{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                   T.C<br>                SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/588 <br>KARAR NO\t: 2024/810<br><br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>    \t      \t        İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/652 Esas-2024/154 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t:...<br>DAVALI\t\t: ...\t <br>VEKİLİ\t\t: ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Sigorta <br><br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekilinin dava dilekçesi ile özetle; müvekkili davacıya ait ... plakalı araca, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ...plakalı aracın çarpması şeklinde gerçekleşen 13.09.2022 tarihli trafik kazasında, davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve buna bağlı olarak değer kaybettiğini, ayrıca onarımı süresince aracın kullanılamadığını ve otopark masrafı oluştuğunu, ekspertiz için ücret ödenmek mecburiyetinde kalındığını, oluşan zarardan .... plakalı araç maliki davalı ...de sorumlu olduğunu, zararın tazmini için sigorta şirketine müracaat edildiğini fakat sonuç alınamadığını, böyle olunca davacının aracı kendi imkanları ile tamir ettirdiğini beyanla, talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20-TL hasar ve 20-TL değer kaybı zararının davalılardan, 20-TL araç mahrumiyet zararı ile 20-TL otopark masrafının ve ayrıca 590-TL ekspertiz ücretinin davalı.... kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesi ile özetle; ...plakalı aracın davalıya 10.08.2022-2023 vade tarihli ZMMS ile sigortalandığını fakat sigortacının sorumluluğunun sigortalısının kusur oranı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, kusur ve hasar ile değer kaybı konusunda tahkikat yürütülmesi ve rapor aldırılması, ayrıca zararın iskonto uygulanarak ve KDV olmadan hesaplanması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirttiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ... dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tİlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>\tİSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tİstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı bir şekilde ret kararı verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.<br><br>\tDELİLLER \t\t:<br>\tTüm dosya kapsamı.<br><br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>\tYerel mahkemece, davacının delil avansını kesin süreye ve ihtara rağmen müteakip duruşma tarihine kadar yatırmadığı ve celse atlanmasına sebebiyet verdiği, davacının bilirkişi raporu alınmasına yönelik delil ikamesinden vazgeçmiş sayıldığı ve  mevcut delil durumuna göre davacının davası ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br> \t6100 sayılı HMK’nun  324. maddesinde ise taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda oldukları, tarafların birlikte aynı delilin ikamesini talep etmiş olmaları halinde gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri ve taraflardan birisinin avans yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği ve aksi hâlde, talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir.<br>\t03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 45. maddesinde, “(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça   çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3) Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar  birlikte aynı  delilin  ikamesini talep  etmişlerse, gereken  gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (5) Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön inceleme aşaması veya tahkikatın başında karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur. Anılan maddede gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrası ile 4 ve 5. fıkraları arasında uyum bulunmadığından, HMK’nın 324. maddesi gözetilerek, Yönetmeliğin 45. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının öncelikle uygulanması gerekmektedir (Pekcanıtez, Hakan/ Atalay, Oğuz/ Özekez, Muhammet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku 13. Bası s. 880).<br>\tDelil avansına yönelik ara kararında  mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmesi ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta ise mahkemece delil ikamesi için gereken masrafın yatırılması amacıyla16/10/2023 tarihli duruşmanın 2 numaralı bendinde,\"...Dosyada mevcut avans tebligat masrafları için kullanılacağından, 4.000-TL delil avansının davacı vekilince 2 haftalık kesin süre içinde mahkememiz veznesine yatırılmasına, aksi halde HMK m. 324 gereğince bu yöne ilişkin delil ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve mevcut deliller üzerinden değerlendirme yapılıp sonuca gidileceğinin ihtarına,\" karar verilmiş ve davacı vekiline duruşmada ihtarat yapıldığı, davacı tarafça verilen kesin süre geçirildikten sonra 12/02/2024 tarihinde delil avansının yatırıldığı anlaşılmaktadır. <br>\tBu itibarla, yerel mahkemece 16/10/2023 tarihli celsede dosyada mevcut avansın tebligat masraflarında kullanılacağı belirtilerek delil avansı mahiyetinde olan 4.000,00-TL bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin süre verilmişse de, dosyada mevcut avansın ne kadar olduğu ve bu miktarın ne şekilde kullanılacağına ilişkin bir açıklık bulunmadığı anlaşılmakla  davacı vekiline, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklandığı bir ara kararla usulüne uygun kesin süre verilerek, eksik avans yatırılmadığı takdirde davacının bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği yönünde usulüne uygun ihtarat yapılması gerekirken  yazılı olduğu biçimde davanın reddine yönelik eksik inceleme ile hüküm kurulması  doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1.Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile,<br>\tSamsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/652 Esas, 2024/154 Karar sayılı ve 12/02/2024 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine,<br>\t2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi Yazı İşleri Müdürünce başvurana iadesine,    <br>\tDair, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/05/2024<br><br>\tBaşkan...\t\tÜye...\t\tÜye...\t\tKatip...<br><br> <br><br><br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 02/05/2024<br>  Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"601a1535d03b6858","SID":"46922b46dcb40cad"}}