{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/560 Esas <br>KARAR NO: 2024/1218 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 22/09/2020 <br>NUMARASI: 2019/161 Esas 2020/442 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 12/07/2024 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı borçlunun ... A.Ş. İle  müvekkil şirket arasında 01.06.2018 tarihli, 28.978,29 TL.lik  fatura bakiye alacağından kalan 2.978,29 TL. 05.06.2018 tarihinde 2.188,52 TL, 06.06.2018 tarihinde  762,49 TL, 09.07.2018 tarihinde 2.039,35 TL, 20.07.2018 tarihinde 7.981,97 TL  13.08.2018 tarihinde  16.287,63 TL,  16.8.2018 tarihinde 5.004,97 TL, 17.10.2018 tarihinde  16.396,71 TL ve 30.10.2018 tarihinde  3.081,83 TL fatura alacağının olduğunu,  davalı borçlunu fatura borçlarını vadesinde ödemediği için 24.04.2019 tarihinde alacağın tahsili için, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosya üzerinden borçlu davalı aleyhine  takip başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine, takiben takip konusu borca, talep edilen faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini beyanla, İtirazın iptaline, takibin avans faiziyle birlikte devamına,  %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretini davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirketin karşı tarafa herhangi bir borcunun  bulunmadığını, borcun bulunmamasına rağmen  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibi yapıldığını, takibe süresi içinde itiraz edildiğini,  müvekkilinin borçlu olmadığını beyanla davanın reddine,  kötü niyetli icra takibine girişen  davacı tarafın %20 den  aşağı olmamak üzere  kötü niyet takibine hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/09/2020 tarih ve 2019/161 Esas - 2020/442 Karar sayılı kararında; \"....Mahkemece  yapılan yargılama sırasında taraflarca  gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda ,\"Davalı yanın  defterleri ibraz edilmemiş olup, davacı yanın 2018 yılına ait ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğunu, defterlerin  usulüne uygun olarak tutulduğunu, davalı yan ile arasında  ticari ilişkinin mevcut olduğunu, yapılan inceleme ile,  davacı ... Paz. San. Ltd. Şti tarafından davalı adına 2018 yılında kesilmiş olan faturaların toplam tutarının 82.721,766 TL olarak tespit edildiğini  davalı ... A.Ş.nin  davacı tarafından kendisine  kesilmiş olan  9 adet ve 82.721,76 TL tutarındaki faturalarda  iki içerik ve miktara itiraz edilmediği, davacı tarafından kesilmiş olan faturalara istinaden davalı tarafından 26.000 TL ödeme yapıldığını, ödemeler sonucu davacının  56.721,76 TL bakiye alacağının olduğu    \" şeklinde rapor sunulmuştur.İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur(TBK m. 90).Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir(TBK m. 97). Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; ( .... ) borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır(TBK m. 117/1,2).Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar(TTK m. 10). Somut olayda davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığından işlemiş faize ilişkin talebin reddi ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve  işin  çabuk  bitirilmesine  engel  olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin  kabulüne karar verilmiştir...\"gerekçesi ile, ''1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, -Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali  ile, takibin 56.721,76 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili ve davacı vekili (katılma yoluyla)  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/161 E. ve 2020/442 K. sayılı 22.09.2020 tarihli kararında usul ve yasaya aykırı bir şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, Müvekkilin, davacıya kısmen borçlu olduğu kanaatine varılarak takibin devamına, bakiye kısım bakımından ise davanın reddine karar verildiğini, gerekçeli karar evrakının davalı müvekkil şirkete 17.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ve süresi içinde istinaf taleplerinin sunulduğunu, Davalı müvekkil şirketin, davacıya borçlu olmadığını, icra dosyasına ve huzurdaki dava dosyasına yapılan itirazların göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, borcun olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetle icra takibi başlattığını, dolayısıyla icra takibinin iptaline, huzurdaki davanın reddine ve yüzde 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine yönelik beyan ve itirazların bulunduğunu, bu doğrultuda verilen kararın istinaf incelemesi ile bozulmasını talep ettiklerini, Mevcut şartlarda davalı müvekkilin, davacıya borçlu olmadığını, şirket ticari defterleri, yazışmalar ve sair evrakların incelenmesi ile iddiaların doğruluğunun ortaya çıkacağını, bu nedenlerle haksız bir şekilde verilen kararın istinaf incelemesine götürülmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, Sonuç olarak, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/161 E. ve 2020/442 K. sayılı 22.09.2020 tarihli hükmünün, usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasını, istinaf yargılaması gereğince davanın reddine karar verilmesini, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geri bırakılmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>DAVACI VEKİLİ KATILMA YOLUYLA SUNDUĞU İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalı yanın borcu olmadığı  yönündeki istinaf talebinin  ödemeye ilişkin hiçbir belge sunmadığı gerçeklikle uyuşmamakta olup reddi gerektiğini, bilirkişi incelemesinde detaylı olarak tespit olunduğu üzere icra takibine konu alacağın olduğunu ve davalı tarafça ödenmediğini, Bilirkişinin icra takibi öncesi faizi hesapladığı ancak bilirkişinin hesaplamaya esas aldığı % 9,75 oranına ve faiz hesaplamasının dava tarihine kadar yapılmasına itiraz ettiklerini, ancak mahkemenin takip öncesi faiz için ihtarname keşide edilmediği gerekçesi ile komple reddine hükmettiğini, Borcunu zamanında ödemeyen tacirin ödüllendirilmesinin söz konusu olamayacağını, davalı tarafın borcunu geciktirip diğer tacirin zararına bir  durum oluşmuş olması sebebiyle temerrüt faizi ödenmesi gerektiğini, Ticaret Kanunu'nda da açıkça düzenlendiği üzere Fatura için  bir ödeme günü belirtilmemiş ise o faturanın alınması gününden itibaren 30 günlük ödeme süresi olduğunu, 30 gün içinde ödenmeyen faturalar için ayrıca bir ihtara  gerek olmaksızın temerrüt şartları oluştuğunu, Bu sebeplerle takip öncesi davalı aleyhine temerrüt faizi işletilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve faturadan kaynaklı 56.721,76 TL alacakları için 24.04.2019 tarihinde icra takibi yaparken 6.420,01 TL %19,50 üzerinden avans faizi talep ettiklerini, davalarının icra takibine yapılan itirazın iptali davası olması sebebiyle icra takibinin yapıldığı tarih olan 24.04.2019 tarihine kadar olan %19,50 Avans Faiz orana göre hesaplama yapılması gerektiğini beyanla, Davalı tarafın istinafının reddine karar verilmesini, katılma yolu ile istinaf taleplerinin kabulüne,  borçlu/ davalının İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin avans faiziyle birlikte devamına (56.721,76 TL Asıl Alacak , 6.420,01 TL avans faizi ) asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatı, yargılama gider ve ücreti vekalet ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili ve davacı vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı tarafça süresi içerisinde faturalara itiraz edilmediği belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin davacı tarafa borcunun olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taraf delil listesinde delil olarak; faturalar, davacı şirket defter ve kayıtları ile icra dosyasına dayandığı, dava dilekçesi ekinde faturaları ibraz ettiği, faturalar e fatura olmadığı halde faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair tebliğ parçaları ile davaya ve takibe konu fatura içeriği malların davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin irsaliyeleri ibraz etmediği, mahkemece 05/11/2019 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasının ara kararı uyarınca taraflara eksik delillerini ibraz etmek üzere  HMK 140/5 Madde uyarınca 2 haftalık kesin süre verildiği halde davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine dair tebliğ parçaları ile mal teslimine ilişkin irsaliyeleri ibraz etmediği anlaşılmıştır.Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, davalı tarafın bilirkişi incelemesine ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle rapor düzenlendiği, alınan rapor doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir.  Tek başına fatura düzenlenmesi alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslim edildiği sonucunu doğurmayacaktır. (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2016/7819 Esas ve 2017/2738 Karar sayılı içtihadı,Yargıtay 19 Hukuk Dairesi' nin 2014/12574 Esas - 2014/16692 Karar sayılı içtihadı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3142 Esas - 2021/4987 Karar sayılı  içtihadı  benzer mahiyettedir.)Somut olaya döndüğümüzde, davalı tarafça icra dosyasına verilen itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde borca itiraz edilerek borcun kabul edilmediği,  davacı iddiaları davalı tarafça kabul edilmediğinden, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve bu faturalardan kaynaklı alacağının olduğunu ispat külfeti davacıya aittir. Kural olarak satıcı mal teslimini kanıtlamak zorundadır. Davacı tarafça kendi ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanılmış olup, davacı tarafından münhasıran davalının ticari defterlerine dayanılmamış olduğuna göre davalı defterlerinin sunulmaması tek başına davacının alacaklı olduğunun kabulüne olanak vermez. Davacının belgeyle doğrulanmayan defter kayıtları kendisi lehine de delil olarak kabul edilemez. Davalının ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine ibraz etmemesinin davacı lehine sonuç doğurmayacağı, dosyaya ibraz edilen belge içeriklerine göre teslim hususunun davacı tarafça ispat olunamadığı, davacı delil listesinde yemin deliline de dayanılmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiği ve bu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu isbat edilemediği anlaşılmakla; Mahkemece, bu tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçeyle asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın reddine, dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetli takip yaptığı tespit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B-Davalının  istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2020 tarih ve 2019/161 Esas - 2020/442 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın REDDİNE, 2- Dosya kapsamı itibariyle davacının kötü niyetli takip yaptığı tespit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibari ile alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 762,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 335‬ TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansının talep halinde ilgili avansı yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 9-Dairemiz karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf  karar harcından, davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 220,70 TL. istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 206,9‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 11-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam: 270,7‬ TL.'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Artan gider avansı varsa  talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 13-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"342477ddfd628207","SID":"8115ec50b7d3da93"}}