{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/709 <br>KARAR NO: 2024/904<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2020<br>NUMARASI: 2018/613 Esas -  2020/554 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/06/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; Davacının dava dışı ... firmasının taşımaya verdiği emtiada oluşabilecek rizikolara karşı 31.03.2017-31.03.2018 dönemi için ... numaralı sözleşme ile teminat altına alındığı, Sigortalının dava dışı ... firmasına satışını yaptığı bir takım emtianın taşımasını dava dışı ... firmasının üstlendiği, Taşımanın sürücü ... tarafından, davalıya ait ...-... plakalı birim taşıtla ifa edildiği, fiili taşımanın davalı tarafından yürütüldüğü, Taşıma sırasında güvenliksiz bir şekilde aracın park edildiği yerde hırsızlık sebebi ile yükün kısmen zayi olduğu, hazırlanan ekspertiz raporuna göre 16.950,76 TL zarar hesaplandığı, bu zarar için davacının 1.457,56 Euro tazminat ödediği sigortalısına TTK m.1472 gereği halef olduğu, Davalının işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, ...'nın  sadece sürücü olduğu, sürücünün kusurundan da işletenin sorumlu olması gerektiği, İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın maliki olduğunu, aracın dava dışı ... A.Ş. firmasına kira sözleşmesi ile kiralandığını, bu şirketin filosunda yer aldığını, Davalının taşıyıcı değil kiralayan olduğunu, taşıyıcı sıfatının davalıya ait olmadığını, Aracın başı boş bırakılmadığını, kusurlarının olmadığını, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \".. nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi ... (%30), ... Sigorta(%40) ve ... Sigorta(%30) arasında koasüraslı olarak yapıldığı, böylelikle sigorta riskinin sigorta şirketleri arasında bölüştürüldüğü, birlikte sigortanın söz konusu olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 26.10.2017 tarihinde 1.287,67 Euro ve 28.12.2017 tarihinde 169,89 Euro olmak üzere hasar tazminatı ödediği ve TTK:1472 maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, zarar taşıma ilişkisinden kaynaklı dava dışı akdi taşıyıcı Netlog firmasının taşıma işini verdiği davalı fiili taşıyıcının TTK:856/2 son cümlesi ve 888. Maddesi uyarınca araç sürücüsü ... güvenliksiz yere aracı park edip emtiaların bir kısmının çalınmasına sebebiyet vermesi dolayısıyla ağır kusurlu olduğu ve eylemlerinden araç maliki olarak sorumlu olduğu, davalının işleten olarak sorumlu olmadığı iddiasını destekler somut bilgi ve belgeleri dosyaya ibraz etmediği, 10.10.2017 tarih ve ... numaralı ekspertiz raporunda zararın 21.371,78 TL olarak Türk Lirası üzerinden belirlendiği davacı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesi uyarınca Euro olarak hasar tazminatını ödediği ancak zarara sebebiyet veren 3. Kişi açısından gerçek zararın ekspertiz raporu üzerinden de belirlendiği gibi Türk Lirası üzerinden belirlenmesi gerektiği, nitekim somut olayda zarar veren ve sigortalı arasında hasar durumunda ödemenin Euro cinsinden olacağı yönünde bir sözleşmenin de bulunmadığı, neticesinde davacının  6.411,54 TL davalıdan alacaklı olduğu, buna göre davalının takibe ve borca itirazının kısmen haksız olduğu kanaatine varıldığı,   hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı  takip dosyasına yapılan itirazın kısmen  iptali ile  takibin 6.411,54 TL üzerinden ve takip tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi üzerinden  devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, koşulları oluşmayan icra inkar taleplerinin reddine, icra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın devamına\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBK m. 99 uyarınca müvekkili sigorta şirketi dosyada mübrez sigorta sözleşmesinde para birimini euro olarak belirleyerek tazminat ödemesini türk lirası veya döviz cinsinden yapmak hususunda seçimlik hakka sahip olduğunu, bu kapsamda, mahkemenin, müvekkiline döviz cinsinden yapılan ödemenin rücuen tazmini için açtıkları davada, TL cinsinden hüküm vermesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu asıl alacak olan 1.457,56 Euro'ya uygulanması gereken faizin yıllık %5 (TBB - Mevduat Euro (Bankalarca) değişen oranlarda) faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Efektif döviz satış bedeline göre belirlenecek TL karşılığına göre hesap yapılması gerektiğini , Yargıtay 6. HD.'nin 2016/1820 E. 2016/4851 K. Sayılı ve 21.06.2016 tarihli \"faiz oranlarının değişebileceği göz ardı edilerek yazılı şekilde sabit bir faiz oranına hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.\" kararı uyarınca bu alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faize hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle tazminat alacağına ilişkin başlatılan takip alacağının ticari temerrüt faizi ile talep edilebileceği yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu borcun likit alacak olup icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan sebeplerle, zararın zarar meydana geldikten sonra davalılarca da bilinmekte olması ve icra takibine haksız yere itiraz edilmesi karşısında icra inkar tazminatına hükmedilmesini gerektirdiğini, bu sebeplerle, mahkemenin haksız ve hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılarak, davanın 1.457,56 Euro üzerinden kabulüne karar verilmesini, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/613 E. 2020/554 K. sayılı ve 13/10/2020 tarihli kararının reddedilen kısım bakımından kaldırılarak davamızın dava değerinin tamamı üzerinden kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının ilamsız icra takibine konu edilmesi neticesinde itirazın iptali istemine  ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu ve dava dışı sürücü hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"18.07.2017 tarihinde mülkiyeti borçlu ...'ya ait ve borçlu ... idaresindeki ... - ... plakalı araç ile taşınan muhtelif gıda emtiasının çalınması sonucu oluşan zararın rücuen  tazmini\" sebebine dayalı olarak 1.457,56  Euro asıl alacağın takip tarihinden  yıllık %5 (TBB - Mevduat Euro (Bankalarca) değişen oranlarda) faiziyle tahsili istemiyle 11.04.2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine davalı yönünden takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... Satış ve Tic. A.Ş. 'ne ait emtianın  taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı 31.03.2017 başlangıç ve 31.03.2018 bitiş tarihli ... numaralı Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (Blok)  ile koasüranslı olarak %30 oranı üzerinden Euro cinsinden  (kuru 3,90430 )  institute cargo clauses (A) klozu ile geniş teminat kapsamında hırsızlık rizikosuna karşı sigortalanmış bulunmaktadır. Söz konusu riziko, blok poliçesi ile sigortalanmış olup,  spesifik poliçeye gerek bulunmamaktadır. Dava dışı akdi taşıyıcı Netlog firmasının taşıma işini verdiği davalı fiili taşıyıcıya ait aracın sürücüsü dava dışı ... tarafından 18.07.2017 tarihinde güvenliksiz yere aracın park edilmesi nedeniyle emtiaların bir kısmının çalınmasına sebebiyet verilmesi ve davacının sigortalısı tarafından tazminat talep edilmesi üzerine yapılan ekpertiz çalışması sonucunda 26.10.2017 tarihinde 1.287,67 Euro, 28.12.2017 tarihinde 169,89 Euro  ödenmiştir. Davacı sigorta şirketi, sigortalısının kanuni halefi sıfatıyla eldeki davayı açmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472.maddesinde “(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.” şeklinde düzenlenmiştir. Doktrinde, sigortacının halefiyeti “zarar gören sıfatıyla sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle meydana gelen zararlar için üçüncü şahsa karşı herhangi bir hukuki sebebe binaen tazminat alacağına sahip ise, bu hakkın ödenen sigorta tazminatı miktarınca sigortacıya geçmesi hali” olarak tanımlanmıştır.TTK'nın 888.maddesi uyarınca taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğundan somut olayda araç sürücüsü ...'nın güvenliksiz yere aracı park edip emtiaların bir kısmının çalınmasına sebebiyet vermesi nedeniyle mahkemece davalı fiili taşıyıcının ağır kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik yoktur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesine göre konusu para olan borcun ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmesi hâlinde, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini talep edebilir. Bu düzenlemeye göre borcun ödeme gününde ödenmemesi  üzerine  yabancı para alacağı TL'ye çevrilerek istenebilir.İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalar olup, itirazın iptaline ilişkin ilam ile alacaklı, borçlunun itirazını bertaraf ederek icra takibine devam edebilecektir. Bu nedenle itirazın iptali kararı, takibin devamına imkan sağlayacak bir nitelikte karar olmalıdır. Ayrıca 6100 sayılı HMK 26.maddesi uyarınca hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.Rücuya dayanak teşkil eden alacak davacı tarafından Euro olarak ödenmiş olup, bu ödemenin davalı filli taşıyıcıdan rücuen tahsiline yönelik davaya esas icra takibinde de  alacak Euro cinsinden talep edilmiştir. Mahkemece ekspertiz raporunda zararın TL olarak  belirlendiği ve zarar veren ile dava dışı  sigortalı arasında hasar durumunda ödemenin Euro cinsinden olacağı yönünde bir sözleşmenin  bulunmadığı gerekçesiyle TL üzerinden itirazın iptaline hükmedilmiştir.Somut olayda, TTK'nın 1301. maddesi gereğince davacı  sigortalısına ödediği sigorta tazminatını davalıdan rücuen talep etme hakkına  sahip olup, icra takibinde alacağın Euro cinsinden talep edildiği gözetildiğinde Mahkemece TL üzerinden hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/6584 Esas,2020/5381 Karar sayılı 24.11.2020 tarihli kararı) Bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Buna göre ekspertiz raporunda 21.371,78 TL olarak belirlenen zararın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya kapsamına uygun bulunması nedeniyle  poliçedeki %30 koasürans oranına göre 6.411,54 TL olduğu, 26.10.2017 olan ilk ödeme tarihinde bu miktarın 4,5116 Euro/TL kuru üzerinden 1.421,12 Euro'ya karşılık geldiği ancak davacı tarafça ilk olarak 1.287,67 Euro  ödeme yapıldığı, bakiye kalan 133,45 Euro'nun  28.12.2017 tarihinde 169,89 Euro olarak ödendiği anlaşılmakla davanın 1.421,12 Euro üzerinden kısmen kabulüne, icra takibine konu alacak yabancı para cinsinden olduğundan 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı icra inkar tazminatı yönünden de istinaf isteminde bulunmuştur. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki dava, taşınan emtiada hırsızlık nedeniyle meydana gelen eksilme  nedeniyle ödenen tazminatın rücusuna ilişkin olup, tazminat miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit (belirlenebilir) değildir. Dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır. Davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davanın TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas takip dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin 1.421,12 Euro asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa  takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereği değişen oranlarda Devlet Bankalarının Euro  cinsi  para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ye göre hesaplanan  8.816,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 437,97 TL harcın peşin alınan 113,87 TL harç ile 36,70 TL icra harcının mahsubu ile bakiye kalan 287,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 113,87 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı vekili tarafından yapılan posta-tebligat gideri toplamı 60,50 TL ile 3  adet bilirkişi ücreti 2.400,00 TL, 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.501,60 TL yargılama giderden kabul red oranına göre 2.439,06  TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 7-Karar kesin olduğundan  kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 42,50 TL olmak üzere toplam 204,6‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  07/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e0f4c6fe8fdd47c","SID":"08e3b0c26910caf1"}}