{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/293 Esas<br>KARAR NO: 2024/1099<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/11/2023<br>NUMARASI: 2023/1059 E. - 2023/1030 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı tarafından 29/06/2016 tarihinde Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden müvekkili ile dava dışı ... aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, anılan takipte müvekkili borçlu olmadığından ve takibe dayanak senetlerde davalının iyi niyeti hakim olmadığından Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/932 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığını, bununla birlikte Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Talimat sayılı dosya üzerinden müvekkilinin işyeri adresine hacze gelindiğini, haciz işlemi sırasında müvekkil işyerindeki taşınırların haczedilmesi tehdidi sebebi ile dosya borcunun tamamı olan 92.300,00 TL'yi icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, öte yandan Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/932 E. Sayılı dosyasına icra dosyasına ödenen tutarın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması amacı ile 13.200,00 TL tutarında %15 teminat depo edildiğini, yapılan istinaf incelemesi sonucunda yerel mahkeme kararının lehlerine kaldırıldığını ve yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ve yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası üzerinden yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ; Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Dava şartları, medeni usul hukukuna ait bir kurum olup, amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır.  Bu açıklamalar ile birlikte somut olayımıza baktığımızda, davacı tarafça daha evvel açmış olduğu ve sonradan istirdat davasına dönüşen menfi tespit davası ile ilama dayalı alacak hakkı elde ettiği, bunun üzerine ilama bağlı olarak icra takibinde bulunabilecekken genel hükümlere göre takip yapmada hukuki yararının olmadığı gibi, aksinin kabulü halinde bile bu sefer derdestlik dava şartının da gündeme geleceği, zira tarafları aynı olan aynı sebepten doğan alacağa karşı daha evvel Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama yapılmış olması nedeniyle derdestlik dava şartının eksik olduğu, yine tüm bu hususlar bir yana, davacının itirazın iptali davası açmasından önce ticari nitelikteki alacak davaları yönünden ara buluculuğa başvurması gerektiği, hukuki yararın var olduğu ve derdest davanın olmadığı kanısına varılacak olursa bu sefer de ara buluculuk dava şartının yerine getirilmediği ya da yerine getirildiğine dair dosya kapsamında bir ibare ya da emare görülmediği, davanın usulden reddi için bir dava şartının yokluğu yeterli olmasına  rağmen ayrıca tüm dosya kapsamına göre birden fazla dava şartının yerine getirilmediği,\"  şeklindeki gerekçeleriyle, \"Davanın Usulden Reddine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkili tarafından başlatılan ilamsız icra takibinin hukuki yararı olmadığı, derdestlik söz konusu olduğu, ve arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/932 E., 2017/287 K. Sayılı kararı ile davalarının reddine karar verildiğini, karar kesinleşmeden davalı icra veznesine depo ettikleri 92.300,00 TLyi 21.04.2017 tarihinde tahsil ettiğini, bu karara istinaf kanun yoluna başvurduklarını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin  2017/3710 E., 2020/155 K. Sayılı kararı ile mahkeme kararının lehlerine kaldırıldığını, tekrar yapılan yargılama ile davalarının kabul edildiğini, menfi tespit davasında istirdat davasına dönüşen davaların ilamı kesinleşmeden icra takibine konu edilemediğini, iş bu davada davalı borçluya karşı ilamsız takip başlatılmasında hukuki yarar bulunmadığının hukuka aykırı olduğunu, takibe konu alacak rehinle teminat altına alınmadığından ve borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan, telafisi mümkün olmayan zararların da doğacağı nazara alınarak müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamaması adına Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/27 D.İş 2022/34 K. Sayılı dosya ile İhtiyati Haciz Kararı alındığını, bu karar  üzerine Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve tabibe geçildiğini, davalı mahkeme yolu ile tahsil ettiği 92.300,00 Tl parayı müvekkiline iade etmediğini, müvekkilin hak kaybına uğramaması için ihtiyati haciz kararı aldıklarını ve bu karara ilamsız icra takibi başlatmalarının zorunlu olduğunu, ilama dayalı alacak hakkı elde etmelerine karşın davalı borçluya karşı taraflarınca ilamsız takip başlatılmasında hukuki yararımızın olmadığına ilişkin verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafları aynı ve aynı sebepten doğan alacağa ilişkin Bakırköy 2.ATM de yargılama yapılması sebebiyle derdest dava bulunması gerekçesi ile davanın reddedildiğin, istirdat davasına dönüşen menfi tespit davasının niteliği tespit iken huzurdaki incelemeye konu itirazın iptali davasının konusu  müvekkilinin alacağının tahsiline ilişkin başlatılan takibe edilen itirazın iptali ile müvekkilin alacağına kavuşmasını sağlamak ve ileride telafisi imkansız zararlar meydana gelmesini engellemek olduğunu, söz konusu iki davanın konusu aynı olmadığını, davayı Asliye Hukuk mahkemesinde açtıklarını, davanın görevsizlik nedeni ile Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davasını ikame ettiklerini, Asliye Hukuk da açılan alacak davalarında arabuluculuk dava şartı olmadığından arabuluculuk şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP; Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK derdestlik konusunu dava şartı olarak düzenlendiğini, HMK'nun 114/1 maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olması gerektiği dava şartı olarak belirtildiğini, davanın şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunulabilmesi için gerekli olan şartlardan olduğunu, başka bir deyişle dava şartlarının, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullar olduğunu, mahkemenin hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelediğini ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı olmadığını, dava şartlarının dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olması gerektiğini, dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkemenin HMK 115 maddesi gereği dava şartı noksanlığı nedeniyle davayı usulden reddetmesi gerektiğini, somut olayda da tarafları ve konusu aynı olan yeni bir dava açıldığını, izah edilen sebeple mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin yerinde olduğunu, davacının haksız istinafının reddini gerektirdiğini, 6100 sayılı HMK'nın hükümleri gereği; dava şartlarının yerine getirilmemesinin her safhada incelenebilecek ve dava şartı yokluğu tespit edilmesi halinde davanın reddedileceğini, somut olayda da davacı tarafın dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığından davanın usulden reddedilmesinin haklı ve yerinde olduğunu, davacının istinaf başvurusunun istinafen incelenerek reddini, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün onanmasını talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... Ticaret Aş. aleyhine ihtiyati haciz kararına istinaden Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/115 Esas 2021/1201 Karar sayılı kararına istinaden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/115 Esas 2021/1201 Karar sayılı kararında davacıların ..., ..., Davalıların ... Sanayi ve Ticaret Aş, ... Ltd Şti olduğu, mahkemece davanın kabulü ile davacıların davalılara Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bono asıllarının davacılara iadesine, icra dosyasına Davacı ... tarafından ödenen 92.300,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'den tahsiline, %20 kötü niyet tazminatı 14.000,00 TL'nin davalı ... Sanayi ve Ticaret Aş, 'den tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.( İşbu kararın temyiz edilmesi neticesinde İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2020/2036 Esas 2020/2202 Karar sayılı ilamı ile 17/12/2020 tarihinde davacılar vekilleri istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.) Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasına 18/10/2016 tarihinde ... tarafından 92.300,00 TL'nin yatırıldığı görülmüştür. Mahkeme davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirtmiş ise de davanın konusunun itirazın iptali davası olduğu takibe dayanak belge olarak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/115 Esas 2021/1201 Karar sayılı kararının menfi tespit ve istirdat davasında verilen karar olarak gösterildiği, bu kararın infazı için kesinleşmesi gerektiği, kesinleşmeden icra takibi yapılamayacağından alacaklı tarafından ilamsız icra takibi başlatılmasında hukuki yararı bulunduğundan mahkemenin bu gerekçesi yerinde değildir. Mahkeme gerekçesinde  derdestlik nedeniyle dava şartlı yokluğunu belirtmiş ise de derdestlik olduğunu belirttiği davanın menfi tespit ve istirdat davası olduğu, dava konusunun ise itirazın iptali davası olduğu, bu nedenle derdestlik söz konusu olamayacağından mahkemenin bu gerekçesi de yerinde değildir. Mahkeme  gerekçesinde, ara buluculuğa başvurulması gerektiğini, ara buluculuğa başvurulmadığı için davanın reddi gerektiğini belirtmiş olup, 6323 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Ara Buluculuk Kanunun 18/a maddesine göre ilgili kanunlarda ara buluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olması sebebiyle davacının ara buluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya ara bulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği aksi takdirde davanın usulden reddedileceğinin ihtarını içeren davetiye gönderilmesi gerektiği, ticari dava niteliğindeki itirazın iptali davalarının zorunlu ara buluculuğa tabi olduğu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 04/12/2022 tarih 2020/1943 Esas 2020/4052 Karar sayılı kararında da belirtilmiş olup, davacı tarafından ara buluculuğa başvurulmadığından bu husus dava şartı olması sebebiyle mahkemece bu gerekçe ile  davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilerek kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin  KISMEN KABULÜ ile,2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2023 tarih, 2023/1059 E., 2023/1030 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Ara buluculuğa başvurulmadığı için dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 2.003,06 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.575,46‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 310‬,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.048‬,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c31220a17560391","SID":"1406c2a98b9d62be"}}