{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/163 <br>KARAR NO: 2024/987<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2021<br>NUMARASI: 2020/377 Esas - 2021/411 Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 04/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından davalıya ait ... plaka sayılı araç için hasar ödemesi yapılmış olduğunu, ayrıca Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/326 Esas sayılı dosyası kapsamında 28.04.2020 tarihinde ... vekili ...'a 102.894,41 TL ödeme yapılmış olduğunu, söz konusu kaza kapsamında araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olduğu ve alkollü olduğunu bu ve benzeri  nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 105.730,00 TL'nin 28.04.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tazmini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/376 E 2020/229 K dosyasının istinaf edilmiş olduğunu ve bekletici mesele yapılmasını, ayrıca hak düşürücü sürenin 2 yıl olduğunu ve dikkate alınması gerektiğini dava konusu olay ile ilgili olarak mahkeme kararının kesinleşmiş olduğunu, davacının maddi tazminat talebinin belirsiz olduğunu, ayrıca sürücünün kusurlu olmasının rücu nedeni olamayacağını, ancak ağır kusur ihlalinin rücu konusu olabileceğini, maktulün geçiş önceliği olmayan bir yerden geçiş yapmak isterken olayın meydana geldiğini ayrıca olay yerinde yaya geçidi olup olmadığının irdelenmesi gerektiğini belirterek reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; 74.438,85 TL'nin 28/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının dava dosyasından alınan bilirkişi raporları göz ardı edilerek oluşturulduğunu, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi kök raporunda; trafik kazasının münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmediği sonucuna varıldığını, mahkemece somut bilirkişi raporları göz ardı edilmiş ve Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/37 E. sayılı dosyasındaki kayıtlar ve ifadeler esas alınarak kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği kabulü üzerinden hüküm tesis edildiğini oysa bu dosyanın henüz kesinleşmediğini, davacının iddiasının tümüyle zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, sürücünün kusurlu olmasının rücuen tazminat davası açılabilmesi için tek başına yeterli olmadığını, kaza yeri kavşak yakınında yaya geçidi bulunup bulunmadığının da raporlara yansımadığını, raporlara ilişkin itirazlarında bu durumu defaatle belirttiklerini, bu konuda yapılan bir keşif ya da tespit olmadığını, gerekçeli kararda hükmedilen faiz türünde hata yapıldığını, dava konusu ödeme de yine bu davadan doğan rücuen tazminat davası olduğundan sadece yasal faiz istenebileceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinin rucüen tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 18.12.2016 tarihinde saat 18:30 sıralarında maktule ...'ın karşıya geçmek istediği esnada geçişini tamamlamasına kısa bir mesafe kala (1-1,5 m)  0,99 promil alkollü olarak seyir halinde olan ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması ve ...'ın vefat etmesi ile sonuçlanan maddi hasarlı, ölümlü trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.ZMMS Genel Şartları C-8 maddesine göre ve 2918 sayılı KTK'nın 109/4. maddesinde \"Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar\" hükmü yer almaktadır. Yine 6102 sayılı TTK'nın 1420.maddesinde \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar\" hükmü yer almaktadır.Somut olayda, davalının trafik sigorta poliçesini temin eden davacı sigorta şirketi,  18.12.2016 tarihinde sigortalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle vefat eden ...'ın mirasçılarına poliçe gereği olarak 28/04/2020 tarihinde ödeme yapmış, dava da 16/09/2020 tarihinde açılmış olduğundan zamanaşımı geçmemiştir. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, sigorta uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.Poliçe tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketindedir. Davacı vekili dava dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün olay yerini terk  ettiğini belirtmiş olup sürücünün olay yerini terk etmesi sigortacıya  rücu hakkı vermez. Sigorta şirketinin somut delillerle genel şartlar B.4. maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Davacı sigorta şirketi, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca, sürücünün ehliyetsiz olduğunu veya alkollü bulunduğunu somut delillerle kanıtlaması buna göre araştırma inceleme yapılması gerekir. (HGK.nun 10.12.1997 gün 1997/11-772-1043, HGK.nun 16.12.1998 gün, 1998/11-872-905, HGK.nun 22.12.2010 gün  2010/17-655, 688 sayılı kararları) Yargıtay HGK'nun 11.05.2011 tarih, 2011/17-182 Esas ve 2011/294 Karar sayılı kararında \"... taraflar arasındaki Poliçenin Genel Şartlarına göre sigortacının rücu hakkının doğumu için kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekmektedir; tek başına sürücünün alkollü olması sigortacıya rücu hakkı vermez. Aracı sürenin, alkolün tesiri altında olup, güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olması halinde, meydana gelen kazanın sürücünün alkollü oluşunun bir sonucu olması gerekir. Başka bir anlatımla sürücü alkollü olsa da olmasa da kaza meydana gelecektiyse bu durum sigortacının sigortalıya rücu edebilmesi için yeterli bir neden değildir.Bu kapsamda alkollü araç kullanma sebebiyle oluşan bir rizikoda sigorta tazminatı ödeyen sigortacı kendi sigortalısına rücu ederken TTK 1281. madde uyarınca böyle bir durumun varlığını ispat ile yükümlüdür. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının her zaman doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağının kabulü gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.  Somut uyuşmazlıkta sigortalı araç sürücüsünün 0,99 promil alkollü olarak seyir halinde iken yaya konumundaki ...'a çarparak ölümüne sebep olduğu olay sonrası olay yerini terk ettiği, iki taraflı trafik kazası olduğu, Mahkemece içlerinde nöroloji uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan kök raporda olayın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği ve  yayanın da tali kusuru bulunduğu belirtilmiş olduğundan Mahkemece ek rapora dayanılarak olayın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesine dayanılması doğru olmamıştır. Ancak sigortalı araç sürücüsünün ceza mahkemesindeki savunmasında, \"... Olay günü günlerden pazardı. İş arkadaşlarım beni arayıp gelip almamı istediler. Saat 18.30-19.00 civarında yönetimimdeki ... plakalı araçla yola çıktım. Otoban köprüsünden onları alacaktım. ... Mahallesindeki ... Caddesinde seyir halinde iken aniden birisi önüme çıktı. Ben suratli değildim. Tahminen hızım 60 km/saat civarındaydı. Frene dokunmamla önümdeki şahsa çarpmam bir oldu. Hava karanlık olduğu için ve yolda ışıklandırma bulunmadığından dolayı ve aynı zamanda çarptığım şahsın üzerindeki kıyafet de beyaz ya da dikkat çekici bir renk olmadığından dolayı kendisini son anda farkedip frene bastım. Ancak çarpmayı engelleyemedim. Olay tarihinden önceki tarihlerde aynı yere çok yakın mevkide bir trafik kazası daha meydana gelmişti. O kazada olay mahallinde olan kişiler trafik kazası yapan kişiyi darp etmişlerdi. ... Mahallesinde genelde herkes birbiri ile akraba ve tanıdık olduğundan dolayı benim de aynı şekilde darp edileceğimden korktuğum için olay yerinden kaçtım. Ben kaza öncesinde bir tane bira içmiştim. Ancak kazadan sonra arkadaşlarım ve oğlumun yanına gidip, kazayı anlattığımda onlar birlikte alkol alıyorlardı. Kazanın şokunu üzerimden atamadığımdan dolayı ve onların teklifi üzerine 2 duble rakı içtim. Ben bu 2 duble rakıyı saat 19.30 sıralarında içmiştim. Kazadan hemen sonra direk karakola gitmeyi düşünemedim. Saat 20.30 civarında karakola gidip, durumu anlattım. Karakolda epeyce bir oyalandığımız için alkol raporunda daha geç bir saat yazılmış olabilir...\" beyanında bulunmuş olup her ne kadar darp edilme korkusuyla kaçtığını ifade etmişse de hemen akabinde karakola gitmeyip arkadaşları ile alkol almaya devam etmiş olması terk halini haklı duruma getirmeyecektir. Ceza dosyasında dinlenen tanık beyanına göre de can güvenliği tehlikesi bulunmamasına rağmen sürücünün çarpmadan sonra aracını durdurmadan kaçması da olay yeri terk rücu şartlarının oluştuğunu göstermektedir. Yine Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/37 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu Mahkemece 2017/760 karar sayılı karar ile eylemin bilinçli taksir ile işlendiği maddi vakıa olarak belirlenmiş ve teşdit uygulanmak  ve ceza arttırılmak suretiyle hüküm kurulmuş ve karar Adana BAM 1. Ceza Dairesinin 2018/789 Esas - 2018/1054 karar sayılı kararı ile  istinaf incelemesi de yapılarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olgular Hukuk Mahkemesi için bağlayıcı olacağından, bu doğrultuda \"sigortalının  olay yeri terk ettiği\" ceza mahkemesi dosyasına göre maddi olgu olarak kesinleştiğinden davacının sigortalısına rücu koşulunun oluştuğu anlaşılmakla netice itibari ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek bulunmadığından ve davalı sigortalı bakımından talebe uygun olarak ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı aracın sigorta poliçesinde kullanım amacının hususi otomobil olarak açıklandığı görülmekle kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte olmadığından avans faize hükmedilmemiş olması doğru olmamış ve hükümde yasal faiz olarak düzeltilmiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Davanın kısmen kabulü ile; 1-)74.438,85 TL'nin 28/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 74.438,85 TL'lik kısım yönünden alınması gereken 5.084,91 TL  harçtan peşin alınan 1.805,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.279,30 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 3-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 1.805,61 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 10.477,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 4.693,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 2.400,00 TL bilirkişi ücreti  ve 134,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.534,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.784,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kabul red oranına göre belirlenen 929,34 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 390,65 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 44,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be1b2a5f2f3e2963","SID":"d1dbb8027317c55e"}}