{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/786 <br>KARAR NO: 2024/996<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/367<br>KARAR NO: 2018/982<br>KARAR TARİHİ: 01/11/2018<br>DAVANIN KONUSU: ŞİRKETİN İHYASI<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2024<br> 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Avcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin ... sayılı dosyasında işlem gören iş yeri sigortalılarından ... sigorta sicil numaralı ...’ın geçirdiği iş kazasından dolayı vefatı nedeniyle ... sayılı tahsis dosyası ile hak sahiplerine peşin değerli gelir bağlandığını, uğranılan kurum zararına binaen Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2016/289 Esasına kayıtlı olarak davalı ... aleyhine dava açtıklarını, davalı şirketin tasfiye edildiği ve tasfiyenin tamamlandığı ve sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşıldığını, kendilerine mahkeme ara kararı ile şirketin ihyası için süre verildiğini, her ne kadar tasfiye ticaret sicilinde silinmiş ise de alacaklarının gözetilmediğinden tasfiyenin gerçek olarak tamamlanmadığını beyan ederek tasfiye olmuş davalı şirketin ihyası ile tasfiye memuru tayinine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı tarafça yapılan işlemin mevzuata ve hukuka uygun yapıldığını, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirketin İhyası davasına gerekçe olarak gösterilen Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2016/289 E. sayılı dosyasında müvekkil şirkete ait şantiye Mali Mesuliyet Kombine Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kooperatif tarafından şantiye sahası tüm çalışanları ile beraber Mali Mesuliyet Kombine Poliçesi ile dosyada diğer davalı ...  sigortalandığını, ... sigorta ile davalı kooperatif arasında yapılan ... nolu Ana Poliçe ve poliçenin ekinde müteveffa işçinin çalışanı olduğu diğer davalı ... Yapıya ait tüm çalışanlar sigorta kapsamına alındığını, bu nedenlerle hukuki yarar bulunmaması sebebiyle huzurdaki davanın HMK m.115 uyarınca usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davacı tarafından sicilden terkin edilen kooperatif aleyhine açılmış bir rücuen tazminat davasının varlığına rağmen tasfiyesinin tamamlanıp şirketin terkin edildiği, oysa ki bu davanın varlığı karşısında tasfiyenin gerçek anlamda tamamlandığı ve tasfiyenin hukuken sonuçlandırıldığının kabul edilemeyeceği davacının isteminin yerinde olduğu, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla haklı olan davanın kabulüne karar verilmiş, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi\"ne dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderinin hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği belirtilmiştir  2-Davalı .... Kooperatifi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; kooperatifin herhangi bir borcu bulunmadığı bu nedenle tasfiye işlemlerinin gerçekleştirildiği, davacının ihya davası açma şartlarına ehil olmadığı, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının iş bu dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, ölü hükmünde münfesih olan şirketin davacı-davalı olamayacağı ileri sürülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ticaret sicilinden TTK geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin edilen kooperatif tüzel kişiliğinin yeniden ihyası istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK geçici m.7/15 son cümlesine göre ticaret sicilden kaydı silinen şirket/ kooperatif alacaklılarının silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye müracaat ederek şirketin ihyasını isteyebilecektir. Davacının, hukuki menfaat sahibi olarak, 6102 sayılı kanun geçici m.7 /15. fıkrası gereğince ticaret sicilinden kaydın silindiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir. Somut olayda, dava konusu ... Sicil numaralı davalı kooperatifin, 16.08.2014 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, 28.08.2014 tarihinde tescil, tasfiyesinin sona erdiği 29.12.2015 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicil kaydı terkin edildiği ve davanın 18/04/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davacı davalı kooperatif vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:  Şirketlerin ve kooperatiflerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği 6102 sayılı TTK'nin geçici 7. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi \"Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer\", 4/c bendi \"bu fıkranın b bendinde belirtilen şirketler dışında kalan kapsam dahilindeki diğer münfesih şirketler ile kooperatiflerden ayrıca, faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları halinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat edici belgelerin bildirilmesi istenir\" aynı maddenin 11. bendi \"... ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen ve tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin ünvanı ticaret sicilinden resen silinir\" aynı kanunun 15. bendi \"... ticaret sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebilir\" hükümlerine yer verilmiştir. Somut dosya incelendiğinde; davacı tarafından Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2016/289 E sayılı dava dosyasında rücuen tazminat istemli davalı kooperatif aleyhine dava açıldığı, kooperatifin 29/12/2015 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmakla, tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilinden terkin edilen kooperatif aleyhine başlatılan yargılamanın devam edebilmesi için mahkemece ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar kooperatifin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerektiği, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı ve davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. İş bu nedenle, davalı kooperatifin borcu bulunmadığı yönündeki istinaf sebebinin bu dosya kapsamında değerlendirilemez. Zira bu konuya ilişkin yargılama Bakırköy 4. İş Mahkemesi'nin 2016/289 E sayılı dava dosyasında devam etmektedir. Bu açıklamalar ışığında, davalı... Kooperatifi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince reddine dair karar verilmiştir.  Ticaret Sicil Memurluğu tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin davalarda yasal hasım konumunda bulunduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması yerindedir. Konuya emsal mahiyette olan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2020 tarih ve 2017/871 E. 2020/2378 K. sayılı ilamında ''Tüzel kişiliğin kazanılmasının ticaret siciline tescil ile mümkün olmasına göre Ticaret Sicil Memurluğu tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin davalarda yasal hasım konumunda bulunmaktadır. Bu itibarla, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen sicil memurluğunun davanın kabulüne karar verilmesi halinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.'' belirtilmekte olup, aksi yöndeki davacının istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; HMK'nin 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davalı ... davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler ile yerinde olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı ve davalı .... Kooperatifi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ....  tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı ...  tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL'nin istinaf eden davalı ... Kooperatifi'nden tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,5-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nin 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/07/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf974eaf5d655814","SID":"1b6563e414dbce93"}}