{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/330 <br>KARAR NO: 2024/1136<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 26/10/2021<br>NUMARASI: 2020/184 Esas - 2021/711 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 27/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 03/02/2019 tarihinde, davacı ... adına kayıtlı bulunan ve ... yönetimindeki ... plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı davalı ... yönetimindeki ... plakalı  aracın çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazası neticesinde yolcu olarak bulunan ...'un vefat ettiğini, ölüm nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldıklarını beyanla davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı şimdilik 10.000 TL, davacı ... için 2.000 TL olmak üzere toplam 22.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen ve davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 75.000 TL ve davacı ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 160.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sigorta şirketleri dışındaki diğer davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili şirkete kaza nedeniyle yasal süresi içinde müracaat edilmediğini, sigorta şirketlerinin araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağını, bu nedenle kusur tespitinin ve tazminat hesabının yapılması gerektiğini, davacının faiz talebinin hatalı olduğunu, faiz talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş.(... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranının ve tazminat miktarının tespitinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin tazminattan dava tarihi itibari ile sorumlu olduğunu, müteveffanın emniyet kemerini takıp takmadığının ve kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hatır taşıma nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın araç maliki, diğer davalı ...'nin ise araç sürücüsü olduğunu, kazanın davacı ...'un \"Kavşaklarda Geçiş Önceliğine Uymamak\" kuralına aykırı davranarak kazaya neden olduğunun tutanak altına alındığını, davacı ...'ın kimseden davacı ve şikayetçi değilim benim de kusurum vardır diyerek  beyanda bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"A)Maddi tazminat yönünden;1-... tarafından açılan davanın kabulü ile, 168.899,66 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den 06/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 56.299,89 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den 06/03/2020 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'tan 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile bu davacıya verilmesine, ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, 46.121,34 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş.'den 06/03/2020 tarihinden itibaren, davalılar ... ve ...'tan 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile bu davacıya verilmesine, ... tarafından açılan davanın tüm davalılar yönünden reddine, B)Manevi tazminat yönünden; 1-... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı ... 5.000 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı ... 5.000 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile, 2.500 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ....'tan 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması ve hesaplamanın TRH 2010 %1,8 teknik faiz tablosu ve ödeme tarihindeki veriler esas alınarak yapılması gerektiğini, hatalı hesaplama kriterleri ile oluşturulan hesap raporunun hükme esas teşkil etmesinin hatalı olduğunu, mahkemece müvekkile sigortalı araç sürücüsüne izafe edilecek kusurun varlığı halinde, zarar hesabının ancak Başbakanlık Hazine Müşteşarlığınca tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana yaptırılmasını talep ettiklerini, meydana gelen olayda \"müterafik kusur\" olması sebebiyle indirim yapılması gerekirken taleplerinin dikkate alınmadan hüküm oluşturulduğunu, davacının murisinin meydana gelen kazada yolcu konumunda olduğunu, kaza sonrası karşı araç sürücüsü Kadir Değirmenci’nin ifadesinde müteveffanın kaldırımda yan yatar vaziyette olduğu belirtilmiş olup bu durumda müteveffanın araçtan fırlamış olduğu da göz önüne alındığında emniyet kemerinin de takılı olmadığı açık olup hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,  müterafik kusur için kazada kusurlu olmak değil, kaza sonucu oluşan zararın vukusunda kusur sahibi olmanın arandığını, müvekkili kurumun yalnızca başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 03.02.2019 günü saat 16:30 sıralarında sürücü ...'un yönetimindeki ... plakalı aracı ile Organize kavşağı yönünden gelip Yenişehir kavşağını kullanarak Pelitözü yönüne geçmek istediği sırada, sağ yan arka kapı kısmı ile, üniversite yönünden gelip şehir merkezi yönüne seyreden ...'nin yönetimindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpışması sonucu çift taraflı kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'un vefat ettiği, anne, baba ve kardeş olan davacıların destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat talep ettikleri anlaşılmıştır.Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” bölümünde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan  oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.Aktüerya hesabı yapan bilirkişi ...'ın  aktüerya (iş göremezlik /destekten yoksun kalma)] konusunda bilirkişi olduğu bilirkişi listesinden anlaşıldığından bilirkişinin uzmanlığına; Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura; Mahkemece, istinaf eden davalı sigorta şirketinin zaten dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sorumlu tutulduğu anlaşılmakla faize yönelik istinaf itirazları yerinde  görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 11.537,53 TL harçtan peşin alınan 2.885,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.652,53‬ TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.27/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a22ded175901bca","SID":"256605b0b2c985fe"}}