{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/42 <br>KARAR NO: 2024/907<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/277 <br>KARAR NO: 2023/740<br>KARAR TARİHİ: 27/09/2023<br>DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması ve İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu iş sahibi ... A.Ş., müteahhit ... A.Ş. ve müvekkili arasında 04.11.2011 tarihli “Ebru Regülatörü ve Hes İnşaatı Sözleşmesi imzalandığını, işin teslim süresinin 12 ay olduğu, dava dışı ... A.Ş. ile davalı arasındaki sözleşmenin yüklenici sözleşmesi, davacı ile müteahhit ... A.Ş. arasındaki sözleşmenin alt yüklenicilik sözleşmesi olduğunu, davacının alt yüklenicilik sözleşmesi gereği 21/11/2011 tarihli ve ... nolu 1.448.000,00 TL bedelli teminat mektubunu ve 14/11/2014 tarihli ve ... nolu 586.000,00 TL bedelli teminat mektubunu sözleşmenin kesin teminatı olarak müteahhit ... A.Ş.'ye verdiğini, harici nedenlerle ve müteahhit ... A.Ş.'nin hakediş ödemelerini zamanında yapmaması nedeniyle işin tesliminde gecikme ve aksamalar olduğunu, ana sözleşmeye ek protokoller imzalandığını, anahtar teslimi usulüne göre sözleşmenin ek protokol ile 04.03.2014 tarihinden itibaren birim fiyat usulüne çevrildiğini, harici nedenlerle gecikme olsa da, müvekkilinin taahhüdündeki işi tamamladığını ve teslime hazır hale getirdiğini, ancak müteahhit ... A.Ş.'nin işte eksiklikler bulduğundan bahisle hakediş ödemelerini yapmadığını ve işi teslim almaktan kaçındığını, davalını, işin idare nezdinde geçici kabulünü 22/07/2016 tarihinde kendisinin yaptığını, ayrıca işin kesin kabulünün idare nezdinde de yapıldığını, davalı ... A.Ş.'nin, müvekkilinin kabul işlemlerini yapmaktan imtina ettiğini, hem 1.264.043,43 TL hakediş alacağını ödemediğini ve hem de kesin teminat mektuplarını geri vermediğini, 09/09/2016 tarihinde müteahhit ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin birleştiğini, nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin temerrüt tarihinden itibaren avans oranındaki temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tanzimi için davalı aleyhine açılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı iflas takibine davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, işin gecikmesinin müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerden dolayı uzadığını, teminat mektubunda teminat altına alınan riskin gerçekleşmediğini, davacının teminat mektuplarının nakde çevrilmesine gerekçe teşkil edecek herhangi bir muaccel ve ihtar edilmiş borcu olmadığını, teminat mektuplarının tüzel kişiliği sona eren ve hak ve fiili ehliyeti olmayan “... A.Ş.\" tarafından yetkisiz ve usulsüz şekilde paraya çevrildiğini, bu nedenlerle İİK m. 257 hükmü gereğince, davalı borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, aksi halde uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı iflas takibine yaptığı itirazın kaldırılmasına ve davalının iflasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ediminde makul kabul edilemeyecek derecede gecikmesi ve kusuru ile pek çok hatalı iş meydana getirmesi sebebi ile 2015 yılında müvekkili için sözleşmenin sürdürülemeyecek hale geldiğini, davacının ikrar ettiği üzere 12/04/2016 tarihli geçici kabul tutanağı alınırken, davacının çoktan sahayı terk ettiğini ve müvekkilinin farklı muhataplarla çalışmaya başladığını, iş bu davanın 16/04/2021 tarihinde açıldığını, İcra İflas Kanunu madde 156 uyarınca itirazın kaldırılması ve iflas isteminin 1 yıllık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın öncelikle hak düşürücü süre geçtiğinden usulen reddinin gerektiğini, davacı şirketin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyi ihmal ettiğini, eksik ve hatalı ifada bulunduğunu, bu kapsamda davacının müvekkil şirketten alacaklı olmadığı gibi, esasen müvekkili şirketin zarara uğradığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 26. maddesinde de işin davacıdan kaynaklanan sebeplerle gecikmesi halinde de günlük götürü bedelin %0,075'i oranında gecikme cezası ödeneceğinin düzenlendiğini, her halükarda gecikme yaşanan gün sayısının 90 günü geçmesi durumunda müvekkili şirketin sözleşmeyi tek taraflı fesih ve başka bir şirketle işi devam ettirme hakkı bulunduğunu, davacı tarafından usulsüz olarak paraya çevrildiği iddia edilen teminat mektuplarının ise sözleşmenin 25. maddesinde düzenlendiğini, bu kapsamda davacının müvekkili şirkete imza tarihinde sözleşme bedelinin %6'sı tutarında, yani 2.034.000,00 TL bedelli, 3 yıl süreli ve kesin / koşulsuz teminat mektubu vermeyi kabul ettiğini,bu mektubun davacı şirkete iade edilmesinin koşullarının ise yine aynı maddenin son bendinde belirlendiğini, sözleşmeye göre teminat mektubunun %50'sinin geçici kabulden sonra, kalan %50'sinin kesin kabulde, eksik ve kusur olmaması halinde ve Sosyal Sigortalar Kurumu Müfettişliğince tanzim edilen Kayıt İnceleme Tutanağının getirilmesinden sonra davacı şirkete iade edileceğinin yazıldığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflar arasında 13/06/2013 ve 04/03/2014 tarihlerinde iki adet ek protokol yapıldığını ve 28/02/2015 tarihli toplantıda alınan kararların tutanak altına alınarak imzalandığını, aynı zamanda taraflar arasında ihtarname de keşide edildiğini, ancak davacının iddia ettiği gibi kendisine ek süre verilmemiş ya da davacıdan kaynaklanmayan durumlar göz önünde bulundurulmamış olmadığını, aksine 04/11/2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre 12 ay olarak belirlenen iş teslim süresinin 2015 senesinde dahi bitirilmediğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere eksik yapılan imalatlar sebebiyle 984.459,68 TL, kusurlu imalatlar sebebiyle 2.883.164,22 TL olmak üzere toplamda 3.867.623,90 TL zarar hesaplandığını, davacının 17/02/1015 tarihli ihtarnamesinde projenin %99'unun tamamlandığını belirttiğini, ancak ihtarnamenin gerçeği yansıtmadığının, davacı ile 28/02/2015 tarihinde yapılan toplantıda alınan kararlardan anlaşıldığı üzere, işin bitim tarihinin 15/04/2015 tarihi olduğunu, ancak, hava muhalefeti sebebiyle proje yapımına 17 gün ara verildiğini, projenin tamamlanma tarihi olarak 02/05/2015 tarihinin belirlendiğini, projenin yapımı sırasında meydana gelen eksiklikler sebebiyle projenin Kastamonu İl Özel İdaresinin 11/04/2015 tarih ve ... - ... sayılı yazısı ile durdurulmasına karar verdiğini, şu halde toplam 90 gün geciktiğini, sözleşmeye göre 90 günlük gecikme cezasının 2.288.250,00 TL'ye denk geldiğini, davalı şirketin cezai şart dahil olmak üzere davacıdan toplam 6.155.873,90 TL alacağı bulunduğunu ve toplamı 2.034.000,00 TL yapan iki teminat mektubunu bozdurup alacağının bir kısmını bu şekilde tahsil ettiğini, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak kaydıyla, davacıdan alacağı bulunmakta iken işbu dava ile karşılaşmasının tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının şantiyeyi terk ettiği iddia edilen tarih ve DSİ ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ... Elektik ile geçici kabul yaptığı tarihler değerlendirildiğinde dahi davacı şirketin eksik ve hatalı ifada bulunduğunun anlaşılacağını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Ebru 1. Ünite için Temmuz 2016 tarihi itibariyle kısmi geçici kabul, Ebru 2, Ünite için Temmuz 2017 tarihi itibariyle kabul düzenlediğini, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacı şirketin şantiyeyi bıraktığı tarih ile geçici kabuller arasında neredeyse 2 sene süre geçtiğinin görüldüğünü, bu nedenlerle öncelikle süresinde olmayan davanın reddini, davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından davanın tümden reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin Davalı Müteahhit ... Taahhüt A.Ş. tarafından haklı nedenlerle fesih edilmiş olması halinde Teminatın nakde çevrilerek irat kaydedilmesi mümkün iken bunun feshedilmediği, bunun yerine haksız olarak ceza uygulaması yoluna gidildiği görülmektedir. Sözleşmenin 10.6, 16.3, 23, 23.3 ve 23.4 Maddelerindeki Teminat Mektuplarının paraya çevrilmesi fesih koşuluna bağlandığından ve taraflar arasındaki sözleşme de feshedilmediğinden, teminat mektuplarının 20/12/2016 tarihinde paraya çevrilmesi sözleşmeye aykırılık teşkil etmektedir.Bu nedenlerle, İşin Geçici Kabulünün 06/06/2016 tarihinde yapılmış olduğu ve Sözleşmeye göre İş'in Kesin Kabulü' nün 3 ay içinde yapılmış olması gerektiği, Davacının 01.08.2016 tarihi itibariyle SGK borcunun bulunmadığına ilişkin yazıyı ibraz etmiş olması ve sözleşme feshi de olmadığından Davacının Teminat Mektuplarının kendisine iadesi talebinde haklı olduğu, Davalı Müteahhit ... Taahhüt A.Ş.'nin yasal dayanağı olmadan Teminat Mektuplarını nakde dönüştürmüş - olduğu, nakde dönüştürülmüş - olan 2.034.000,00 TL'nin nakde dönüştürme tarihi olan 20/12/2016 tarihinden itibaren Davacı ... Ticaret Ltd. Şti.'ne avans faizi ile birlikte geri ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nüğn ... Esas sayılı dosyasında itirazının kaldırılmasına karar verilerek, İİK'nun 166. Maddesine göre ilamlar yapılmıştır. Mahkememizce; Bilirkişi heyetinden iflas davasına konu alacak tutarı ile ilgili icra takibine konu teminat mektupları toplamı olan 2.034.000,00 TL. asıl alacağa talep gibi 08/01/2017 tarihinden bugünkü duruşmada belirlenecek olan bir sonraki duruşma tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi hesabının tüm icra harç, gider masrafları ve vekalet ücreti tutarı ile birlikte yapılması ve buna göre depo emrine esas alacak tutarının belirlenmesi için yeniden rapor alınmıştır. Son duruşma tarihine göre depo tutarı hesaplandıktan sonra mahkememizce 05/09/2023 tarihinde ara karar oluşturulmak sureti ile davalı tarafa belirlenen; teminat mektupları toplamı 2.034.000,00 TL., 08/01/2017 tarihinden 27/09/2023 tarihine kadar avans faizi 1.973.495,47 TL., başvurma harcı 54,40 TL., masraf 15,60 TL., tahsil harcı 133.678,44 TL., vekalet ücreti 239.139,63 TL. olmak üzere toplam 4.380.383,53 TL. depo emri tutarını yatırması için ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiştir.Davacı vekili celse arasında sunmuş olduğu 15/09/2023 tarihli dilekçesi ile; davalıya gönderilen depo emri üzerine davalı tarafın depo emrinde belirtilen 4.380.383,53 TL'yi dosyaya yatırdığını ve depo tutarının kendilerine ödenmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı tarafın 15/09/2023 tarihinde mahkememizce karar verilen 4.380.383,53 TL depo emri tutarını mahkememiz veznesine yatırdığı anlaşılmıştır.İtirazın kaldırılması ve iflas talepli bu davada takibe konu alacak ile ilgili hesaplanan depo tutarı borçlu tarafından ödenmiş olmakla iflas davasının konusunun kalmadığı anlaşılmakla 1-İtirazın kaldırılması ve iflas davasında davalı tarafından depo emri tutarı yasal sürede yatırılmış olmakla konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, somut olayda belge üzerinden inceleme yapılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, teknik konularda ilgili olarak tamamen belgeler üzerinde yapılan incelemelere dayanan ve hatalı değerlendirmeler içeren tek bir heyetten alınan bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulmasının hatalı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve protokoller birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin herhangi bir dava açma ve sözleşmeyi feshetme zorunluluğu bulunmadan, eksik ve kusurlu işler bakımından yapılan yüklenicinin sözleşme kapsamında olup da kendi ekiplerinde yapmak veya başkasına yaptırmak zorunda kaldığı işlerden dolayı doğan zararları taşeronun alacağından ve teminatından kesebileceği, gecikmesi halinde cezai şart talep edebileceği ve teminat mektubunun da taşeronun sözleşme kapsamındaki tüm edimlerinin garantisi olarak verildiğinin açıkça ortada olduğu, sözleşmenin 23. maddesinin fesih ile ilgili olduğu ancak diğer maddeler incelendiğinde teminat mektubunun paraya çevrilmesi için mutlaka sözleşmenin feshedilmesinin gerekli olmadığı, sözleşmenin bir bütün halinde mahkemece incelenmediği, teminat mektubunun davalının alacağını garanti altına almak için verildiği, mektuplarının bozulmasından önce dava açılmamasının davalının zararını tahsil etme çalışmasında haksız bir gerekçe teşkil etmeyeceği, davalının sözleşme uyarınca doğan cezai şart hakkı da bulunduğu konusunda bir değerlendirme yapılmamasını uyuşmazlığın çıkış noktasının yanlış değerlendirildiğini açıkça ortaya koyduğunu, işin teslim süresinin hatalı değerlendirildiği, davalı lehine olan delillerin incelenmediği, davalının zarar kalemlerinin hesaplanmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğu ve denetime elverişli olmadığı, itirazının karşılanmasına yönelik yeni bir heyete dosyanın tebliğine karar verilmesi yönündeki taleplerinin reddine karar verildiği, yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere denetime elverişli bulunmayan rapora dayanılarak hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, depo emrini yerine getirildiğinden bahisle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de davanın esası hakkında reddine karar verilmesi gerektiği ve iş bu nedenle davanın öncelikle usulden, sonra esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, İİK'nin 154 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takip sonucu, borçlunun icra takibine itirazı nedeniyle açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır.İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında; davacı tarafından, davalı aleyhine, 08.01.2017 tarihli haksız olarak nakde çevrildiği belirtilen 21.11.2011 tarih ve ... numaralı 1.448.000,00 TL bedeli ve 14.11.2014 tarih ve ... numaralı 586.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının nakde çevrilmesinden dolayı oluşan toplam bedelin reeskont faiziyle birlikte borçludan tahsili aksi halde borcun iflasına karar verilmesi talebiyle 2.034.000,00 TL asıl alacak+903.987,62 TL faiz olmak üzere toplam 2.937.987,62 TL alacağın iflas yoluyla takip başlatılmış, davalı vekilinin itirazı üzerine takip durmuştur.Somut olayda, iflas yolu ile adi takipte ödeme emri borçluya 29/01/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 16/04/2021 tarihinde açılmıştır. ... A.Ş., Ebru HES Projesi İnşaatı Sözleşmesi'nin incelenmesinde; iş bu sözleşmenin ... A.Ş. ile ... Şti. arasında ''Ebru regülatörü ve HES'' projesi kapsamındaki inşaat işlerinin sözleşmede belirtilen şart ve esaslar dahilinde yapımı amacıyla imzalandığı belirtilmiştir. Sözleşmenin ''TANIMLAR'' başlıklı maddesinde dava dışı ... A.Ş.'nin işveren, ... A.Ş.'nin müteahhit ve ... Şti.'nin ise taşeron olarak yer aldığı anlaşılmaktadır.Sözleşme konusunun, taşeron tarafından sözleşme hükümlerini ve sözleşme ekinde yer alan şartnamelere ve uygulama projelerine uygun olarak ''Ebru regülatörü ve HES'' projesine ait Elmalı çayı üzerinde Ebru 1 regülatörü, Keşlik Çayı üzerinde Ebru 2 regülatörü, Ebru 1 biriktirme havuzu, Ebru 1 iletişim kanalı, Ebru 1 iletim tüneli, Ebru 1 iletim borusu ... kaplama betonu, sabit ve kayıcı mesnet betonları, tüm inşaat sürecinde ihtiyaç duyulacak daimi işletme ulaşım yolları, santral binası ve kuyruksuyu kanalı yapımı işi ve fakat bununla sınırlı olmamak üzere iş bu sözleşme kapsamında yer alan şartnamede tanımlanan uygulama projelerinde gösterilen tüm işlerin tam ve amaca uygun olarak ifa edilmesine yönelik olduğu belirtilmektedir. İş için gerekli yolların yapımı ve iş süresi boyunca bakımı taşeron kapsamında olup resmi kurumlar tarafından özel bir standart talep edildiği takdirde iş bu iş için oluşacak maliyetin ayrıca tarafların karşılıklı görüşülmesiyle sonuçlandırılacağı, işin yapımı sırasında işin bünyesine giren her türlü malzeme ve nakliye ile işçilik ve işi yapmak ve gerektiğinde test etmek için gereken her türlü makine, ekipman ve el aletinin taşeronun kapsamında olduğu kararlaştırılmıştır.04.11.2011 imza tarihli sözleşmenin teminat mektuplarının paraya çevrilmesi ile ilgili düzenlenen maddeleri aşağıda belirtilmektedir. 4: İŞİN FİYATI İşin fiyatı 33.900.00 TL götürü bedeldir. Katma değer vergisi (KDV )hariçtir. 5.18: TAŞERON, hata, ihmal, hile ve kusurundan kaynaklanan gerek MÜTEAHHİT ve personeline karşı gerekse 3. kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni tüm doğrudan ve dolaylı zarar ve ziyanlardan sorumlu olup , anılan sebeplerden kaynaklanan bir zarar ve ziyanın ortaya çıkması halinde, MÜTEAHHİT in ilk yazılı talebinde, derhal zarar ziyan tazmin edeceğini, TAŞERON'un bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde MÜTEAHHİT in söz konusu zarar ve ziyanlar için gerek kesin teminatı bu gerekse ek kesin teminatı paraya çevirmek hakkına sahip olduğunu, MÜTEAHHİT tarafından verilen süre içerisinde TAŞERON tarafından ödenmeyen zarar ve tazminatları bu teminatlardan mahsuba yetkili olduğunu gayri kabili rücu kabul ve beyan eder. 8.3:İşin toplam süresi (12) oniki aydır. Bu süre yer teslim tutanağının imzalanması ile başlar. 10.6. TAŞERON 'un personel sayısı, işin iş programına uygun olarak yürütülmesi için asgari sayı ve kalitede olmalıdır. Bu sayı ve klasifikasyon MÜTEAHHİT in talimatı doğrultusunda artırılıp eksiltilebilir. TAŞERON daha az personelle ve /veya kalifiye olmayan personelle çalışır ve/veya mücbir sebep olmaksızın işler gecikir veya şartnamelere uygun olmayan işçilik uygulaması yapılırsa MÜTEAHHİT ,TAŞERON 'ı ikaz etmeye ve gerekli gördüğü takdirde işin bir kısmını sözleşme kapsamında çıkarak kendi ekipleriyle yapmaya veya başkasına yaptırmaya icabı halinde sözleşmeyi fesih etmeye yetkilidir. 11.2. MÜTEAHHİT, TAŞERON tarafından yapılmış bulunan işin veya işlerin noksan, hatalı ve kusuru bulunduğu veya malzemenin şartnameye uygun olmadığı emare ve delilleri gördüğü takdirde, gerek yapım sırasında gerekse kesin kabule kadar olan sürede yapılan imalatın bir kısmını veya tamamının yıkılarak ve/ veya sökülerek yeniden yapılmasını TAŞERON dan isteyebilir. TAŞERON, tespit edilen hatalı veya noksan imalatı yeniden ve mükemmelen yapmayı peşinen kabul ve taahhüt eder. TAŞERON kendi hatasından doğan ve yeniden yapılması istenen iş veya işleri yapmak istemez ise hatalı ve kusurlu veya malzemesi kötü yapı ve yapılar TAŞERON un nam ve hesabına yapılarak bedeli hak edişlerinden veya teminatından kesilir. 22:TAŞERON iş bu sözleşme kapsamındaki işleri bitirmesine müteakip , geçici kabul MÜTEAHHİT tarafından idareden talep edilecektir .İdarenin geçici kabul onayı alındıktan sonra MÜTEAHHİT en geç (3) üç ay içinde TAŞERON un geçici kabulünü yapmak zorundadır. İşin kesin kabulü ise, İDARE ile MÜTEAHHİT tarafından yapılacak protokole göre idarenin öngördüğü tarihte yapılacak olup ,MÜTEAHHİT bu kesin kabul tarihinden itibaren en geç (3) üç ay içinde TAŞERONUN kesin kabulünü yapmak zorundadır. <br>SÖZLEŞMENİN FESHİ 23.1: TAŞERON sözleşmede belirtilen emniyet tedbirleri dahil vecibelerden herhangi birine , mücbir sebep olmaksızın riayet etmediği takdirde ve kendisini işyeri olarak teslim edilen yerde , gerek programında belirtilen sürelerde bitirmeme ve gerekse teknik yetersizlik göstermesi halinde , MÜTEAHHİT in noter kanalıyla yapacağı yazılı (2) bildirim ile iş bu sözleşmeyi tek taraflı olarak iş bu sözleşmenin 16.3 maddesinde belirtildiği şekilde feshe yetkilidir . 23.2: Sözleşmenin MÜTEAHHİT tarafından feshi halinde TAŞERON' un fesih tarihine kadar kendisine ödenmiş veya MÜTEAHHİT' ce onaylandığı halde ödenmemiş olan hak edişlerinin dışında başkaca herhangi bir hak ediş ,tazminat ,alacak veya benzeri bir talebi olmayacaktır. 23.3: TAŞERON' nın 25. Maddeye göre alınmış olan kesin teminat mektubu , fesihten sonra 22. Maddeye göre yapılacak olan kesin kabule kadar MÜTEAHHİT tarafından tutulacak ve ayrıca fesihten dolayı MÜTEAHHİT'in uğrayacağı zararlar da teminat mektubundan kesilecek ve/veya yasal yollardan tahsil edilecektir. 23.4:Bu sözleşme şartları gereğince sözleşmenin MÜTEAHHİT tarafından haklı feshedilmesi halinde TAŞERON' ın itiraz hakkı yoktur. Sözleşmenin haklı fesinden dolayı teminatın irat kaydedilmesi hakkı MÜTEAHHİT tarafından saklı tutulur. <br>AVANS VE TEMİNATLAR 25.1: TAŞERON bu sözleşmenin imzalanmasında MÜTEAHHİT'e toplam götürü bedelinin %6'sı tutarında MÜTEAHHİT tarafından kabul edilen bir bankadan (3) üç yıl süreli ve ilk yazılı talep üzerine derhal ödeme taahhüdünü içeren nitelikte gayrikabili rücu kesin teminatı mektubunu verecektir. 25.3: Kesin teminat mektubu ise madde 22 ye uygun şekilde yapılacak olup , teminat mektubunun %50'si geçici kabulden sonra , kalan %50'si kesin kabulde eksik ve kusurlu olunmaması halinde ve sosyal sigortalar kurumu müfettişliğince tanzim edilen '' kayıt inceleme tutanağı ''nın getirilmesinden sonra TAŞERON 'a iade edilir.<br>CEZALAR 26.1: madde 7'de belirtilen süre içerisinde TAŞERON un şantiyeyi mobilize olmaması durumunda , bu süreyi aşan hangi gün için götürüp bedelin binde biri oranında ceza kesilecektir .Toplam ceza götürü bedelin %2'sini geçmeyecektir . Toplam gecikme süresinin 15 günü geçmesi halinde MÜTEAHHİT hiçbir ikazda gerek kalmaksızın SÖZLEŞMEYİ tek taraflı feshe yetkilidir.<br>GARANTİLER 28.1:TAŞERON ,bu sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerde , kendi temin ettiği malzeme ve işçilik kusurlarından dolayı , kesin kabul tarihinden itibaren 1 yıl boyunca sorumludur. 28.2: bu süre içerisinde yukarıda sayılan kusurlardan dolayı meydana gelecek hasar , kaza ve her türlü olayların maddi ve manevi tazminatları ile bu tazminatlar ile ilgili avukat ücretleri , mahkeme hukuki sonuçlarından TAŞERON sorumlu olup masrafları ve gecikme faizleri de TAŞERON tarafından ödenir veya kesin teminat mektubundan tahsil edilir. 28.3: 28.1 ve 28.2 maddelerinde sayılan hususlardan dolayı MÜTEAHHİT aleyhine herhangi bir idari veya hukuki işlem yapılırsa , bu işlemin tüm idari ,hukuki ve mali sonuçları TAŞERON a ait olmak üzere MÜTEAHHİT tarafından TAŞERON a rücu edilecektir . Böyle bir durumla karşılaşıldığı takdirde ,MÜTEAHHİT in masrafları TAŞERON a hiçbir ihtarda bulunmaya ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminat mektubundan kesilir .'' hükümleri yer almaktadır. Protokoller: -13.06.2013 tarihli protokol : davacı ve davalı ile davalı dışı ... A.Ş. arasında düzenlenen iş bu protokolda, 15 Eylül 2013 tarihinde taşeronun Eylül 2013 ayına kadar ara hak edişi düzenleyeceği ve işin 30.10.2013 tarihinde taşerondan kaynaklanan sebeplerle bitmemesi halinde bu tarihten itibaren 15.11.2013 tarihine kadar geçecek 15 günlük süre sonunda yine işin bitmemiş olması halinde 15 günlük süre için gecikme cezasının %0,01 olarak uygulanacağı, müteahhidin taşeron tarafından yapılacak Eylül 2013 ara hakedişini kendisine teslim tarihinden itibaren en geç üç gün içinde onaylayacağı, Haziran 2013 tarihinden başlayarak kalan hakedişlerin taşeron tarafından her ayın son günü müteahhide teslim edileceği ve en geç 15 gün içinde müteahhit tarafından onaylanıp ödemesinin yapılacağı belirtilmiştir. 04.03.2014 tarihli taraflar arasında düzenlenen protokolde; sözleşmenin 04.11.2011 tarihli sözleşme eki olarak taraflar arasında varılan mutabakatın koşul ve şartlarını düzenlemek amacıyla düzenlendiği ve taraflar arasında devam eden Ebru HES yapım işiyle ilgili olarak Ocak 2014 hakedişine dahil edilmiş işler sonrasında kalan iş ve imalatlar ile bunların hak edişe bağlanması ve ödenmesi konusunda protokolde belirtilen şartlarla mutabakata varılan anlaşma yapıldığı belirtilmiştir. Bu protokol ile birlikte imzalanan iş planına uyulmadığı takdirde taşeronun ana sözleşmede belirlenen cezai şart hükümlerinin uygulanmasına peşinen kabul ve taahhüt ettiği hüküm altına alınmıştır. 28.02.2015 tarihli toplantıda, ... A.Ş.'nin yatırımlarından Kastamonu ilinin Bozkurt ilçesinde tesis edilmekte olan, Ebru Regülatörü ve HES tesisi müteahhit ... Şti.'nin söz konusu tesisin inşaat işleri taşeronluğunu yapmakta olan ... Ltd. Şti. ile 28.02.2015 tarihinde işlerin ilerlemesinde oluşan aksamaların giderilmesi amaçlı toplantı yapılacağı belirtilmiş ve iş bu toplantıdan alınan hükümlerine göre işin bitmemesine, geçici kabule hazır olmamasına rağmen, taşeronun talebi üzerine 30.12.2014 itibarı ile geçici kabul tutanağının 30.03.2015 tarihinde tanzim edilerek teslim edileceği, ancak ana sözleşmenin 25.3 maddesinde belirtilmiş olan geçici kabul sonrası iade edilmesi gereken teminat mektubunun yine ana sözleşmenin aynı maddesindeki şartlar dahilinde iade edileceği konusunda tarafların mutabık kaldığı, geçici kabul tutanağının yapılmış olmasının, taşeronunun işin kalitesi ve işin teknik şartlara uygun olarak yapılmasının, diğer sözleşmesel yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı, ana sözleşme kapsamında yapılması gereken işler dışında ilave işinin yapılması gerektiği takdirde, yapım şartlarında tarafların anlaşması şartıyla ihale muhtevasına alınması konusunda mutabakata varıldığı, Ebru 1 regülatörü enerji nakil hattı mülkiyetinin ... A.Ş.'ye devredileceği ve bunun için 40.000,00 USD+KDV tutarında bedel ödeneceği, faturanın son hak edişe eklenerek hak ediş ile birlikte ödeneceği kararlaştırılmıştır.İhtarnameler Davalı tarafça ... seri numaralı toplam 2.034.000,00 TL bedelli faturanın ''sözleşmeye istinaden eksik kalan işler karşılığı'' açıklamasıyla düzenlenmiştir. 1-Davacı tarafça davalı tarafa gönderilen 14.12.2016 tarihli ihtarnamede; ... seri numaralı toplam 2.034.000,00 TL bedelli faturanın içeriği kabul edilmediği ve fatura aslının iade edildiği ifade edilmiştir. 2-Davalı tarafça Beyoğlu ... Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye numaralı, 23.12.2016 tarihli davacıya gönderilen ihtarnamede, 2.034.000,00 TL bedelli faturaya itiraz edilerek iade edilmiş ise de, sözleşme kapsamında üstlenilen edimlerin gereği gibi yerine getirilmediği, başka firmalarla anlaşma yapılmak zorunda kalındığı ve bu bakımdan zarara uğranıldığı, sözleşme konusu işin hatalı ve eksik teslim edilmiş olması sebebiyle sözleşmenin 26. maddesi uyarınca fesih ile cezai şart hakkının doğduğu, sözleşme kapsamında 4.891.830,47 TL alacağın oluştuğu, bu kapsamda tüm çabalara rağmen mutabakata varılamadığı için teminat mektuplarının tazmin edilmek zorunda kalındığı ve bakiye alacak yönünden de fatura düzenlendiği, işbu fatura bedelinin 5 gün içinde ödenmesi gerektiği aksi halde yasal yollara başvuracağı belirtilmiştir.  3-Davacı tarafça Antalya ... Noterliği vasıtasıyla ... yevmiye numaralı, 04.01.2017 tarihli davalıya gönderilen ihtarnamede, gerek 04.11.2011 tarihli sözleşme gerekse imalat aşamalarında yapılan ek protokoller gereği davacının tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiği, imalatın teslim edildiği, ... tarafından kabullerin yapıldığı ve milli enerjiye geçilerek tesisin işletmeye açıldığı, enerji üretim ve satımına uzun zamandır başlandığı ve devam ettiği, buna rağmen ödemelerin yapılmadığı, eksik ve ayıplı imalat iddiaların asla kabul edilmediği, hüküm altına alınmış hiçbir alacağın olmamasına rağmen 1.448.000,00 TL ve 586.000,00 TL bedelli 2 adet kesin teminat mektubunun 20.12.2016 tarihinde nakite çevrilmesinin kötü niyet oluşturduğu, bakiye 1.264.043,43 TL alacağın ödenmediği bu alacağın ticari faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği belirtilmiştir. Antalya ... Noterliği'nin 14.02.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle, davacı tarafça kesin teminat mektuplarının iade edilmesi talep edilmiştir. Kesin teminatı mektubunda belirtilen alacak miktarı Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye nolu temliknamesi ile 3. kişi ...'a temlik edildiğinden, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile davalı hakkında başlatılan takibe yönelik yapılan itirazın iptali istemli, temlik alacaklısı ...'un İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/613 E. sayılı itirazın iptali davasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın husumet yönünden reddine dair karar verilmiş ve iş bu kararın 20.06.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmiştir. <br>Tespit Dosyası: İnebolu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/2 D.İş sayılı dosyasında mimar bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, keşif günü yapılan incelemede ebru HES projesinin ayaklarından biri olan ana santral binasının bulunduğu yerde, Ebru 1 iletim hattı ve civarında, Karahasan mahallesindeki yükleme havuzunun bulunduğu yerde, Kızılca köyündeki Ebru 1 borulu iletim hakkında yapılan ve yapılması gereken yerlerdeki alt ve üst sel geçişlerinde, tünel giriş ve çıkışlarında, Şeyhoğlu köyündeki regülatör 1 de ve biriktirme havuzunda, Işığan ve Keşlik köyü sınırları içerisinde bulunan regülatör II ve Ebru II borulu iletim hattında ve bulunduğu güzergah çevresinde herhangi bir işlem yapılmadığı, yapılan kısım ile işin durduğu işe devam edilmediğinin tespit edildiği, taşeron firma olan Konyaaltı inşaatın tüm inşai faaliyetlerinin durduğuna yönelik tespitte bulunulmuştur. <br>Bilirkişi Raporu: -Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29.08.2022 tarihli kök raporda özetle ;davalı tarafından ileri sürülen davanın süresi içerisinde açılmadığı yönündeki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, davacının eksik işler nedeniyle temerrüde düşüldüğüne dair herhangi bir bilgi ve belge sunmayan davalının iddia ettiği eksik işler bedelini talep etme hakkı olmadığının değerlendirildiği, 30.12.2014 tarihli geçici kabul tutanağında yapılan işin taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve eklerine uygun olduğu, tespit edilen eksikliklerin işe teslimine engel olmadığının belirtildiği somut olayda iş süresinin 28.02.2015 tarihli toplantı tutanağı ile geçici kabul tarihinin 30.03.2015 olarak belirlendiği, geçici kabul eksiklikleri için verilen altı aylık sürenin 15.04.2015 tarihinden başlayarak 15.10.2015 tarihinde sona erdiği, Kastamonu Valiliği'nin projenin yapımındaki eksiklikleri öne sürerek 11.04.2015 tarihinde işin durdurulmasına, şantiyenin mühürlenmesine kararı verdiği ve 15.07.2015 tarihinde şantiyedeki mühürlemenin kaldırılarak davacı firmaya 30.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten sonra davacının 15.10.2015 tarihine kadar çalıştığı, bu durumda iş bitimi süresinin 15.04.2015 tarihine altı ay eklenmesi ile 15.10.2015 olacağı, daha sonra 28.02.2015 tarihli toplantı ile projenin tamamlama tarihinin 02.05.2015 olarak belirlendiği, fakat davacının 15.10.2015 tarihinde işi bıraktığı, 30.12.2014 tarihli geçici kabul işleminin DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından 06.06.2016 tarihinde onaylandığı ve böylece kesinleşmiş olduğu, sözleşmelerin 10.6, 16.3, 23, 23.3 ve 23.4 maddelerindeki teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin fesih koşuluna bağlandığı ve taraflar arasındaki sözleşme fesih edilmediğinden teminat mektuplarının 20.12.2018 tarihinde paraya çevrilmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, için geçici geçici kabulünün 06.06.2012 tarihinde yapılmış olduğu ve sözleşmeye göre işin kesin kabulünün 3 ay içinde yapılmış olmasının gerektiği ,davacının 01.08.2016 tarihi itibariyle SGK borcunun bulunmadığına dair belgeyi ibraz ettiği ve sözleşmenin feshi söz olmadığından davacının teminat mektuplarının kendisine iadesi talebinde haklı olduğu, 2.034.000,00 TL teminatın irat kaydedildiği 08.01.2017 tarihinden 11.03.2020 tarihine kadar işlemiş avans faizi ile 933.285,58 TL olarak hesaplandığı görüşünde bulunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.02.2023 tarihli ek raporda özetle; yüklenicinin teminatlarının eksik işlerinin ifası nedeniyle nakde çevrildiğinin kabulü halinde, davalının eksik işlerin ifasına yönelik belge sunamadığı, teminat mektuplarının nakte çevirme koşullarının oluşmadığı, ayıp ve kusur bulunduğuna yönelik davacı yüklenici lehine olan fiili karinenin aksini ispat edici belge sunulmadığından eksik işlem nedeniyle teminatların nakite çevrildiğinin kabulü halinde teminat mektuplarının nakde çevirme koşullarının oluşmadığı, teminat mektuplarının yüklenicinin kusuru ile işte yaşanan gecikmeden ve iş sahibinin cezai şart alacağından dolayı nakte çevirdiğinin kabulü halinde ise, yüklenicinin işi 15.10.2015 tarihinde teslim etmesi gerektiği ancak süre uzatımlarının 14.10.2015 tarihinde dolduğu yani yüklenicinin (1) bir günlük gecikme karşılığı iş sahibine 25.425,00 TL cezai şart borcu bulunduğu, bu miktar uyarınca davalı iş sahibinin teminat mektubunu nakte çevirmekte haklı olduğu, davacının irat olarak kaydedilen 2.034,00 TL teminatın tamamının haksız olarak nakte çevrildiğinin kabulü halinde faiz ve anapara alacak miktarının 01.03.2023 tarihi itibariyle 3.827.709,37 TL olduğu belirtilmiştir. Yeminli mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 03.06.2013 tarihli raporunda, 27.09.2023 tarihi itibariyle icra dosyası toplamının (ana para +avans faizi +başvurma harcı +masraf+tahsilat +vekalet ücreti) 4.380.383,53 TL olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davalı tarafından depo emri tutarının yasal süre içerisinde yatırıldığı ve iş bu nedenle davalı konusuz kaldığı belirtilerek davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: -Hak Düşürücü Süre Yönünden Yapılan İnceleme: İİK'nin 156. maddesinde iflas talebi ve müddeti belirtilmiştir. İş bu maddede, ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklının bir dilekçe ile ticaret mahkemesinden borçlu hakkında iflas kararı verilmesini isteyebileceği, iflas isteme hakkının ödeme emrinin tebliğ tarihinden 1 sene sonra düşeceği hüküm altına alınmıştır. 7226 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 1.Maddesi uyarınca Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla dava açma süreleri 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durmuş olup bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Bu süreler 2480 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatılmıştır. Somut davada, İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emri 29/01/2020 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere, Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle alınan önlemler kapsamında 13/03/2020 (bu tarihte dahil) tarihinden 15/06/2020 (bu tarihte dahil) tarihine kadar sürelerin durduğu nazara alındığında; 29/01/2020 tarihi ile 12/03/2020 tarihi arasında 1 ay 12 gün , 16/06/2020 tarihi ile 16/04/2020 tarihi arasında 10 ay süre geçtiği nazara alındığında; toplam 11 ay 12 gün geçtikten sonra yani 1 yıllık dava açma süresi dolmadan istinafa konu iş bu dava açıldığından davanın hak düşürücü sürede açılmadığı yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. -Teminat mektubunun nakde çevrilmesinde sözleşmenin feshinin gerekip/gerekmediği yönünde inceleme: Yukarıda taraflar arasında düzenlenen ve dava konusu uyuşmazlıkla ilgili sözleşme maddeleri incelendiğinde, sözleşmenin feshi hallerini düzenleyen 23. maddede 25. maddeye göre alınmış olan kesin teminat mektubunun, fesihten sonra 22. maddeye göre yapılacak olan kesin kabule kadar müteahhit tarafından tutulacağı ve ayrıca fesihten dolayı müteahhittin uğrayacağı zararların da teminat mektubundan kesileceği ve/veya yasal yollardan tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak; sözleşmenin bütünü birlikte incelendiğinde, teminat mektubunun sadece fesih halinde değil, sözleşmeye aykırılık hallerini teşkil eden durumlar neticesinde de paraya çevrilebileceği kararlaştırılmıştır. Dayanak sözleşmenin 5.18 maddesinde; taşeronun, hata, ihmal, hile ve kusurundan kaynaklanan gerek müteahhit ve personeline karşı gerekse 3. kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni tüm doğrudan ve dolaylı zarar ve ziyanlardan sorumlu olup, anılan sebeplerden kaynaklanan bir zarar ve ziyanın ortaya çıkması halinde, müteahhittin ilk yazılı talebinde ,derhal zarar ziyan tazmin edeceğini, taşeronun bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde müteahhitin söz konusu zarar ve ziyanlar için gerek kesin teminatı bu gerekse ek kesin teminatı paraya çevirmek hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı zamanda, ... Antalya Şubesi tarafından mahkemeye 21.10.2021 tarihinde gönderilen yazı cevabında, 21.11.2011 tarih ve ... no lu 448.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu sureti gönderilmiştir. Dava dışı banka tarafından gönderilen kesin teminat mektubu suretinde, ... A.Ş. tarafından açılan ihale sonucunda Ebru Hes Projesi İnşaatı işini taahhüt eden yüklenici ... Ltd. Şti.'nin sözleşme hükümleri yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu belirtilen kesin teminat tutarının azami 1.448.000,00 TL'ni ... Bankası T.A.O. tarafından garanti edildiği belirtilmiştir. Bu haliyle, banka yazı cevabında belirtildiği üzere 1.448.000,00 TL bedelli kesimi teminat mektubunun sözleşme hükümlerinin yerine getirmesi amacıyla verildiği anlaşılmaktadır. ... Bankası A.Ş. Tarafından mahkemeye gönderilen 30.11.2014 tarihli yazı cevabında 14.11.2014 tarih, ... no lu ve 586.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu örneği mahkemeye gönderilmiştir. Dava dışı banka tarafından gönderilen kesin teminat mektubu suretinde, ... A.Ş. tarafından açılan ihale sonucunda Ebru Hes Projesi İnşaatı işini taahhüt eden yüklenici ... Ltd. Şti.'nin sözleşme hükümleri yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu belirtilen kesin teminat tutarı olan 586.000,00 TL'nin garanti edildiği belirtilmiştir. Bu haliyle, banka yazı cevabında belirtildiği üzere 586.000,00 TL bedelli kesimi teminat mektubunun da sözleşme hükümlerinin yerine getirmesi amacıyla verildiği tespit edilmiştir. İş bu nedenle, sadece fesih halinde teminat mektubunun nakde çevrileceği yönündeki mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygun değildir. Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; teminat mektubunun nakite çevrilmesinde haklılık durum ve oranı, sözleşme koşulları ile dosyaya sunulan tüm deliller incelenerek değerlendirilmelidir. Bu amaçla, sözleşmede yüklenilen edimlerin davacı tarafça ifa edilip/ edilmediği hususun incelenebilmesi için, sözleşme maddelerinde yer alan yükümlülükler göz önünde bulundurularak bilirkişi raporuna yönelik sunulan itirazları karşılayacak ve denetime elverişli olacak şekilde rapor tanzim edilmesi sağlanılmalı ve varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. -Depo emrinin yerine getirilmesi halinde davanın reddine karar verileceği yönünde yapılan inceleme: Bilindiği üzere, İİK'nin 156/3. fıkrasında \"Borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir.\" İİK'nin 156/4.fıkrasında ise \"İflas istemek hakkı ödeme emrinin tebliği tarihinden bir sene sonra düşer.\" düzenlemesi yer almaktadır. ''Borçlu, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir. Borçlu depo kararındaki süreden sonra fakat nihai karardan önce, takip konusu borcu davacıya tamamen ödemişse, 'konusu kalmayan davanın reddine' karar vermesi gerekir.'' (bkz. Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, Seçkin Yayınları, 2. Baskı, s:442) Somut davada, depo emri tutarının yasal süre içerisinde yatırıldığı ve iş bu nedenle davalı konusuz kaldığı belirtilerek esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere borçlunun, yedi günlük depo süresi içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat edilir ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi tarafından iflas davasının reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edildiği anlaşılmaktadır.Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yaptıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2021/277 Esas, 2023/740 Karar sayılı ve 27/09/2023 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26.06.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72057b9e9da9201e","SID":"081898971225b7d1"}}