{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/2034 Esas<br>KARAR NO: 2024/1171 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2022<br>NUMARASI: 2018/1376 E.  -  2022/248 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki doğrultusunda davalı ... Gıda'nın kiracısı bulunduğu ... Alışveriş Merkezi 1. Katındaki ... kapı ... numaralı bağımsız bölümün müvekkiline devredilmesi hususunda anlaştıklarını, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca müvekkilinin 10.000,00 Amerikan Doları karşılığı 28.800,00 TL.'yi davalıya 25/03/2016 tarihinde ödediğini, ancak davalının sözleşme ile yüklendiği edimi yerine getirmediğini ve sözleşme doğrultusunda yeri 31/03/2016 tarihinde müvekkiline teslim etmediğini, müvekkili tarafından davalıya ihtar çekildiğini, ancak ihtarname davalı şirketçe 26/09/2016 tarihinde tebliğ alınmış olmasına rağmen, ödenilen paranın taraflarına iade edilmediğini ve akabinde başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra  Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında da haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, davalarının kabulü ile itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4/1-a maddesi gereği, kira ilişkisinden doğacak alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemelerinin görev alınına girdiğini, huzurdaki davada müvekkili şirketin kira ilişkisini sonra erdirerek davacının dava dışı kiraya veren ile yeni bir kira sözleşmesi imzalaması konularından kaynaklanan alacak talebine dayandığını, ayrıca HMK 114/1-c maddesi uyarınca da mahkemenin görevli olmasının bir dava şartı olup, HMK 115. maddesi gereği davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı yanın protokolün 2.3. maddesi gereği  üstlendiği edimi yerine getirmeyerek, kiraya verenle yeni bir kira sözleşmesi imzalamayıp devir işleminden caydığını, davacı tarafın devir işleminden caydığı için protokolün 2.1. maddesi gereği kaporanın müvekkili şirkette kaldığını, davacının kusuru nedeniyle devir işlemlerinin tamamlanamadığını, dava dışı ... şirketi ile yeni bir kira sözleşmesi imzalaması gerekenin müvekkili değil, davacı olduğunu, bu konuda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, protokol ile kendi üstlendiği edimi yerine getirmeyen davacının müvekkilinden karşı edim beklemeye hakkı olmadığını belirterek, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, bununla birlikte haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 08/05/2018 tarihli, 2016/1274 Esas, 2018/473 Karar sayılı kararı ile \"..HMK 2,4, 20,114 ve 115 maddeleri gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, Görevsizlik kararını kesinleşmesinden veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli NÖBETÇİ İSTANBUL ANADOLU ADLİYESİ SULH HUKUK mahkemesine HMK 20 maddesi gereğince  GÖNDERİLMESİNE...\"karar verilmiştir.<br>DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Dairemizin 05/11/2018 tarihli, 2018/3224 Esas, 2018/2331 Karar sayılı kararı ile; \"...Her ne kadar ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmiş ise de, dava konusu uyuşmazlığın kira ilişkisinden değil, taraflar arasındaki protokole göre verilen kaporanın iadesi talebinden doğduğu bu nedenle de davanın Ticaret Mahkemesince görülmesi gerektiği anlaşılmakla, istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmekle, İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.05.2018 tarih ve 2016/1274 E., 2018/473 K. sayılı kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE...\" karar verildiği tespit edilmiştir.<br>KALDIRMADAN SONRA MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 06/04/2022 tarihli 2018/1376 E. - 2022/248 K. sayılı kararıyla; \"...Davacı ile davalı arasında bila tarihli protokol imzalandığı, protokole göre davalının kiracısı bulunduğu, ... AVM'nın ... Katında ... kapı nolu 54 m2 mağazanın davalı tarafından 50.000 USD + KDV tahliye tazminatı karşılığında davacıya devredilmesi hususunda anlaşılmıştır. Protokolün 2.1 maddesine göre davacı davalıya 10.000 USD kapora ödeyecektir. Davacı devir işleminden cayarsa 10.000 USD davalıda kalacaktır. Davalı cayarsa kaparoyu davacıya iade edecektir. Davalı (kiracı) ile kiraya veren, mecura ilişkin kira sözleşesinin feshine ilişkin olarak 31/03/2016 tarihinde karşılıklı olarak bir fesih protokolü imzalayacaktır. Davacı mecuru kiraya veren ile, mecura ilişkin olarak 01/04/2016 tarihli yeni bir kira sözleşmesi imzalayacaktır. Davalı 31/03/2016 tarihinde mecuru mal sahibine boş olarak teslim edecektir.Önce davalı 31/03/2016 tarihinde, kiraya veren ile arasında var olan kira sözleşmesini feshedecek, 31/03/2016 tarihinde mecuru mal sahibine boş olarak teslim edecek, sonra davacı 01/04/2016 tarihinde mecuru kiraya veren ... ile yeni bir kira sözleşmesi imzalayacaktır. Bu duruma göre, davalı; kiraya veren ile arasında var olan kira sözleşmesini 31/03/2016 tarihinde feshettiğini, 31/03/2016 tarihinde mecuru mal sahibine boş olarak teslim etmeye ve davacının kullanımına sunmaya hazır hale getirdiğini ve bu durumu davacıya bildirdiğini ispat etmesi gerektiği, ancak ispat edemediğinden, davacının davalıya ödediği 10.000 USD karşılığı 28.800,00 TL kaporayı  davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Asıl alacak sözleşme ile belirlendiğinden likittir. Bu nedenle asıl alacak olan 28.800,00 TL'nin %20 si icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 2-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 28.800,00 TL. Asıl alacak üzerinden takip başlangıcında belirtilen şartlar altında aynen devamına, 3-Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, 4-Asıl alacak olan 28.800,00 TL.'nin %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kötü niyet takip tazminat talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu hukuka aykırı olup, hatalı değerlendirmeyle düzenlendiğini, davacı tarafın, protokolün 2.3 maddesi gereği üstlendiği edimi yerine getirmeyerek kiraya verenle yeni bir kira sözleşmesi imzalamayıp devir işleminden caydığını, davacı tarafın devir işleminden caydığı için protokolün 2.1 maddesi gereği kaparonun müvekkili şirkette kaldığını, davaya konu protokol doğrultusunda müvekkilinin üstlendiği edimi yerine getirerek kiraya veren ... yönetimine kira sözleşmesini feshedeceğini bildirdiğini ve davacıya mecuru teslim etmeye hazır olduğunu ifade ettiğini, ne var ki davacı yan bu süreçte kiraya veren dava dışı şirket ... ile yeni bir kira sözleşmesi imzalamadığını, davacının, kiraya verenle yeni bir kira sözleşmesi imzalamadığı için müvekkili şirketin mağazayı davacı tarafa teslim edemediğini, Davacı tarafın, kiraya verenle kendisinin yeni bir sözleşme imzalaması hususunda ve mağazayı teslim almaya hazır oldukları konusunda müvekkili şirkete göndermiş oldukları herhangi bir ihtarnamenin de olmadığını, Davacı tarafın protokol gereği yüklendiği edimi yerine getirmeyerek kusurlu hale geldiğini, davacının kendi kusuru olmasına rağmen kaparoyu iade talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davacı tarafın kiraya veren ... yönetimiyle yeni bir kira sözleşmesi imzalamadığı için müvekkili şirketin mağazayı davacı tarafa teslim edemediğini, asıl davacı tarafın devir işleminden caydığı için protokolün 2.1 maddesi gereği kaparonun müvekkili şirkette kaldığını, kaparonun iadesinin müvekkiline yüklenmesinin tamamen haksız ve dayanaksız olup, açıklandığı üzere davacı tarafın kendi kusurunun söz konusu olduğunu, davacı tarafın kendi kusurunun doğurduğu sonuçlara katlanmak zorunda olduğunu,Ticari hayatın gereklilikleri ve hayatın olağan akışı uyarınca, davacı tarafın, kiraya veren ... ile yeni bir kira sözleşmesi imzalamadan müvekkilinin kira sözleşmesini feshederek mağazayı tahliye etmesinin  beklenemeyeceğini, aksi düşüncenin hak ve nefaset kriterleriyle bağdaşmadığını, Böyle bir halde müvekkili şirketin uğrayacağı zarar ve kira sözleşmesini erken feshetmesinden dolayı ... yönetiminin müvekkiline rücu edeceği zararlardan sorumluluğunun oldukça büyük olacağını, Kaldı ki bir an için müvekkilinin kira sözleşmesini erken feshederek dava konusu işyerini tahliye ettiği düşünülse bile, kiraya veren ... ile yeni bir kira sözleşmesi imzalamayan davacı tarafın söz konusu taşınmazı teslim alarak kullanmasının yine mümkün olmayacağını, sırf bu açıdan bile değerlendirildiğinde, kiraya veren ile yeni bir kira sözleşmesi imzalamayan davacının öncelikli ediminin yeni bir kira sözleşmesi imzalaması olduğu ve bu nedenle kusurunun varlığının ortada olduğunu belirterek, açıkladıkları ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle;  davanın kısmen kabul edilen kısmına yönelik olarak istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hususların müvekkili lehine ortadan kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenemesinde; taraflar arası imza edilmiş sözleşme uyarınca gönderilmiş kaporanın iadesi istemine dayalı 28.800,00 TL. asıl alacak, 269,85 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam 29.069,85 alacağın tahsili için 11/10/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu  ve davanın İİK'nın 67. maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan Protokol incelendiğinde; \".... , kiracısı bulunduğu ... AVM' nin 1.Kat'ındaki ... kapı no' lu 54 m? büyüklüğündeki mağazayı (Bundan sonra kısaca “mecur” olarak anılacaktır) 50.000 USD (EllibinUSD)+KDV tahliye tazminatı karşılığında ...'na devir edilmesi hususunda mutabakata varmışlardır. ..., protokolün karşılıklı imzalandığı anda 10.000 (Onbin)USD kaparoyu o günkü TCMB kurundan tahsilat makbuzu karşılığı teslim edecektir. Mağaza teslim tarihine kadar ... devir işleminden cayarsa 10.000 (Onbin) USD ...'nda kalacaktır. Kaparo tutarı daha sonra tahliye tazminatı ödemesinden mahsup edilecektir. Benzer şekilde ... devir işleminden cayarsa ...na kaparoyu aynen iade edecektir. 2.2. ... ile kiraya veren, mecura ait kira sözleşmesinin feshine ilişkin 31.03.2016 tarihli karşılıklı bir fesih protokolü imzalayacak, 2.3. ..., mecuru kiraya veren ile mecura ilişkin olarak 01.04.2016 tarihli yeni kira sözleşmesi imzalayacak, 2.4. ..., kendi kira sözleşmesindeki tahliye şartlarına uygun olacak şekilde sökülüp götürülebilen (elektrik panosu ile klima dahil olmak üzere) tüm ekipmanı alacak ve mal sahibine 31.03.2016 akşamı boş olarak teslim edecektir. Hacıoğlu tarafından mecur, boş ve temiz bir şekilde ...’nın kullanımına sunulacaktır....\" şeklinde anlaştıkları tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince sözleşme, borçlar, sorumluluk ve nitelikli  hesaplama uzmanı Prof. Dr. ...'den alınan alınan 07/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle talebi gibi 28.800,00 TL. kaparo iadesi alacağının bulunduğu, davacının davalıdan işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunmadığı, davacı alacağının talep gibi takip tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi (yıllık %9) ile birlikte tahsili gerektiği yönündeki kanaat ve düşüncelerini bildirmiştir. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişiden alınan 08/12/2021 tarihli ek raporda;  davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, talebi gibi 28.800 TL kaparo alacağı bulunduğu, işlemiş temerrüt faizi alacağı bulunmadığı, davacı alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (yıllık %9) ile birlikte tahsili gerektiği yönündeki kanaat ve düşüncelerini bildirmiştir. <br>G E R E K Ç E: Dava; İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, daha önce ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının Dairemizce kaldırıldığı, göreve ilişkin dairemiz kararının kesin olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde; taraflar arasında imzalanan protokolün 2.2. maddesi uyarınca Hacıoğlu (davalı) ile kiraya verenin, mecura ait kira sözleşmesinin feshine ilişkin 31.03.2016 tarihli karşılıklı bir fesih protokolü imzalayacakları, 2.3. maddesi uyarınca ise ...’nın (davacı), mecuru kiraya veren ile mecura ilişkin olarak 01.04.2016 tarihli yeni kira sözleşmesi imzalayacağı kararlaştırılmıştır. Yani öncelikle davalı tarafından kiraya verenle kira sözleşmesinin feshine ilişkin sözleşme imzalaması gerektiği, davacının bundan sonra kiraya verenle kira sözleşmesi imzalayacağı konusunda anlaşmışlardır. Ancak davalının kiraya verenle kira sözleşmesinin feshi sözleşmesi imzaladığına dair dosyaya bir delil sunulmamıştır. Bu durumda sözleşmeden cayan tarafın davalı olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenlerle; sözleşmeden cayan davalının davacıdan aldığı 10.000,00 USD kaparoyu Protokolün 2.1. maddesi uyarınca davalıya iade etmesi gerektiği, davalının kaparonun iadesi için başlatılan icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.967,33 TL  nispi harçtan, peşin alınan 491,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.475,50 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/06/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"773aa6e1f9313935","SID":"bef2c4d37d948162"}}