{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1634 Esas<br>KARAR NO: 2024/1162<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/09/2021<br>NUMARASI: 2021/145 E. - 2021/155 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı dava dilekçesi ile, davalı ...'nin isteği ile iki yıl çalışarak Atatürk Anıtı ve Tören Yeri yaptığını ve 1975 yılında teslim ettiğini ve eserin açılışına ilişkin dönemi gazetelirnde ve haber kanallarında haber olarak yer verildiğini, Belediyenin eserini 40 yıl kullandığını, eserin orijinal ve kasabanın sembolü olduğunu, daha sonraki süreçlerde özel yaşamındaki sebeplerden dolayı davalı ... ikametgahından ayrıldığını, ancak yıllar sonra kendisinin rızası olmadan bulunduğu yerden kaldırıldığını, Çay Belediyesinin bu eser karşılığında hiçbir ödemede bulunmadığını, İstanbul Defterdarlığından sorulan sorguda da 350.000,00 TL telif hakkı aldığının iddia edildiğini, ancak bu ödemenin kendisine yapılmadığını, o yıllarda eserin bu kadar telif ücreti hak ettiğini, eserin önceleri hep övgü aldığını, ancak sonra da ödeme yapmadıklarını, bu durumun kayıt altına alındıktan sora eserin Çay Belediyesi tarafından kaldırıldığını, oysa o eseri gerçekleştirebilmek için 2 yıl boyunca çok emek harcadığını, 40 yıl boyunca bedeli ödenmeden kullanılan bu eseri geri istediğini, ayrıca hiçbir karşılık ödenmeden kullanılan bu eserin mali karşılığının kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı asil 13/03/2021 tarihli celsede alınan beyanında, davalıdan 350.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/548 esas, 2014/576 karar sayılı dosyası ile işbu davaya konu eserin bedelinin kendisine ödenmediği iddiası ile tazminat davası açtığını, bu davanın zamanaşımı sebebi ile reddedildiğini, Yargıtay incelemesinden geçen dosyanın onandığını, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi olmadığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, davaya konu eserin Afyonkarahisar İli'nde yapıldığını, davacının iddia ettiği şekliyle de manevi tazminata konu fiilin Çay İlçesi'nde gerçekleştiğini, yetki itirazında bulunduklarını, çeşitli nedenlerle eserin kaldırıldığını, 2013 yılında davacı tarafından açılan davadan da anlaşılacağı üzere bu tarihten itibaren davacının eserin kaldırıldığını bildiğini, bu sebeple davanın zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı tarafça Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada sunduğu belgelerden de anlaşılacağı üzere anıtı yatıran tarafın müvekkili olmadığını, davacının tüm talep ve iddialarının anıtı yaptıran derneğe yöneltilmesinin gerektiğini, taraflar arasında bir sözleşmenin mevcut olmadığını, davacının bu işi gönüllü olarak yaptığını ve kaç yıl süre ile anıtı yerinde kalacağına yahut kaldırılabileceğine dair bir saki gütmeden bu anıtın yapıldığını, davacının daha önce açtığı davada elde edemediği haksız kazancı işbu dava ile sağlamaya çalıştığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \"Davacının taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının aynı taleple görülen Çay (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/548-2014/576 e-k sayılı ilamının 24/02/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından HMK 114/1-i, 115 gereği USULDEN REDDİNE,  davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 50.000,00 TL manevi tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlıkta Çay Asliye Hukuk Mahkemesi kararının uyuşmazlık konusu ile aynı talebi içermediğinden kesin hüküm teşkil edemeyeceğini, eser sahibinin kanunla tanımlanmış ve güvence altına alınmış birtakım malı ve manevi hakları mevcut olduğunu, eser sahibine tanınan mali hakların ancak koruma süresinin dolması ile birlikte sona ereceğini, zararın aynen tazmin edilememesi durumunda nakden tazmin ilkesine uygulanacağını, tüm bu nedenlerle mahkemece maddi tazminat açısından verilen kararın kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece görev, yetki ve zamanaşımı yönünden yaptıkları itirazlarının reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece maddi tazminat açısından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğunu, fakat maddi tazminat talebi reddedilmesine rağmen maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, yerel mahkemenin dosyada aldırılan ve davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı açıkça yazılı olan bilirkişi raporunu göz ardı ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava; davacının eserinden kaynaklanan manevi  haklara, davalı tarafın tecavüzü nedeniyle manevi  tazminat  ve eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı dava konusu eseri tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, eserin açılışının davalı tarafından yapıldığını ancak eserin bedelinin kendisine ödenmediğini, sonradan eserin bulunduğu yerden  kaldırıldığını öğrendiğini  beyanla eserden kaynaklanan alacağının ve zararının tazmini  kapsamında  350.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı vekili, görev ve yetki itirazının yanında kesin hüküm ve zamanaşımı itirazlarını beyanla davanın reddine talep etmiştir. Davalının yetki ve göreve ilişkin istinaf sebepleri FSEK 66 ve 76. Maddeleri uyarınca yerinde görülmemiştir. Çay Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/548 esas, 2014/576 karar sayılı dosyasının taraflarının aynı olduğu, davacıya ait aynı eserin bedelinin ödenmemesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece \"Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında imzalı bir sözleşme bulunmamakla birlikte eser sözleşmesi olarak akdi ilişkinin kurulduğu ihtilafsızdır. Dava dilekçesinin ekinde bulunan sözleşme adı altında 05/06/975 tarihinde ... Ve Çay Belediye Başkanı ... ve Y. Der. Başkanı tarafından  belgenin imzalandığı, 23/01/1976 tarihli  ... adını taşıyan meydana getirilen eser dolayısıyla teşekkür yazısının yer aldığı belgenin bulunduğu, gazete küpürlerinde davacı tarafından yapılan Atatürk portresinin törenle açılışının yapıldığı, davacının duruşmada alınan beyanında projenin usulüne uygun yapılıp teslim edildiği, davalının projenin kabul edilmeyeceği yönünde beyanın olmadığı, örenle açılışının yapıldığı belirtilmiştir.  Dosya kapsamından davacının yüklenici sıfatıyla eseri meydana getirerek teslim ettiği, iş sahibinin amacını karşıladığı anlaşılmaktadır. Ancak edimini yerine getiren yüklenicinin karşılığında alacağını talep etme hakkı zamanaşımına uğramıştır.\" gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın yargıtay denetiminden geçerek 24.02.2016 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Kesinleşen dosyadaki eserin bedelinin tazmini ile eldeki davadaki maddi tazminat talebinin aynı esere ilişkin ödenmeyen eser bedelinin tazmini olup, başkaca maddi tazminat talebini gerektirir iddia  ve vakıa ileri sürülmediğinden ,  bu talep yönünden yukarıdaki kararın kesin hüküm teşkil ettiğine kuşku bulunmamaktadır. Mahkemece alacak talebinin kesin hüküm nedeniyle usulden reddi kararında hukuka aykırılık söz konusu değildir. Somut olayda, dosya kapsamındaki bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere,  \"davaya konu eserin 1975 yılında Afyon ilinin Çay İlçesine  \"Atatürk Anıtı ve Tören Yeri\" olarak adlandırılan Kurtuluş Savaşı ve Devrimlerini anlatan çeşitli rölyeflerin bulunduğu anıtın FSEK kapsamında eser niteliğinin bulunduğu\" , eser sahibinin davacı olduğu, eseri tamamlayarak davalı tarafa teslim ettiği, bu teslimin  TMK ve FSEK kapsamında mülkiyetin devri olduğu, FSEK 57.maddesine göre eserin mülkiyetinin devri  aksi kararlaştırılmış olmadıkça, fikri hakların devrini ihtiva etmez. Yine   FSEK 17/2 maddesi gereğince, aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez.  Dosya kapsamındaki delillere göre, davacıya ait eserin eser sahibinden izinsiz olarak  sergilendiği yerden kaldırılarak eser sahibince ulaşılmaz kılındığı, yok edildiği,  davalının bu eyleminin eser sahibinin eser üzerindeki,  eserin aslının malikine ve zilyedine karşı ileri sürebileceği (eserin aslına ulaşma ve sergileme hakkı) şeklindeki  manevi hakkını  ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Davalının süresinde zamanaşımı def' ini ileri sürdüğü, mahkemece \"devam eden haksız fiil (somut olayda bu eserden kaynaklı manevi haklara tecavüz fiilidir) durumunda, zarar da devam ediyor olacağından zamanaşımı süresinin işlemeyeceği\" gerekçesi ile  davalının zamanaşımı itirazının  kabul edilmediği belirtilmiş ise de;  FSEK kapsamında hak ihlaline dayalı tazminat davaları için zamanaşımı düzenlemesne yer verilmediği bu nedenle eser sahibinin manevi hakkının  ihlalinin somut olayda olduğu gibi  haksız fiil teşkil ettiği durumda zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği tarihten başlayarak TBK 72. Maddesi uyarınca  iki yıllık ve  her halükarda fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın sonunda zamanaşımına uğrayacağı , somut olayda  , davacıya ait eserin 2013 yılında bulunduğu yerden kaldırıldığı davacı eser sahibinin yukarıda anılan  Çay Asliye Hukuk Mahkemesinde  10.12.2013 tarihinde açtığı dava içeriğine göre  ihlalden, zarardan ve zararın sorumlusundan  aynı dönemde haberdar olduğu, , eserin kaldırılarak yok edilmesinin devam eden bir haksız fiil olmadığı da dikkate alındığında  davanın Aralık 2015 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı, bu nedenlerle davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davanın reddi  yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın kısmen  kabulü  yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı    vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğı  anlaşılmıştır. Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davacının taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının kesim hüküm nedeniyle  HMK 114/1-i, 115 gereği usulden reddine, davacının manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair kesin  olmak  üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih, 2021/145 E., 2021/155 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasının kesin hüküm nedeniyle  HMK 114/1-i, 115 gereği USULDEN REDDİNE, -Davacının manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 853,88 TL harçtan fazladan yatan 426,28‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 32 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL  istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 853,88 TL harçtan fazladan yatan 426,28‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 17,30 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 179,4‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98d80e760712a22b","SID":"7861b7d4447a7cef"}}