{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/799 <br>KARAR NO: 2024/912<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/717 Esas<br>KARAR NO: 2020/728<br>KARAR TARİHİ: 30/12/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile;  01/04/2015 tarihinde müvekkiline ait inşaattan çıkan beton kalıp demir direğinin şiddetli rüzgar sebebiyle yerinden çıktığını ve yoldan geçen ...'nun başına isabet ettiğini, olayın akabinde şahsın davalı şirketlere ait ... Hastanesine götürüldüğünü, ağır travma ve ölüm riski olması sebebiyle yoğun bakım ünitesine kaldırıldığını, uzun süre yoğun bakım ünitesinde tedavi gören ... tüm tedavisi ve bakımıyla müvekkili şirketin ilgilendiğini ve taburcu olana dek kendisini maddi ve manevi olarak yanlız bırakmadığını, davalı şirketin Aziz Aslanoğlu'nun hastaneden taburcu olacağı esnada müvekkili şirketten 17.000,00 TL gibi fahiş bir ücret talep ettiğini ve ücretin farklı firmalara ait hesap numaralarına yatırılması gerektiğini, aksi takdirde şahsın taburcu olamayacağının bildirildiğini, bu olayın akabinde müvekkili şirketin ... mağdur olmaması ve kalan tedavisine devam edebilmesi için bildirilen tutarı ödemek zorunda kaldığını, SGK Yasası, Başbakanlık Genelgesi, Sağlık Bakanlığının Acil Sağlık Hizmetlerinde uygulanacak genelgeye göre \"Her ne boyutta olursa olsun travma vakaları, acil servis başvuruları sonrası hastaneye yatışı yapılan vakalar, başka bir sağlık hizmet sunucusuna sevk edilen ya da başka bir sağlık hizmet sunucusundan sevkli gelen vakalar tıbbi müdahale uygulanan vakalar, müşahede altına alınan vakalar acildir\" ve bu kapsamda gelen hastalar kırmızı alan uygulaması için de hiçbir ücret ödemeyerek tedavileri yapılacaktır denildiğini, davalı kurumun kanuna aykırı, haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak müvekkili şirketten 17.000,00 TL ücret tahsil ettiğini, bunun üzerine borçlular aleyhine Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlulara usulüne uygun ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçluların süresi içerisinde itiraz ettiklerinden takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile;  müvekkili şirketin İstanbul'da faliyet gösteren başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinden gelen hastalara hizmet sunan ... Hastanesinin davaya konu tedavi tarihindeki tüzel kişiliği olduğunu, davacı şirketin Beyoğlu .... Noterliğinin 06/06/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamede ödenen toplam 17.000,00TL'nin bildirilen hesaba 2 iş günü içerisinde yatırılması gerektiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin ise Gaziosmanpaşa ... Noterliği aracılığıyla çekilen ihtarnamede  ...  isimli hastanın müvekkili şirket bünyesinde nöroloji ve cerrahi yoğun bakımda tedavi gördüğü, kendisinden herhangi bir fark ücreti alınmadığının, bu nedenle alınmayan bir bedelin geri ödenmesinin mümkün olmadığından ödeme yapılamaycağının bildirildiğini, davacı şirketin Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine süresinde itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin basiretli bir tacir olup sağlık hizmeti sunumu konusunda üzerine düşen görevi yerine getirdiğini, adı geçen şahsın tedavisinin SGK kapsamında yapıldığını ve fark ücreti alınmadığını, alınmayan bir bedelin ödenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında hasta tedavisine ilişkin bir işlem bulunmadığını, davacı şirkete gönderilen ihtarnameye cevapta belirtildiği üzere yapılan ödeme, her iki tarafı da tacir olan şirketler arasındaki mal veya hizmet alımına ilişkin olduğunu, ekte sunulan faturada da medikal malzeme ve hizmet bedeli karşılığında 10.000,00TL ödemenin alındığının açıkça anlaşıldığını, bu nedenle müvekkili şirkete gönderilen ihtarnameye ve icra takibine itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'ne çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"  ... Davalı ...Tic. A.Ş. yönünden yapılan incelemede; Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava dışı ...  tedavi masrafları adı altında ödemiş olduğu 17.000-TL nedeni ile davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş ise de, tarafların ticari kayıtları ve dosya kapsamında mali müşavir bilirkişi marifeti ile yapılan incelemede, Tedaviyi uygulayan hastanenin hastadan herhangi bir fark ücreti almadığı, bu konuda aksi bir iddianın yer almadığı, davacı tarafından ödendiği iddia edilen 10.000 TL ve 7.000 TL'nin salt olarak ... A.Ş.'ne ait  ... ait hesaplara yatırılmadığı tespit edilmiştir. Görevsiz Mahkemece  celp edilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketlerin yönetim kurulu üyeleri ve yetkililerinin, faaliyet alanlarının ve şirket merkezlerinin farklı olduğu görülmüştür. Davacı tarafça da, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğuna dair başkaca bir delil sunulmamış, diğer davalılara yapmış olduğu 17.000-TL'lik ödemeden dolayı davalı ...A.Ş.'nin sebepsiz zenginleştiği olgusunun ispatlanamadığı anlaşıldığından,  bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı   ... Ltd. Şti. yönünden yapılan incelemede; Davacı tarafça, davalı ... Ltd. Şti.'ye \" ... yoğun bakım ve servi....\" açıklaması ile 10.000-TL havale yapıldığı, ... bu davalıdan herhangi bir tedavi ve hizmet aldığına ilişkin dosyaya herhangi bir  bilgi ve belgenin sunulmadığı, davalı tarafça tahsil edilen 10.000-TL tutar için \"Medikal Malzeme ve Hizmet Bedeli\" içerikli fatura tanzim edildiği, davalı tarafça \"bu bedelin her iki tarafı da tacir olan şirketler arasındaki mal veya hizmet alımına ilişkin olduğu\" savunmasında bulunulduğu, ancak   davalının, davacıya ne tür medikal malzeme hizmet sunduğuna dair bir delil veya açıklama sunamadığı, ayrıca davalı tarafından davacı adına tanzim edilen fatura belgesinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir kayıtta sunulmadığı, bu hali ile davacının davalıya ödemiş olduğu 10.000-TL'nin iadesini talep etme hakkı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın başlattığı Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı ... Ltd. Şti  tarafından  10.000,00-TL asıl alacağa  yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin bu borçlu davalı yönünden belirtilen miktar yönünden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,  fazlaya ilişkin istemin reddine,  anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan asıl alacağın %20 oranında hesaplanan  2.000,00-TL icra inkar tazminatının  borçlu davalıdan  alınarak davacı tarafa verilmesine, dair karar vermek gerekmiştir.  Davalı ... Ltd. Şti. yönünden yapılan incelemede;  Davacı tarafça, davalı  ... Ltd. Şti.'ye \"...  hastane masrafları\" açıklaması ile 7.000-TL havale yapıldığı, ...  bu davalıdan herhangi bir tedavi ve hizmet aldığına ilişkin dosyaya herhangi bir  bilgi ve belgenin sunulmadığı, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlarının dosyaya sunulmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen kayıtlarda çalışma konusunun \"inşaat taahhüt ve müteahhitlik işleri yapmak resmi ve özel inşaatlar yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı diğer işler\" olarak düzenlendiği, davacı tarafından yapılan havale açıklamasının \"...  hastane masrafları\"  olduğu,  davalı tarafça alınan bedele ilişkin bir delil sunulmadığı gibi yapılan ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların sunulmasından kaçınıldığı, bu hali ile gönderilen havale bedelinin taraflar arasında var olan bir ticari ilişkiden kaynaklanmadığı, davacının davalıya ödemiş olduğu 7.000-TL'nin iadesini talep etme hakkı olduğu anlaşılmakla, davacı tarafın başlattığı Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı ... Ltd. Şti.  tarafından  7.000,00-TL asıl alacağa  yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin bu borçlu davalı yönünden belirtilen miktar yönünden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,  fazlaya ilişkin istemin reddine,  anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan asıl alacağın %20 oranında hesaplanan 1.400,00-TL icra inkar tazminatının  borçlu davalıdan  alınarak davacı tarafa verilmesine \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Ltd. Şti. vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde;  müvekkil şirkete yapılan ödeme her iki tarafı tacir olan şirketler arasındaki mal ve/veya hizmet alımına ilişkin olduğu ortaya koyulduğunu, nitekim dava dosyasında mübrez 13/04/2015 tarih ve ... seri numaralı faturada da medikal malzeme ve hizmet bedeli karşılığında 10.000 TL ödeme alındığı açıkça görüldüğünü, bu nedenle icra takibine itirazımız haklı olup itirazın iptali ve kötü niyet taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkil şirket ticari defterlerinde bulunan faturalar, davacının da ticari defterlerinde mevcut olup, bu husus bilirkişice tartışılmadığını, davacı şirket, yaptığı ödemeyi ve faturayı ticari defterine işlemiş, buna karşın bilirkişi sözde faturanın tebliğ edilmediğinden bahisle hiçbir yasal gerekçe ileri sürmeden müvekkil şirketi haksız konuma sokmaya çalıştığını, itirazlarımız değerlendirilmeden tanzim edilmiş raporlar denetime elverişli olmadığını, alacağı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla  icra inkar tazminatı talep edilebilmesinin koşulları somut olayda mevcut olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, üçüncü kişi yararına ifadan kaynaklı, acil servis hizmeti nedeniyle ödendiği iddia olunan tedavi bedelinin iadesi amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, tahsil edilen tedavi giderinin iadesine istinaden toplam 17.000,00 TL  alacağın  tahsili için  takip başlattığı, davalıların  yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.  Mali Müşavir bilirkişisinin sunmuş olduğu 07/05/2018 tarihli raporda özetle; \"Kazaya uğrayan hastanın ilgili hastanede tedavi altına alındığını, SGK tarafından konuya ilişkin olarak dosyaya sunulan belgede, hastanın 01.04.2015 ve 12.04,2015 tarihleri arasında ... A.Ş.'ne ait ... Hastanesinde yatarak tedavi gördüğü, hastaya uygulanan tedavi giderlerinin SGK kapsamında olduğunun kabul edildiği ve hastane tarafından SGK adına 179,60 TL, 5.775,21 TL ve 1.018,69 TL olmak üzere toplam 6.973,5 TL gider yansıtıldığı, Sağlık Bakanlığının Acil Sağlık Hizmetlerinde uygulanacak genelgesinde, \"... her ne boyutta olursa olsun travma vakaları, acil servis başvurulan sonrası hastaneye yatışı yapılan vakalar, başka bir sağlık hizmet sunucusuna sevk edilen ya da başka bir sağlık hizmet sunucusundan sevkli gelen vakalar tıbbi müdahale uygulanan vakalar, müşahede altına alınan vakalar acildir. Bu kapsamda gelen hastalar kırmızı alan uygulaması içinde hiçbir ücret ödemeyerek tedavileri yapılacaktır.\" hükümlerinin yer aldığının görüldüğü, tedaviyi uygulayan hastanenin hastadan herhangi bir fark ücreti almadığı, bu konuda aksi bir iddianın yer almadığı, davacı tarafından ödendiği iddia edilen 10.000 TL ve 7.000 TL'nin salt olarak ... A.Ş.'ne ait ... Hastanesine ait hesaplara yatırılmadığının anlaşıldığı, Davalılardan ... Ltd. Sti. Açısından İncelemede: Davacı ... İnşaat Ltd. Şti. ... Bankası Çeliktepe Şubesi nezdindeki ... no.lu hesabından davalı  ... Merkezinin ... Bankası Gaziosmanpaşa / İstanbul şubesindeki ... IBAN no.lu hesabına 13.04.2015 tarihinde \" ... yoğun bakım ve servi....\" açıklaması ile 10.000 TL havale yapıldığı, davalı ... tarafından davalı ... inşaat adına 13.04.2015 tarih, ... no.lu, 10.000 TL tutarlı ve \"Medikal Malzeme ve Hizmet Bedeli\" içerikli fatura tanzim edildiği, Hasta ...  2 no.lu davalı olan ... Ltd. Şti.'den herhangi bir tedavi ve hizmet aldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin dosyada yer almadığı, davalının da hastaya ne tür medikal ve malzeme hizmeti verdiğine ilişkin olarak bilgi ve belge sunmadığı, davalı ... Ltd. Şti. tarafından tanzim edilen fatura hasta adına olmayıp, davacı adına tanzim edildiği, fatura mal ve hizmet satan tarafından mal ve hizmet alan adına tanzim edilmesi gereken bir belge olduğu, fatura davacı adına tanzim edildiğine göre davalının, davacıya ne tür medikal malzeme hizmet sunduğunu açıklaması gerektiği, ayrıca davalı tarafından davacı adına tanzim edilen fatura belgesinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyada yer almadığının görüldüğü, davacı tarafından davalı ... Görüntüleme Ltd. Şti'nin banka hesabına ödenen 10.000 TL'nın, hastaya hizmet veren 1 no.lu davalının yönlendirmesi ile gerçekleşmiş olabileceği, davacının, davalıların banka hesaplarım bilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından fiilen davacı veya hastaya herhangi bir sağlık hizmeti sunulmadığı, faturanın, davacının ödediği para nedeniyle oluşan cari hesabın kapatılması amacıyla tanzim edilmiş olabileceği kanaatine varıldığı, davacı tarafından ödenen bu tutarın davalı açısından sebepsiz zenginleşme olarak değerlendirilmesinin takdiri Mahkemeye ait olduğu, Davalılardan ... Tic. ltd. Sti. Acısından İncelemede: Davacı ... Ltd. Şti. ... Bankası Çeliktepe Şubesi nezdindeki ... no.lu hesabından davalı ...Tic. Ltd. Şti.'nin ... Bankası Gaziosmanpaşa / İstanbul şubesindeki ... IBAN no.lu hesabına 13.04.2015 tarihinde \"... hastane masrafları\" açıklaması ile 7.000 TL havale yapıldığı dosyaya sunulan banka dekontundan anlaşıldığı, hasta  ... veya davacının 3 no.lu davalı olan ana faaliyet konusu konut inşaatı olan ... Ltd. Şti.'den herhangi bir tedavi ve hizmet aldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin dosyada yer almadığı, takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesi dışında dosya kapsamına konuya ilişkin olarak bilgi ve belgelerin sunulmadığının görüldüğü, davacı tarafından davalı ...  Ltd. Şti'nin banka hesabına ödenen 7,000 TL'nın, hastaya hizmet veren 1 no.lu davalının yönlendirmesi ile gerçekleşmiş olabileceği, davacının, davalıların banka hesaplarını bilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından fiilen davacı veya hastaya herhangi bir sağlık hizmeti sunulmadığı kanaatine varıldığı, Davacının sunmuş olduğu yasal ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; davalılardan ... ödenen 7.000 TL'nin; 49 no.lu yevmiye madde numarası ile ve  .... hastane masrafları açıklaması ile, davalılardan  ... şirketine ödenen 10.000 TL'nin 52 no.lu yevmiye madde numarası ile yasal ticari defterlerde kayıt altına alındığı \" tespit ve görüşüne yer verilmiştir. Somut olayda; davacı tarafından tedavisi üstlenilen dava dışı hasta ...  acil kapsamında davalılardan  Davalı ... Tic. A.Ş.'ne ait  ... Hastanesi'nde tedavi gördüğü, söz konusu tedaviden kaynaklı davalılardan ... şirketine 7.000 TL, diğer davalı   ... şirketine 10.000,00 TL ödeme yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmaktadır. İstinaf eden davalı ...  şirketi davacı ile davalı şirket arasında hasta tedavisine ilişkin bir işlem bulunmadığını, medikal malzeme satışı yapıldığını iddia etmiş olup mahkemece  davalının, davacıya ne tür medikal malzeme hizmet sunduğuna dair bir delil veya açıklama sunamadığı, ayrıca davalı tarafından davacı adına tanzim edilen fatura belgesinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir kayıtta sunulmadığı gerekçesiyle davacının davalıya ödemiş olduğu 10.000-TL'nin iadesine karar verilmiştir. İncelenen davacı defterlerinde ... şirketine ödenen 10.000 TL'nin 52 no.lu yevmiye madde numarası ile  kayıt altına alındığı tespiti yapılmış ise de söz konusu faturanın davacının ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediği araştırılmamıştır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da  imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde  alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.O halde mahkemece yapılacak iş, mali müşavir bilirkişinden alınacak ek rapor ile  medikal malzeme satışına ilişkin düzenlenen faturanın davacının ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı .... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2019/717 Esas, 2020/728 Karar ve 30/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davalı ... Ltd. Şti. tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.g bendi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/06/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89b2428d5ad0f435","SID":"da89d06db105da2c"}}