{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/397 <br>KARAR NO: 2024/1162<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/12/2021<br>NUMARASI: 2019/305 Esas - 2021/996 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'un  sürücü olarak 29/11/2009 günü  sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla yapmış olduğu tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin malul-sakat kaldığını, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerin yükseltme hakları saklı kalmak üzere şimdilik 200,00 TL geçici eş göremezlik, 200,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 9.600,00 TL daimi iş göremezlik olmak toplam 10.000,00 TL malullük sakatlık (geçici ve daimi iş göremezlik, geçici bakıcı) tazminatının ve maddi tazminatının davalıdan tahsiline, davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine-avans faizine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı Tasfiye Halinde ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle; Tek taraflı kaza sonucu ...'un ölümüyle sonuçlanan olaylarda uzamış cezai zamanaşımı süresi 8 yıl olduğunu, dava konusu kaza 29/11/2009 tarihinde meydana geldiğini ve zamanaşımı süresinin 29/11/2017 tarihinde dolduğunu, zamanaşamı nedeniyle davanın reddine, başvuru sahibinin meslekten kazanma gücü kaybetme oranı, kaza ile illiyet bağı, geçici işgöremezlik döneminin süresi, geçici işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı ve var ise bunun süresinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini,  avans faiz talebinin haksız olduğunu, ilk dava miktarı için dava tarihinden davanın ıslah edilmesi durumunda ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren faize hüküm kurulmasını, rücuya tabi tazminat alınmış ise bunların araştırılıp tespiti ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile, 150.000,00 TL'nin 20/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.  Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu trafik kazasında uygulanabilecek azami zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu, dava konusu trafik kazasının 29.11.2009 tarihinde meydana gelmiş ve zamanaşımı süresinin 29.11.2017 tarihinde dolduğunu, dava zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.05.2019 tarihinde açıldığını, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Kaza tespit tutanağının incelenmesinde ...plakalı dava dışı araç sürücüsünün vefat ettiği, davacının yaralandığı görülmüştür. KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Konuya ilişkin Yargıtay  kapatılan 17. Hukuk Dairesinin 2016/6326 E. ve 2017/8711  K. sayılı kararında açıklandığı üzere \"818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK'nun 49. md.) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nun değişik 72. md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nun 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi bulunduğu belirtilmiştir. Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa\" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade  edilmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nun 60. ve 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin  başlangıcı  yönünden  birbirine  paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan  tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nun 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.) 2918 sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür(HGK'nun 05.06.2015 tarih 2014/17-2198, 2015/1495 sayılı kararı).  Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacıların desteği Fuat ölmüş ve davacı Ayfer ile birlikte yedi kişi de yaralanmış olup, davacı Ayfer'in yaralanması kalıcı işgöremezliğe yol açacak boyutta olmuştur. Kaza tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 10 yıldır.\" (Benzer yönde HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705, HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 e HGK'nın 16.09.2015 gün, 2014/17-116, 2015/1771, HGK'nın 10.06.2015 gün, 2014/17-27, 2015/1530 sayılı  kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir).\" Somut uyuşmazlıkta; dava konusu kaza  yaralamalı ve ölümlü trafik kazası olması nedeni ile  yukarıya aktarılan Yargıtay HGK içtihatları doğrultusunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 29/11/2009 tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmamıştır. Bu nedenlerle;  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 10.246,50 TL harçtan peşin alınan 2.562,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,50 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"301c60538d789e07","SID":"10751e569acd3e9c"}}