{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/573 <br>KARAR NO: 2024/1072<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/01/2021<br>NUMARASI: 2019/543 Esas -  2021/18 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı banka ile 26/02/2018 tarihinde 10 adet ... otomobil rehini karşılığı 48 eşit taksitli 600.000,- TL tutarlı (Faizler dâhil toplam 805.121,49 TL) kredi kullandığı ve bu kredi için Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, davacı şirketin 16/05/2019 tarihinde 21. Taksit ile beraber borcun tamamını kapatmak ve kalan taksitleri toplu bir biçimde ödemek amacıyla davalı bankaya bildirimde bulunduğunu, davalı bankanın kendilerinden kalan bakiye borç haricinde erken ödeme cezası adı altında emsal bankalara oranla fahiş bir rakam talep ettiğini, davacının bu parayı ödemek zorunda kaldığını, tahsil edilen bedelin dayanağının anlaşılamadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede erken kapama cezasının oranının belirlenmediğini, taraflarca kararlaştırılmadığını belirterek, davanın kabulü, HMK madde 107 ye göre davanın açıldığı tarihte kesin olarak belirlenemediğinden değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere, davalı banka tarafından fahiş olarak fazladan tahsil edilen erken ödeme tutarının, haksız olarak tahsil edildiği 16/05/2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlık konusunun ticari iş olduğunun açık olduğu, davacı tacirin ticaretine ait tüm faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, akdettiği sözleşme şartları ile bağlı olduğu, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiası ile ücret veya sözleşme cezasının indirilmesinin mahkemeden talep edemeyeceğini, TCMB tarafından çıkarılan 16/10/2006 tarihli 2006/1 sayılı \"Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredili işlemlerde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ\" hükümleri uyarınca kredili işlemlerde sağlanacak menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve sınırlarının bankalarca serbestçe belirlenebileceğinin düzenlendiğini, davacının da kendisinden talep edilen komisyon tutarını ödemeyi kabul ettiğini, davacının kullandığı kredi miktarı da dikkate alındığında basiretli bir tüccar gibi hareket etme yükümlülüğünün olduğu, kabul etmiş olduğunu, ödemenin haksız olduğunu iddia edemeyeceğini, davalı bankanın TBK 21 ve devam hükümleri uyarınca yükümlülüklerini yerine getirdiğini, akdedilen sözleşmede açıkça \"Müşteri mutabık kalınan ya da bankanın ücret komisyon listesinde yer alan erken ödeme/kapama ücret, komisyon ve sair ferileri derhâl ve tamamen bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\" hükmünün bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Somut olayda davalı banka TBK'nın 96.maddesi uyarınca erken kapamayı kabul etmek zorunda değil ise de erken kapamayı kabul ederek komisyon almıştır. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılmış erken kapamaya ilişkin yazılı bir oran bulunmadığından diğer bankalardan emsal erken kapama komisyonu olarak belirlenen oranlar dikkate alınarak yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının dürüstlük kuralına ve emsallere göre alabileceği erken kapama komisyonu oranı belirlenmiş, davalı bankaca alınan komisyonun fahiş olduğu kanaatine varılarak davalının haksız olarak yaptığı kesinti miktarı bulunmuştur. Belirtilen bu nedenlerle davacının davasının kabulü ile erken kapama komisyonu olarak tahsil edilen 15.970,17-TL'nin ödeme dekontuna göre 20/05/2019 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmakla, bu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK.’nın “Ücret İsteme Hakkı” başlıklı 20. ve 22. maddelerinde (aynı yönde mülga TTK 20 ve 24. maddelerinde), tacirin işletmesi ile ilgili gördüğü iş için uygun bir ücret isteyebileceği ve verdiği avanslar veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanacağı, keza tacirin bu ücretlerde indirim isteyemeyeceğinin düzenlendiğini, Bankacılık Kanununun 144. maddesi bu konuda Bakanlar Kuruluna yetki vermiş ve bu yetkinin TCMB'ne devredilebileği belirtilmiş, Bakanlar Kurulunun 16.10.2006 tarihli 2006/11188 sayılı kararının verdiği yetki çerçevesinde TCMB tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı \"Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi işlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ\" hükümleri uyarınca “kredi işlemlerinde sağlanacak menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve sınırlarının bankalarca serbestçe belirlenebileceği” düzenlenmiş, davacı da kendisinden talep edilen komisyon tutarını ödemeyi kabul etmiş  olup kredinin kural olarak belirli bir vade üzerinden kullandırılacağını, diğer bankaların asgari oranları ile yapılan hesaplama hakkaniyete aykırı olduğunu, erken ödeme sebebi ile alınan ücret/komisyon ve sair bedellerle ilgili diğer bankalarının uygulamalarının araştırılmasından önce davalı Banka ile davacının mutabık kaldıkları bir oran olup olmadığına bu yoksa davalı bankanın komisyon listelerinde yer alan veya müvekkil bankanın emsal uygulamalarındaki oran ve ücretlere bu da yoksa diğer bankaların emsal uygulamalarına başvurulması gerektiğini, bankaların müzekkere cevaplarındaki asgari oranda yapmış olduğu tahsilatın gerekçeli kararda değerlendirilmesi müvekkil bankanın da bu orandan tahsilat yapmasının zorunlu olduğu anlamını taşımakta olduğunu ki, diğer bankaların asgari oranları ile bağlı olmanın hakkaniyet ile bağdaşmayacağını, tahsil edilen komisyon diğer banka uygulamaları ile mütenasip olacağını, davalı Bankanın tahsil etmiş olduğu erken kapama komisyon oranı diğer banka uygulamaları ile benzer olup fahiş bir oran farkı bulunmadığını, yapılan açıklamalardan da davalı Bankanın yapmış olduğu kesintinin fahiş olmadığı, mütenasip olduğunun değerlendirildiğini, kaldı ki bir banka fazla erken ödeme komisyonunu yüksek tahsil ederken kredinin toplam geri ödemesini daha düşük olarak belirleyebilmekte, bir diğer banka ise düşük erken ödeme komisyonu tahsil etmesine rağmen kredinin toplam geri ödemesi daha yüksek bir meblağ olabilmekte olup bu durumda daha yüksek alan Bankanın aslında daha avantajlı olduğunun anlaşılacağını, zira serbest piyasada kredi kullananlar tüm bu risk ve avantajları hesaplayarak kredi kullanmakta olduğunu, davacının da tacir olduğu ve yüksek meblağlı işlemler yaptığı düşünüldüğünde bu hususu göz önünde bulundurabileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle:  davacının ödemeyi \"ihtirazi kayıt\" ile yaptığını, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde \"erken ödeme tazminatı\" oranı belirlenmemiş olmasına karşın %8,29 oranı üzerinden alınan erken ödeme tazminatının hakkaniyete aykırı olduğu sayın mahkeme tarafında da ispatlandığını, taraflarca imzalanan sözleşmede atıf yapılan tebliğ hakkında davacının bilgilendirilmemiş, davalı sırf davacıya kredi kullandırtmak maksadıyla uyguladığı erken kapatma oranını sözleşmeye geçirmediğini, davalının başka bankalarla oranın karşılaştırılmaması gerektiğine dair savunması yersiz olup fahiş oran karşısında mahkemenin belirlediği emsal oranın hukuka uygun olduğunu, <br>davalıca sunulan Yargıtay kararının olaydan bağımsız, sadece uygulanan komisyonun en düşük orandan uygulandığına dair olup somut olayla herhangi bir ilgisi olmadığını, davalı tarafından alınan \"erken ödeme tazminatı\"nın fahiş olduğu ispat edilmiş, buna istinaden Mahkemece verilen kararın hakkaniyete uygun olduğunu, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin erken kapatılması nedeniyle alınan erken kapama ücretinin iadesi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı banka tarafından alınan erken kapama ücretinin fahiş olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasında 26/02/2018 tarihinde imzalanan 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya 600.000,00 TL kredi kullandırılmıştır. 20/05/2019 tarihinde kredi erken kapatılmış ve davacıdan 34.973,94 TL erken ödeme ücreti tahsil edilmiştir. Davacı tarafça, erken kapama ücretinin fahiş olduğu iddiasıyla, erken ödeme ücreti adı altında alınan tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile eldeki dava açılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 96/1. maddesinde, sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlunun, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebileceği düzenlenmiş olup, erken ödemeye konu kredi borcu taksitli ticari krediden kaynaklandığından kredi sözleşmesinin özelliği gereği davalı bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğu bulunmaması karşısında davalı bankanın erken ödeme nedeniyle oluşacak faiz kaybı nedeniyle bir bedel karşılığı erken ödemeyi kabul etmesi bankacılık uygulamalarına uygundur.  Bunun gibi 6100 sayılı TTK'nın 20. Maddesine göre de, tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında  ücret talep etmesinin mümkündür. Genel kredi sözleşmesinin 4.6.3. maddesinde kredinin erken kapatılması halinde müşterinin mutabık kalınan ya da bankanın ücret komisyon listesinde yer alan erken ödeme/kapama ücret komisyon ve sair ferileri derhal bankaya ödeyeceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Davalı banka tarafından kredinin erken kapatılması nedeniyle kalan kredi tutarı üzerinden 68.070,44 TL erken kapama ücreti ve 3.403,50 TL BSMV hesaplanmış ve sonrasında 36.500,00 TL indirim yapılarak %8,29 oranına tekabül eden 34.973,94 TL erken kapama ücreti davacıdan tahsil edilmiştir.  5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi ile, Bakanlar Kuruluna verilen, kredilerle ilgili olarak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarını  belirleme yetkisi 16/10/2006 tarih ve  2006/11188 Bakanlar Kurulu Kararı ile Merkez Bankasına devredilmiş, buna istinaden 09/12/2006 Tarih ve 26371 Sayılı Resmi Gazete yayımlanarak 09/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren  ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen Merkez Bankasının Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı tebliğin 4/1. Maddesinde, Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir.  Tebliğin 6/2. maddesine göre ise; bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma  hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde  halkın  görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli; sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar varsa yine bu oran aşılmamak kaydıyla, diğer bankaların uygulamaları üzerinden belirlenecek oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekmektedir (Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı ilamları). Mahkemece yapılan emsal banka uygulamaları araştırması ve sonrasında yaptırılan bilirkişi incelemesine göre diğer bankalar tarafından alınan erken kapatma komisyonu ortalamasının %4,75 alındığı tespit edilmiştir. Buna göre davalı bankanın aldığı erken ödeme komisyon oranının diğer banka uygulamalarına göre fahiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı bankanın emsal banka uygulamalarını aşar şekilde aldığı erken ödeme komisyonunun bu aşan kısmının davacıya iadesi gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın 15.970,17 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 273,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.090,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 817,92 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9215ca868e428c9","SID":"7501fd4164dbaf37"}}