{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                    T.C.<br>               SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t\t: ...<br>KARAR NO\t\t\t: ...<br><br>\t\t\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\t\t      İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t\t: ...<br>ÜYE\t\t\t: ...<br>ÜYE\t\t\t: ...<br>KATİP\t\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t\t: 2024/283 Esas<br><br>DAVACILAR\t\t\t: ...\t\t\t  <br>VEKİLİ\t\t\t: ... <br>DAVALI\t\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t\t: Menfi Tespit <br><br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>\tDava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında ödeme aracı olarak davalı şirket emrine keşide edilen 30/06/2024 tarih ve 300.000-TL bedelli çek ile 31/07/2024 tarih ve 300.000-TL çekin davalının ifa yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sebebiyle bedelsiz kaldığını ve bu durumun davalı şirket tarafından da kabul edilip davadan önceki zorunlu arabuluculuk görüşmeleri sırasında tutanağa geçirildiğini, fakat davalı şirketin çekleri üçüncü kişiye cirolamış olması sebebiyle iade edemediğini beyanla, davalıya mezkur çekler sebebiyle borçlu olunmadığının tespitini ve çeklerin ibrazda ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tİlk derece Mahkemesi tarafından  yapılan yargılama neticesinde davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.  <br><br>\tİSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tİstinaf başvurusunda bulunan davacılar vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne dair yeniden karar verilmesi isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.<br><br>\tDELİLLER \t\t:<br>\tTüm dosya kapsamı.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>\tTalep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>\tGeçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.<br>\tHMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>\tÖte yandan HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden taraf, talep dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>\tBu itibarla, menfi tespit davasının ve ihtiyati tedbir talebinin konusunu oluşturan çekler kambiyo senedi vasfında olup TTK'nın 818. maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 687. maddesine göre, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Ödeme aracı olan ve tedavül kabiliyeti bulunan çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilerin eline geçmiş olma ihtimali bulunmakta olup davanın tarafı olmayan iyi niyetli üçüncü kişileri bağlar nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden yerel mahkemece çeklerin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE,<br>\t2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine,<br>\tDair, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/04/2024<br><br>\tBaşkan...\t\tÜye...\t\tÜye...\t\tKatip..<br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 25/04/2024<br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4789d5c816eca3fe","SID":"398b815a37c3360e"}}