{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: *** Esas - ***<br>\t        T.C.<br>\t            KAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>BAŞKAN\t: ***<br>ÜYE\t: ***<br>ÜYE\t: ***<br>KATİP\t: ***<br><br>DAVACI \t: ***<br>VEKİLİ\t: Av.  Kocasinan/ KAYSERİ<br>DAVALI \t:  KAYSERİ<br>VEKİLİ\t: Av. <br>\t\tOfisim Kayseri,  A Blok,  Kat:13,  Daire No:52,  Kocasinan/ \t\tKAYSERİ<br><br>DAVA\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan tanıma ve tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firma ... Pvt Ltd.'nin Hindistan'da dünya çapında pamuk ve yan ürünlerinin alım satımı ile iştigal ettiğini, 08 Nisan 2019 tarihinde müvekkili ile davalı .... İhr. İnş Gıda Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. arasında pamuk alım satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş halinin dilekçe ekinde sunulduğunu, bu sözleşme ile müvekkili firma .... İhr. İnş Gıda Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. şirketinden ham pamuk satın aldıklarını, bu alışveriş neticesinde davalı firmanın müvekkili firmaya kalitesiz pamuk teslim ettiğini, müvekkili firmanın ayıplı ürün teslim aldığını fark edince davalı firmaya bu durumu bildirdiğini, fakat davalı firma ayıbı kabul etmesine rağmen müvekkilinin zararını gidermeye yanaşmadığını, tüm uyarılara rağmen zararı ödenmeyen müvekkilinin yasal yollara başvurmak zorunda kaldığını, bunun üzerine müvekkili firmaca mevcut ihtilafların çözümü için Uluslararası Pamuk Birliği'ne tahkim başvurular yapıldığını, taraflarca akdedilen sözleşmede pamuğun kalitesi ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü ihtilafın ... Assossiaction Ltd. (Uluslararası Pamuk Birliği)'nin tüzükleri uyarınca tahkimle çözüleceğinin kararlaştırıldığını, yapılan tahkim süresi neticesinde Uluslararası Pamuk Birliği'nce müvekkil şirket lehine, .... İhr. İnş Gıda Tekstil San. Ve Tic A.Ş'nin de aleyhine ilgili tutarın ödenmesi konusunda tarafları bağlayan kararlar verildiğini, davalı tarafın bu kararlara istinaden müvekkiline bir ödeme yapmadığını, bu nedenle uluslararası tahkim kararlarının icrası için tanınması ve tenfizini sağlamak adına mahkemenize başvurma zorunluluğu oluştuğunu belirterek 18/02/2020 tarihli Uluslararası Pamuk Birliği Ltd. *** no'lu tahkim kararı ve 17/07/2020 tarihli Uluslararası Pamuk Birliği Ltd. *** no'lu tahkim kararının Türkiye'de tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; MÖHUK'nun 48. maddesinde, \"Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.\" düzenlemesinin bulunduğunu, davacı tarafın öncelikle mahkemece uygun görülecek bir teminatı mahkeme veznesine verilecek kesin süre içinde depo etmesi yolunda karar verilmesini talep ettiğini, MÖHK ve Newyork Sözleşmesi gereği davacının tenfiz talebinde bulunabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunması gerektiğini, oysa davacı tarafça sunulan belgelerin kendilerine tebliğ edilmediğini, haricen yaptıkları araştırmada taraflar arasında yazılı ve geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığının tespit edildiğini, bu halde dilekçede bahsedilen tahkim kararlarının tenfizinin talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin uluslararası pamuk birliğine üye olmadığını, dolayısıyla alınan tahkim kararının müvekkili açısından bir bağlayıcılığının bulunmadığını belirterek tüm talep ve dava hakları saklı kalmak ve öncelikle davanın reddi ile yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi; aksi kanaat halinde aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi ile yine tahkim masraflarının da ayrıca telpe edilmesi gerektiği gözetilerek tahkim masrafından da muaf tutulmaları gerektiği gözetilerek karar verilmesini talep etmiştir. <br> <br>DELİLLER :  Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>5718 sayılı MÖHUK'nun 61. maddesine göre tenfiz talep edilen hakem kararının usulen kesinleşmiş olduğunu gösterir belgenin ve apostil şerhinin hakem kararının aslını veya usulüne uygun onanmış örneğini tahkim sözleşmesini veya tahkim şartının aslını ya da usulüne göre onanmış örneğini apostil şerhini ve tercümesini sunmak üzere davacı tarafa kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmaması halinde HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verileceği davacı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. <br>Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Hindistan vatandaşı ve Hindistan uyruklu tüzel kişi (şirket) tarafından Türkiye'de Türk şirketi veya vatandaşı aleyhine açacağı davalarda teminattan muaf olup olmadığı hususunda Türkiye ile Hindistan devleti arasında yapılan ikili anlaşmalar veya uluslararası sözleşmeler gereği hüküm bulunup bulunmadığı ve Hindistan uyruklu şirketin teminattan muaf olup olmadığı hususu sorulmuş, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 01/03/2022 tarihli yazısı ve önceki müzekkerelerimiz ilgi tutulmak sureti ile aynı yere yeniden müzekkere yazılmasına, 01/03/2022 tarihli cevabi yazıda dış işleri bakanlığından cevap alınması halinde müzekkeremizin cevaplandırılacağının bildirildiği, geçen zaman sürecinin uzunluğu, yargılamanın çabukluğu ve ucuzluğu ilkesi, sorulan hususun davanın esasının incelenmesi bakımından ön mesele olması ve bu konunun netleşmesinden sonra esasa yönelik karar verilmesinin gerekmesi hususları dikkate alınarak müzekkeremiz akıbetinin sorulmasına ve mümkün olan en kısa sürede önceki müzekkeremizde yazılı Hindistan Devleti ile Türkiye arasında hukuk davası açılması sırasında teminat gösterme zorunluluğu olup olmadığı veya iki ülke arasında fiili olarak hukuk davalarında teminattan muaf tutulmasına dair bir uygulama bulunup bulunmadığı konusunda mahkememize cevap verilmesi istenmiş, 24/06/2022 tarihli yazı ile cevap verildiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce Hindistan ülkesi ile ülkemiz arasında teminattan muafiyet konusunda hukuki veya fiili mütekabiliyet bulunup bulunmadığı konusunda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne 21/09/2021 tarihinde yazılan müzekkereye ve buraya akıbet sorma müzekkerelerimize rağmen henüz sorulan hususlara ilişkin bilgi verilmemiş olması, mahkememizce mevzuat sisteminden yapılan araştırmalarda Hindistan ülkesi ile ülkemiz arasında ikili veya çok taraflı teminattan muafiyet konusunda bir sözleşmeye rastlanılmamış olması, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupabirliği Genel Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabının alınmasının uzun zaman geçmesine rağmen mümkün olmaması, HMK'nun 30. maddesinde belirlenen yargılamanın çabukluğu ilkesi ve hedef süre uygulaması dikkate alındığında bu müzekkeremize konu usulü ön koşulun aşılıp davanın esasına girilmesi adına MÖHUK'nun 48. maddesi uyarınca mahkememizce takdir olunan 30.000,00-TL nakdi veya süresiz banka teminat mektubu şeklinde teminatın verilmesi konusunda davacı vekiline süre verilmiştir. 02/06/2024 tarihli makbuz ile teminat tutarının yatırıldığı anlaşılmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava,  Uluslararası Tahkim Kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.<br> 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.<br>Eldeki dava 5718 sayılı MÖHUK hükümlerine göre açılmış yabancı hakem kararının  tanınması ve tenfizine ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)'un 51/1. maddesinde yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde asliye mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş ancak asliye hukuk veya asliye ticaret şeklinde bir ayrıma da yer verilmemiştir. Buradaki asliye mahkemesi ibaresinin ticaret mahkemesini de kapsayıp kapsamadığı yönünden ticaret mahkemesinin görevine ilişkin yasa hükümlerine de bakmak gerekir. 6100 sayılı HMK'nın 5/2. maddesine göre; bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere bu mahkemede bakılır. Bu hükme göre asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde olmakla birlikte 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesi gereğince ticari dava sayılan hallerde ticaret mahkemesi görevli olmaktadır. Dosya kapsamına giren belgelerden gerek davacının ve gerekse davalının ticari faaliyetleri nedeniyle tarafların tacir ve tenfizi istenen kararın sonucu itibarıyla tarafların ticari işletmesiyle ilgili olduğu anlaşıldığından, bu yönü ile eldeki davanın ticari dava olmasından dolayı davaya bakmaya mahkememizin  görevli olduğu sonucuna varılmış ve yargılamaya devam edilmiştir. <br>Kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir (MÖHUK md 60). Mahkeme tahkim sözleşmesi yapılmamış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamış ise, hakem kararı genel ahlâka veya kamu düzenine aykırı ise, hakem kararına konu olan uyuşmazlığın Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün değilse, taraflardan biri hakemler önünde usulüne göre temsil edilmemiş ve yapılan işlemleri sonradan açıkça kabul etmemiş ise, hakkında hakem kararının tenfizi istenen taraf, hakem seçiminden usulen haberdar edilmemiş yahut iddia ve savunma imkânından yoksun bırakılmış ise, tahkim sözleşmesi veya şartı taraflarca tâbi kılındığı kanuna, bu konuda bir anlaşma yoksa hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna göre hükümsüz ise, hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usul, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna aykırı ise, hakem kararı, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise bu kısım hakkında, hakem kararı tâbi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tâbi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmiş ise, yabancı hakem kararının tenfizi istemini reddeder (MÖHUK md 61).  Yabancı hakem kararlarının tanınması da tenfizine ilişkin hükümlere tâbidir (MÖHUK md 62). <br>\t10 Haziran 1958 Tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması Ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi  gereğince akit devletlerden her biri  hakem kararlarının muteberliliğini tanıyacak ve hakem anlaşması ile kararın usulüne göre tasdik edilmiş aslı yahut aslına uygunluğunu gösterir şartları ihtiva eden bir suretinin, bu belgelerin bir tercümesinin ibrazı halinde  mahkemece hakem kararının  tanıma ve icrasına karar verilecektir (md. III, IV). <br>\tNew York Sözleşmesi gereğince hakem kararının tanınması ve icrası istenen mahkeme o ülke kanunlarına göre uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli bulunmaması ile kararın tanınması ve tenfizinin o ülkenin kamu düzeni kurallarına aykırı olması hususlarını re'sen gözeterek, taraflarca ileri sürüldüğü takdirde ehliyetsizlik anlaşmanın hakem kararının verildiği ülke kanununa göre hükümsüz olduğu, hakem tayininde bir tarafın haberdar edilmediği, iddia ve savunma imkanının verilmediği, hakem kararının kararlaştırılmayan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu, kararın henüz taraflar için zorunlu olmadığı, yahut yetkili bir makam tarafından iptal veya hükmün icrasının geri bırakılmış olduğu iddialarını inceleyerek bu hususlar ispat edilmediği takdirde hakem kararının tanınması ve tenfizi talebini reddedemez. <br>\tSomut olayda; taraflar arasında 08/04/2019 tarihinde düzenlenen sözleşme ile pak alım satımının ve teslim edilen pamuğun kalitesiyle ilgili ortaya çıkabilecek her türlü uyuşmazlığın ... Assossiaction Ltd. (Uluslararası Pamuk Birliği) tarafından çözülmesi hususunda anlaştıkları, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede ... Assossiaction Ltd. (Uluslararası Pamuk Birliği)'nin münhasır yargı yetkisine tabi olacağına ilişkin dair tahkim şartına yer verildiği, bu nedenle taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunduğu, yukarıda anılan sözleşme kapsamında davacının davalı hakkında satış sözleşmesine konu pamuk hakkındaki uyuşmazlıkla ilgili ... Assossiaction Ltd. (Uluslararası Pamuk Birliği)'ne başvurduğu, anılan hakem heyetinin davacının taleplerini haklı bularak taleplerinin kabulüne, tahkim kararı ile hükmedilen paranın faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, karar verdiği, kararın verildiği anda kesin ve icra edilebilir olduğu, yabancı hakem kararı ile ... Assossiaction Ltd. (Uluslararası Pamuk Birliği)'nin kararının taraflar açısından nihai ve bağlayıcı (icra edilebilir) olduğuna ilişkin yazıların, onaylı asılları ile yeminli tercüman tarafından yapılmış onaylı Türkçe çevirilerinin sunulduğu anlaşılmaktadır. \t<br>Dava, yabancılık unsuru içeren ve tahkim yeri Türkiye dışında belirlenen hakem heyeti kararı ile bu kararın icra edilebilirliğine ilişkin yabancı hakem kararının  tenfizine ilişkin olup, yabancılık unsuru ve tahkim yerinin Türkiye dışında bulunması nedeniyle uyuşmazlık MÖHUK ve 3731 sayılı Kanun'la Türkiye'nin de tarafı olduğu 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası İçin Sözleşme (New York Sözleşmesi) hükümlerine göre çözümlenmelidir.\tTenfizi talepli davada hakem heyeti kararının esasının incelenmesi mümkün değildir.<br>Eldeki dava yukarıda açıklanan kapsamda değerlendirildiğinde; taraflar arasında kararlaştırılmış bir tahkim şartının bulunduğu, davacının tahkim yoluna başvurduğu, tanınması ve tenfizi talep edilen yabancı hakem kararının Türk kamu düzenine ve genel ahlaka aykırılığının ispatlanamadığı, münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine giren bir konu olmadığı, kararın kesin ve icra edilebilir nitelikte olduğu, adil yargılama ve savunma hakkının ihlal edilmediği, adil yargılama, savunma hakkı ve taraflara eşit muamele edilmesi ilkesinin ihlal edildiği iddiaları ile ilgili olarak yabancı hakem kararına karşı İngiltere Mahkemelerinde iptal davası açıldığının da iddia ve ispat edilmediği, tenfiz davasında yerindelik denetimi yapılamayacağı, tenfiz mahkemesine bu yetkinin tanınmadığı, açılan davada tenfiz şartlarının oluştuğu kanaatine varılarak, davanın kabulü ile dava konusu olan İngiltere'de Livepool kentinde bulunan Uluslararası Pamuk Birliği (The ... Association Limited)'nin 18/02/2020 tarihli QA2 (02/19) sayılı tahkim kararının ve 17/07/2020 tarihli A012019 68 sayılı tahkim kararının tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.<br>Burada yabancı hakem heyeti kararının tenfizine ilişkin davada hüküm altına alınacak karar ve ilam harcının maktu mu, yoksa nispi mi olacağı husunun da incelenmesi gerekmektedir.<br>Konunun çözümü için öncelikle ilgili yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır.<br>Hemen belirtmek gerekir ki, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir.<br>Anılan Kanunun \"Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi\"  kenar başlıklı 60/1. maddesinde, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının tenfiz edilebileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Yargı kararlarından alınacak harçlar ise 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenmiş olup, Kanunun \"Hakem Kararları\" başlıklı 3. maddesi;<br>    \"Hakem kararlarının infazı lazım geldiğine dair mahkeme başkanı veya hakim tarafından verilen şerhlerden, hakem kararının mahiyetine göre, karar ve ilam harcı alınır.<br>    Yabancı hakem kararları ile, kanun gereğince tahkim yolu ile halli mecburi olan davalardan da aynı suretle harç alınır.\" hükmünü taşımaktadır.<br>\"Yabancı Mahkeme İlamları\" başlıklı 4. maddesinde ise;<br>\"Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı tarife gereğince harç alınır.\" hükmü öngörülmüştür.<br> Görüleceği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda yabancı mahkeme kararlarının tenfizinde nispi harç alınacağı özel olarak düzenlenmiş iken yabancı hakem kararlarının tenfizi davalarında alınacak karar ve ilam harcı konusunda özel bir düzenleme yapılmamış, Türkiye'de hakem kararlarının infazı lazım geldiğinde alınacak karar ve ilam harcı ne ise ona atıf yapılmıştır. Böyle olunca, anılan hükme göre yabancı hakem heyeti kararlarının tenfizinde alınacak olan karar ve ilam harcı, hakem kararının mahiyetine göre Türkiye'de tahkim yargılamasında alınacak harç kadardır.<br>Tenfiz davalarında harç alınması devletin egemenlik haklarının bir sonucudur. Devlet harç alınmasını egemenlik yetkisinin bir sonucu olarak görmekte ve Türkiye'de görülen davalar için nasıl nispi harç alınıyor ise o ülkede alınmış olup olmadığına bakmaksızın tenfiz talebi hâlinde de harç alınacağını düzenlemektedir. Bu durumda, hakem kararının Türkiye'de verilmiş olması hâlinde nispi harca tabi olup olmadığına bakmak gerekmektedir. Hakem kararı için Türkiye'de harç alınıyor ise yabancı hakem kararının tenfizi için açılan davada da o ülkede alınıp alınmadığına bakılmaksızın aynı şekilde harç alınması gerekmektedir.<br>Yukarıdaki açıklamalar ile 492 sayılı Harçlar Kanununun 3. maddesinin ikinci fıkrası  hükmü dikkate alındığında somut olayda tenfizi talep edilen yabancı hakem heyeti kararının belli bir değerle ilgili olması, diğer bir anlatımla  mahiyetinin belli bir alacağın tahsiline yönelik olması karşısında direnme kararının verildiği tarih itibariyle hüküm altına alınacak olan harç, niteliği bakımından nispi harçtır.  Ne var ki, 06/02/2014 tarihli ve 6518 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair  Kanun'un 9. maddesi ile \" 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı Tarifenin \"III-Karar ve ilam harcı\" başlıklı bölümünün birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan \"Bakanlar Kurulu\" ibaresinden önce gelmek üzere \"Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç yüzde elli oranında uygulanır.\" ibaresi eklenmiş, 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesi ile de  \"492 sayılı Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifenin \"A) Mahkeme Harçları\" başlıklı bölümünün \"III- Karar ve ilam harcı\" başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan \"Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç yüzde elli oranında uygulanır.\" cümlesi \"Tahkim yargılamasında bu bent hükümlerine göre harç alınmaz.\" şeklinde düzenleme yapılarak değiştirilmiştir.<br>Bu durumda, Türkiye'de verilen hakem kararlarında nispi harç alınmayacağı düzenlenmiş olduğuna göre yabancı hakem kararının tenfizi davalarında da nispi harç alınmayacağının kabulü gerekmektedir. Ancak, bu düzenleme nispi harca ilişkin olduğundan maktu harç alınacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ***  Karar sayılı emsal kararı).<br><br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davanın KABULÜ ile Uluslararası Pamuk Birliği (The ... Association Limited)'nin 18/02/2020 tarihli QA2 (02/19) sayılı tahkim kararının ve 17/07/2020 tarihli A012019 68 sayılı tahkim kararının tanınması ve tenfizine,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve harcının peşin olarak alınan 59,30-TL peşin dava harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç olmak üzere toplam 118,60-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafça yapılan 57,00-TL tebligat gideri, 38,50-TL e-tebligat ve 1,75-TL KEP gideri olmak üzere toplam 97,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan gider olmadığından karar vermeye yer olmadığına, <br>6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya  verilmesine,<br>8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.  03/06/2024<br><br>Başkan ***<br> E-imzalıdır  <br>Üye ***<br> E-imzalıdır  <br>Üye ***<br> E-imzalıdır  <br>Katip ***<br>  E-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45e694fc8585bf90","SID":"91952fbda005e71d"}}