{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/1275 <br>KARAR NO: 2024/1197<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/07/2021<br>NUMARASI: 2019/879 E. - 2021/731 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından 15/09/2016 tanzim tarihli, 15/01/2017 vadeli, 70.000-TL bedelli, 15/09/2016 tanzim tarihli, 15/02/2017 vadeli, 40.000-TL bedelli, 15/09/2016 tanzim tarihli, 15/03/2017 vadeli, 50.000-TL bedelli senetlerin dayanak gösterilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile toplam 174.255-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, icra takibine ilişkin ödeme emrinin müvekkili tarafından 21/06/2019 tarihinde tebellüğ edilmekle birlikte senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığından Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesinin  2019/663 esas sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz davası açıldığını, müvekkili ... ile davalılardan gerek ... ve gerekse ... arasında böyle bir borcun doğmasına sebebiyet verecek nitelikte hukuki ilişkinin bulunmaması ve dolayısıyla senetler üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını,  bu nedenlerle icra dosyasının dava sonuna kadar durdurulmasını, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davacı ve senet borçlusunu tanımadığını ve bu kişilerle hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin araba alım satımdan dolayı davalı ...'a olan borcuna karşılık  olmak üzere çeşitli vadelerde senetleri müvekkiline verdiklerini, davacının imzalar tarafımıza ait değildir diyerek itiraz ettiğini, itirazın kaldırılması için taraflarınca dava açıldığını ve davanın halen devam ettiğini, müvekkilin alacağından dolayı almış olduğu senetleri icraya koyduğunu ve alacağını istediğini, davacı ile diğer davalı ...'un aralarındaki ticarette ne kadar alacaklı borçlu olduklarını, imzanın davacıya ait olup olmadıklarını bilmediklerini, tarafların kendi aralarında tanzim ettikleri kambiyo senetleri ile müvekkili dolandırmış olabileceklerini, bu yönden senetlerdeki imzanın durumu anlaşıldıktan sonra müvekkilin  davacı ve diğer davalı hakkında bu kötü niyetinden dolayı %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine, davacı ve diğer davalı ...'un %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...'un akrabası olduğunu, kendisi ile yıllardır ortak ticaret yaptıklarını, ...'un Malatya'da , kendisinin de İstanbul'da olmak üzere  çeşitli zamanlarda araba alım satımı, kayısı alım satımı gibi işlerde ortak ticaret yaptıkarını, ...'un bu nedenlerle kendisine İstanbul'daki işleri için vekalet verdiğini, kendisinin de ...'ya Malatya'daki işleri için vekalet verdiğini, kendisinin daha çok Malatya'ya satılması için araba gönderdiğini ve ...'un arabaları sattığını, davacı ... ile en son hesaplaşma üzerine kendisine olan borçlarından dolayı senetlerin tanzim ederek tarafına verdiğini, davacıdan alacağına karşılık olarak almış olduğu senetleri borçlarına karşılık  ...'ye ciro ederek verdiğini, diğer davalı ... senetler ödenmediğinden dolayı ... ve kendisini icraya verdiğini, davacının ise imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itiraz ettiğini, bunun üzerine kendisinin davacıyı arayarak kızdığını, zaman kazanmak için imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itiraz ettiğini beyan ettiğini, arabuluculukta anlaşamadıklarını,  davanın reddine, kötü niyetli davacı ve diğer davalı ...'un %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraflarının karşı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Her ne kadar mahkememizin 12/07/2021 tarihli kısa kararında davanın kabulüne, davacının Bakırköy ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'sine tekabül eden kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine  karar verilmiş ise de; sehven maddi hata yapıldığı, hüküm fıkrasının 1 nolu kararın ilk bendinde davalı ibaresinin açık olmadığı, davalıdan kastın tüm davalılar olduğu, 2 nolu bendde ise davalı dan kastın, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davalı ...'un ikrarı göz önüne alınarak davalı olarak ...'un yazılması gerektiği anlaşılmakla hüküm kısmı tavzihen düzeltilerek\" karar verilmiştir.Davalı ...  vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Dava dosyasına bakıldığında davacı ve diğer davalının amca çocukları olduğunu ve birlikte ticaret yaptıklarını davacı ... ve davalı ...'un beyan ettiğini, Davalının borçlarına karşılık olmak üzere müvekkili ...'ye senetler gerçek imiş gibi vererek borcundan kurtulmak istediğini, Müvekkilinin bu senetlerin zamanında ödenmemesinden dolayı icra yolu ile tahsiline gittiğini ve icrada yapılan inceleme sonucu senetlerin davacının el ürünü olmadığı anlaşılması üzerine  ve ... hakkında ceza davası açıldığını ve bu davada ...'un itirafı üzerine  müvekkilinin  bu olaydan zarar gören ve dolandırıldığını anlayarak ... hakkında açılan davaya müdahil olmuş bulunduğunu, Mahkeme kararında müvekkili ...'yi Mahkeme masrafları ve ücreti vekalet ödemeye  mahkum ettiğini, Mahkemenin amca çocukları ve birlikte ticaret yapan bunu da itiraf eden davacı ...  ve davalı ... Hakkında kararında suçsuz ve dolandırılan müvekkili hakkında  ücreti vekalet ve mahkeme masraflarını müştereken ve müteselsilen   ödemesine  karar vermesinin adalete hakkaniyete ve yasalara aykırı olduğunu, Mahkemenin cezayı tazminatta olduğu gibi sahte senet tanzim eden ...'a Mahkeme ve ücreti vekalet ödemeye  karar vermesi gerekir iken müşterek ve müteselsilen verilen kararın adalete, hakkaniyete ve yasalara aykırı olduğundan kaldırılarak, davaı   ...'a tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davasıdır.Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/663 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının imzaya itirazı üzerine yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde uyuşmazlık konusu senetlerdeki imzanın davacının el ürünü olmadığının tespiti üzerine davanın kabul edildiği anlaşılmıştır.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/256 Esas sayılı dosyasında davalı ...'un beyanı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu senetlerin imza kısmının kendisi tarafından bizzat doldurulduğunun mahkeme huzurunda ikrar ettiği anlaşılmıştır.Mahkemece, hem mahkeme içi ikrar hem de İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile hüküm kurulmuş olup, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalı ..., davacı ...  ve davalı ...'un birlikte hareket ettiğini ve dolandırıldığını ileri sürmüş ise de, Ceza dava dosyasında davacı  ... ile davalının birlikte hareket ederek davalıyı dolandırdıklarına dair delil bulunmadığı,   Mahkemece Menfi tespit davalarında ispat yükü  davacı olduğuna dair gerekçe yazılmış ise de, imza itirazında ispat yükünün davalıda olduğu ancak bu hususun  sonuca etkili olmadığı,  davanın kabulüne karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı, davalının istinaf isteminin reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Davanın kabulüne karar verilmiş olmasına göre, 6100 sayılı HMK 326.mad. göre, aleyhine hüküm kurulan yargılama giderlerinden sorumlu olduğundan, mahkemece davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yasa gereği haksız çıkanın yargılama giderlerinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından yerinde bulunmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2021 tarih ve 2019/879 E., 2021/731 K.  sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.929,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.732,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.197,20 TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ...  tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b0cf3aa07064923","SID":"5bc98584a2bc2f08"}}