{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/97 <br>KARAR NO: 2024/1027<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/05/2022<br>NUMARASI: 2016/200 Esas - 2022/257 Karar<br>DAVA: Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz<br>DAVA: Gemi Sicil Memurluğu Kararına İtiraz<br>Asıl ve birleşen davalarda verilen kararların, asıl ve birleşen davalarda davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>ASIL DAVA: Davacı  ... Ltd.  vekili, müvekkilinin Ukrayna'da mukim bir finans kuruluşu olduğunu, bu kapsamda  ... ile kredi ve ipotek sözleşmeleri imzalandığını, 16/07/2014 tarihinde 1.820.000-USD tutarındaki kredi limitinin güvence altına alınması için ...  şirketine ait ... IMO numaralı \"...\" (Yeni Adı: \"...\") adlı geminin Ukrayna gemi sicilinde müvekkilinin ipotek hakkının tescil edildiğini, ... şirketinin borcunu ödememesi sebebiyle ipoteği kat etmek ve gemiyi seferden men etmek için 20/04/2016 tarihinde kendilerince yapılan araştırma kapsamında geminin 07/12/2015 tarihinde  ... A.Ş.'ye satıldığının öğrenildiğini, aynı gün müvekkiline bilgi verildiğini ve davalılara da 20/04/2016 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğunu; ancak davalı Liman Başkanlığı nezdinde geminin açık bir şekilde usulsüz satıldığına ilişkin itirazları olmasına rağmen davalılar Bakanlık ve Liman Başkanlığı'nın 22/04/2016 tarihinde geminin ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye satışına onay verildiğini; müvekkilinin Ukrayna siciline tescilli ipotek hakkının asıl davada dava dışı şirketlerde yapılan usulsüz satış, mülkiyet ve sicil değişikliğiyle ihlal edildiğini, geminin Ukrayna sicilinde kayıtlıyken sahte evraklarla Türk siciline kaydının yapılmasının söz konusu olamayacağını, buna göre en baştan beri usulsüz olan bir işlemin ayakta tutulmasının mümkün olmadığını; esasen  ... A.Ş.'nin Temmuz 2015 tarihinde Türk Gemi Siciline başvurarak gemiyi çıplak kiraya almaya çalıştığını ancak Aralık 2015 tarihine kadar almadığını-alamadığını, bu süreçte anılan şirketin gemiyi tamir ettirdiği ve masraflarının da bizzat ödendiği bilgisinin haricen öğrenildiğini, gemiye milyonlarca dolar masraf yapan ...'nin gemiyi kiraya alamamasının akabinde sahte belgeyle gemiyi satın alarak harcadığı paraları güvence altına almayı hedeflediğini; müvekkili ve belirtilen şirket yetkilileriyle 17/11/2015 tarihinde ipoteğin kat edilmesi niyetinin paylaşıldığını ve gemi tamir masrafları hususun da konuşulduğunu, bu kapsamda şirketin ipotekten haberdar olduğunu; anladıkları kadarıyla bu görüşmeden sonra  ... A.Ş.'nin ve ... şirketinin görüşerek usulsüz satış yapmaya karar verdiklerini, sicilde işlem yapılması için gerekli olan Ukrayna Sicili tarafından düzenlenmesi gereken terkin belgesinin (deletion certificate), aslında Ukrayna Sicili tarafından düzenlenmediği yani Türk sicil dosyasına sahte evrakın sunulduğunu; ayrıca geminin mülkiyetinin devredilebilmesi için ipotek malikinin de muvafakatının alınması gerektiğini, devir için müvekkilinin böyle bir muvafakatının bulunmadığını, kaldı ki geminin Ukrayna gemi sicili kaydının halen açık olduğunu ve ipotek hakkının da kayıtlı olduğunu, bu hususta 22/04/2016 tarihli kaydın sunulduğunu;  ... A.Ş. ile ... şirketi arasındaki satışın usulsüz olduğunu,  ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasındaki satışın da usulsüz olduğu konusunda ciddi şüphelerinin bulunduğunu, zira 20/04/2016 tarihinde davalı Kurumlar nezdinde yapılan itirazın hemen akabinde geminin apar topar 3. bir şirkete satılmaya çalışıldığını; sicil dosyasına sundukları itirazları bulunmasına rağmen davalı Bakanlık ve Liman Başkanlığı'nın söz konusu usulsüz satışa onay verdiğini ve geminin ... ... A.Ş.'ye satıldığını, fakat davalı Liman Başkanlığı tarafındna, itirazlarından alıcının haberdar olduğuna dair imzalı onayının alındığını, dolayısıyla yeni alıcının sicile güven ilkesinden yararlanamayacağını; tüm bunlara rağmen Liman Başkanlığı'nın gerçek dışı belgelerle satışın ve sicil değişikliğinin yapılmasına ve üçüncü kişiye satışına göz yumduğunu, görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçları konusunda şüphe uyandığını ileri sürerek, davaya konu gemiye ilişkin tüm sicil değişikliklerinin hükümsüzlüğüne, usulsüz satışların iptaline ve geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>ASIL DAVADA CEVAP: Davalı ... ve Liman Başkanlığı vekili, Liman Başkanlığının,  ilgili mevzuatı gereğince  bakanlığın taşra teşkilatı olup müstakil tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle Liman Başkanlığı açısından davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini; Ukrayna Bayrağında ... (İMO: ...) adıyla tescilliyken,  ... A.Ş. tarafından ithal edilen (Bill of Sale, Deletion Certificate, Protocol of Delivery and Acceptance, Gümrük Giriş Beyannamesi, 2581 muafiyeti onayı, Tonilato Belgesi) TSHD Kara Kartal isimli tarak gemisinin 07/12/2015 tarihinde TUGS'nin 2445 sırasına tescil edildiğini; davacı vekilinin 20/04/2016 tarihli talep dilekçesinde bayrak ülkesindeki kaydına dair herhangi bir belgenin Liman Başkanlığı'na ibraz edilmediğini, belgede sadece iddiaların bulunduğunu, geminin sicil kaydında Ukrsotsbank lehine mevcut ipoteğin davacıya devredildiği ve ithalatçı  ... A.Ş. tarafından Liman Başkanlığına sunulan Ukrayna otoritesince düzenlenen, 09/09/2015 tarih ve DC No: ... sayılı Ukrayna Devleti Gemi Sicilinden Gemi İptal Sertifikasının usulsüz olduğu ve ipotek hakkının tehlikeye girdiğinin belirtildiği ancak belirtilen belgenin aslı ve Apostille şerhli yeminli tercümesi ibraz edildiğinden, usulsüz olup olmadığının kontrolünün Liman Başkanlığı'nın yetki-sorumluluğunda olmadığını; gemi donatanının 20/04/2016 tarihli talebi ile söz konusu gemiye ait kütük kayıt örneği, (takyidatsız) donatana aynı gün teslim edilmiş olup bilahare, satıcı  ... A.Ş. ile alıcı ... A.Ş.'nin 20/04/2016 tarihli alım/satım talebi ekinde söz konusu gemiye dair düzenlenen noter satış senedi ve eki vesaik ile satışın tesciline ilişkin Liman Başkanlığı'na talepte bulunulduğunu; satış-tescil talebine dair tereddüttün hasıl olduğu, davacı vekilinin talebinin iddia düzeyinde olmasına rağmen Gemi Siciline güven ilkesi gereği 22/04/2016 tarihinde Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü'nden yapılacak işlemlere ilişkin görüş istendiğini, verilen Görüşte “Ukrayna Devlet Gemi Sicil Otoritesi”'nce düzenlenmiş ve geminin Ukrayna Gemi Sicilinden silindiğine ilişkin belgenin, mahkeme kararı veya resmi makamlarca geçersiz sayılması yahut resmi makamlar tarafından düzenlenmiş, geminin satışını engelleyen herhangi bir başka belgenin, Liman Başkanlığı'na ibraz edilmemiş olması halinde satışa ilişkin tescil işlemlerinin yapılabileceğinin belirtildiğini, Liman Başkanlığı'nca düzenlenen gemi satış sözleşmesinin açıklama bölümüne “... Ltd. vekilinin Başkanlığınıza 20.04.2016 tarihli talebinden haberdarız” bilgisi ile tarafların davacı vekilinin dilekçesinden haberdar edildiklerini ve bu şerh alıcı-satıcıya ayrıca okunarak satış işleminin 22/04/2016 tarihinde gerçekleştirildiğini; sonuç olarak, geminin satışı hususunda sözleşme yapmak suretiyle noter huzurunda 20/04/2016 tarihinde imzaladıkları satım sözleşmesi ve devir teslim protokolünün gereği olarak, gerçekleşen satım ve mülkiyeti devir işleminin, idare huzurunda kayıtlara tescil ettirildiğini; geminin ithali sırasında donatan tarafından sunulan terkin belgesi orjinalinin (deletion certificate) geçersiz-usulsüz olduğu yönünde ne davacı ne de diğer taraflarca ilgili otoriteden yeni tarihte alınan her hangi bir belgenin müvekkili İdare'ye sunulmadığını; ; somut olayda TTKnın 34'e göre itiraza konu olabilecek bir karar bulunmadığını;  ... A.Ş vekilinin, birleşen dosya davalısı sıfatı ile verdiği cevap dilekçesinde, talebin 9 ve 11. maddelerinde, mezkur geminin, öncelikle satışının noterden yapıldığı ve sicile tescil aşamasında mahkeme kararı olmadan Liman Başkanlığı'nın keyfi direnciyle karşılaşıldığı, davacının başvurusu nedeniyle satış işleminin geciktirilerek, sicile kaydedildiğinin beyan edildiğini, Liman Başkanlığı'nca geminin satış/tescil talebine dair tereddüttün hasıl olması sebebiyle, davacı vekilinin talebi iddia düzeyinde olmasına rağmen gemi siciline güven ilkesi dikkate alınarak yukarıda belirtildiği şekilde Genel Müdürlükten görüş istenildiğini; satış işleminin hukuka aykırılığının tarafının, müvekkili idare olmayıp Bakanlığı bağlayan bir hususun bulunmadığını, işlemin Kanun ve Tüzüğün ilgili hükümleri gözetilmek suretiyle tesis edildiğini; ortada iddia edildiği gibi sahte düzenlenen bir belge ve onun geçersiz kılacağı bir satış işlemi var ise bu hususun davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini; bu takdirde de açılacak davanın muhatabının sahtecilik iddiasının tarafı şirketler olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN 2016/215 ESAS SAYILI DAVA : Davacı ... ... Ltd. vekili,   dava dışı Ukrayna’da mukim “Ukrsotsbank” bankası ile dava dışı “...” (Ukraynada’ki diğer adlarıyla “...”, “...”) ile 18/06/2003 tarihinde... sayılı kredi sözleşmesi imzaladıklarını, tarafların bu sözleşmenin imzalanmasından sonra 25/07/2003 tarihinde iki ayrı ipotek sözleşmesi daha akdederek, 1.820.000-USD tutarındaki kredi limitini güvence altına almak amacıyla ... şirketine ait ... IMO numaralı “...” adlı gemiler üzerine banka lehine ipotek verilmesi konularında anlaştıklarını; taraflarca imzalanan tüm bu kredi sözleşmesi ve ipotek sözleşmeleri çerçevesinde anılan geminin kayıtlı olduğu Ukrayna sicilinde, banka lehine ipotek hakkı tescil edildiğini; Ukrayna'da finans kuruluşu olan müvekkilinin ise dava dışı banka ile 01/07/2014 tarihinde imzaladığı sözleşmeyle bankanın anılan kredi ve ipotek sözleşmelerinden doğan tüm hak ve alacaklarını temlik aldığını, ayrıca müvekkili ile temlik eden Banka arasında 16/07/2014 tarihinde bir sözleşme daha imzalanarak tüm kredi ve ipotek sözleşmelerinden doğan haklarından feragat ettiğini; imzalanan bu sözleşmeler kapsamında,ipotek hakkının yeni lehtarının müvekkili olduğunun Ukrayna Gemi Sicili’ne bildirildiğini, bu bildirim üzerine, Ukrayna Sicil Müdürlüğü tarafından gemiler üzerindeki ipotek lehtarı olarak yer alan Banka’nın kaydının silinerek müvekkilinin yeni hak sahibi olarak tescil edildiğini, hak sahibi olarak kaydedildiğini göstermek adına 16/07/2014 tarihinde Ukrayna gemi sicilinden alınan Sicil Kayıt Örneği’ni ekte diğer belgelerle sunduklarını, bu itibarla müvekkilinin gemiler üzerine kayıtlı ipoteğin lehtarı haline geldiğini; ne var ki ipotek lehtarı olan müvekkilinin hak ve alacaklarının borçlu şirket tarafından ödenmediğini, bu nedenle müvekkili alacaklarının teminatı olan ipotekli geminin araştırıldığında ve ... IMO numaralı “...” isimli geminin 07/12/2015 tarihinde davalı  ... A.Ş. adına Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedildiğinin öğrenildiğini, Ukrayna gemi sicilinde müvekkili lehine ipotek hakkı kayıtlı olmasına rağmen, gerçek dışı belgelerle ve müvekkilinin onayı olmadan sicil değişiklikleri yapılması nedeniyle, yapılan tüm sicil değişliklerinin hükümsüzlüğüne, usulsüz satışların iptaline, geminin Türk Uluslararası Gemi Sicilinden terkinine ve davanın mahkemenin 2016/200 esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN 2016/215 ESAS SAYILI DAVADA CEVAP : 1- Davalı  ... A.Ş. vekili, davacının talebinin ayni bir hakkın tesisine ilişkin olması nedeniyle nispi harç yatırılması gerektiğini; müvekkilinin gemiyi ... şirketinden bare-boat (çıplak kira) sözleşmesi ile Türk Karasularında çalıştırmak için kiraladığını, geminin kabotajda çalışabilmesi için gemiye Türk Bayrağı çekme zorunluluğu olduğunu, bayrak çekebilmek için çıplak gemi siciline kayıt şartının bulunduğunu, bunun için de geminin denize elverişli olması ve ilgili mevzuata göre klas kuruluşundan onay alınması gerektiğini, bu şartların temini için müvekkilince gemide başlatılan tamir kapsamında yapılması gereken işlerin miktarının kira bedelinden hatta kiralayanının belirttiği miktardan daha yüksek miktarlara çıktığını, kiralayanın bu bedelleri ödemeyi kabul etmediğini, buna karşın kiralayan tarafından da 3.000.000-USD'yi aşan tamir bedeli dikkate alınarak 650.000-USD daha ödeme yapmaları halinde geminin satılabileceğini söylediğini, bunun üzerine ...  tarafından geminin müvekkiline satışı için gerekli tüm belgelerin Ukrayna'dan resmi şekilde, orijinal olarak imzalı, mühürlü ve apostilli şekilde gönderildiğini, bu belgelerin 9 Temmuz ve Eylül tarihli olmasına rağmen geminin Türk siciline kaydının ancak 07/12/2015 tarihinde yapılabildiğini, çünkü Türk gemi sicilinin geminin tamiri tamamlanıp, denize elverişli olmaya imkan sağlayan klas onayı olmadan sicil kaydını yapmayacağından tamir sürecinin tamamlanmasının beklendiğini, nihayetinde geminin 07/12/2015 tarihinde müvekkili adına Türk Gemi Siciline kayıt edildiğini, sonrasında tekrar büyük masraflar çıktığından müvekkilinin gemiyi tersaneden çıkaramadığını, Hollanda’dan gelen teknik servisin şaft ve makine arızalarını tespit ettiğini, geminin her iki ana makinesinin değişmesi gerektiğinden ... firmasından 23/03/2016 tarihinde teklif  alındığını, bu işlerin ek maliyetinin 1.000.000-USD'yi aştığını, geminin yeniden çalışamaz duruma geldiğini, bu aşamadan sonra milyonlarca dolar masraf yapan müvekkilinin gemiyle iş yapabilme inancını kaybettiğinden gemiyi satma kararı aldığını, uğradığı zararı en kısa sürede telafi etmeyi amaçlayan müvekkilinin hızlı bir şekilde satış prosedürünü işlettiği ve akabinde gemiyi diğer davalı ... ... A.Ş.'ye satmak zorunda kaldığını, müvekkilinin  ... A.Ş. ile anlaşma yapmasını müteakip 19/04/2016 tarihinde geminin satımına ilişkin yönetim kurulu kararı aldığını ve bu kararın Noterce onaylandığını, aynı gün de  ... A.Ş ile satış sözleşmesi imzalandığını, bir gün sonra da noter huzurunda yani 20/04/2016 tarihinde hem satış sözleşmesi hem de devir teslim protokolü imzalandığını, bir gün sonra işlemi kayıtlara tescil ettirmek için Liman Başkanlığı’na gidildiğinde hiçbir neden gösterilmeden devir yapılmadığını, bu işlemin ancak 1 gün sonra 22/04/2016 tarihinde gerçekleştirildiğini, Ukrayna'dan gelen belgelerde geminin üzerinde ipotek olduğuna dair hiç bir kayıt olmadığını, geminin Ukrayna gemi sicilinden silindiğine dair gemi sicil iptal sertifikasının (Certificate of Deletion) bulunduğunu, satış senedi (Bill of Sale) ile Teslim ve Kabul Protokolü düzenlendiğini, bunların Türk Gemi Sicili yetkilileri tarafından incelenip kabul edilerek kaydın yapıldığını, geminin müvekkili adına tescil edilirken herhangi bir usulsüzlük yanlışlık eksiklik yapıldıysa, bunun sorumlusunun müvekkili olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı ... ... A.Ş. vekili, müvekkilinin 1984 yılında kurulan liman tarama ve temizlik işleriyle iştigal eden bir şirket olduğunu, sözde ipotek alacaklısı ile eski donatan davacı ... arasında Ukrayna'da ceza yargılamasına da konu olmuş yolsuzluk iddiaları bulunduğunu,müvekkilinin ilk satışta taraf olmadığını, iddia edilen hususlarda bilgisinin bulunmadığını;  diğer davalı  ... A.Ş. ile 19/04/2016 tarihinde yaptıkları “Memorandum of Agreement” (MoA/Gemi Satım Sözleşmesi) ile geminin satımı ve devri konusunda anlaştıklarını, akabinde geminin temiz kağıdı da denilen sicil kaydının takyidatsız olduğuna dair belgeyle birlikte aynı gün yani 20/04/2016 tarihinde müvekkili şirketle  ... A.Ş.'nin noter huzurunda Satış Senedini (“Bill of Sale”) akdettiklerini ve noterde imzalanan Devir Teslim Protokolü'yle de geminin mülkiyetinin müvekkiline devredildiğini, satış faturasının aynı gün düzenlendiğini, eş zamanlı olarak da 19/04/2016 tarihli satış sözleşmesine göre satış bedelinin ilk taksidi 350.000-USD'nin müvekkili tarafından .. A.Ş. hesabına ödendiğini, sonrasında ikinci taksit 200.000-USD'nin ödendiğini, müvekkilinin noterde satış sözleşmesini ve devir protokolünü 20/04/2016 tarihinde akdederek geminin mülkiyetini sicil dışında iktisap ettiğini; davacının geminin savaş gemisi olduğuna yönelik iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını,davacının sicil kaydının yolsuz oluşturulduğu ve  ... A.Ş. adına yapılan tescilin yolsuz/usulsüz olduğuna ilişkin iddialarının bir an doğru olduğu kabul edilse dahi, sicildeki ayni hakların tescilinin olumlu etkisi/amme itimatı prensibi gereği her halükarda müvekkilinin  ... A.Ş. adına olan sicil kaydına güvenerek mülkiyet hakkı kazanımının TTK 983 uyarınca korunacağını, müvekkili adına oluşturulan kaydın terkini veya  ... A.Ş. ile arasında olan satış ilişkisinin hükümsüz kılınmasının mümkün olmadığını, davacının taleplerini ispatlayan hiç bir delil sunmadığını ve geminin güncel bedeli üzerinden nispi harca tabi olan davanın maktu harçla açılmasının doğru olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3- Davalı ... vekili 09/06/2016 tarihli cevap dilekçesinde, asıl davaya verdiği aynı cevapları belirterek, müvekkili idareler yönünden öncelikle pasif husumet yokluğundan davanın reddine; müvekkili idarece yapılan yasa ve usule uygun tescil işlemi gereği davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN 2017/290 ESAS SAYILI DAVA : Davacı ... vekili, müvekkilini Türk Uluslararası Gemi Siciline hukuka aykırı olarak tescil edilen ... (IMO: ...) gemisinin Ukrayna Devleti'nin mülkiyetinde olduğunu;özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, geminin muhtemelen savaş lojistik gemisi olarak da statü değişikliğine uğradığını düşündüklerini; devlet gemisi-savaş gemisi statüsündeki bu geminin satış sözleşmesinin sahte imza ile imzalanması ve sahte Ukrayna Gemi sicilinden terkin belgesinin düzenlenmesi ile mülkiyet kaydının önce davalı  ... A.Ş. sonra da   ... A.Ş. adına tescil edildiğini, sahte belge ve imzaya dayandırılan gemi sicilinin yok hükmünde olduğundan sonradan mülkiyeti iktisap edenin iyi niyet iddiasına değer verilemeyeceğini; sahte evrakla mülkiyet devredilemeyeceği gibi devlet-savaş gemisinin satılamayacağını;aynı gemi ile ilgili 2016/200 esas sayılı dosya ile birleştirilmesini , geminin halen ... Tersanesi'nde bulunduğunu, tamire ihtiyacı bulunmadığını, fakat mevcut haliyle geminin bekleme ücreti ödediğini, müvekkilinin gemi için kendisi tarafından talep edilmeyen ve zorunlu olmayan masrafların ödenmesini kabul etmediğini, emniyetli demirlemesi için gerekli kararların alımında müvekkilinin uzmanların görevlendirilmesini istediğini ileri sürerek, sahte belge ve imzaya dayandırılan gemi sicili kaydı yok hükmünde olduğundan sonradan mülkiyet iktisap edenin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği gözetilerek  sicil kaydının terkinine ve müvekkiline mülkiyet hakkının tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN 2017/290 ESAS SAYILI DAVADA CEVAP: 1- Davalı ... ... A.Ş. Vekili; diğer birleşen dosyadaki cevaplarını tekrar ederek, geminin değeri üzerinden harcın tamamlanmasına , müvekkilinin iyiniyetli olduğunu,  ... A.Ş. adına yapılan tescilin yolsuz-usulsüz olduğuna ilişkin iddialar doğru olduğu kabul edilse dahi, sicildeki ayni hakların tescilinin olumlu etkisinin amme itimatı prensibi gereği sicile güvenerek mülkiyet hakkı kazanımının TTKnın 983 uyarınca korunması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı ... ve İstanbul Liman Başkanlığı vekili; asıl davaya verdiği aynı cevapları belirterek, müvekkil idareler yönünden öncelikle pasif husumet yokluğundan davanın reddine; müvekkili idarece yapılan yasa ve usule uygun tescil işlemi gereği davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. 3- Davalı  ... A.Ş. vekili; diğer birleşen dosyadaki cevaplarını tekrar ederek, yapılmış satışların geçerli olduğunu, davacı bir takım soyut iddialarda bulunsa da, Ukrayna Savcılık makamlarınca davacı hakkında şaibeli işlemler nedeniyle başlatılan soruşturmalar göz önüne alındığında, kendileri açısından bu belgelerin güvenilirliği olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARAR: Mahkemece, davacı ... ... Ltd.'nin açtığı asıl ve birleşen davanın ... IMO nolu  TSHD Kara Kartal (eski adı:...olan) gemisinin,  ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında yapılan satışın geçersizliği nedeniyle, Türk gemi siciline tescil ve sicil değişliklerinin hükümsüzlüğüne, davalılara yapılan satışların iptali istemine ilişkin olduğu; davacı ...'nin açtığı davanın da, geminin   ... A.Ş.'ye satışına ilişkin sözleşmenin ve Ukrayna gemi sicilinden terkin kaydının sahteliğinden bahisle geminin mülkiyetinin ... şirketine ait olduğunun tespiti ve Türk gemi sicilindeki kaydının terkini istemine ilişkin olduğu; davacı ... Ltd.'nin dava konusu gemi üzerinde ipotek hakkı olduğunu iddia ettiği, davacı ... şirketinin ise davasını mülkiyet hakkına dayandırdığı,ipotek alacaklısının ileri sürebileceği yegane talebin, gemi üzerinde lehine ipoteğin tescil edilmesi olduğu; ...'in, geminin mevcut sicil kaydının terkini ve geriye dönük satışın iptalini istemesinin mümkün olmadığını, TTKnın 1001 ve 983 maddeleri uyarınca, sicile güven ilkesine göre satış işleminde, mülkiyetin ipotekten ari şekilde kazanıldığı; davacı .. Ltd.'nin  ... A.Ş.'ye yapılan satışın iptalini talep hakkı olmadığı;  ... A.Ş.'ye yapılan ikinci satışın geçerli sayılması halinde ise ...'den  ... A.Ş.'ye yapılan ilk satışla ilgili iptal davasının konusuz kalacağı; dosyaya sunulan 25/07/2003 tarihli \"ipotek anlaşmasında\",temlik eden Ukrsotsbank'ın ipotek alacaklısı,malik ...'nin de ipotek veren olduğu, ipoteğin dayanağının taraflar arasındaki 18/06/2003 tarihli \"Döner Kredi Sözleşmesi\" olduğu, kredi geri ödemelerinin taksitler halinde gerçekleşeceği, son ödeme tarihinin 17/12/2004 olduğu, ipotek verenin yükümlüklerini yerine getirmesi halinde veya Ukrayna İpotek Koyma Kanununun 28 ve 29. maddeleri gereğince ipoteğin sona ereceğinin kararlaştırıldığı; kredi alacağının Ukrsotsbank'tan davacı ...'e devrine dair 16/07/2014 tarihli \"Kabul ve Devir Senedinde Mal Rehni Sözleşmesi\" yani gemi ipoteğinin kredi alacağı ile birlikte devredildiği ve ayrıca 01/07/2014 tarihli \"Temlik Sözleşmesinde\" de kredi alacağının temliki ile kredi anlaşması altında yer alan tüm hakların temlik olunana devredildiğinin belirtildiği; uluslararası istinabe yolu ile Ukrayna'dan getirtilen, \"Menkul Mallara Konulan Rehinler Hakkında Devlet Sicil Müdürlüğü'nden Alınan Özet Bilgiler” başlıklı, 16/07/2014 düzenleme tarihli belgede,  gemi üzerinde kamu ve özel nitelikli takyidatların olduğu, \"Kayıt Girişi-2\" başlıklı bölümde “...” isimli gemi üzerinde menkul mal rehni bulunduğu, alacaklının halka açık bir AŞ olan “Ukrsotsbank”, borçlunun \"Chorazmorshlyakh\" asli sorumluluk tutarının 1.820.000-USD olduğu, sorumluluk tarihinin 17/12/2004, geçerlilik süresinin 20/05/2018 olduğu, 16/07/2014 tarihinde rehin hakkına ilişkin değişiklik yapıldığı ve bu değişikliğin gerekçesinin 16/07/2014 tarihli devir-temlik sözleşmesi olduğuna dair bilgilere yer verildiği; Odesa Şehir Mahkemesi'nin 07/10/2014 tarihli kararı ile,davacı ...'in istemi üzerine  “Ukrsotsbank” ile \"...\" arasındaki kredi ilişkisinin belirlenenerek, 01/07/2014 tarihinde “Ukrsotsbank” tarafından kredi alacağının davacı ...'e devredildiği , dava konusu gemi üzerindeki rehnin menkul kıymet rehni hükümlerine tabi olduğu vurgulanarak, davacı ...'in dava konusu gemi üzerinde rehin hakkı sahibi olduğunun tespit edildiği; davalının delil olarak sunduğu 09/07/2015 tarihli satış senedinde (Bill of Sale), Odessa Gemi Sicili'ne tescilli ... isimli tarak gemisinin mülkiyetinin, ... tarafından tüm ipoteklerden ve gemi rehinlerinden ari olarak  ... A.Ş.'ye devredildiği ve geminin  ... A.Ş.'ye devir ve teslimine ilişkin 09/09/2015 tarihli \"Teslim ve Kabul Protokolü\"nün dosyaya ibraz edildiği; Geminin  ... A.Ş.'ye satışına karşı, ... tarafından İstanbul Liman  Başkanlığı'na sunulan 20/04/2016 tarihli başvuruda; gemiyle ilgili Ukrayna Sicili tarafından terkin belgesi düzenlenmediği, halihazırda Ukrayna Gemi  Sicili'ndeki ipotek hakkının devam ettiği belirtilerek, Liman Başkanlığı'ndan Ukrayna Sicili ile iletişime geçilerek geminin satışına ilişkin belgelerin talep edilmesinin istenildiği;... tarafından ..'a satışa ilişkin yönetim kurulu kararları ve  satış faturasının dosyaya sunulduğu, ...'ın gemi siciline sunduğu  20/04/2016 tarihli dilekçe ile geminin satın alındığı bildirilerek gemi tasdiknamesinin düzenlenmesini  talep ettiği; davacı taraflarca sahteliği ileri sürülen 09/07/2015 tarihli “Ukrayna Devlet Gemi Sicili Denetimi” başlıklı belgede, maliki ... olan ... isimli geminin 09/07/2015 tarihinde Ukrayna Devlet Gemi Sicili'nden terkin edildiğinin yazılı olduğu, buna karşın 27/04/2016 tarihli “State Service of Ukraine for Transport Safety” başlıklı belgede ise ... gemisinin Ukrayna Gemi Sicili'ne kayıtlı olduğu, geminin Ukrayna Devleti'ne ait olduğu ve geminin armatörlüğünü ...'nin yaptığı; İstanbul Liman Başkanlığı'nın 27/07/2016 tarihli yazısında, dava konusu geminin sicile tescilinden sonra ileri sürülen iddiaların Ukrayna Devleti ile yapılan yazışmaların sonucuna göre,  daha önce İstanbul CBS'ye gönderilen DC No: 00023 numaralı orijinal terkin belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığı, geminin tescil işleminde Başkanlı'kta görevli personel tarafından yapılmış bir sahtecilik ve usulsüzlüğün söz konusu olmadığı, gemiye ait terkin belgesine çıplak gözle bakıldığında sahte olduğunun anlaşılmasının mümkün olmadığı, gemiye ait Ukrayna makamları tarafından düzenlenerek gönderilen kütük kayıt örneği bulunmadığının belirtildiği; yine Bakanlığın CBS'ye hitaben yazdığı 18/09/2017 tarihli yazıda da, TSHD Kara Kartal gemisinin tescili ile ilgili olarak yapılan şikayet-ihbar üzerine gerekli incelemelerin yapıldığı, tescilin  ... A.Ş. tarafından sahte belgeler ibraz edilerek yapıldığı anlaşıldığından anılan şirket hakkında CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunun belirtildiği;<br>Şikayet üzerine geminin  ... Ltd. Şti.'ye satışına ilişkin 09/07/2015 tarihli satış senedinin (Bill of Sale) sahteliği iddiasından dolayı başlatılan İstanbul CBS'nin 2016/58229 sayılı soruşturmada,  ... A.Ş. yetkilisi ... hakkında İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın devam ettiği, soruşturma dosyasında alınmış 10/12/2019 tarihli ilk bilirkişi raporunda, \"Bill of Sale\" belgesi ile BIMCO Çıplak Gemi Kira Sözleşmesi'ndeki ...'e ait imzaların aynı el ürünü olduğunun tespit edildiği; 10/12/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda da, \"Bill of Sale\" belgesindeki imzanın sahte olup olmadığına dair bir tespit yapılamadığının belirtildiği; iddianamede satış sözleşmesinin fotokopi evrak üzerine ıslak mühür basmak suretiyle husule getirildiğinin ifade edildiği, bu şekilde oluşturulan suret belge niteliğindeki sahte resmi evrakın, sanık tarafından Liman Başkanlığı'na ibraz edildiği, bu suretle kiralamak için teslim aldığı gemiyi kendi şirketi adına sahte satış sözleşmesi ibrazı marifetiyle tescilleyerek adli emanete kayıtlı sahte terkin belgesini tanzim ettirdiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik ve ticari faaliyet sırasında kamu kurumları araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği, ceza davasının halen devam ettiği; \"Ukrayna Devlet Gemi Sicili Denetimi\" başlıklı 09/07/2015 tarihli belgenin tercümesinden, Ukrayna devlet malı olduğu anlaşılan geminin halen Ukrayna gemi sicilinde kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, MÖHUK 22/1'deki deniz araçları üzerindeki ayni hakların, menşe ülke hukukuna tâbi olduğu hükmü gereğince, Ukrayna gemi siciline kayıtlı olan ... gemisinin  ... A.Ş.'ye satımında Ukrayna hukukunun uygulanacağı; davacı ... vekilinin 15/12/2020 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu Ukrayna Devleti hukuk mevzuatına göre, devlete ait varlıkların satışının açık artırma usulüne tabi olduğu, dolayısıyla İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden dava sonucunda satış sözleşmesinin sahte olmadığı ortaya çıksa dahi, Ukrayna hukukunun emrettiği usulde yapılmayan satışın geçersiz olacağı; bu bakımdan dava konusu uyuşmazlığın çözümünde ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı; Halen Ukrayna gemi sicilinde kayıtlı olduğu anlaşılan TSHD Kara Kartal (eski adı ... olan) gemisiyle ilgili iki satış işlemi bulunduğu; ilkinin gemiyi ... and Azov Seadredging Company'den çıplak gemi kira sözleşmesi ile kiralayan  ... A.Ş. ile ... arasındaki satış olduğu; ikinci satışın ise  ... A.Ş. ile ... A.Ş. arasında yapıldığı; davacıların her iki satışın da geçersizliğini ileri sürdüğü, buna karşın davalı ... ... A.Ş. vekilinin ise müvekkilinin, sicil kaydına güvenerek iyi niyetle geminin mülkiyetini iktisap ettiğini savunduğu, ...'ın satın alma tarihinde geminin Türk gemi siciline kayıtlı olduğundan ... ve ... arasındaki satışa Türk hukukunun uygulanması gerektiği, bu satışta sicile güven ilkesine göre mülkiyet hakkı kazanıldığı takdirde, birinci el satışın geçersizliğinin ...'ın mülkiyet hakkını etkilemeyeceği, bu bakımdan dava dosyasında öncelikle ... ile ... arasında yapılan ikinci satışın geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği; Liman Başkanlığı nezdinde 20/04/2016 tarihinde düzenlenen TUGS Kütük kayıt örneğinde, malikin “... Denizcilik”, iktisap nedeni ve tarihi “yurt dışından satın alınmasından 07.12.2015” olarak gösterildiği, gemi sicil kaydında herhangi bir itiraz yahut şerh bulunmadığı, haciz-ipotek bilgileri bölümünde \"haciz ipotek kaydı bulunmamaktadır” açıklaması bulunduğu; gemi mülkiyetinin devrinde, TTK 1001/2 uyarınca taraflar arasındaki gemi mülkiyetinin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olmasının şart olduğu, anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde yapılmasının da mümkün olduğu, bu anlaşmanın, mülkiyetin devrine ilişkin tasarruf işlemini teşkil eden ayni anlaşma olduğu, dolayısıyla bu düzenleme çerçevesinde Türk gemi siciline kayıtlı gemiler bakımından gemi satışlarının herhangi bir şekle bağlı olmayıp, bunun ifası niteliğindeki tasarruf işleminin şekle tabi olduğu;Beyoğlu 35. Noterliği tarafından onaylanan 20/04/2016 tarihli  “Satış Senedi” başlıklı belgenin, Kara Kartal gemisinin mülkiyetinin ... tarafından ...'a devrine ilişkin ayni sözleşme olduğu; sözleşme yazılı ve imzaları noter onaylı olarak akdedildiğinden, TTKnın 1001/2'de öngörülen şartları taşıdığı; TTK 1001/1 uyarınca gemi mülkiyetinin hukuki işlemle devrinde ayni sözleşmenin tek başına yeterli olmadığı, bunun yanında zilyetliğin de devredilmesi gerektiği, dolayısıyla mülkiyetin devrini sağlayan tasarruf işleminin, şekle tabi ayni sözleşme ve geminin zilyetliğinin devrinden oluştuğu, \"Devir Teslim Protokolü\" başlıklı belgenin, dava konusu TSHD Kara Kartal gemisinin zilyetliğinin Tekirdağ'da 20/04/2016 tarihinde saat 17:00'de, ... tarafından ...'a devredildiğini tevsik ettiği, böylece tasarruf işlemi 20/04/2016 tarihinde zilyetliğin alıcıya devri ile tamamlandığı, geminin mülkiyetinin bu tarihte ...'a geçtiği,...'ın  ipotek veya haciz kaydı içermeyen, üzerinde itiraz veya şerh bulunmayan TUGS gemi sicil kaydının doğruluğuna güvenerek, geminin mülkiyetini 20/04/2016 tarihinde ipotekten ari şekilde kazanmış sayılması gerektiği,...'ın, sicil kaydının doğru olmadığını bildiğinin ispatlanamadığı, ayrıca gereken özeni  gösterseydi dahi öğrenebileceğinin ortaya konulamadığı;<br> Liman Başkanlığı'nın “satış” olarak nitelendirdiği işlemin, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere mülkiyetin devrine ilişkin ayni sözleşme niteliğinde olmadığı, tarafların TTK 1001/2'de öngörüldüğü üzere yazılı ve imzaları noter onaylı satış senedini 20/04/2016 tarihinde sicil dışında düzenledikleri, geminin zilyetliğinin de 20/04/2016 tarihinde ...'a devredildiği; böylece mülkiyetin devrinin sicil dışında gerçekleştiği,devir gerçekleştikten sonra sicil kaydında değişiklik yapılmasının açıklayıcı mahiyette olduğu, geminin mülkiyetini devralan ...'ın maliki olduğu gemiyi kendi adına tescil ettirip, sicil kaydını düzelttirmek amacıyla 22/04/2016 tarihinde gemi siciline müracaat ettiği,  yani Liman Başkanlığı'nın “gemi satışı” olarak nitelendirdiği işlemin aslında, sicilin kaydının düzeltilmesi mahiyetinde olduğu, bu aşamada ...'ın, ...'in itirazından haberdar edilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, ...'ın geminin mülkiyetini daha önce TTK 1001 ve 983 uyarınca her türlü takyidattan ari şekilde iyiniyetle devraldığı, bu nedenle  ... A.Ş.'nin sicil kaydının düzeltilmesini talep ettiği sırada ...'in talebinden haberdar edilmesinin, iktisap edilmiş mülkiyet hakkı bakımından geçmişe dönük bir etkisi olmayacağı; Liman Başkanlığı ...'na bağlı bir kurum olup ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığı, dolayısıyla  taraf ehliyeti bulunmayan bu kuruma karşı doğrudan dava yöneltilmesinin mümkün olmadığı; dosyadaki bilgi ve belgelere göre, TSHD Kara Kartal gemisinin Türk gemi siciline kaydedilmeden önce Ukrayna gemi sicilindeki kaydının devam ettiği, geminin Türk gemi siciline tescilinin  ... A.Ş.'nin talebi üzerine, 09/09/2015 tarihli ve DC No: ... sayılı Ukrayna Devleti Gemi Sicilinden Gemi İptal Sertifikasının ibrazıyla gerçekleştiği, bu belgenin sahteliğinin, Sicil tarafından yeterli inceleme yapılsa dahi anlaşılabilecek nitelikte olmadığı, dolayısıyla gemi sicilinin yaptığı tescil işleminde Devletin sorumluluğunu gündeme getirecek hukuka aykırı bir işlemin gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, bu itibarla davalı Bakanlığa karşı açılan davanın reddi gerektiğinden, Asıl davada, davalı ... Liman Başkanlığı'na karşı açılan davanın pasif husumet nedeniylereddine; davalı  Bakanlığa karşı açılan davanın reddine; birleşen 2016/215 esas sayılı davada, davalı Bakanlığa karşı açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine, davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan dava konusuz kaldığından bu davalı açısından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ....'ye karşı açılan davanın reddine, davalı ... ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden takdir olunan maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine; birleşen 2017/290 esas sayılı davada, davalı ... Liman Başkanlığı'na karşı açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı Bakanlığa karşı açılan davanın reddine, davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan dava konusuz kaldığından bu davalı açısından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın reddine, davalı ... ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden takdir olunan maktu  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : 1- Asıl davada davacı ... ... Ltd. vekili, ... ile ... A.Ş. arasındaki 07/12/2015 tarihli satışın usulsüz olduğunu, 2015 Temmuz ayında ... A.Ş.'nin Türk siciline başvurarak gemiyi çıplak kiraya almaya çalıştığını ancak alamadığını, bu 5 aylık süreçte ... A.Ş.'nin geminin Ukrayna sicilinde kayıtlı olduğunu ve geminin sicil kayıtlarını da bilmemesinin mümkün olmadığını, bu süre zarfında gemiyi tamir ettirmek suretiyle milyonlarca dolar masraf yaptığını, kiraya alamamasının akabinde başka bir yolu kalmadığı için, sahte belge tanzim etmek marifetiyle gemiyi satın alarak yaptığı masrafları teminat altına aldığını, ancak bu satışın gemi üzerindeki ipotekten bağımsız bir şekilde gerçekleşmediğini, zira 17/11/2015 tarihinde şirket yetkilileri ..., ... ve ... ile yapılan toplantıda müvekkilinin ipotek alacağının ve ipoteği kat etme niyetinin vurgulandığını, tamir sebebiyle şirketin uğrayacağı zararlar ve tamirden dolayı gemiye kattığı değerlerin tartışıldığını, müvekkilin niyetinin anlaşılmasıyla ... ile görüşen ...'nin usulsüz bir satış yapmaya karar verdiklerini; sicilde değişiklik yapılabilmesi için geminin önceki sicilinden terkin edildiğine ilişkin \"terkin belgesi\"nin Ukrayna Sicili tarafından düzenlenmediğinin öğrenildiğini, her iki ülkenin resmi makamları arasında yapılan yazışmalarda da bu belgenin sahteliğinin ortaya konulduğunu, fakat Mahkemece nasıl geçerli sayıldığının bir türlü anlaşılamadığını; kaldı ki üçüncü kişiler lehine ipotek hakkı tesis edilen gemiler üzerinde, gemi malikinin mülkiyeti devredebilmesi için ipotek hakkı sahibinin muvafakati alınması gerekmesine rağmen, ipotek hakkı sahibi müvekkilinin muvafakati olmadan sahte belgelerle geminin TUGS'a kaydının yapıldığını, usulsüz belgeler sunularak yapılan sicil ve mülkiyet değişikliğinin hukuken ayakta tutulabilmesinin mümkün olmadığını; ... ile ... arasındaki 22/04/2016 tarihli satışın da usulsüz olduğunu; bu kapsamda müvekkilinin 20/04/2016 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı nezdinde geminin sahte bilgi ve belgelerle usulsüz bir şekilde TUGS'a tescil edildiğinden itiraz ettiğini, kayıtlara geçirilen bu itirazın 22/04/2016 tarihinde davalı ... ile diğer davalı ... arasında gerçekleştirilen gemi satışı işlemi sırasında taraflara, Liman Başkanlığı tarafından bildirildiğini, bu durumun sözleşmeye eklendiğini ve taraflarca bütün sonuçlarıyla birlikte kabul edilerek imzalandığını, 22/04/2016 tarihli gemi satış sözleşmesinin \"... Fınance Ltd. vekilinin Başkanlığınıza 20/04/2016 tarihli talebinden haberdarız.\" kaydıyla imzalandığını; her iki tarafın da işbirliği içinde olduğunu ve davalı ...'ın iyiniyetli olmadığını; kaldı ki İTO kayıtlarına göre yat ve benzeri deniz araçlarının kiralanması ile işletilmesi amacıyla kurulmuş bir şirket olan ve fiiliyatta yat kiralanması dışında iş yapmayan davalı ...'ın deniz dibi tarama gemisini satın almasının olağan dışı olduğunu; geminin satın alınmasındaki garipliğin, faaliyet süresince de devam ettiğini, geminin 22/04/2016 tarihinden sonra hiçbir şekilde faaliyet göstermediğini, uzun bir süre İstanbul Maltepe açıklarında beklediğini, AIS sisteminin 2017 yılından beri sinyal vermediğini; yine bu davanın açılmasından sonra mahkemenin 2016/150 D. İş sayılı dosyasındaki delil tespiti dosyasında,  geminin her yerinde ... Denizcilik yazılı olduğu, ... Denizcilik hakkında hiçbir ibare bulunmadığı,kaptan ve makine zabitinin sözleşmelerinin ... ile olduğunu ve hiçbir faaliyet göstermeden bekletildiğinin görüldüğü,  bunun dahi satışın olağan olmadığını ve iyiniyetten uzak farklı bir amaç güdüldüğünü ortaya koyduğunu, satış işleminin de gemiyi kaçırmak için kullanılan bir paravan konumunda olduğunu; ceza davasında sanık olan  ... A.Ş. yetkilisi Ahmet'in geminin 3.100.000-USD'lik satış bedelinin 310.000-USD'nin yani %10'unun ödendiğini ifadesinde belirttiğini; tarafların bedelde muvazaa suretiyle, satış işleminin amacının sicile güven ilkesinden faydalanmak suretiyle müvekkilinin haklı ipoteğini semeresiz bırakmak olduğunu,   15/03/2021 tarihli dilekçesinde geminin satılacağını açıkça ifade ettiğini, davanın aleyhlerine gittiğini fark eden davalıların gemiyi satarak ortak bir çıkar elde etmek istediklerinin aşikar olduğunu; somut olayda sicile güven ilkesi söz konusu olamayacağını ve satışın sözde bir satış olduğunun belli olduğunu,sicile itiraz edilmesi ve bu itirazın iktisap eden kişi tarafından bilinmesi durumunda, artık hak iktisap eden kişinin gemi sicili kaydının doğru olmadığını öğrenmek hususunda kendisinden beklenen özeni göstermediği ve dolayısıyla gemi siciline güven ilkesinden yararlanamayacağını, satışın muvazaalı ve sicile güven ilkesi suiistimal edilmek üzere yapıldığını; geminin Türk siciline tescili için ibraz edilen terkin belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığını, belgedeki apostille şerhinin de aslında başka bir belgeye ait olduğunun tespit edildiğini, yapılan yazışmalardan da Ukrayna Devleti'nin malı olan geminin Ukrayna sicilinde ... adına tescilli olduğu, yetkilisinin de  ... olduğunun bildirildiğini; muvazaalı satış işlemi sonucunda, müvekkilinin alacağının teminatı ipoteğe başvuru hakkını kaybettiğini, muvazaalı işlemin iptalinin zarar gören yani hukuki yararı bulunan üçüncü kişiler tarafından talep edilebileceğini, müvekkilinin alacağını bizzat satışa konu geminin üzerindeki ipoteğe başvurarak temin edebileceğini, fakat satış işlemiyle bu hakkı elinden alındığından müvekkilinin dava açma hakkı bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2- Birleşen 2017/290 esas sayılı davanın davacısı ... ... Co. vekili, satışların usulsüz olduğunu, satışların hiç birisinde para ödemesi yapılmadığı için mülkiyetin davalılara geçmediğini, mülkiyetin naklinin hangi hukuka göre gerçekleştiği ve gerekçelerinin belirtilmediğini; her iki davadaki davacı ...'in davacı sıfatının bulunmadığını, ibraz edilen belgelerin borç doğurucu olduğunun Ukrayna Mahkemesi kararıyla sabit olmadıkça alacaklı sıfatıyla hareket edemeyeceğini; gerekçeli karar ile dava konusunun uyumsuz olduğunu, dava konusunun, geminin mülkiyetini devredecek akit bulunmaması, Ukrayna evraklarının usulsüz olduğu, yetki teyidi evraklarının bulunmaması, mülkiyetin müvekkilinde olduğu ve tescilin düzeltilmesi talebi olduğunu, gerekçeli kararda bu talebin reddi sebeplerinin incelenmediğini; İngiliz Hukukuna tabi satış akitleri söz konusu iken, bu akitlerin hangi gerekçe ile geçersiz olduğunun tespit edilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 3- Birleşen 2016/215 esas sayılı dosyasında davalı ... ... A.Ş. vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davanın nispi harca tabi olduğunu, yargılama aşamasında da bu nedenle mahkemece harcın tamamlatılması yoluna gidildiğini, davacının 155.105-TL nispi harç yatırdığını; buna karşın mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak maktu vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, birleşen davaya ilişkin kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. 4- Birleşen 2017/290 esas sayılı dosyasında davalı ... ... A.Ş. vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, davacı ... & ... şirketine bugüne kadar 3 ayrı ara kararla harç yatırması için ihtaratlı kesin süre verildiğini, davacının bu ara kararlar uyarınca dosyaya  harç yatırmadığını, mahkemece 13/10/2017 tarihinde dosyayı tefrik ederek HMK 150/6'ya göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, verilen kesin süreye davacı tarafından riayet edilmediğinden müvekkili davalı için müktesep hak oluştuğunu; davacının ısrarla devlet şirketi olduğunu iddia ettiğini ama bu hususun doğrulanmadığını, yazılan müzekkereye Ukrayna Konsolosluğu tarafından cevap dahi verilmediğini; zaten diğer davalı ... tarafından dosyaya 13/05/2016 tarihinde sunulan Savcılık kararları ve gazete haberlerinin de ...'in, ...'ye ait gemilerin usulsüz satışlarından elde edilen haksız kazançların yatırıldığı şaibeli bir finans şirketi olduğunu gösterdiğini; ayrıca nispi harca tabi işbu davada  mahkemece gerekçeli kararda nispi vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken, hatalı olarak maktu vekalet ücretine hükmettiğini belirterek, birleşen davaya ilişkin kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda nispi vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Asıl ve birleşen davalar, davaya konu geminin sicil kaydındaki satış işlemlerinin iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın; gemilerin hukuksal niteliğine ilişkin 936. maddesinde, sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilerin bu Kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadan olduğu; yabancı sicile kayıtlı gemilerin sicile tesciline ilişkin 962/1 maddesinde, daha önce yabancı bir gemi siciline kayıtlı bulunan bir Türk gemisinin, Türk Gemi Siciline kaydolabilmesi için artık yabancı gemi siciline kayıtlı olmadığını kuvvetle muhtemel gösteren belgelerin sicil müdürlüğüne sunulması gerektiği; \"Sicil karineleri\" başlıklı 974/1 maddesinde, gemi sicilinde malik olarak kayıtlı bulunan kişinin, geminin maliki sayılacağı; \"Sicile güven ilkesi\" başlıklı 983. maddesinde, (1) hukuki bir işlem ile bir geminin mülkiyetini, intifa hakkını, gemi ipoteğini veya ipotek üzerindeki bir hakkı iktisap eden kişinin lehine gemi sicilinin içeriği, bu haklarla ilgili olduğu ölçüde doğru sayılacağı; meğerki, iktisap eden kişi kaydın doğru olmadığını bilmiş veya bilmesi gerekmesi olacağı, hak sahibinin kayıtlı bir hak üzerindeki tasarruf yetkisi belli bir kişi lehine sınırlanmış ise, bu sınırlamanın iktisap eden hakkında ancak gemi sicilinde yazılı olması veya onun sicil kaydının doğru olmadığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi şartıyla hüküm ifade edeceği;  (2) hakkın iktisabı için tescil şart olan hâllerde, kaydın doğru olmadığının bilinmesi bakımından tescilin istem tarihinin asıl olduğu; geminin devren iktisabı kapsamında \"Devrin şekli\" başlıklı 1001. maddesinde, (1) gemi siciline kayıtlı olan bir geminin devri için, malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene devri hususunda anlaşmaları ve geminin zilyetliğinin geçirilmesinin şart olduğu, (2) mülkiyetin devrine ilişkin anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onaylı olması gerektiği, bu anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde de yapılabileceği;  4721 sayılı TMK'nın 3. maddesinde kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığı olduğu, ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamayacağı kabul edilmiştir. Eldeki davaya konu olayla ilgili olan İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/204 esas sayılı dosyasının UYAP'tan yapılan incelemesinde, davanın İstanbul CBS'nin 2016/58229 soruşturma sayılı dosyası kapsamında 09/01/2020 tarihli iddianameyle açıldığı, şikayetçilerin ... ... Ltd., Ulaştırma Bakanlığı (İstanbul Liman Başkanlığı), Zhelielio Sergii ve ... şirketi yetkilisi ..., sanığın ... A.Ş. yetkilisi ..., suç tarihinin 07/12/2015, yerinin İstanbul, suçun TCK'nın 158/1,(d) ve (h)'deki kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesi suretiyle nitelikli dolandırıcılık ile 204/1'de düzenlenmiş resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin  olduğu; buna göre müşteki ...'nin şikayeti kapsamında, gemi donatanı ...&... şirketini temsilen şirket yetkilisi olarak kendisi ile şüpheli ...'ün yetkilisi olduğu  ... A.Ş. arasında Ukrayna Bayraklı ... IMO numaralı ... gemisinin kiralanması amacıyla, 06/02/2015 tarihinde gemi kiralama sözleşmesi imzalanarak gemiyi şüpheliye teslim ettiği, geminin sahte satış sözleşmesi ile mülkeyitinin şüpheli adına tescil ettirildiğini beyanla şikayetçi olduğu; diğer taraftan müşteki ... ... Ltd.'nin Ukrayna'da bir finans kuruluşu olduğu ve faaliyeti kapsamında üçüncü kişi ... ... ile imzalanan kredi ve ipotek sözleşmelerinin tarafı olduğu, kredi limitinin güvence altına alınması amacıyla 16/07/2014 tarihinde ... şirketine ait ... (Yeni adı TSHD Kara Kartal) gemisinin Ukrayna gemi sicil kaydına ipotek hakkını tescil ettiği ,ancak suça konu geminin sahte satış sözleşmesi ve sahte terkin belgesi ile 07/12/2015 tarihinde şüphelinin yetkilisi olduğu ... A.Ş. adına Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedildiği ve adının \"TSHD Kara Kartal\" olarak değiştirildiğini öğrenmesi nedeniyle şikayetçi olduğu; şüpheli Ahmet'in savunmasında gemiyi kiraladığını ve teslim aldığını kabul ettiği, satış sözleşmesini Liman Başkanlığı'na ibraz ederek geminin mülkiyetini iktisap ettiğini kabul ettiğini ancak suça konu fotokopi üzerine ıslak mühür basılı \"bill of sale\" (satış sözleşmesi) evrakının uluslararası (DHL) kargo aracılığı ile müşteki Chetyrkin tarafından kendisine gönderildiğini, gemi satış bedelini ayrıca ödediğini beyanla atılı suçlamayı kabul etmediği; toplanan deliller, müştekilerin ve şüphelinin beyanları, adli emanette bulunan sahte satış sözleşmesi ve sahte terkin belgesi ve tüm dosya münderecatı kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şüphelinin satın aldığını iddia ettiği gemiye ilişkin ödeme makbuzu ibraz edemediği, sahte satış sözleşmesinin müşteki tarafından DHL kargo aracılığı ile gönderildiğini ileri sürdüğü ancak sahte sözleşmenin fotokopi evrak üzerine ıslak mühür basılmak suretiyle husule getirildiği göz önüne alındığında şüphelinin savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, keza kargoyla gelen evrakın fotokopi olduğunu farketmemesinin mümkün olmadığı, böylece şüpheli Ahmet'in yetkilisi olduğu şirket adına müşteki Chetyrkin'nden kiraladığı gemiyi, adli emanette bulunan fotokopi satış sözleşmesi belgesi üzerine ıslak mühür basmak suretiyle oluşturduğu suret belge niteliğindeki sahte resmi evrakı ... İstanbul Liman Başkanlığı'na ibraz ettiği, bu suretle kiralamak için teslim aldığı gemiyi kendi şirketi adına sahte satış sözleşmesi ibraz ile tescilleyerek adli emanetteki sahte terkin belgesini tanzim ettirdiği, şüphelinin bu yolla geminin mülkiyetini haksız bir şekilde iktisap ederek müşteki gemi sahibi ve sigorta alacaklısı şirketten haksız menfaat elde ettiği anlaşılmakla, yukarıda belirtilen TCK'nın maddelerine göre cezalandırılmasının istenildiği; mahkemedeki yargılamanın halen devam ettiği, 30/04/2024 tarihli son duruşmada iddia makamının esas hakkındaki mütaalasında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verilmesinin istenildiği ve sanık müdafine beyanda bulunması için duruşmanın 05/07/2024 tarihine bırakıldığı görülmüştür.  Davacı ... ... Ltd.'nin Ulaştırma Bakanlığı ve İstanbul Liman Başkanlığı'na açtığı asıl davada talebi, Ukrayna gemi sicilinde müvekkilinin lehine ipotek hakkı kayıtlı olmasına rağmen, gerçek dışı belgelerle müvekkilinin onayı olmaksızın ve hakkını ihlal edecek nitelikte sicil değişiklikleri yapılması nedeniyle, yapılan tüm sicil değişliklerinin hükümsüzlüğüne, usulsüz satışların iptaline ve geminin Türk Uluslararası Gemi Sicili'nden terkinine; davacı ... ... Ltd.'nin Ulaştırma Bakanlığı İstanbul Liman Başkanlığı'na, ... A.Ş.'ye ve ... A.Ş.ye  açtığı 2016/215 esas sayılı birleşen davada talebi, Ukrayna gemi sicilinde müvekkilinin lehine ipotek hakkı kayıtlı olmasına rağmen, gerçek dışı belgelerle müvekkilinin onayı olmaksızın ve hakkını ihlal edecek nitelikte sicil değişiklikleri yapılması nedeniyle, yapılan tüm sicil değişliklerinin hükümsüzlüğüne, usulsüz satışların iptaline ve geminin Türk Uluslararası Gemi Sicili'nden terkinine; davacı ...'nin Ulaştırma Bakanlığı'na, İstanbul Liman Başkanlığı'na,  ... A.Ş.'ye ve ... A.Ş.ye açtığı 2017/290 esas sayılı birleşen davada, sahte belge ve imzaya dayandırılan gemi sicili yok hükmünde olduğundan, sonradan mülkiyet iktisap edenin iyi niyet iddiasına değer verilemeyeceği gözetilerek sahtecilik nedenine dayalı Türk Uluslararası Gemi Sicil kaydının düzeltmek için geminin  kaydının terkini ve müvekkilinin mülkiyet hakkının tanınmasına ve tesisine karar verilmesidir. Birleşen 2019/215 esas sayılı davada davacı ...'ye ait olduğu iddia edilen Ukrayna Bayraklı \"... (IMO:..)\" gemisi, davalı  ... A.Ş. tarafından ithal edildiği, buna ilişkin 09/07/2015 tarihli satım sözleşmesi (09/09/2015 Apostille şerhli), 09/07/2015 tarihli Ukrayna gemi sicilinden silinmesine ilişkin terkin belgesi (09/09/2015 Apostille şerhli), 09/09/2015 tarihli teslim ve kabul protokolü, 01/12/2015 tarihli gümrük beyannamesi, muafiyet onayı ve 04/12/2015 tarihli tonilato belgesi sunularak yeni ismiyle \"TSHD Kara Kartal\" gemisinin  ... A.Ş.'nin 03/12/2015 tarihli başvurusuna istinaden 07/12/2015 tarihinde TUGS'nin 2445 sırasına tescil edilmiştir. Davalı ... A.Ş. ile diğer davalı ... ... A.Ş. arasındaki 19/04/2016 tarihli satış sözleşmesiyle 3.100.000-USD bedelle geminin ... A.Ş.'ye satılmasına karar verildiği, 350.000-USD'nin satıcıya ödeneceği, kalan miktarın da taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, satıcı şirketin aynı tarihte gemiyi alıcı şirkete satma hususunda yönetim kurulu kararı aldığı, tarafların 20/04/2016 tarihinde noterde gemi için satış sözleşmesi akdettiği, bu sözleşmenin ekinde noter mührünü de içeren İstanbul Liman Başkanılığı'ndan alınan 20/04/2016 tarihli kütük kayıt örneğinde geminin malikinin  ... A.Ş. olduğu ve \"gemiye ait haciz ipotek kaydı bulunmamaktadır.\" kaydı bulunduğu; aynı tarihte noterde geminin saat 17:00'de alıcı ... A.Ş.'ye devredildiğine dair devir teslim protokolünün imzalandığı; aynı tarihte satıcının alıcıya gemi için 3.100.000-USD bedelli fatura düzenlediği, 21/04/2016 tarihinde banka havalesiyle alıcının satıcıya 350.000-USD  ve 10/05/2016 tarihinde de 200.000-USD gönderdiği belirlenmektedir. ... ... Ltd. vekili Av. ...'in 20/04/2016 tarihinde İstanbul Liman Başkanlığı'na verdiği dilekçe ile işbu davadaki iddialarını içeren ve geminin mülkiyet safahatını anlattığı ve üzerinde müvekkilinin Ukrayna sicilinde ipoteği bulunduğunu, geminin satışının usulüne uygun olup olmadığı hususunda Ukrayna kurumlarıyla gerekli yazışmaların yapılmasını istemiştir. Alıcı ... ve satıcı      temsilcilerinin geminin satıcı adına tescili için İstanbul Liman Başkanlığı'na başvurdukları, \"... Ltd. Vek.nin Bşk.nıza 20.04.2016 tarihli talebinden haberdarız.\" açıklamasıyla tescil işlemi tamamlanmıştır.Davalılar satıcı ve alıcının 19/04/2016 tarihinde yazılı olarak aralarında gemi satış sözleşmesi akdettikleri, yine 20/04/2016 tarihinde Liman Başkanlığı'ndan aldıkları kütük kayıt örneğinde malikin  ... A.Ş. olduğu ve üzerinde her hangi bir ipotek kaydının bulunmadığı, geminin mülkiyetinin alıcıya geçmesi için gerekli iki kümülatif şart olan satım sözleşmesinin noterde yazılı olarak yapılmasının ve geminin zilyetliğinin devrinin 20/04/2016 tarihinde gerçekleştiği, TTK'ya göre mülkiyetin 20/04/2016 tarihinde davacı alıcı .. A.Ş.'ye geçtiği, mülkiyetin geçişi sırasında alıcının iyiniyetli olduğu, zira sicilden alınan kütük örneğinde takyidat bulunmadığı ve davacı ... vekilinin Liman Başkanlığı'na sunduğu itiraz dilekçesinden de 22/04/2016 tarihinde sicildeki açıklayıcı işlem olan sicilin düzeltilmesi yani malik kaydının düzeltilmesi işlemi sırasında haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Mülkiyetin devri işleminden sonra belirtilen itirazdan haberdar olunması, geçmişe etkili olmayacaktır. Sicile güven ilkesi gereğince, iyiniyetli malik olan ... A.Ş.'nin davaya konu geminin mülkiyeti kazanımının korunması gerekmektedir. Zira hem asıl hem de birleşen davalarda,satım işleminin  karşı tarafı  yeni malikin kötüniyetli olduğunu ispat eden her hangi bir delil sunulamamıştır. Satıcının davacıların iddialarını bilmesi hususu da, alıcının o hususları bilmesini gerektirmeyecek, yani onu kötüniyetli kılmayacaktır.Gemi mülkiyeti geçerli bir şekilde yeni malik ...'a geçtiğinden  terkin istemlerinin ve birleşen davada ki mülkiyetin ...'ya geçtiğine ilişkin davanın konusu kalmamıştır. Ayrıca davacılar, davalılar  ... A.Ş.'nin ve alıcı  ... A.Ş. arasındaki satım sözleşmesinin de muvazaalı olduğunu iddia etmişlerse de, satış sözleşmesinde bedelin taksitler halinde ödeneceği, alıcının yaptığı ödemeler ve yargılama süresi dikkate alındığında, davacıların muvazaa iddialarını ispat edemediği anlaşılmıştır.  Buna ek olarak Ukrayna makamlarından alınarak dosyaya sunulmuş belgelere göre, geminin Ukrayna'daki maliki olduğunu iddia eden birleşen 2017/290 Esas sayılı davanın davacısı ... şirketi bünyesindeki, davaya konu geminin de içinde olduğu bir kısım gemilerin satışlarında usulsüzlükler yapıldığı iddiasıyla, Ukrayna'da şirket yöneticileri hakkında cezai tahkikat bulunduğu da gözetildiğinde, asıl ve birleşen davalarda yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen davalarda davalı ... ... A.Ş. Vekili kararı nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden istinaf etmiştir. Mahkemece, 13/09/2017 tarihli duruşmada, \"... vekilinin neticei talebi asli müdahale talebi niteliği taşıdığından dava tarihi itibariyle geminin değerinin açıklanarak gerekli harcın yatırılması konusunda  bir ay kesin mehil  verilmesine, aksi halde asli müdahale talebinin reddedileceği hususunun ihtarına (ihtarat yapıldı)\" şeklinde ara karar verildiği; takip eden 13/12/2017 tarihli duruşmada ... şirketinin açtığı 2017/290 esas sayılı davanın işbu davayla birleşmesine karar verildiği ve davalı vekilinin birleşen davada harcın tamamlatılmasına ilişkin karar verilmesi talebinin reddedildiği; 21/03/2018 tarihli duruşmada \"Birleşen 2017/290 esas sayılı davanın niteliği ve konusu  dikkate alındığında maktu harca tabi olduğu kanaatine varıldığından, davalılar vekillerinin harç ikmali konusundaki taleplerinin reddine,\" karar verildiği; 13/03/2019 tarihli duruşmada \"Yargıtay kararlarına göre mülkiyetin tespiti davası nispi harca tabi olup, ... tarafından açılan davanın da mülkiyetin tespiti niteliğinde olduğu kanaatine varıldığından, ... vekiline uyuşmazlık konusu geminin dava tarihi itibariyle değerini açıklayıp, buna göre yatırılması gereken nispi harcı 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırarak makbuzunu dosyaya sunmasına, aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verileceği hususunun ihtarına (ihtarat yapıldı)\" şeklinde karar verildiği; 10/07/2019 tarihli duruşmada birleşen davada davacı ... vekilinin, müvekkilinin % 100'ü Ukrayna Devletine ait olduğunu, bu nedenle harçtan muaf olduğundan nispi harç yatırılması yönündeki ara karardan rücu edilmesini ve davanın Ukrayna ilgili bakanlığına ihbar edilmesini talep ettiği, bunun üzerine ara kararda davanın ...'na ihbar edilmesine ve nispi harçla ilgili ara karardan rücu talebinin davanın ihbarından sonra değerlendirilmesine karar verildiği; 30/12/2020 tarihli duruşmada \"Dosyanın incelenmesinde, asıl ve birleşen dosya davacısı ...'in, dava konusu olan geminin ...'ye ve ...'a yapılan satışlarının iptaline karar verilmesini talep ettiği, satışın iptali talebinin nispi harca tabi olduğu halde maktu harç yatırıldığı anlaşıldığından, asıl ve birleşen dosya davacı ... vekiline, dava konusu geminin değerini açıklayarak buna göre, nispi harcı yatırması için 2 hafta kesin mehil verilmesine, aksi halde satışın iptali ile ilgili davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)\" şeklinde ara karar verildiği, davacı ...'in 27/01/2021 tarihinde 84.485-TL ve 10/03/2021 tarihinde 70.620-TL harç ödemesi yaptığı; takip eden 17/03/2021 tarihli duruşmada, davacı ...'in 28/01/2021 tarihli ara karar ile belirlenen  dava harcını yatırdığı ancak birleşen dosya davacısı ...'nin harç ikmalini yapmadığının tespit ediliği, bunun üzerine ... vekilinin, müvekkili devlet şirketi olduğundan harçtan muaf olduğunu ve bu nedenle harç yatırmadıklarını beyan ettiği, mahkemece bu hususta her hangi bir ara karar verilmediği; 07/07/2021 tarihli duruşmada \"Mahkememizde görülen terkin ve mülkiyetin tespiti konulu bir başka dava dosyasında (2017/453 esas 2018/129 karar) maktu harç alınmasına karar verildiği, kararın Yargıtayca onandığı, dosyanın şuanda karar düzeltme aşamasında olduğu anlaşıldığından, harç açısından eldeki dosyaya emsal oluşturacak sözkonusu dosyanın Yargıtaydan dönüşünün beklenilmesine, ...'nin açtığı mülkiyetin tespiti davasında bahsedilen dosya Yargıtaydan döndükten sonra harç konusunun değerlendirilerek yapılacak işleme dair ara karar oluşturulmasına,\"şeklinde ara karar verildiği; 06/05/2022 tarihli son duruşmada \"Mahkememizde görülen gemi sicil kaydının terkini ve mülkiyetin tespiti konulu 2017/453 Esas sayılı dava dosyasında maktu harç alınmasına karar verilmiş olup, sözkonusu dosya da Yargıtay'ın harca ilişkin herhangi bir bozması olmadığından ...'nın açtığı dava da nisbi harç yatırılmasına ilişkin ara karardan sarfı nazar edilmesine karar verildi. Açık yargılamaya devam olundu.\" şeklinde ara karar kurulduğu ve yargılamaya devam edilerek nihai kararın verildiği belirlenmiştir. Mahkemenin birleşen 2017/290 esas sayılı davanın maktu harç alınması hususundaki yukarıda belirtilmiş 06/05/2022 tarihli ara kararında mahkemenin 2017/453 esas, 2018/129 karar sayılı ve 21/03/2018 tarihli kararına ilişkin UYAP'ta yapılan araştırmada, geminin sicilden terkini istemli liman başkanlığı kararının kaldırılmasına, geminin Türk Milli Gemi Sicilinden terkini koşullarının oluştuğunun tespiti ile geminin davacı yabancı şirkete ait olduğunun tespitine karar verildiği, kararda maktu harç alınmasına, alınan nispi harcın iadesine, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği, davalıların istemi üzerine temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 11. HD'nin 2018/3111 esas, 2019/4887 karar sayılı ve 26/06/2019 tarihli ilamıyla kararın onanmasına; yine iki davalının istemi üzerine karar düzeltme incelemesi sonucunda  diğer  sebeblerle  onama kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de harç bakımından bozma yapılmadığı anlaşılmaktadır.Asıl ve birleşen davalardaki talepler gemi sicilindeki kaydın usulsüz olduğu nedenlerine dayalı olup  davanın maktu harca tabi olduğunu ,bu kapsamda davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde  isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacılar, birleşen davalarda davalı ... ... A.Ş. Vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davalarda davacılar ... ... Ltd. ve ...&... ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0‬-TL harcın davacı ... ... Ltd.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen 2016/215 Esas sayılı davada alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90‬-TL harcın davacı ... ... Ltd.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen 2017/315 Esas sayılı davada alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90‬-TL harcın davacı ...&...den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen davalar yönünden alınması gereken 855,2‬0-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 161,4‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 693,8‬0‬-TL harcın davalı ... ... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin  üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.03/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba39d40a24f8f523","SID":"7c3bedc037a1648f"}}