{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>                  T.C.<br>               SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t\t: 2024/638 <br>KARAR NO\t\t\t: 2024/838<br><br>\t\t\t\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t     \t\t                             İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t\t: ...<br>ÜYE\t\t\t: ...<br>ÜYE\t\t\t: ...<br>KATİP\t\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t\t: 15/02/2024<br>NUMARASI\t\t\t: 2022/1344 Esas-2024/179 Karar<br><br>DAVACI\t\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t\t: ...<br>DAVALI\t\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t\t: Tazminat <br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...adına kayıtlı, ... sevk ve idaresinde bulunan... plakalı aracın, 06.06.2021 tarihinde müvekkili idaresindeki ...plakalı motosiklete çarparak yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebep olduğunu,  kaza sonrasında düzenlenen tespit tutanağında ...plaklı araç  sürücüsü .. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/J maddesinde düzenlenen, manevraları düzenleyen genel şartlara uyma kuralını ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, ceza yargılaması sürecinde düzenlenen bilirkişi raporunda da Hami TAKIŞIK'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/J maddesini ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun belirtildiğini,  Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 31.01.2022 tarihli raporda ...kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesine dava dışı sigortalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğinin açıkça ortada olduğunu, kazadan yaklaşık  bir yıl geçmesine rağmen müvekkilinin yüzündeki yara izlerinin geçmediğini beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik HMK 107/1 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak 06.06.2021 tarihli trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan ve iyileşme süresince tam iş göremez durumda olan müvekkili için 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın poliçe teminat limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tazmini ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini Mahkememizden talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>\tDavalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminat kapsamı ile sınırlı olduğunu, adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, davacının maluliyetinin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun adli tıp kurumu tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, geçici bakıcı, tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, sürekli bakıcı gideri taleplerinin sürekli sakatlık teminatında olduğunu, davacının söz konusu olaydan dolayı sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, tazminattan indirim gerektiren hususlarda araştırılma yapılmasını, kabul anlamına gelmemekle hesaplanacak olan zarardan emniyet kemeri takmama sebebiyle %20 müterafık kusur indirimi yapılmasını, davacının emniyet kemeri takılı olmadığından ve bu durum zararın artmasına sebebiyet verdiğinden hesaplanan zarardan indirim yapılması gerektiğini, davacının resmi geliri çerçevesinde hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.  <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tİlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.  <br><br>\tİSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tİstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesine özetle; yerel mahkemece, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, hakkaniyete ve hukuka aykırı bir şekilde ret kararı verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>\tDELİLLER \t\t:<br>\tTüm dosya kapsamı.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tİstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, davacı vekili, davalıya sigortalı aracın müvekkillinin kullandığı motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararının tazmini istemiş olup yerel mahkemece, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. <br>\t Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tMotorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; Yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.<br>\tYönetmelik'in 8inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda Yönetmelik'in EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmelik'in amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK'nın 54 üncü maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının  belirlenerek  buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.(Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2023/3420 Esas,  2023/10672Karar sayılı ilamı)<br>\tSomut olayda, davacının kaza tarihinde 15 yaşında olduğu, maluliyete ilişkin...Üniversitesi Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda ..sistemine göre net maluliyet oranı ile ilgili hesaplama yapmanın mümkün olmadığı belirtilerek maluliyet oranı hesaplaması için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in kullanıldığı, anılan raporda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.<br>\tBu itibarla, hükme esas alınan maluliyete ilişkin raporda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin kullanılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalışmaması sebebi ile mahrum kaldığı bir kazançtan bahsedilemeyeceğinden kazanç kaybı zararının tazminine ilişkin geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan REDDİNE,<br>\t2.Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü'nce taraflara tebliğine,<br>\tDair, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/05/2024<br>\t<br>\tBaşkan..\t\tÜye...\t\tÜye...\t\tKatip..<br><br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 02/05/2024<br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4bf2e5994c63e62","SID":"814fcecdf9a090c0"}}