{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/742 <br>KARAR NO: 2024/1220<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/01/2021<br>NUMARASI: 2020/352 Esas -  2021/32 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi  Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı aracın, müvekkillerinin oğlu ...'ın sevk ve idaresindeki aracın benzininin bitmesi ve bu nedenle de yolun sol şeridinde duraklama yapmak zorunda kalması sırasında benzin ikmali amacıyla araçtan inerek, araç arkasına geçtiği sırada ...'a çarpması suretiyle meydana gelen 17/02/2013 günlü trafik kazasında hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'nun tali kusurlu olduğunun, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2014/44 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosya kapsamında belirlendiğini, ayrıca vekil edenleri aleyhine araç hasarının tazmini amacıyla İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2014/38 esas sayılı dava dosyasında temin edilen bilirkişi raporlarına göre de, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, bu durumda vekil edenlerinin uğradığı zararların davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini ve eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde vekil edenlerine toplam 50.980,66-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödenmiş ise de, yapılan bu ödemenin eksik ve hatalı olduğu, daha sonra yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de maddi tazminat bakımından prensipte anlaşılmasına rağmen sigorta şirketi tarafından kaza tarihinden işleyecek faiz talebinden vazgeçilmesi istenildiğinden anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle de eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan; her bir davacı için ayrı ayrı 100.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın da kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sunulan 20/11/2020 günlü dilekçede ve 26/11/2020 günlü duruşma oturumunda da davalı sigorta şirketiyle yapılan görüşmeler sonucunda uzlaşıldığını, taraflarına maddi tazminat ve ferileri için ödeme yapıldığını belirterek, maddi tazminata ilişkin davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların oğlu ...'ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın, vekil edeni şirket nezdinde ZMM sigortalı bulunduğunu, ancak eldeki dava açılmadan önce davacıların müvekkiline yaptıkları başvuru neticesinde hasar dosyası açılarak %25-%75 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacı anne ... için 28.105,97-TL; davacı baba ... için de 22.874,70-TL olmak üzere toplam 50.950,66-TL destek tazminatı ödemesi yapılmak suretiyle poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalılar ise yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya karşı yazılı veya sözlü herhangi bir beyanda bulunmamışlardır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, taraf beyanları, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2014/43 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası, İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 2014/38 esas sayılı tazminat talepli dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacıların oğlu ...'ın ölümüyle sonuçlanan 17/02/2013 günlü trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'nun %30 oranında, müteveffanın ise %70 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın maddi tazminata ilişkin davada yargılama sırasında feragat etmesi nedeniyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi gerektiği, davacıların manevi tazminata ilişkin taleplerinin de somut olayın özelliklerine göre kısmen kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle; -Davacının Maddi Tazminat talebinin Feragat nedeniyle Reddine, -Davacıların maddi tazminat talepli davasının KISMEN KABULÜ İLE, -Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; 20 yaşında tek evlatlarını kaybeden vekil edenleri yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının son derece yetersiz ve hakkaniyetten uzak olduğu, ayrıca maddi tazminata ilişkin davadan feragat edilme nedeninin sigorta şirketi tarafından 02/10/2020 tarihinde düzenlenen ibraname, feragatname ve makbuz isimli belge kapsamında yapılan ödeme olmasına rağmen davalı ... Sigorta A.Ş yararına ret vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının hatalı bulunduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.(1)Görülmekte olan davada davacılar fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla maddi tazminat talebinde bulunmuş ve yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı ileri sürülen ödeme karşılığında da iş bu davadan feragat edildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davacı tarafın maddi tazminata ilişkin davadan feragat sebebinin, zarar sorumlularından biri tarafından yapılan ödeme olması  yani hakkın özünden feragat amacı taşımaması karşısında yargılama sırasında vekille temsil edildiği anlaşılan sigorta şirketi yararına ret vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi sonucunda sigorta şirketi lehine ret vekalet ücreti hükmedilmiş olması isabetsiz olmuştur. (2)Davacılar vekilinin hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkin istinaf itirazına gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Bu durumda,  her ne kadar kazanın meydana gelmesinde müteveffa asli (-%70), davalı araç sürücüsü ise tali (-%30) oranında kusurlu bulunmaktaysa da, kazanın meydana geliş şekli ile sonuçları, ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, ölenin yaşı (20), davacılarla yakınlığı, davacıların tek evlat kaybına  bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacağı  elem ve ızdırabın ağırlığı, kaza  tarihindeki paranın alım gücü,  tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması, ancak  manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; davacılar yararına hüküm altına alınan  manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre; yetersiz kaldığı, daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Ancak açıklanan hususlardaki hatalı uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle, taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ile harcın da kamu düzeninden olduğu gözetilerek, davacılar yararına ayrı ayrı 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek ve reddedilen maddi tazminata ilişkin olarak davalı sigorta şirketi yararına ret vekalet ücreti takdir edilmemek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2021 tarih ve 2020/352 Esas 2021/32  Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda bentler halinde  açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise  takdiren  üzerilerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2021 tarih ve 2020/352 Esas-2021/32 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davacının Maddi Tazminat talebinin Feragat nedeniyle Reddine, b-)Davacıların manevi  tazminat talepli davasının KISMEN KABULÜ İLE, c-)Davacı ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ç-)Davacı ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, d-)Hüküm altına alınan  manevi  tazminat miktarı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri  uyarınca belirlenen  2.732,40- TL karar ve ilam harcının, davalılar ... İn. San. Turz. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen  tahsili ile Hazine'ye  irat kaydına,(-İlk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmış olduğu anlaşıldığından, eğer tahsilat yapılmış ise mükerrer ve fazla ödemeye neden olunmaması gereği  dikkate alınmak ve talep halinde varsa   fazla ödemenin iadesinin sağlanılması kaydıyla) e-)Maddi tazminat talepli dava bakımından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca  alınması gerekli 427,60-TL  karar ve ilam harcının peşin olarak davacı tarafça yatırıldığı anlaşılan 717,26 TL'den düşümü ile kalan  289,66-TL fazla harcın talep halinde davacıya  iadesine, -Davacılar tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile  427,60-TL peşin harç toplamı olan  482,00-  TL nin davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile davacılara verilmesine, f-)Davacılar tarafından yapılan 99,50- TL ( 76,00-TL tebligat gideri, 5.50-TL E. Tebligat gideri,18,00-TL Dosya Masrafı) yargılama giderinin, kabul ve ret oranına göre belirlenen 19,90-TL'sinin  davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, g-)Kabul oranına göre Arabuluculuk ücreti 136‬,00 TL nin davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile hazineye irat kaydına,(-Usuli kazanılmış hak nedeniyle ilk derece mahkemesi kararına dokunulmaksızın aynen tekrar edilmek süretiyle) h-)Red oranına göre Arabuluculuk ücreti 1.224‬,00 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,  (- Usuli kazanılmış hak nedeniyle ilk derece mahkemesi kararına dokunulmaksızın aynen tekrar edilmek süretiyle) ı-)Davacılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden belirlenen 17.900,00-TL  vekâlet ücretinin davalılar ... ve ... Taah. Ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile davacılara verilmesine, i-)Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi  davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, maddi tazminata ilişkin davadan feragat nedeni, sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında yapılan ödeme olması  nedeniyle davalı ... Sigorta Anonim Şirketi  lehine ret vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, j-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e609b549303ccbf0","SID":"30a7c31fb9d64c47"}}