{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/301 <br>KARAR NO: 2024/1269<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 12/10/2021<br>NUMARASI: 2016/653 Esas - 2021/958 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25/07/2014 -25/07/2015 tarihlerini kapsar şekilde kasko sigortası ile sigortaladığı ...Taah. Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki  olduğu, ... idaresindeki ... plakalı aracın  ZMMS poliçesi ile davalı ...  Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karışmış oldukları trafik kazası sonucu davacı  tarafından 17/04/2015 tarihinde sigortalıya 12.933,00 TL tazminat ödendiğini, ödenen bedelin rücuen tahsili için Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ... Sigorta tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza ve kusur oranını kabul etmediklerini, tek taraflı herhangi bir resmi tespite dayanmayan kusura ilişkin belirleme ve iddiaların geçerliliği bulunmadığını, tramer kayıtlarının da bağlayıcılığı bulunmadığını, sorumluluğun poliçe dahilinde gerçekleşmediğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş  olduğunu, kazanın oluşumu, hasar ve piyasa şartları ile uyumlu olmadığını, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, davalıya gerekli ihbarda bulunulmadığını, tazminatın ve faiz talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulüne, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 10.400,00 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si olan 2.080,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; KDV ve kıymet kazanma tenzili bakımından yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, her iki ek bilirkişi raporu ile kusur yönünden davanın ispatlanmış olduğunu ve ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun sabit hale geldiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki kusur ile ilgili kısmın hükme elverişli olmadığını,  kazanın 4 araç arasında gerçekleştiğini, olay yerini terk eden ve tespit edilemeyen sürücünün asli kusurunun müvekkili şirket sigortalısına yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, süresinde sunulmayan fotoğraflara muvafakatlerinin olmadığını, bu fotoğraflar esas alınarak bilirkişinin görüşünde değişikliğe gitmesinin kabul edilemeyeceğini, gerekçesiz ve dayanaksız bir biçimde ... plaka sayılı aracın sağ kısmında oluşan hasar sebebiyle 1. teması ve dolayısıyla kazaya sebep olan asıl unsuru görmezden gelmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza anı görüntülerinin bu nedenlerle kusur oranının belirlenmesinde önem arz ettiğini, görüntünün bulunamaması halinde keşfin mutlaka yapılması gerektiğini, bu hususları göz ardı eden mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu, sigorta şirketi olan davacının dahi sigortalısına ödediği hasar tazminatı bedelini tam olarak belirleyememişken, müvekkili bakımından bu bedelin belirlenebilir ve likit olduğu değerlendirmesinin haksız ve çelişkili olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesine istinaden sigortalısına ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi gereği  davalıdan rücuen tahsili istemidir. ... plakalı araç 25.07.2014/ 25.07.2015 tarihlerini kapsar şekilde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davacı sigorta şirketine sigortalıdır. Kazaya karışan sürücüler tarafından düzenlenen 30/03/2015 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında; davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...; orta şeritte seyri esnasında sol arka kapıdan bir aracın dokunmasıyla hakimiyetini kaybettiğini ve öndeki \"B\" aracına arka sol taraftan, \"C\"  aracına sağ ön tarafından vurduğunu, dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ...; orta şeritte seyir halinde iken \"A\" aracının sol arka tarafından çarpması ile ileride hemen durduğunu, davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...; sol şeritte devam ederken \"A\" aracının ilerisindeki  \"R\" aracına (orta şeritte) vurduğunu, daha sonra kendisine \"C\" aracının vurduğunu ve müsait bir yere çekip durduğunu beyan etmişlerdir. Mahkemece kusura ilişkin rapor düzenlenmesi için ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesine yazılan yazıya verilen 11/07/2017 tarihli cevapta; dosya içeriğinden olayın ne şekilde ve nasıl meydana geldiği hususunda kesin bir kanaat oluşmadığı, sağlıklı kusur oranı tespiti için mümkünse tarafların hazır bulunacağı mahallinde yapılacak keşifle araçların seyir istikameti, çarpışma noktası, yol genişliği, çarpışma noktalarının taşıt yoluna olan mesafeleri ile olay yeri özelliklerinin kroki üzerinde gösterilmesine gerek duyulduğu belirtilerek, dosya iade edilmiştir. Mahkemece yerinde keşif yapılmaksızın alınan 02/05/2019 tarihli kusur raporunda; 30/03/2015 tarihli trafik kazasında plakası tespit edilemeyen aracın sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ... ve davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun kusursuz oldukları, ayrıca dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz etmeleri ve dosyaya kazaya ilişkin renkli fotoğrafların sunulması üzerine aynı bilirkişiden alınan 15/02/2021 tarihli ek raporda; 30/03/2015 tarihli trafik kazasında, davalı şirkete sigortalı ...  plakalı aracın sürücüsü ...'ın  % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücü ...'nun kusursuz olduğu, dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu bildirilmiştir. Mahkemece aynı bilirkişiden alınan kusura ilişkin kök ve ek rapordaki çelişkiler giderilmeksizin ek raporun hükme esas alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebi yerindedir. Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Davacı tarafından yansıtma fatura düzenlenerek KDV dahil ödeme yapıldığı anlaşıldığından zarar hesabına KDV dahil edilmemiş olması; Davacı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenen Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinde bulunan Kıymet Kazanma Klozu ile \"Genel şartların B.3.3.1.3 maddesi hilafına kısmi hasar halinde kıymet kazanma tenzili uygulanmayacaktır.\"  düzenlemesi kabul edildiğinden   tazminattan  kıymet kazanma indirimi yapılması da  doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f96e8fecae23874e","SID":"a313501df41d8eb9"}}