{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/671 <br>KARAR NO: 2024/706<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24.12.2019<br>NUMARASI: 2017/539 Esas, 2019/1322 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 12.06.2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı yüklenici davalı iş sahibi ile hidrolik ırgat tamir ve revizyon işi için anlaşma yaptıklarını,  500.000 TL + KDV bedelli olarak mutabakat sağlanan işi için sadece 200.000 TL tutarında ödeme yapıldığını belirterek bakiye bedelin tahsilini istemiştir.  Davalı iş sahibi, davacı taraf ile \"Hidrolik Irgat tamiri\" konusunda sözlü anlaşma sağlandığını ve hizmet bedeli olarak 200.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, davacı hizmet verdikçe bedelini müvekkilinin davalı şirkete peyder pey ödemeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasında dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi, 500.000,00 TL+KDV şeklinde imzalanmış bir sözleşme kesinlikle bulunmadığını, götürü usulde iş başına ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, yaptığı işin karşılığının ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasında hidrolik ırgat tamiri ve revizyonu işinin yapımı hususunda sözlü anlaşma sağlandığı, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafın eser sözleşmesi kapsamında üstlendiği işin %90'lık kısmını tamamladığı, davacı tarafça işin bedelinin yazılı delil ile ispatlanamadığı, sözlü sözleşmeye göre işin bedelinin piyasa fiyatlarına göre belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında sözlü olarak anlaşılan işin yaklaşık rayiç bedelinin 500.000,00 TL + KDV olduğu, davacı tarafından tamamlanıp teslim edilen %90'lık kısmının bedelinin 450.000,00 TL + KDV olduğu, davalı tarafından işin karşılığı olarak 200.000,00 TL'nin ödendiği, bakiye 250.000,00 TL + KDV bedeli alacağı kaldığı gerekçesiyle bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.  Davalı vekili istinafında; davacı ile sözlü anlaşma yapıldığını ve 200.000 TL avans  verildiğini, işin eksik bırakıldığını, davacının mail ile iş ilişkisini devam ettirmeyeceğini bildirdiğini ve iş ilişkisinin karşılıklı mutabakat ile sonlandırıldığını, davacının işi tamamlamadığını taşeronuna tamamlatıldığını ve 51.852,00 TL ödeme yapıldığını, keşif yapıldığını ama bilirkişilerin emsal göstermeden rayiç bedel belirlediğini, buna itiraz edildiğini ek raporda da bu hususun karşılanmadığını, işin yüzde kaçlık kısmının tamamlandığı tespit raporuyla sunulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici; sözleşmeye konu işi tamamlayarak teslim ettiğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL alacağın tahsilini talep etmiş,  davalı iş sahibi ise taraflar arasında yapılan mutabakat sonucu ibralaştıklarını, yapılan iş kadar 200.000,00 TL'nin ödendiğini, kalan işlerinde kendileri tarafından tamamlatıldığını bu nedenle davacı alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece; keşif sonucu alınan bir bilirkişi raporuna göre işin %90 oranında tamamlandığı, yapılan işin piyasa rayiçlerine göre 450.000+KDV olduğu kabul edilerek ihtilafsız olan 200.000,00-TL ödeme mahsup edilerek kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinafa başvurulmuştur.  Dosya kapsamına ve özellikle taraflar arasındaki mail yazışmalara göre işin taraflarca ibralaşmak suretiyle tasfiye edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre ibralaşmadan sonra da işe devam edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre işin %90 oranında tamamlandığı belirtilmiş ise de; ibralaşma sırasında işin ne kadarlık kısmının tamamlandığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme ibralaşma ile sona ermiş olsa da davacı yüklenici  işi fiilen devam ettirdiğini iddia etmiştir. Davacı yüklenicinin bu iddiası yeni bir akdi ilişkinin kurulduğuna yönelik olup bu hususun mahkemece usulünce araştırılmadığı görülmüştür.  Buna göre, mahkemece, davacı yüklenicinin ibralaşma sonrasında da işi devam ettirerek tamamladığına yönelik iddiası yeni bir akdi ilişkinin kurulduğuna yönelik olduğundan bunun ispatlaması halinde  alacağın varlığı belirlenip tutarı hesaplandıktan sonra ihtilafsız ödemeler düşülerek sonuca göre karar verilmesi gerektiği,  yüklenici tarafından akdi ilişkinin varlığı ispat edilemediği ancak bu işlerin yüklenici tarafından yapıldığının ispatlanması halinde, yapılan işin  miktarının ve bedelinin  6098 sayılı TBK'nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl serbest piyasa fiyatları uyarınca (piyasa rayiçlerinde KDV ve yüklenici karı dahil olduğundan yeniden eklenmemesi) hesaplattırılarak gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,   2-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.12.2019 tarih, 2017/539 Esas, 2019/1322 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26f50e7bd7b9e31d","SID":"eff01011e481005e"}}