{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/743 <br>KARAR NO: 2024/998<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2020<br>NUMARASI: 2018/263 Esas -  2020/847 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkili ... Bankası A. Ş Otogar/İstanbul Şubesi ile dava dışı ... Sanayi Ve Diş Ticaret  Limited Şirketi arasında ..., Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını ve adı geçen firmaya krediler kullandırıldığım,davalı ... söz konusu ...'yi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını,bankadan kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davalı borçlulara Eyüp ... Noterliğimin 31.05.2018 tarih. ... yevmiye no'lu ihtarnamesi gönderilmiş olup, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini,davalıların gönderilen ödeme emrine karşı borca itiraz ettiğini, borçlu davalıların haksız ve kötü niyetli olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından yapmış olduğu tüm itirazların iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraftan ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" , ...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte  değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali istemi olup somut uyuşmazlığın dava dışı asıl borçlu ... San. Dış Tic. Limited Şirketi ile davacı banka arasında imzalanan \"Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesini\" müşterek borçlu  kefil sıfatıyla imzaladığı tartışmasız olan  davalının itiraza konu icra takip tarihi  ile mevcut ise; hukuken sorumlu tutulabileceği asıl alacak ve fer'ilerinin tespiti noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 583.maddesinde; kefalet sözleşmesinin, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu düzenlemesi yer almaktadır. Bu cümleden olmak üzere taraflar arasında imzalanan 200.000,00 TL'lik sözleşmede kefalet tarihinin yazılı olmadığı ve kefilin iş bu sözleşmeden yasa gereği sorumlu olmayacağı nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş olup davanın kabul edilen miktar üzerinden devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, \" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı banka ile ... San.ve Dış Tic.Ltd.Şti arasında imzalanan 250.000 TL ve 200.000 TL'lik Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri'ne davalı ...'nin kefil olduğunu, (200.000 TL'lik kefaletin geçersiz olduğu Yerel Mahkeme kararında hüküm altına alınmıştır.) Mezkür sözleşmeye binaen  davalıya ait Ayvalık'ta bir taşınmaza banka lehine ipotek tesis edildiğini,  sonrasında bu taşınmaz lehine ipotek tesis edilen Bankanın muvafakati de alınarak haricen ...'ye devredildiğini, bahse konu ... Sözleşmeleri'nden doğan borç için Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... Esas ayılı dosyadan ...Ltd.Şti ve ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla  takip yapıldığını ve mezkür takibin derdest olduğun, satış işlemlerinin devam ettiğini, ayrıca işbu davaya konu Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından da davalı ... aleyhine ilamsız takip yapıldığını,  her iki takibin konusunun da aynı alacağa ilişkin olduğunu, öncelikle Mükerrer takip olması hasebiyle davanın reddi gerektiğini, çünkü ipotek konusu taşınmazın davalının kefalet alacağının teminatı olduğunu, dava dışı asıl borçlu şirketin alacağı için Davalının kefalet vermişken davalıya ait taşınmazın da şirketin kredi borcunun teminatı olmasının düşünülemeyeceğini, taşınmazın davalının kefalet borcunun teminatı olarak ipotek edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davalının davacıya gerçekten borçlu olduğu ve her iki takibin de yasaya uygun olduğunun kabul edilmesi durumunda dahi, yerel Mahkemenin hüküm kurarken açıkça hata yaptığını, gerekçeli Karar'da hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 250.000 TL'lik kredi sözleşmesi yönünden kefaletin geçerli olduğu kabul edildiğini ve davalıdan talep edilebilecek asıl alacağın 250.000 TL olabileceğinin belirlendiğini, ancak Gerekçeli Kararın 1-c maddesinde işletilecek faizin hüküm altına alınırken asıl alacak olarak 261.858,06 TL belirlendiğini ve açıkça hatalı olduğunu, Gerekçeli Karar'ın 1-a maddesinde takibin 250.000 TL asıl alacak için devamına karar verilmişken, 1-c maddesinden işletilecek faizin 261.868,06 TL asıl alacağa belirlenen oran üzerinden işletilmesine karar verilmiş olması hususunun dahi gerekçeli kararın kendi içinde tutarsız ve hatalı olduğunu gösterdiğini, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı borçlunun davacının Banka'ya borcu olduğunun hem bilirkişi raporları hem de banka kayıtları ile sabit olduğunu, Yerel Mahkemede görülen dava sonucunda davacı Banka'nın alacaklı olduğunun ispatlandığını, davalı borçlunun aynı alacağa ilişkin birden fazla takip yapıldığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, İİK uyarınca, önce rehne başvurma zorunluluğu kuralına istinaden ''BALIKESİR İLİ AYVALIK İLÇESİ ... MAH. ... ADA ... PAFTA ... PARSEL ... ARSA PAYLI ... BAĞ. BÖLÜM'' vasıflı taşınmaz hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı Banka alacağının söz konusu teminat ile karşılanmaması nedeniyle kalan kısım için ise kefil yönünden  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından Genel Haciz Yolu ile İlamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun istinaf kanun yoluna başvurmasının yalnızca süreci uzatarak davacı Banka alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, istinaf başvurusunun reddini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu beyanla,  istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel  kredi sözleşmesinden kaynaklı kefile karşı başlatılan  ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş, davalı vekilince  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı kefilin kefalet borcunu da kapsar şekilde verdiği ipotek paraya çevrilip rehin açığı belgesi alınmadan ilamsız icra takibi yolu ile hakkında takip yapılıp yapılamayacağı noktasındadır. Dosyaya toplanan tüm deliller ile; davalının ortağı bulunduğu ... Ltd.Şti nin davacı banka ile yaptığı genel kredi sözleşmesine 250.000 TL Kefaleti bulunduğu, ayrıca maliki bulunduğu Balıkesir ili Ayvalık İlçesi ... köyü ... parsel ... no'lu bağımsız bölümü şirketin borcu ile birlikte kendi kefaletinden kaynaklanan borcunu da kapar şekilde 225.000 TL bedelli 10/03/2011 tarihinde ipotek verdiği,  taşınmazın 2017 yılında üzerindeki ipotekle birlikte ...'ye temlik edildiği, ... tarafından aynı taşınmaz üzerine 11/07/2017 tarihinde asıl borçlu ... Ltd. Şti.'nin borcu için 2. Dereceden 350.000 TL bedelli ipoteğin alacaklı adına kurulduğu, davacı kefil ve asıl borçlu hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile 30/07/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı kefil tarafından borca itiraz edilmesi üzerine  takibin durduğu, davacı tarafça asıl borçlu ve ipotekli taşınmazın maliki ... hakkında  İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... dosyası ile 17/10/2018 tarihinde aynı alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiği, 20/12/2018 tarihinde durdurulmasına karar verilen ilamsız icra takibi yönünden eldeki itirazın iptali davasının  açıldığı görülmektedir. Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 586/1. Maddesinde; Kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olmasının gerektiği düzenlenmiştir. İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir. Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse,  müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır.Somut olayda; borçlu tarafından alacaklı lehine kurulan 10/03/2011 tarihli ipoteğe  ilişkin belge   incelendiğinde,  ipotek veren ...'nin asıl borçlu ... Turizm Ltd.Şti'nin borçları yanında  kendi kefalet borçları içinde ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Rehin  paraya çevrilip alacağı karşılamaması halinde karşılanamayan (açık kalan) alacak kesimi için haciz veya iflas takibi yapabilir. (Baki Kuru İcra iflah Hukuku el kitabı ikinci baskı sayfa 986) Eldeki uyuşmazlıkta ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmadan yaklaşık 3 ay önce kefil hakkında ilamsız icra takibine başvurulduğu, 3 ay sonra başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip talebinde \"tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla\" cümlesi bulunmakla beraber hangi icra dosyası yönünden tahsilde tekerrür istenmediği hususunun belirtilmediği, dosyaların borçlularının farklı olduğu, itirazın iptaline karar verildiği tarih itibariyle ipotekli takibin paraya çevrilip kalan miktarının belirlenmediği, bu haliyle itirazın iptaline karar verilmesinin İİK 45 ve 152 maddeleri ile TBK 586 maddelerine aykırı olduğundan davanın usulden reddine karar verilmek gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. (Emsal Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2023/3764E. 2024/1682 K. Sayılı ilamı) HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle  davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın, peşin olarak alınan 3.537,55 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 3.109,95 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgilisine iadesine, 8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafın istinaf aşamasında yapılan 48,50 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a39108292de54342","SID":"4f896431ebe50088"}}