu hayvanlardan birinin gebe olmadığı ileri sürülmüş ise de, bu iddiaya ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bunun yanı sıra teslimatla ilgili bilgi verilmemesi 3.840,00 € gümrük vergisi ödemek zorunda kalındığı iddiasıyla ilgili olarak da bir ödeme dekontu sunulmamıştır. Gümrük beyannamesine göre ise 16.704,58 TL KKDF tahsil edilmiş olup, KKDF'nin mükellefi de ithalatı yapan kişi olduğundan bu KKDF'nin davacıya yüklenmesi mümkün değildir. Sözleşmeyle kararlaştırılan hayvan sayısının teslim edilenden daha fazla olduğunu ispata yarar dosyada bir delil bulunmadığı nazara alındığında ahırın boş kalması, yemin zayi olması ve ilave personel istihdamına ilişkin iddia olunan zararın davacıya yansıtılması da mümkün değildir. Bunun gibi davalının mevcut hayvanları ile davaya konu ithalata konu hayvanlarının doğumunun aynı zamana denk gelmesi iddiası bakımından davacıya bir sorumluluk yüklenemeyecektir. Davalı taraf bilirkişi deliline dayanmış ise de ihtilaf sözleşme şartlarından kaynaklanmakta olup davalının savunmalarına konu hususlar bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacak nitelikte değildir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince asıl alacak bakımından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.  Eldeki davada, dava konusu satış sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Bu yönüyle de mahkeme kararı yerindedir. Ancak, takibe konu işlemiş faiz talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen yargılamada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen takipten sonra işleyecek faiz hakkında karar verilmemiş olması infazda tereddüte neden olacağından takibin yabancı para cinsinden yapılması nazara alınarak hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince işlemiş faiz alacağı talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen KABULÜ ile; İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 67.200 Euro asıl alacak yönünden aynen devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, Aşan istemin reddine,Asıl alacağın %20'si olan 72.100,22 TL'nin icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 26.097,95 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.578,98 TL harc ile icra dosyasına yatırılan 1.945,51 TL harcın mahsubu ile kalan bakiye 19.573,46 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 35.193,61 TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4- Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 4.620,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından sarfedilen 187,20 TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d5b293e0fc5cf69","SID":"8c4aea5215ee3adc"}}