{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/485 <br>KARAR NO: 2024/1241<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 12/10/2021<br>NUMARASI: 2020/235 Esas - 2021/896 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     .<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait ve  ...'ın kullandığı ... plakalı halk otobüsünün davacı ... 'e çarptığını ve davacının sağ ayak bileğinden yaralandığını, sağ ayağının kırılarak çıktığını, davalı ..'a kusuru sebebiyle ceza verildiğini, davacının üç aya yakın hastanede yattığını, bakıcıya para ödendiğini, oksijen tedavisi sırasında kulak zarının zarar gördüğünü, kazaya karışan aracın ... Sigortaya zorunlu mali sigorta ile bağlı olduğunu, davacının iş gücünden kalması, maluliyeti, çalışma gücü ve kuvvetini kaybetmesi, tedavi gider ve harcamları gibi masrafları için 5.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının uyuşmazlığın çözümlenmesi için gerekli belgelerle birlikte davalı şirkete başvurması gerekeceği, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiği, trafik sigortacısı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı... Otobüs Minibüs Motorlu Taş. Koop. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini, İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinde 2014/577 E.dosyasında alınan bilirkişi raporunda, meydana gelen olayda davacının kusurlu olduğu açıkça belirtildiğini,  manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili  cevap dilekçesinde özetle;  davanın öncelikle zaman aşımı yönünden reddini, olayın davacının tamamen kendi kusuru neticesinde gerçekleştiğini,  istenen manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu belirterek davacının haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacının maddi tazminat istemi yönünden tarafların haricen sulh oldukları anlaşıldığından maddi tazminat isteminin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın 06/05/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile veraset ilamında belirtilen mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davaya konu trafik kazasının meydana gelişine ilişkin tarafların kusurları tespit edilmediğini, Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama kapsamında alınan kusur raporu hükme esas alındığını, kusur raporu alınmaksızın dosyanın karara çıkarılarak hüküm tesisi yoluna gidilmesi hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı oldukça yüksek olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki dava ... A.Ş.'ye ihbar edildiğini, ilgili sigorta şirketi ile davalı arasında genişletilmiş Kasko Poliçesi mevcut olduğunu, işbu poliçe kapsamında manevi tazminat klozu da bulunduğundan, huzurdaki davanın davalı açısında reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından,06.05.2014 günü saat 16.30 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile ... Kavşağı içerisinde Kemerdere istikametine dönüş yaptığı sırada seyir istikametine göre sol tarafından geçiş için kaplamaya giren ve kaldırım kenarında, taşıt yolunun içerisinde yürümekte olan müşteki yaya ...e aracının sol arka tarafı ile çarpması neticesinde yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ayrıca kusur raporu alınmamış, kaza nedeniyle davalı sürücünün yargılandığı ceza mahkemesinde alınan ATK kusur raporuna göre; davalı sürücü tali kusurlu, davacı asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ve sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına HAGB uygulanarak verilen kararın kesinleştiği görülmüştür. Yine ceza soruşturma aşamasında alınan  kusur bilirkişi raporunda da ATK kusur raporu gibi davalı sürücü tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza mahkemesinde alınan ilk bilirkişi raporunda; davalı sürücü kusursuz olarak tespit edilmiş ise de hükme esas ATK kusur raporunda; her iki rapor arasındaki çelişki giderilerek davalı sürücünün tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta  kazanın oluş şekli, ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile yetinilmesi ile, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.  Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı  da yerinde değildir.  KTK'nın 88. maddesindeki \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\" düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 61. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51.) maddesindeki \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"  düzenlemesine göre de, zarar  gören 3. kişi konumunda  olan davacı zararın tamamını, isterse sorumluların hepsinden isterse bir kısmından isteyebilir. Bu nedenle zararın aracın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Koop. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.083,95‬ TL harçtan peşin alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 827,78 TL harcın davalı .... Koop.'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b4f6072ae926cb71","SID":"ce95d91187863d04"}}