{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/367 <br>KARAR NO: 2024/1155<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 24/11/2021<br>NUMARASI: 2018/934 Esas - 2021/953 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilleri ... ve ...'in oğlu ...'in bisikleti ile kaldırım üzerinde seyir halinde iken 29/08/2018 tarihinde ...sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu ...'in vefat ettiğini, kaza tarihinde 16 yaşında olduğunu, eğitiminin uzun bir sürecini tamamlayamadığını, yakın tarihten sonra çalışarak ailesine bakma amacı güttüğünü, ancak kaza ile gerçekleşen ölüm neticesinde bu beklentinin imkansız hale geldiğini, müvekkillerinin duyduğu manevi acının yanı sıra maddi bir kayıpta yaşandığını, davalı sigorta şirketinin destekten yoksun kalma tazminatı dışında cenaze giderlerininden sorumlu olduğunu, defin masrafları da sigorta kapsamına girdiğinden bu masrafların davalı sigorta şirketinden poliçe teminatı kapsamıyla tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin mal varlığının olmadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere müvekkilleri için ayrı ayrı 10.00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 10,00- TL defin giderinin kaza tarihinden itibaren uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Yetkiye  itiraz ederek yetkili mahkemenin davalının dava açılırken yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında bir sözleşme olmadığından olayın haksız fiile dayandığından davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde değil Asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, poliçedeki şahıs başına teminat limitinin. de 360.000 TL olduğu ve bu tutarında müvekkilin sorumluluğunun üst sınırı olduğunu, gerçekleşen kaza tespit tutanağında müteveffa meydana gelen kazada kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, SGK'dan ödeme alınıp alınmadığı araştırılması gerektiğini, hesaplamanın 22 yaşından itibaren yapılması gerektiğini, asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, aktüeryal hesaplama yapılmasının zorunlu olduğunu, davacının avans faizi talep ettiğini,  sigortalı aracın kullanım tarzının hususi olduğunu, alacağın haksız fiilden doğup zarar görenle arada sözleşme ilişkisi bulunmadığından istenebilecek faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek davanın ve usul  kusur yönünden yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu esastan reddine karar verilmesine talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 86.106,74 TL'nin 01/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... yönünden davanın kabulü ile, 147.725,38 TL'nin 01/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Defin gideri yönünden davanın kabulü ile 10,00-TL'nin 01/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine\" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı ... Sigorta  A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazaya sebebiyet veren sürücünün,  dosya kapsamında alınan 08.07.2020 Tarihli ATK raporunda  müteveffaya atfedilen %30 luk kusurun kabulünün mümkün olmadığını, dava dışı sürücü ...'un, huzurdaki davaya sebep teşkil eden kazanın meydana gelişinde asli ve %100 kusurlu olduğunu, maddi tazminat yönünden gelecek döneme ilişkin yeniden hesaplama yapılmasının gerektiğini,  raporda ki gibi 2021 yılına ilişkin olan asgari ücrete %10 artış yapılarak hesaplama yapılmasının kabulü halinde takdir hüküm davacı müvekkilinin aleyhine sonuç olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta  A.Ş  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında yerel mahkeme tarafından alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, ATK tarafından tespit edilen kusur oranlarının genel şartlara aykırı olduğunu, ATK tarafından tanzim edilen raporun hukuka ve hakkaniyete aykırı sonuçlara sebebiyet vermesi nedeniyle  hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, hüküme esas alınan raporda hesaplama TRH 2010 Yaşam Tablosu  prograsif rant sistemine göre yapıldığını  ancak TRH Yaşam Tabolu üzerinden %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda destek payları hatalı hesaplanmış olması nedeni ile hakkaniyete aykırı sonuçlara sebebiyet verecek nitelikteki raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, karara dayanak raporda muhtemel yetiştirme giderinin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporunda gelir hesaplamasının da  hatalı yapıldığını, müvekkili temerrüde düşmediğinden kendileri aleyhine hüküm kurulsa dahi faiz işletilmemesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece aldırılan 03/07/2019 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda  dava dışı sigortalı aracı kullanan  sürücü ...'un  % 50 destek ...'in % 50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu rapora itiraz üzerine mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'inden aldırılan kusur bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı aracı kullanan  sürücü ...'un  % 30 destek ...'in % 70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kusur raporları arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için alınan İTÜ bilirkişi heyetinden aldırılan bilirkişi raporunda,dava dışı sigortalı aracı kullanan  sürücü ...'un  % 30 destek ...'in % 70 oranında kusurlu olduğu olduğu tespit edilmiştir.  Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan İTÜ kusur bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kusur raporun gerekçeli, denetime elverişli, bilimsel tekniklere göre hazırlanmış olması ve olayın oluşuna uygun düşmesine ve çelişkiyi gidermesine göre İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde değildir.  Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunun rapor tarihindeki güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması nedeni ile karar ve istinaf aşamasında güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasına ilişkin davacı istinaf yerinde değildir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, aktüerya bilirkişi raporunun denetime elverişli, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatları doğrultusunda düzenlenmiş olduğu nedenle  davalı sigorta şirketinin aktüerya raporuna değinen istinaf talebi yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacılar vekili ile davalı ... Sigorta  A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekili ile davalı ... Sigorta  A.Ş vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-a-Davacılar lehine adli yardım kararı olmakla istinaf başvurusu sırasında harç yatırılmadığı anlaşıldığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 15.973,07 TL harçtan peşin alınan 4.000,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.973,07 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8ccb6bb72f31c35","SID":"863975181cf09dbd"}}