{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                     T.C<br>                 SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t\t: 2024/637 <br>KARAR NO\t\t\t: 2024/811<br><br>\t\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\t      İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t\t: ...<br>ÜYE\t\t\t: ...<br>ÜYE\t\t\t: ...<br>KATİP\t\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/1276 Esas-2024/249 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br><br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında yapılan sözleşme neticesinde bahse konu binanın yapımının tamamlanmayan kısmının ruhsat işlemlerinin sonuçsuz kalmış olmasından dolayı mühürlendiğini, bu nedenle işin tamamlanamadığını, bu hususta davalı taraflar müvekkilinin elde olmayan sebeplerle işin yapılamadığından kendi aralarında mevcut yere hafriyat işlerinin yapılması için haricen sözlü olarak anlaştıklarını ancak davlı tarafın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek aralarındaki imzalanan sözleşmeye aykırı davrandığını ve kalan borcu da ödemediğinden bahisle davalı hakkında ...İcra Müdürlüğünün ....esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemelerin Tüketici Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ... ile davalı ....arasında müvekkiline ait evin iç ve dış cephe tadilat, onarım ve bir takım yenileme işlerinin yapımı için 2022 yılı Ağustos ayı sonunda tamamlanmak üzere 25/03/2022 tarihinde sözleşme yapılmak suretiyle anlaşıldığını, müvekkilinin davacı tarafından zamanında tamamlanmayan ve hiç yapımına başlanmayan işler sebebiyle evine taşınmakta geciktiğini, hem maddi hem manevi zarara uğradığını, davacı tarafın yıllardır ticaretle uğraşmakta olduğunu sırada bir tacirin bilmesi gereken hususları bilmediğini ve uzmanlık alanı olmadığı hususundaki beyanlarının kesinlikle gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tİlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın usulden reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>\tİSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tİstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, gerekli araştırma yapılmadan ve başka mahkemeden muhabere yolu ile gönderilen tutanak aslı beklenmeden arabuluculuk son tutanağı aslının sunulmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. <br><br>\tDELİLLER \t\t:<br>\tTüm dosya kapsamı.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalı hakkında ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının borca  itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>\tYerel mahkemece, dava dilekçesi ekinde fotokopi arabuluculuk tutanak örneğinin sunulduğu, davacı vekiline anılan Yasa gereği arabuluculuk tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylı suretinin sunulması için verilen 1 haftalık kesin süre içinde arabuluculuk tutanak aslı yahut onaylı örneği dosyaya ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.<br> \t18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 Sayılı Kanun'un  20. maddesi ile  6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. \" düzenlemesi getirilmiştir.<br>\tAyrıca, 6325 Sayılı HUAK'na \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile  18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>\tBu düzenlemelere göre, 01/01/2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurulup, anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. <br>E-İmza Türk Hukukunda 15/01/2004 tarihli 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu ile düzenlenerek ticaret,dolayısıyla hukuk alanında uygulanmaya başlanılmıştır.5070 Sayılı Kanunun 4 Maddesinde;''Güvenli Elektronik İmza''nın tarifi yapılmıştır. <br>\t5070 Sayılı Kanunun 5 Maddesi;''Güvenli Elektronik İmza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur. Kanunların resmi şekle veya özel bir meresime tabi tuttuğu hukuki işlemler ile banka teminat mektupları dışındaki teminat sözleşmeleri,güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemez,'' demek suretiyle elektronik imza kullanılamayacak işlemlere dair özel kanunlara atıfta bulunulmuştur. <br>\t6325 Sayılı Arabuluculuk kanunun da son tutanağın elektronik imzalı olarak oluşturulamayacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır.<br>\tSomut olayda, uyuşmazlık konusunun bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, davanın 27/10/2023 tarihinde davacı vekilince Uyap üzerinden açıldığı, davacının davadan önce TTK'nın 5/A ve 6325 Sayılı Yasanın 18-A maddesi gereğince arabuluculuk için müracaat ettiği ve 20/03/2023 tarihinde arabulucu tarafından anlaşmamaya dayalı arabuluculuk son tutanağı düzenlediği, davacı tarafından Uyap sistemi üzerinden açılan dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulduğu, yerel mahkemece davacı tarafa arabuluculuk son tutanağının aslının yada arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini  sunması için kesin süre verilmişse de  davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan arabulucuk son tutanağının e-imzalı haline Uyap sistemi üzerinden ulaşmanın mümkün olduğu, Uyap sistemi üzerinden dosyaya eklenmiş arabuluculuğa ilişkin dosyada arabulucunun e-imzası bulunan son tutanağın bulunduğu anlaşılmış olup  yerel mahkemece arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirildiği gözetilerek yargılmaya devam edip toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, Uyap kayıtları dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile dava şartının yerine getirilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1.Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile,<br>\tSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1276 Esas, 2024/249 Karar sayılı ve 29/02/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,<br>\t2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde başvurana iadesine,    <br>\tDair, HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/05/2024<br><br>\tBaşkan...\t\tÜye...\t\tÜye...\t\tKatip...<br><br> <br><br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 03/05/2024<br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7c114f31bfe686d","SID":"5a4fb41bb5a30929"}}