{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/836 <br>KARAR NO: 2024/1201<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/12/2020<br>NUMARASI: 2019/785 Esas - 2020/899 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;09.10.2016  tarihinde, davalının ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, davacıların murisi ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araca arkadan çarpması  neticesinde  meydana gelen kazada ...'in vefat ettiğini,  davalı ... şirketine 17.04.2017 tarihinde  başvuru yaptıklarını, ... numaralı hasar dosyasının açıldığını, ancak  davalı tarafça 02.12.2016 tarihli araç satışı nedeni ile poliçenin iptal edildiğini, sorumluluklarının bulunmadığının belirtildiğini, ancak kazaya neden olan kusurlu aracın kaza tarihi itibarı ile davalı nezdinde geçerli sigorta poliçesi bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla  davacı eş ve çocuklar için ayrı ayrı 100,00-TL olmak üzere toplam 500,00- TL destekten yoksun kalma  tazminatının ( belirsiz alacağın) davalı ... şirketinin sorumluluk limitlerini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikle davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş; 21.09.2020 tarihli dilekçesi ile, talebini davacı eş ... için toplam 127.278,14-TL olarak artırmış; 18.11.2020 tarihli dilekçe ile talebini davacı eş ... için toplam 168.643,58-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde 01.10.2016-22.10.2016 tarihleri arasında ... numaralı ZMMS sigorta poliçesi ile teminat altında olduğunu, ancak davaya konu olay gerçekleştiğinde kazaya karışan aracın müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortasının bulunmadığını, ... plakalı aracın poliçesinin müvekkil sigorta şirketi tarafından 07.10.2016 tarihinde satış sebebi ile iptal edildiğini, kazanın poliçenin iptal tarihinden sonra olduğunu, belirterek davanın reddi savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. 09.10.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrasında 13.10.2016 tarihinde hayatını kaybeden ...'in desteğinden yoksun kalan; davacı eş ...'in toplam  destekten yoksun kalma zararının ek  bilirkişi raporuına göre 168.643,58 TL olduğu, desteğin çocukları olan diğer davacıların destekten yoksun kalma tazminatı alacaklarının bulunmadığı, müteveffanın çocuklarının destek yaşlarının çok üzerinde oldukları ve babalarının vefatı nedeni ile desteğinden yoksun kalma tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı,  dava konusu kazanın 09.10.2016 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin iptal zeyilnamesinin 07.10.2016 tarihinde düzenlendiği ancak iptal tarihinin 22.10.2016 olduğu hususları ve Yargıtay 17. HD. 2015/6493-14195 EK sayılı ilamı göz önünde bulundurulduğunda davalı sigortanın kaza tarihinde geçerli bir poliçe olmadığına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden ve netice-i talebin bedel artırım dilekçesi ile değiştirilmesi mümkün olmadığından dava tarihinden itibaren, kaza sebebiyet veren aracın hususi amaç ile kullanılıyor olması nedeniyle, yasal faiz işletilerek davanın kabulü gerektiği '' gerekçesiyle, 1-Davanın davacı ... bakımından KABULÜ ile 168.643,58-TL destekten yoksun kalma  tazminatının 02.11.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİ ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, 2-Davanın davacılar ..., ..., ... ve ... bakımından REDDİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın kaza tarihinde müvekkili şirket nezdinde geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığını, poliçenin  aracın satışı nedeniyle 07.10.2016 tarihinde iptal edildiğini, kazaya karışan aracın dava dışı ... Sigorta AŞ nezdinde kaza tarihinde sigortalı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, ölenin anne -babasının sağ olup olmadığının araştırılmadığını,  destek payının hatalı belirlendiğini,  talep aşılarak karar verildiğini, aynı davada ancak bir kez ıslah yapılabileceğini,  hesaplamanın TRH 2020 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini,  olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının araştırılmadığını, ıslah edilen kısım için  faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; kazaya karışan ve kazanın meydana gelmesinde sürücüsü %100 kusurlu olan ... plakalı araç kaza tarihini kapsar şekilde ( 01.10.2016-2017 tarihleri arasında)  davalı ... şirketi nezdinde ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olup, her ne kadar  ... numaralı poliçe aracın noter sözleşmesi ile satılması nedeniyle 22.10.2016 tarihinde iptal edilmiş ise de, iptal tarihi kaza tarihi olan 09.10.2016 tarihinden sonra olmakla, davacı tarafın zararından davalı ... şirketinin teminat kapsamında sorumlu olmasına; eldeki dava HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığından aynı davada bir kez bedel artırım ve 1 kez ıslah yapılmasının mümkün bulunmasına; dosya kapsamındaki 19.09.2017 tarihli  SGK cevabi yazısına göre  somut olaya konu kazanın iş kazası olmadığı ve davacı tarafa rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığının anlaşılmasına, desteğin anne ve babasının desteğin ölüm tarihinde sağ olmadığı anlaşılmakla davacı eşe ayrılan destek payında bir hata bulunmamasına, faiz  başlangıç tarihinin davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olduğu göz önüne alındığında, görülmekte olan belirsiz alacak davasında  dava edilen ve ıslah edilen dava bölümleri için ayrılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazlarının yerinde görülmeyerek esastan reddi gerekmiştir.2-Dosya kapsamında  12.08.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve devre başı ödemeli  belirli süreli rant formülü ( %1,8 teknik faiz) kullanılarak hesaplama yapılmış, iş bu rapora sadece davalı tarafından itiraz edilmiş, davacı tarafça itiraz edilmemiş, iş bu rapora göre hesaplanan  127.278,14-Tl üzerinden bedel artırımı yapılmıştır. Ancak yerel mahkemece, bu yönde talep olmaksızın Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli iptal kararı gereğince,  genel hükümlere göre yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın yeniden hesap bilirkişine tevdine dair ara karar verilmiş,  bu kez  PMF  1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre  hazırlanan  17.10.2020 tarihli ek raporda hesaplanan  168.643,58-TL üzerinden dava ıslah edilmiş ve ıslah edilen rakam üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre  destekten yoksun kalma zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplaması gerekmekte olup, 12.08.2020 tarihli kök rapor TRH yaşam tablosu kullanılarak hazırlandığından ve bu rapora davacı tarfça itiraz edilmediğinden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan, yerel mahkemece 12.08.2020 tarihli kök raporda hesaplanan 127.278,14-TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ek rapora göre daha yüksek olarak hesaplanan rakam üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla;  yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı  vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1maddesi gereğince  esastan reddine; yukarıda ( 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/12/2020 tarih ve 2019/785 Esas - 2020/899  Karar sayılı kararına karşı yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı  vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1.b.1maddesi gereğince  esastan reddine; yukarıda ( 2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf  itirazlarının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/ İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/12/2020 tarih ve 2019/785 Esas - 2020/899 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a/Davanın davacı ... yönünden KISMEN KABULÜ ile 127.278,14-TL destekten yoksun kalma  tazminatının 02.11.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahili ile iş bu davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b/Davanın davacılar ..., ..., ... ve ...  yönünden REDDİNE, c/Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 8.694,36-TL harçtan, peşin yatırılan 31,40-TL ve 2.950,00-TL tamamla harcının düşümü ile geri kalan 5.712,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, d/Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin, 31,40-TL başvuru harcı ve 2.950,00-TL tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, e/Davacı tarafından yapılan toplam yargılama gideri olan 1.818,40-TL'nin davanın kabul red oranına (0,75) göre hesaplanan  1.363,80-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde  bırakılmasına, f/Davacı ... davada kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 20.364,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e  verilmesine, g/Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davacı ...'in talebinin red olunan miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak  davalıya verilmesine, h/Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davacılar  ..., ..., ... ve ...'ün talebi yönünden red olunan miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 400,00-TL vekalet ücretinin  iş bu davacılardan alınarak  davalıya verilmesine,3/ Gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44c16882d2a426bd","SID":"25fb26348e88349f"}}