{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/875 <br>KARAR NO: 2024/705<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21.10.2020<br>NUMARASI: 2019/105 Esas, 2020/515 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12.06.2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı yüklenici davalı şirket ile yaptıkları ticari işlerden dolayı 36.225,85 USD alacağı bulunduğunu, davacı yanın tüm taleplerine rağmen alacağın ödenmediğini, bunun üzerine davacı yanın İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı yanın itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, neticeten davalının vaki itirazlarının iptalini, takibin devamını, %20 'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.  Davalı vekili; davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddi gerektiğini, davalı yana faturaların tebliğ edilmediğini, faturalar hususunda mutabakata varılmadığını, davacının faturada belirtilen hizmetleri aldığını ispatlayamadığını, sözleşme kapsamında üstlendiği yükümlülükleri kusurlu eylemleri neticesinde gereği gibi ifa etmediğini, davacı tarafından açılan davanın reddini istemiştir. Mahkemece; dosya kapsamından taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu, davacının faturaya dayalı alacağının tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, faturaların taraflar arasındaki anlaşmaya uygun düzenlendiği, davacının  ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu durumda davalının bu fatura içeriği hizmeti teslim aldığına dair karine oluştuğu, davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edemediği,  bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği  gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, sadece ticari defter incelenmesinin doğru olmadığını, işin tamamlanmadığını, ek rapor alınmadığını, bilirkişilerin yerinde inceleme yapmadığını, defter  asıllarını incelemediğini, kopyaları üzerinden inceleme yapıldığını, fatura konusu malların teslim edilip edilmediğinin belirlenmediğini, kesin ve geçici kabul tutanaklarını imzalayanların yetkili olmadıklarını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.  Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava yüklenici davaya konu takiple fatura bedeli alacağının tahsilini talep etmiş davalı ise faturayı kabul etmeyerek faturaya konu hizmeti almadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek takip dayanağı faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu bu nedenle fatura tutarı kadar davacının alacaklı olduğu kabul edilerek icra inkara hükmedilmiştir.  Fatura imalatın yapıldığını ve teslim edildiğini tek başına kanıtlamaz ise de, itiraz edilmeyen faturanının ticari defterlere kaydedilmiş olması halinde faturanın delil olması hükümlerine göre değil, ticari defterlerin delil olması hükümlerine gidileceğinden, kesin delillerden olan ticari defterler ile akdi ilişkinin ve teslim olgusunun ispatlanması mümkündür. (Yargıtay 15 HD 10/05/2011 tarih, 2010/7646E, 2011/2849K sayılı ilamı)  TTK 21 ve Vergi Usul Kanunu 229. madde gereğince fatura malın teslimi veya işin yapılması üzerine düzenlenmesi gereken bir belge olduğundan, düzenlenen ve defterlere kaydedilen bu belge ile teslim kanıtlanmış olacaktır. Kesin delillerin aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiğinden bu karinenin aksinin tanık veya diğer takdiri delillerle de ispatı mümkün değildir. Bu şekilde davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilen fatura nedeniyle, faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiği ispatlanmış olup, karinenin aksi ve iş bedelinin ödendiği davalı iş sahibi tarafça kesin delillerle ispat edilemediğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur. Takip dayanağı faturanın tarafların ticari defterine kayıtlı olması ve fatura miktarının belli ve kesin olması nedeniyle alacak likit kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır.  Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.10.2020 tarih ve 2019/105 Esas, 2020/515 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 14.204,13-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 3.551,03‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.653,1‬0-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12.06.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9be17d3b4e833615","SID":"4d25c2f2d66b8681"}}