{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/892 <br>KARAR NO: 2024/1048<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/01/2021<br>NUMARASI: 2015/780 E. - 2021/41 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Nakliyat sigortası rücu)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... AŞ'nin sorumluluk sigortacısı olduğunu, ... ile davalı arasında 2007 yılında imzalanan taşıma hizmetleri sözleşmesi uyarınca davalının, ...'nin müşterilerinin emtiasını alıcılara dağıttığını, bu sözleşmenin 8.2.maddesine göre, davalının, yol ve yükün güvenliği için her türlü önlemi almaya, kalifiye ve yeterli şoförler çalıştırması gerektiğini, 15.04.2014 tarihinde sigortalının, ... marka elektronik emtianın alıcılara ulaştırılması için davalıdan araç talep ettiğini, 16.04.2014 tarihinde emtianın davalıya ait ...plakalı araca yüklenerek sürücü ...'a teslim edildiğini, tesisten ayrılan arcın yaklaşık 1 milyon TL değerindeki emtia ile kaybolduğunu ve davalının çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, ceza yargılamasının Gebze 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/677 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, sigortalı ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin ödeme yaparak sigortalının haklarına halef olduğunu, sigortalının 29.05.2014 tarihinde TTK'nın 855/3. maddesine göre hasar ihbarında bulunduğunu, sigortalının müşterisi olan dava dışı ...'a 04.08.2014 tarihinde 758.979,56TL ödeme yapıldığını, ...'un da olaydan kaynaklanan tüm hakları sigortalı ve davacıya temlik ettiğini, ödeme ve alacağın devri ile müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, bu davadaki talebin 758.979,56TL tutarındaki tazminat ödemesi ve 17.647,97 Euro ekspertiz masrafının tahsili olduğunu ileri sürerek, 758.979,56  TL hasar ödemesinin avans faiziyle birlikte, 17.647,97 Euro ekspertiz ücretinin devlet bankalarının Euro cinsi bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; ...'nin çeşitli alıcılara emtia dağıtılması için araç talep ettiğini, müvekkilinin de talep üzerine sürücü ...'ı görevlendirdiğini ve emtianın bu kişi adına kayıtl ... plakalı araç ile taşınacağının sigortalıya  bildirildiğini, oysa bu araç yerine sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonun gittiğini, bu husus kontrol edilmeden araca yükleme yapıldığını, depoya giriş sırasında araç ve sürücünün kontrol edilmemesi nedeniyle oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sigortalının çalışanlarının, uzun yıllardır devam eden uygulamaya uygun şekilde kontrolleri yapması halinde emtianın ...'a teslim edilmeyeceğini, sigortalının kontrol yükümlülüğünü yerine getirmemesinin illiyet bağını ortadan kaldırdığını, sigortalı ile düzenlenen sözleşmenin 8.2 maddesi uyarınca, müvekkilinin yol ve yükün güvenliği için her türlü önlemi almaya, kalifiye ve yeterli şoförler çalıştırmaya mecbur olduğunu, ancak 01.01.2007 tarihi sözleşmenin bir yıl için geçerli olması nedeniyle sona erdiğini, müvekkilinin ...'ı işe alırken yeterli dikkat ve özeni gösterdiğini, sürücünün lojistik faaliyetleri için yeterli donanıma ve  referansa sahip olduğunu, gönderilen emtianın bir kısmının ele geçirilmesine rağmen tamamının bedelinin talep edilmesinin hatalı olduğunu, sevk ve taşıma irsaliyelerinde imza bulunmamasına rağmen tüm emtianın teslim edildiğinin kabulü halinde 1.814.000,00TL bedelli emtiadan bulunanların çıkarılması ile 644.000 TL değerinde emtianın kaybolduğunun anlaşılacağını, poliçedeki tenzili muafiyete göre 530.000,00 TL'nin ödenmesi gerektiğini, Beyoğlu ...Noterliğinin 31.10.2014 tarihli ihtarı ile 519.633,48 TL ödeme yapıldığı belirtilerek iadesinin istenilmesine rağmen dava dilekçesinde 758.979,66 TL talep edilmesinin çelişki olduğunu, sorumluluğunun en fazla aracın istiap haddiyle sınırlı olacağını, bu sınırı aşan tutarın rücu edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...6102 sayılı TTKnun 875/1.maddesinde 'Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.' denilmektedir.TTKnun 879/1.maddesinde, 'Taşıyıcı;Kendi adamlarının, Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.' denilmektedir.TTKnun 882.maddesinde sorumluluk sınırları düzenlenmiş olup, TTKnun 886/1. maddesinde ise; 'Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.' düzenlemesi bulunmaktadır.Dava konusu olayda, alt/fiili taşıyıcının ifa sorumlusu olan sürücü ...'ın emtia-eşyaları dava dışı sigortalıdan tam ve hasarsız teslim aldığı, ancak taşıdığı elektronik ürünleri gönderilen alıcılara teslim etmeyerek çaldığı tespit edilerek, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suretiyle hüküm giydiği,  davalı taşıyıcının adamı sürücünün teslim aldığı eşyaları çalmak suretiyle hasar ve zıyaına sebebiyet verdiğinin açık olduğu, TTK madde 875/1 ve TTK 879/1. maddesi bağlamında davalı taşıyıcının kendi adamının kasta değer pervasızca hareketinden sorumlu olduğu, yine TTK'nun madde 886/1 maddesi bağlamında  davalı taşıyıcının adamı sürücünün eylemi sonucu zararın kasten ve pervasızca bir davranış ve böyle zararın meydana gelmesi bilinciyle işlenmiş fiilden dolayı sebep verdiği değerlendirilmiş olup, Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre,  16/04/2014 tarihinde meydana gelen hasar ile ilgili hasar dosyası incelenerek tazminat tutarı  758.979,56TLnin...'dan ... hesabına 04/08/2014 tarihinde EFT yapıldığı, ödeme yapan sigortacı davacının meydana gelen hasarda sorumlu kişi ve kişilere karşı TTK 1472/1 maddesine istinaden rücu edebileceğinden, davacının hasar tazminatını sigortalısına ödemekle halefiyet hakkı kazandığı ve %100 kusuru görülen davalının, taşınmanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişi olan sürücü ...'ın kusurundan dolayı kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğu, ayrıca adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, zararın taşımayı yapan davalının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişinin kasten işlemiş olduğu bir fiil sebebiyle zararın oluştuğu, bu nedenle davalının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlarından yararlanamayacağı, taşımayı fiilen yapan ...'ın isminin bizzat davalı şirket tarafından ... Lojistik'e bildirildiği, olay tarihinde davalı şirkete ait 2 adet aracın ... Lojistik'ten aynı yerden ürünler teslim aldığı, sürücü ... tarafından teslim alınan ürünlerin emniyeti suistimal suretiyle hırsızlandığı, çalınan malların bir kısmının daha sonra ele geçirildiği ve ilgili sigortalı şirkete iade edildiği, bulunamayan mal değerinin 758.979,56-TL olduğu, bu nedenle bu bedelin davalıdan tahsili gerektiği kanaatine varılmakla, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,  758.979,56TL'nin ödeme tarihi olan 04/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, davacı tarafından ekspertiz ücreti yönünden açılan davada ise, davacı tarafça ekspertiz ücretinin ödenmesine yönelik talepte de bulunulmuş ise de ekspertiz işlemini yaptıran şirketin ... Lojistik olduğu, ekspertiz işlemini yapan ... Hiz. Limited Şirketi tarafından Ekspertiz Hizmeti sonucu kesilen faturanın dava dışı ... Lojistik Hizmetleri AŞ adına kesildiği, davacı sigorta şirketi tarafından ekspertiz ücretinin kendisi tarafından ödendiğine ilişkin yargılama başından sonuna kadar herhangi bir ödeme makbuzu vs. belgenin sunulmadığı, son celse olan 20/01/2021 tarihli oturumunda davacı tarafça ekspertiz ücretinin ödendiğine ilişkin makbuz örneğini sunmak üzere süre talep edilmiş ise de, davalı tarafça yeni belge sunumuna muvafakat edilmemesi nedeniyle süre talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafından ispat edilemeyen bu talep yönünden ve kalan kısımlar yönünden açılan davanın reddine...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 758.979,56 TL'nin ödeme tarihi olan 04.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye kısım ile ekspertiz ücretine yönelik davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, davacı vekilince de katılma yoluyla  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bilirkişilerin uzmanlığının yetersiz olduğunu, “lojistik ve taşımacılık uzmanı” ve “sigorta uzmanı” ibareleri ile neyin kastedildiğinin anlaşılamadığını, raporda hukuki değerlendirme yapıldığını, zararın pervasızca hareket sonucu meydana geldiğini ve taşımacının tam kusurlu olduğunun raporda belirtilmesinin, HMK’nın 266. ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 3/2. maddesine aykırı olduğunu, Mahkemece, sigortalının kusuru bulunmadığının belirtilmesine rağmen hasarın oluşumunda ...'nin TTK'nın 875/2 ve 876 ve maddeleri uyarınca uyarınca ağır kusurlu olduğunu, sigortalının talebi üzerine müvekkilince gönderilen ...’ın yerine ... yönetimindeki ... plakalı kamyona emtianın yüklendiğini, esasen bu aracın depoya alınmaması ve yük yüklenmemesi gerektiğini, bildirilen araç dışında başka bir aracın depoya alınarak emtia yüklenmesine sigortalının organizasyon eksikliği veya kusuru olduğunu, bildirilen sürücü ve araç dışında başka bir araca yükleme yapılmasının ve emtianın bildirilmeyen bir sürücüye teslim edilmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, dosyaya sunulan sözleşmenin 8.2. maddesine göre, “Sevk irsaliyelerinin ilgili nüshalarını belirlenen yerlerine yükü teslim alan alıcının kaşesi bastırılır, kamyonun varış tarihi, teslim alanın adı soyadı ve teslim tarihi yazdırılarak imzalattırılır. ...’ın şoförleri bu surette teslim edilen yüke ait sevk irsaliyesinin tüm suretlerini teslimatın yapıldığını kanıtlamak üzere ...’ye verir”. ..., sevk irsaliyelerini yükü teslim alan ..’a imzalattırmayarak ve bunların kendisine teslimini sağlamayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, sigortalının eyleminin zararla davalının eylemi arasındaki illiyet bağını kestiğini, sigortalının ağır kusur oluşturan bu eylemleri nedeniyle sigortacının ödeme yapmaması gerektiğini, müvekkilinin tüm özeni göstermesine rağmen olayın meydana geldiğini, buna rağmen tüm kusurun taşımacıda olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Zayi olan emtia miktarının ispatlanamadığını, teslim edilen emtiada çekişme bulunmasına rağmen bu hususların rapor ve gerekçeli kararda değerlendirilemediğini, sürücü ...'ın sevk ve taşıma irsaliyelerinde imzasının bulunmadığını, buna rağmen sigortalı tarafından gönderilen bir takım belgelere dayanılarak, sorumluluğun belirlenemeyeceğini, 1.814.000,00 TL tutarındaki emtianın ...'a ait ... plakalı araca yüklendiğinin iddia edildiğini, ancak bu miktarda emtianın yüklendiğinin kanıtlanması gerektiğini, teslim edilen emtianın 1,5 tonun üzerinde olduğunun belirtildiğini, kullanılan aracın istiap haddinin ise  750 kğ olduğunu, istiap haddinini aşar şekilde emtianın yüklendiğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin çalıştırdığı kişiyi yeterli araştırmaları yaparak işe alması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, Gerekçeli kararda sürücü ...'ın kasten veya pervasızca hareketleri nedeniyle sınırlı sorumluluktan yararlanılamayacağının belirtildiğini, oysa sürücünün  eyleminin kasten veya pervasızca hareket olmadığını, bu nedenle sınırlı sorumluluk ilkelerinin uygulanması gerektiğini, Davanın reddedilen kısmı yönünden hükmedilen vekalet ücretinin yasaya aykırı olduğunu, kararda ret için 7.480,59 TL vekalet ücreti takdir edildiğini, oysa ekspertiz ücreti için talep edilen 17.647 Euro'nun karar tarihinde 159.537,65 TL bedelinde olduğunu ve 19.106,08 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne, karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigortalı ile davalının şikayeti üzerine yaklaşık 1 milyon Türk Lirası değerindeki emtia ile ortadan kaybolan davalının çalışanının Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/677 Esas sayılı dosyasında güveni kötüye kullanma suçunda cezalandırıldığını, rücuen tazminat davasında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ekspertiz ücreti yönünden belge bulunmadığının belirtilmesine rağmen, 28.09.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile 20.01.2021 tarihli beyan dilekçesinin ekinde bu tutara ilişkin belgelerin eklendiğinden bu yönden de davanın kabulünün gerektiğini, Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının, sigortalı tarafından talep edilen aracı gönderdiğini, daha önce davalı tarafından bildirilen araç yerine başka bir araç gönderilmesinin sigortalının kusuru olarak değerlendirilemeyeceğini, davalının gönderdiği şoför ve aracın davalı şirket tarafından gönderilen isim ve araç listesinde bulunduğunu, bu aracın önceden bildirilen listede bulunduğunu, ...'ın aynı gün başka bir operasyonda görev aldığını, emtianın davalının sürücüsü tarafından teslim alındığını, çalınan malların bir kısmının dava konusu araçta bulunduğunu, ceza davasında da sürücü hakkında ceza hükmü kurulduğunu, davalı şirket ortağı ...'ın soruşturmada verdiği ifadesine göre de emtianın teslim alındığını, ekspertiz raporunda çalınan emtiaya ayrıntılı şekilde yer verildiğini, bilirkişilerin de belirlenen değeri piyasa şartlarına uygun bulduklarını, araca yüklenen emtianın ağırlığını gösteren bir tespit bulunmamasına rağmen aracın istiap  haddinden fazla yük yüklendiğinin savunulduğunu, kaldı ki fala yüklenen yükün çalınmasının da tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, çalıştırdığı kişiye ilişkin yeterli araştırmayı yapan akdi taşıyıcının sorumluluktan kurtulamayacağını, hırsızlık nedeniyle davalının da kendi çalışanından şikayetçi olduğunu, savunmanın aksine ekspertiz raporunda belirlendiği üzere bulunan emtianın değerinin mahsubu sonrası 758.979,56 TL tutarında tazminat ödendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan hasar ödemesinin, hasar sorumlusu olan taşıyıcıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından dava dışı sigortalı ... Hizmetleri AŞ'ye ait lojistik ve depolama faaliyetleri sigorta örtüsü altına alınmıştır. Sigortalının çeşitli şirketlerden temin ettiği taşıma işlerini üçüncü kişilere yaptırdığı ve kendi deposunda muhafaza ettiği emtiaları, taşıma sözleşmeleri ile alt taşıyıcılara taşıttığı dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Dava dışı ... Ticaret Ltd.Şti. ile sigortalı ... arasında düzenlenen 12.04.2013 tarihli lojistik hizmetleri sözleşmesi kapsamında, ... şirketine ait emtiaların teslim alınması, sigortalının deposunda muhafaza edilmesi ve dağıtımına ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Bu tür faaliyetlerin yapılması için sigortalının çeşitli şirketlerle düzenlediği sözleşmeler kapsamında, davalı ile sigortalı arasında 2007 yılında taşıma hizmetlerine ilişkin bir sözleşme düzenlenmiştir. Bu sözleşme 31.12.2007 tarihine kadar yürürlükte olup, bu tarihten bir ay önce  sözleşmenin feshedilmemesi halinde aynı şartlarda birer yıl uzayacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki bu sözlemenin feshedilmediği, sözleşme süresinin uzadığı anlaşılmış ve mahkemenin buna ilişkin kabulünün yerinde olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde, hasar ödemesinin yanı sıra ekspertiz ücreti olan 17.647,97 Euro'nun da tahsili talep edilmiştir. Bu miktar dava dilekçesinde 51.389,12 TL olarak harçlandırılmıştır. Bu nedenle davalı istinafından bahsedilen vekalet ücretinin dava tarihindeki harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplandırılması yerindedir. Yabancı para cinsinden  talep edilen ve dava tarihinde harçlandırılan miktarın karar tarihindeki değeri üzerinden vekalet ücreti hükmedilmesi doğru olmadığından, mahkemece davalı yararına dava tarihindeki harçlandırılan değer üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi doğrudur. Davacı vekili, 28.09.2015 tarihli dilekçesi ekinde ekspertiz ödemesine ilişkin belgeleri sunduğunu, ayrıca 20.01.2021 tarihli dilekçe ekinde de bu belgelerin sunulduğunu belirtmektedir. İncelenen belgeler ... tarafından ekspertiz incelemesi yapan ... Sigorta AŞ'ye düzenlenen \"...\" belgesi ile ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri tarafından ...' a düzenlenen 29.09.2014 tarihli 14.995,91 Euro bedelli fatura olduğu anlaşılmaktadır. Bu belgelerden davacının, herhangi bir ödeme yaptığı anlaşılamamaktadır. Sunulan belgeler ödeme belgesi olmayıp, fatura niteliğindedir. Davacı yaptığı hasar ödemesine ilişkin dekontu sunmasına rağmen, ekspertiz ödemesini yaptığına ilişkin geçerli bir belge sunmamıştır. Bu nedenle ekspertiz ödemesine dair mahkemece yapılan değerlendirme, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusu ile davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.Dosyada bulunan poliçenin incelenmesinde, meydana gelen hasarın poliçenin geçerli  olduğu dönemde meydana geldiği ve poliçe teminatı içinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen 2007 tarihli sözleşme ile sigortalının talebi halinde, nitelikleri belirtilecek aracın temin edilmesi ve sigortalı tarafından gösterilen yükün taşınması davalı tarafından üstlenilmiştir. Dava konusu yükün yüklendiği aracın taşımacıya ait olduğu ve aracı kullanan sürücü ...'ın davalının çalışanı olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu yükleme için başka bir aracın sigortalıya bildirildiği savunulmuş ise de bildirilen araçtan farklı bir aracın gönderildiği, yükleme yapılan aracın davalıya ait olduğu, araç sürücüsünün taşımacının çalışanı olduğu, bu nedenle sigortalının gerekli kontrolleri yaptığı kabul edilmelidir. Davalının bir çalışanının yerine başka bir çalışanına taşınacak emtianın teslim edilmesi sigortalının kusuru olarak değerlendirilemez. Eldeki davada davalı, taşıma sözleşmesi gereğince akdi ve fiili taşıyıcı olarak sigortalıya karşı sorumludur. Bu nedenle, çalışacak personelin seçiminde her türlü özeni gösterse dahi, başlı başına taşıma akdine aykırılık nedeniyle TBK'nın 112. maddesi gereğince meydana gelen zararlardan sorumludur. Bu nedenle, hırsızlık olayı sonucu zayi olan emtiadan taşımacının sorumlu tutulması yerindedir.TTK'nın 875. maddesi gereğince, taşıyıcı, eşyanın taşımak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Eldeki davada, taşımacı zarardan sorumlu olup, zararın oluşmasına gönderenin veya gönderilenin bir davranışı yada eşyanın özel bir ayıbının sebep olmadığı açıktır. Taşımacıya ait araca ve taşımacının personeline teslim edilen emtianın hırsızlık sonucu zayi olması nedeniyle TTK'nın 876. maddesindeki sorumluluktan kurtulma halinde taşımacının yararlanması mümkün değildir. Zira, taşımayı yapan kişi ifa yardımcısı olup, davalı taşıma şirketi taşıma akdine aykırı davranması nedeniyle TTK'nın 879. maddesine göre sorumludur. TTK'nın sorumluluğa ilişkin 882. maddesinde, sınırlı sorumluluk öngörülmüştür. Ancak, zararın kasten veya pervasızca bir davranış sonucu meydana gelmesi halinde sınırlı sorumluluk uygulanmaz. Somut olayda, ifa yardımcısının kendisine teslim edilen emtiayı çaldığı, Gebze 1.Asliye Ceza Mahkemesinin ilamıyla belirlenmiş olup, davalı şirket yetkilisinin 06.0.42014 tarihinde kolluk ifadesinde aracın sürücüsü ile birlikte gönderildiğinin belirtilmesi nedeniyle, taşımacının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağına dair mahkeme kararı yerindedir. İlk derece mahkemesince oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor alınmış olup, bilirkişi kurulunun ibraz ettiği raporun dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu anlaşılmıştır. Raporda, ekspertiz raporu ile belirlenen hasar bedelinin piyasa koşullarına uygun olduğunun belirtilmesi, dosya kapsamındaki delillere göre yeterli olup, bunun dışında ayrıca bir hesap yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusuna göre, uygun ve yeterli bir bilirkişi kurulu oluşturulmuş ve oluşturulan kurulun uzmanlık alanının uyuşmazlığa göre doğru belirlendiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece, hukuki konularda bilirkişi görüşüne başvurulmamış olup, zorunluluk nedeniyle bilirkişi raporunda bir kısım kanun maddelerine atıfta bulunulmuş olmasının yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle varılan sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince bilirkişi raporunda bağımsız şekilde maddi vakıanın doğru tespit edildiği, uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru belirlendiği anlaşılmıştır. Teslim edilen emtia miktarı ekspertiz raporu ve bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Teslim edilen emtiadan, bulunan emtia miktarının mahsubu sonrası bakiye miktar için tazminat ödenerek, alınan temlik ve ibrayla sigortalının haklarına halef olunmuştur. Dosyadaki delillere göre yersiz veya aşkın bir hasar ödemesi bulunmamaktadır. Dosya kapsamında tonaja ilişkin bir tespit olmamakla birlikte, kara yolunda seyredecek araca fazla tonaj yüklenmesinin 2918 sayılı Kanun'a göre cezai gerektirmesinin taşımadan kaynaklanan sorumluluktan farklı olduğu, fazla yükleme yapılması halinde de bu yükün ifa yardımcısı tarafından zayi edilmesi halinde taşımacının sorumluluktan kurtulamayacağı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaif incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 38.523,59 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 02.07.2024 tarihinde, oy birliğiyle davacı yönünden reddedilen miktar itibariyle kesin, davalı yönünden  temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42156bf1a4e4bd21","SID":"c21d2ab8b48ffd7d"}}