{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/172 <br>KARAR NO: 2024/1226<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 22/09/2022<br>NUMARASI: 2014/126 E. - 2022/777 K.<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/07/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Taah. ve Tic. A.Ş' nin yönetim kurulu üyesi ve genel koordinatörü olması nedeniyle şirketten ayrılma sırasında, şirketteki hakları ve prim alacaklarına mahsuben kendisine 260.000,00 USD bedelli 31.05.2013 tarihli, keşidecisi ... Sanayi Ltd.Şti. olan çekin ... Taah. ve Tic. AŞ tarafından cirolanarak verildiğini, bir süre sonra anlaşmazlıklar çıktığı ve bu sebeple hak ve alacakların tasfiyesi hususlarında anlaşma yapılamadığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2012/133410 ve 2012/25044 sayılı dosyaları ile ilgili olarak müşteki ve şüpheli sıfatıyla tahkikatların mevcut olduğunu, bazı çevrelerden bu dosyalarla ilgili tehditler aldığını, bu sırada müvekkilinin eşi ile boşanma davasının açıldığını,  yakın arkadaşı ve aile dostu olan ...'nın müvekkilinin durumunu yakından bildiği ve “sana bir şey olursa çeki tahsil edip, eşine ve çocuğuna veririm” demek suretiyle ikna ederek çeki kendisine vermesini sağladığını, ... tarafından çek bankaya ibraz edildiğinde, ... Tic. AŞ tarafından Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine verilen 21.01.2013 tarihli dilekçe ile çekin rızası hilafına elinden çıktığı iddiasıyla iptali ve ödemeden men kararı verilmesinin talep edildiği; anılan Mahkemenin 2013/111 Esas sayılı 22.01.2013 tarihinde dava konusu çek hakkında dava sonuçlanana kadar “Ödemeden Men Kararı” verildiğini, bu karar nedeniyle çek bedelinin bankaca ödenmediğini, 04.06.2013 tarihinde çekin arkası yazılarak ...'ya iade edildiğini, çekin ... Tic. AŞ yönetim kurulu başkanı ... tarafından keşide edilerek müvekkiline verildiği; bu hususun çek silsilesi ile de belli olduğunu, dava devam ederken değişen Anadolu 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/597 Esas sayısında kayıtlı olarak devam etmekte iken ... Taah. ve Tic. AŞ nin 01.08.2013 tarihinde davadan feragat dilekçesi verdiği ve davanın reddolduğunu, davalının çek bedelini tahsil için İstanbul Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 14.06.2013 tarihinde icra takibinde bulunduğunu,  bu takibe borçlu ... San. Ltd. Şti. ile ... Taah. ve Tic. AŞ nin yetki itirazı nedeniyle takibin durduğu; bu arada ... Taah. ve Tic. AŞ nin, 10.06.2013 tarihinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/329 E.Sayılı dosyası ile menfi tespit ile 13.06.2013 tarihinde icra takibinin durdurulması için 115 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, Mahkemece 17.03.2013 tarihinde teminatın yatırılması koşulu ile takibin durdurulmasına karar verildiği ancak ... Taah. ve Tic. AŞ teminatı yatırmadığı için icra takibin devam ettiğini, bu arada yetki itirazı İstanbul Beykoz İcra Hakimliğince kabul edildiğinden icra takibinin durduğunu, müvekkilinin  cevap dilekçesi sunmak için verdiği 1 aylık ek süre talebi esnasında davayı gören mahkemenin işbölümü nedeniyle bölündüğü ve davanın Bakırköy 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/356 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılmış İken ... Taah. ve Tic. AŞ nin 29.07.2013 tarihinde feragat dilekçesi verdiği ve mahkemenin de feragat nedeniyle 17.09.2013 tarihinde davanın reddine karar verdiğini, yetkili icra dairesinde takibe devam amacıyla İcra dairesinden çeki teslim alan davalı ...'nın bundan sonra müvekkilinin devre dışı bırakarak ... San. Ltd. Şti. ve ... Taah. ve Tic. AŞ ile birlikte 17.07.2013 tarihinde üçlü Protokol düzenlediği; bu Protokol ile çekte ciranta olan, gerçek lehdar ve çekin sahibi müvekkilinin yok sayılarak davalı ...'nın aynı gün ... Taah. ve Tic. AŞ ile ayrı bir Protokol düzenleyerek çek bedelini aralarında paylaşma yoluna gittiklerini, mahkemelere, çekin rızası hilafına elden çıktığını dilekçelerle iddia eden ... Taah. ve Tic. AŞ nin bu protokollerle davalı ...'ya toplam 215.351USD ödeme yoluna gittiğini,  İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesinde iflası istemiyle dava açılan ... Taah. ve Tic. AŞ nin hiçbir borcu yoksa davalı ...'ya bu paranın neden ödendiğini, sonrasında müvekkili ile ... ve ortak dostlarının 04.08.2013 tarihinde bir araya geldiğini, davalının çeki anlaşarak tahsil ettiğini ve müvekkiline 250.000,00 TL peşin, geri kalanını ayda 1.500,00TL. olarak müvekkiline ödemeyi teklif ettiğini, ancak müvekkilinin parasının tamamını ödemesini veya çeki geri vermesini söyleyince yapılan bu görüşmenin uzlaşma olmadan sona erdiğini, müvekkilinin hemen ertesi gün olan 05.08.2013 tarihinde İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şikayette bulunduğunu,  2013/25139 Soruşturma numarası ile yapılan soruşturma sonucunda davalı ... hakkında 28.01. 2014 tarih, ... nolu İddianamenin düzenlendiğini, İstanbul Büyükçekmece 6. Sulh Ceza Mahkemesi 2014/183 Esas sayılı dosyası ile de davalı ... hakkında “Güveni Kötüye Kullanma” suçundan ceza davası açıldığı; davanın derdest olduğunu belirterek  ... İncirli Şubesi 31.05.2013 tarih, 260.000,00 USD bedeli çekin davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde, çek bedelinin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 546.234,00 TL nin davalıdan alınarak taraflarına verilmesine, kötü niyetli davalının, müvekkilini zarara uğratması nedeniyle %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve iş bölümü itirazlarının bulunduğunu,  yetkili ve görevli Mahkemenin T.C. Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının 09.04.2014 tarihli dava dilekçesin de belirtmiş olduğu hususların gerçekle bağdaşmadığını, davacı ...'in dava dışı ... Taah. Ve Tic. A.Ş.' de Genel Koordinatör görevinde kısa bir süre çalıştığını, bu süre içinde Yönetim Kurulu Üyesi görevinde bulunduğunu, davacının adı geçen dava dışı şirketten ayrıldığında şirketteki cari hesabında yüklüce bir borç bıraktığını, şirketi zor duruma sokmuş olup ardında bir çok sorun bıraktığını, şirkette  herhangi bir hakkı olmadığı gibi prim alacağı da söz konusu olmadığını, davacının halen dava dışı ... İnşaat' a borçlu durumda olduğunu, davaya konu 260.000-USD' lik 31.05.2013 keşide tarihli ... San. Ltd. Şti. çeki dava dışı...'a bir proje devrine istinaden resmi olarak girmiş olup şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, çekin dava dışı ... İnşaat tarafından bir bankaya olan borç için kullanılmak üzere cirolanmış iken ortadan kaybolduğunu ve ilgili banka kayıtlarına girmediğini,  davacının dava dilekçesi 2. sayfa 2. maddesinde belirttiği gibi dava dışı ... İnşaat, Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/111 Esas sayılı dosya ile ( İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/597 E. Sayılı dosya ) zayi davası açıp ödemeden men kararı alındığını,  davacının dava dilekçesinin 2. Sayfası 3. Maddesinde belirttiği gibi müvekkili ... \" Ödemeden Men Kararına \" rağmen Beykoz İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile dava dışı ... İnşaat ve keşideci ... hakkında kambiyo takibi başlatmış ise de süresi içerisinde yapılan yetki itirazı sonucu takip durdurulduğunu, akabinde dava dışı ... İnşaat, T.C. Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/329 Esas sayılı dosya ile menfi tespit davası açması neticesinde Mahkeme % 15 teminat karşılığı icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin dava dışı ... İnşaat ile yaptığı bire bir görüşmeler sonucu dava konusu çekin ... İnşaat tarafından bankaya ibraz edilmek üzere cirolamış olduğu gerçeği ile yüzleştiğini, davacının dava dilekçesinin 3. sayfası 5 maddesinde belirttiği hususların mizansen olup bir kurgudan ibaret olduğunu, davacının T.C. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/597 Esas sayılı dosya da sabit olduğu gibi dava dışı ... İnşaat'ın bankaya ibraz için ciroladığı bir adet çekin bir dönem üst düzey yönetici olan davacı tarafından el konulmuş/ele geçirilmiş olup çekin yerine ulaşmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;\"...somut olayda davacı taraf, ... Taah. Ve Tic. A.Ş' deki hakları ve prim alacaklarına mahsuben kendisine 260.000,00 USD bedelli 31.05.2013 tarihli, keşidecisi ... Sanayi Ltd.Şti. olan çekin ... Taah. Ve Tic. AŞ tarafından cirolanarak verildiğini, eşi ile yaşadığı sorunlar nedeniyle  yakın arkadaşı ve aile dostu olan ...'nın “sana bir şey olursa çeki tahsil edip, eşine ve çocuğuna veririm” demek suretiyle ikna etmesi üzerine çeki ...ya verdiğini, ancak davalının güvenini kötüye kullanarak çeki iade etmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise davacının iddialarını kabul etmediği, söz konusu çek tutarınca davacının dava dışı şirketten bir alacağının olmadığını, davaya konu çekin dava dışı ... İnşaat'a bir proje devrine istinaden resmi olarak girdiğini, bu hususun şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, çekin dava dışı ... İnşaat tarafından bir bankaya olan borç için kullanılmak üzere cirolanmış iken ortadan kaybolduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir. Davacının güveni kötüye kullanma iddialarına ilişkin olarak Büyükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/714 Esas , 2016/119 Karar sayılı kararı ile; görevi kötüye kullanma suçundan yargılanan sanık ...'nın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.Dava dışı ... İnşaat şirketinin kayıtlarında bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede de dava konusu çekin davacı ...'in dava dışı ... firmasından olan alacaklarına istinaden düzenlendiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı gibi, aksine ...'in 45.707,59 TL tutarında şirkete borçlu bulunduğunu tespit edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında; davacı taraf dava konusu çekin yasal hamili olduğunu ve elinden aldatma suretiyle alındığını ispat edemediğinden açılan davanın reddi...\"şeklindeki gerekçeleri ile \"Davanın REDDİNE.\"  şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre müvekkilinin dava dışı ... Tic. A.Ş. de bir dönem şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunun sabit olduğunu, yine davaya konu çekin ... San. Ltd. Şti. tarafından dava dışı ... Taah. ve Tic. A.Ş.’ye keşide edilmiş olduğunu ve ... Taah. ve Tic. A.Ş. tarafından ciro edilen çekte müvekkilinin ve davalının cirosunun olduğunun sabit olduğunu, bu hususların sabit olmasına rağmen sadece defter kayıtlarında çekin çıkışının başka bir firmaya yapılmış olması ve her zaman düzenlenebilecek faturalar ve sözleşmeler ile defterde görülen çıkışa uygun sözleşmeler yazılmış olmasının müvekkilinin alacağının olmadığı anlamına gelmediğini, dava konusu çekin dava dışı ... Tic. A.Ş. tarafından ciro edilerek müvekkiline verilmesine rağmen defter kayıtlarında müvekkili adına çıkışının yapılmamış olması muhasebe ve vergi hukuku alanında incelenmesi gereken bir konu olduğunu, dava dilekçesindeki iddialarını bertaraf edecek hususlar olmadığını, yine raporda belirtildiği gibi davalının dava dışı ... Taah. ve Tic. A.Ş. ile görüşmeler ve sözleşmeler yaptığının ve bu şekilde taraflar arasında yapılmış olan Gayrimenkul Satış Sözleşmesi nedeniyle uğramış olduğu zararları bu vesile ile giderdiği anlaşılmakta olduğunu, tüm bu hususlar karşısında ilk derece mahkemesine ait  kararın incelenerek kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;İstirdat talepli açılan davada dava dışı ... İnşaat şirketinin kayıtlarında yapılan incelemede dava konusu çekin davacının alacaklarına istinaden düzenlendiğine dair bir kayda rastlanılmadığı gibi aksine davacının dava dışı şirkete borcu olduğunu, davacının dava konusu çekin yasal hamili olduğu ve aldatma suretiyle elinden alındığının gerçeklerle bağdaşmadığının dosya içeriğiyle sabit olduğunu, bu hale göre de davacı vekilinin istinaf yoluna başvurusunun hukuka aykırı olup reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/356 Esas 2013/34 Karar sayılı dosyasında Davacının ... İnşaat A.Ş davalının ..., ... olduğu, dava konusunun menfi tespit olduğu, ... A.ş'ye ait ... numaralı 31/05/2013 keşide tarihli 260.000 USD bedelli çeke istinaden menfi tespit davası açıldığı, davanın feragat nedeni ile 17/09/2013 tarihinde reddine karar verildiği görülmüştür. ... Taah. ve Tic.A.Ş ile ... Ltd Şti ve ... arasında yapılan 17/07/2013 tarihli protokolde ... numaralı çeke ilişkin ... ile ...'da hiçbir hak ve alacağının kalmadığını kabul ve taahhüt ettiği, Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile aynı çek numarasına istinaden başlatılan icra takibinden feragat etmeyi kabul ve beyan ettiği, ayrıca ...'nın söz konusu icra takibindeki asıl alacak çek tazminatı, çek komisyonu, faiz ve vekalet ücreti nedeni ile ... ile ...'ın tamamen gayri kabili rücu ibra ettiği, ...'nın protokolün 1. Maddesinde belirtilen ödemenin yapılması anında Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına istinaden icra kasasında yer alan aynı numaralı çeki ...'e iade etmeyi kabul ve beyan ettiği belirtilmiştir.Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ... tarafından borçlular ... Metal Ltd Şti, ... Taah. ve Tic. A.Ş. ve ... aleyhine 260.000.00 USD bedelli ... çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Beykoz İcra Hukuk Mahkemesi'nin 04.07.2013 gün ve 2013/269 Esas - 2013/255 Karar sayılı yetkisizlik kararına binaen ,alacaklı vekilinin talebi üzerine dosya aslı 10.01.2014 tarihinde tomarıyla İstanbul İcra Tevzi Bürosuna gönderilmek elden üzere teslim edilmiş ve dosya yetkisizlikle kaydı kapatılığı anlaşılmıştır.Takibe konu çekte keşidecinin ... Ltd Şti, Lehtarın ... İnşaat A.Ş, ... 'in ...'nın cirosunun bulunduğu, 260.000,00 USD bedelli olduğu ödeme tarihinin 31/05/2013 tarihi olup, 09/06/2013 tarihinde bankaya ibraz edildiği, mahkeme kararına istinaden işlem yapılmadığının belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafından dava konusu çeki ... İnşaat A.ş'den alacağına karşılık aldığını, şirket ile arasında anlaşmazlık çıktığını, hak ve alacaklarının tasfiye hususunda anlaşma sağlanamadığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/133410 ve 2012/25044 sayılı dosyaları ile ilgili olarak müşteki ve şüpheli sıfatıyla soruşturmanın bulunduğunu, bu dosyalarla ilgili olarak yakın çevrelerden büyük tehditler aldığını, bu sırada eşinin de müvekkili aleyhine boşanma davası açtığını, aile dostu olan davalı ...'nın durumu bildiğini, sana bir şey olursa çeki tahsil edip, eşine ve çocuğuna veririm demek suretiyle çekin kendisine verilmesini sağladığını, daha sonra kendisinin devre dışı bırakılarak 17/07/2013 tarihli protokolün tanzim edildiğini, ...'nın aynı gün ... İnşaat A.ş ile ayrı bir protokol düzenleyerek çek bedelini aralarında paylaşma yoluna gittiklerini belirterek, ... tarafından çekin tahsil edilmesine rağmen çek bedelinin kendisine ödenmediği iddiası ile çek bedeli karşılığının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; davacının ... İnşaat'dan ayrıldığını, ... İnşaat ile müvekkil arasında yapılan satış vaadi  sözleşmesine istinaden dava dışı ... İnşaat'a yaptığı ödemeler yüzünden kendisinin müvekkilini zor durumda bıraktığını söyleyip, dava konusu çeki garantör olarak ... İnşaatın adına ve bilgisinde olduğunu belirterek, cirolayıp müvekkiline verdiğini, müvekkilinin de tapusunu alamadığı, dava ve gerekse dava dışı ... İnşaata yaptığı ödemelere istinaden çeki aldığı, ... İnşaat A.ş ile anlaşıp çeki protokol ile çeki ... İnşaat A.ş'den teslim aldığını, çek bedelinin müvekkili ile dava dışı ... İnşaat A.ş ile paylaşılmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin gerçekleri öğrendikten sonra dava dışı ... İnşaat A.ş ile aralarında daire satışından kaynaklanan satış vaadi sözleşmesi gereği, ödediği paralar ile bir de ... İnşaat A.ş'nin nam ve hesabına davacının müvekkilinden aldığı paralara istinaden çek olarak  ödeme yapılıp, kalan kısmı çekin hak sahibi ve geçerli son lehtarı olan dava dışı ... İnşaat A.Ş'ye iade ettiğini belirtmiştir.Büyükçekmece 15. Asliye CEza Mahkemesinin 2014/714 Esas 2016/119 Karar sayılı kararı ile katılanın ... Sanığın ... olduğu güveni kötüye kullanmak suçundan aynı çeke istinaden açılan davada 19/02/2019 tarihinde beraatine karar verildiği, dosyanın temyiz edildiği Yargıtay 11. HD nin   2021/24046 Esas, 2023/7698 Karar sayılı kararı ile zaman aşımı nedeni ile düşürülmesine karar   istinafında bu dosyanın neticesinin beklenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de Yargıtay tarafından karar verildiği de anlaşılmakla bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı bilirkişi raporunda; Bu Sözleşmenin şartları yerine getirilmediğinden ... tarafından ...'a “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” gereğince yapılan tüm ödemelerin ferileri ile birlikte ... İncirli Şubesi .../ hesaba bağlı ... no.lu 28.02.2013 keşide tarihli 60.000,00 USD lik çek ve/... nolu, 17.07.2013 keşide tarihli 155.351,00 USD lik çek olmak üzere toplam 215.351,00 USD tutarlı 2 adet çek ile ... tarafından (...'ya tüm ferileri ile geri ödendiği; söz konusu çeklerin tutarının ... tarafından tahsil edildiği; bu bağlamda taraflar arasında akdedilen “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” nin bir hükmünün kalmadığı ve karşılıklı olarak feshedildiği ve  dava konusu çekin dava dışı ... AŞ nin ticari defterlerinde giriş kaydının bulunduğu ve 17/07/2013 tarihli protokole istinaden çıkış kaydının bulunduğu dava dışı ... AŞ ile davalı arasında gayrimenkul satış sözleşmesi tanzim edildiği satış vaadi gerçekleşmemesi sebebi ile davalıya çek vermek sureti ile iadelerin gerçekleştiği    davacının dava dışı şirkette herhangi bir alacağının bulunmadığı aksine borcunun bulunduğu belirtilmiştir. Somut olayda, dava konusu çekte davacının lehtar olduğu davalı tarafından davacının  dava konusu  çeki, ... A.Ş nin haberi olmaksızın aldığını ileri sürdüğü, dava dışı ... A.Ş nin ticari defterlerinde davacı adına yapılan bir çıkış bulunmaması senetlerin mücerretliği prensibini ortadan kaldırmayacağı, davanın  yetkili hamile karşı açıldığı ve davacı tarafından çekin tahsil amacı ile davalıya verildiği hususu yazılı delille ispat edilemediğinden mahkemece  davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüm, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2022 tarih ve 2014/126 E., 2022/777 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc777b4dbde4526c","SID":"571bbdfe165363a8"}}