{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/775 <br>KARAR NO: 2024/897<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/331 <br>KARAR NO: 2021/53<br>DAVA TARİHİ: 30/05/2019<br>KARAR TARİHİ: 27/01/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 09/10/2017 tarihinde Satış Geliştirme ve Pazarlama Sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin sözleşmede müşteri olarak anıldığını ve sözleşme kapsamında müvekkilinin davalıya ödemesi gereken bedelin belirlendiğini, ancak davalı tarafından müvekkiline verilmesi gereken bir takım hizmetlerin alınmadığını, davalının etkinlik tanıtımı ve yönetimi işinde toplantıyı terk ederek kendi yapması gereken işi müvekkiline yüklediğini, davalı tarafından sözleşme uyarınca belirlenen işlerin raporlamasını düzenli olarak yapmadığını, sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca fesih işleminin 30 gün öncesinden yazılı olarak ve posta yolu ile gerçekleşmesi gerektiğini ancak davalının en son yapılan 03/02/2018 tarihli toplantıyı terk ettiğini, müvekkilinin davalıdan görsel, video içerik, blog çalışmaları vb. materyallerin teslimini talep ettiğini ancak mülkiyeti müvekkilinde olan materyallerin teslim edilmediğini, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin ifası için gerekli olan verileri davalıya açtırarak ödemeleri düzenli olarak yaptığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelere karşın alması gereken hizmetleri alamadığından bahisle 3.540,00 TL, 4.720,00 TL, 4.720,00 olmak üzere toplam 12.980,00 TL davalıya yapılan ödemenin iadesi için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bildirmekle, davanın kabulü ile takibin devamına, davalıya %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;  sözleşmenin ek-1 zaman planı maddesinde davacının müvekkiline teknik içerikleri bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya ilgili bilgi ve belgeleri sunması için mail attığını, yine sözleşme uyarınca davacının bilgi ve belgeleri 4 haftalık süre içerisinde müvekkiline sunması gerektiğini, davacı tarafından dokümanların sadece bir kısmının doldurulduğunu, müvekkili tarafından tekrar davacıya bilgi maili atıldığını ve eksikliklerin tamamlanması konusunda bilgi verildiğini ancak davacının dokümanları müvekkiline teslim etmediğini, müvekkili tarafından davacı firmadan 2018 yılında katılmayı planladığı tüm etkinliklerin listesinin istenildiği ancak davacının sadece 22 Şubat tarihindeki etkinliği bildirdiğini, 22 Şubat tarihinde yapılacak olan etkinlik için müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, etkinlikte zor durumda kalmalarını önlemek için ve sözleşme fesih edilmeden önce davacıya istemeleri durumunda 1 ay daha hizmet verilebileceğinin bildirildiğini ancak davacının bu talebi reddettiğini, 03/02/2018 tarihinde sözleşme fesih edildikten sonra müvekkili tarafından davacıya 08/02/2018 tarihine kadar hizmet verilmeye devam edildiğini, bu 8 günlük desteğin davacıya faturalandırılmadığını, davacının Ocak ayında müvekkilinden hizmet almadığından bahisle müvekkili tarafından düzenlenen faturayı iade ettiğini, müvekkilinin sözleşme uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle davanın reddini, %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; \"Dava; davacı taraf, davalı taraf ile Satış Geliştirme Ve Pazarlama Sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında alması gereken hizmetleri almadığını, bu nedenle davalıya ödenen bedelin iadesinin gerektiğini iddia ederek ... Bankası A.Ş tarafından havale ile gönderilen paranın iadesi için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibini başlattığını, davalı tarafın itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf, davacının iddialarının doğru olmadığının, hizmetlerin davacı taraftan kaynaklı sebepler nedeniyle geciktiğini veya yerine getiremediğini, bazı hizmetleri eksiksiz olarak tamamladıklarını, davacının kendisine düşen görevlerini yerine getirmediğinden bazılarının yapılamadığını beyan ederek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.Uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen Satış Geliştirme Ve Pazarlama Sözleşmesi kapsamında davalı tarafından üstlenilen hizmetlerin yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafından bu hizmetler karşılığında ödenen ücrete davalının hak kazanıp kazanmadığı, ödenen ücretin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği noktalarına ilişkindir. Yargılama sırasında davalının sözleşme kapsamında yerine getirdiği ve yerine getiremediği hizmetlerin ayrı ayrı tespiti ile hizmetlerin yerine getirilememesinin kimin kusurundan kaynaklandığının belirlenmesi konusunda uzman bilirkişilerce inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; davacının davalıya kararlaştırılan işleri yapabilmesi için içerik sağlaması gerektiği, davalının da gerekli yönlendirmeleri davacıya tespit etmesinin gerektiği, davalının pazarlama çalışmaları için gerekli dökümanları davacı tarafa yolladığı fakat davacının bu e postaları davalı için gerekli dökümanı doldurarak davalıya yollamadığı, davacının mailing için davalıya sadece 2 defa içerik yolladığı, davalının da kendisine yollanan içeriklerle tasarımlarını yaptığı, tasarımları davacı tarafından onaylandığı ve mailinglerin yapıldığı, süre olarak her ne kadar ayda 2 kere olduğu belirtilmişse de davacının davalıya mailing için sadece 2 defa içerik yolladığı, davalının davacı için iş görüşmeleri yaptığı, adaylar ve mülakat için yönlendirmeler yaptığı, davalının davacının sosyal medya hesapları için tasarımlar yaptığı ve çalışanların fotoğraf çekimini yaptığı, davalının davacı için Öğretmenler Günü görselleri ve videosu hazırladığı, davacının yapılanlara onay verdiği, davacının ... tasarımları için davalıya içerik yolladığı, davalının da tasarımlar yaptığı, davalının internet sitesi yapımı hakkında davacı ile sık sık toplantı talep ettiği ve bu isteğini e postalarla hatırlattığı, davacının ise bu görüşme isteklerine olumlu cevap vermediği, davacının davalıya internet sitesi ile ilgili herhangi bir içerik ve materyal yollamadığı, davalının elinde içerik ya da materyal olmamasına rağmen internet sitesi tasarımı yaptığı, Seo için davalının davacıdan ... paneli için onay istediği, onayı nasıl vereceklerine dair gerekli dökümanları davacıya yolladığı fakat incelenen e postalarda davacının davalıya onay verdiğine dair bilginin olmadığı, dosyada bulunan belgeler üstünden yapılan inceleme sonucunda davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalıya gerekli içerik ve materyalleri zamanında sunmadığı, kısıtlı içerik ve materyalleri davalıya sunduğu, pazarlama planı, internet sitesi ve Seo yönetimi hakkında davalıya hiçbir içerik ve materyal sunmadığı, davalının ise davacının ona yollamış olduğu içerik ve yönlendirmeler doğrultusunda mailing, video çekimi, sosyal medya hesapları için fotoğraf çekimi ve görsel hazırlanması, ... tasarım ve yapımı işlerini yaptığı, personel geliştirme için kişilerle görüştüğü, sözleşmenin fesholunması ve sözleşmenin devamının çekilmez hale gelmesinin davacının kusurundan kaynaklanmış olduğu ve sözleşmede ileriye etkili olarak fesholunmuş olduğundan davalı fesih anına kadar yapmış olduğu işlerin bedeline hak kazandığı,  davalının sözleşme ile üstlendiği işleri tam ve eksiksiz olarak yapılabilmesi için davacının da kendisine düşen hazırlık işlerini eksiksiz ve tam olarak yapması gerektiği ancak davacının kendisine düşen hazırlık işlerini eksik yerine getirdiğini, buna bağlı olarak davalı tarafından hizmet verildiği değerlendirildiğinde sözleşmenin davacının aykırılıkları ve kusurları nedeniyle feshedildiği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalının birtakım hizmetleri yerine getirdiği, davalının sözleşme ile üstlendiği işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirebilmesi için sözleşme konusu işlerin niteliği gereği davacının üzerine düşen hazırlık işlerini yerine getirmesi gerektiği, nitekim sözleşmenin Ek-1 başlıklı zaman planında hizmetlerin yerine getirilmesi için gerekli teknik içeriklerin davacı tarafından sağlanacağının hüküm altına alındığı, davacı tarafından teknik içerikler sağlandığında, bilgi ve onay verildiğinde ve gerekli hazırlık edimleri yerine getirildiğinde sözleşme kapsamındaki işlerin davalı tarafından yapıldığı, ancak dosya kapsamındaki delillerden ve bilirkişi raporundan davacının üzerine düşen birtakım hazırlık edimlerini yerine getirmediği, buna bağlı olarak sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesinde davacının kusurunun bulunduğu, sözleşme kapsamında üzerine düşen edimleri yerine getirmeyen tarafın davacı olduğu, davacının sözleşmeye ve eklerine aykırı davranışlarda bulunduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen 03.02.2018 tarihli mailde davacının sözleşmeyi fesih iradesini ortaya koyduğu, davalı tarafından feshin kabul edildiği, davalının sözleşmenin fesih aşamasına kadar yapmış olduğu hizmetlerin karşılığı olarak aldığı ödemelere hak kazandığı anlaşılmakla dürüstlük kuralına aykırı davranan davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın reddine, kötüniyet ispatlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme gereği davalı tarafın eğitim ve yönlendirme yükümlülüğünü yerine getirilmediğini,Davalı tarafın ödemelere hak kazanması için müvekkilinin sözleşmeden fayda sağlaması gerektiğini, sözleşmeden fayda sağlanmasının ise sözleşme konusu işlerin tamamının teslim edilmiş olmasına bağlı olduğunu, sözleşmeden herhangi bir fayda sağlanmadığı için davalının ücrete hak kazanmadığını, yapılmayan işler olduğu ifade edilmesine rağmen bu işlerin bilirkişiler tarafından incelenmediğini, bu hususa itiraz edilmişse de yerel mahkeme tarafından bu itirazının değerlendirmeye alınmadığını, yine müvekkili şirketin bu sözleşme sonucunda elde edeceği menfaatin sözleşmede belirtilen materyallerin müvekkiline teslim edilmesine bağlı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen bu hususun da gözardı edildiğini, bedelin hakkaniyet uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini,Gerekçeli kararda her kadar sözleşmenin müvekkilinin kusuru ile ve müvekkili tarafından feshedildiğinden bahsedilmiş ise de, davalı tarafın 03/02/2018 tarihli toplantıyı terk ederek sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiğini, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, itirazlarının karşılanmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalı tarafça edimlerin yerine getirilmediği ve sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiası ile sözleşme konusu edimlerin ifası amacıyla davalı tarafa ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile; davacı tarafından 12.980,00 TL alacağın, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili için 22/10/2018 tarihinde takip başlatılmıştır. Ödeme emri davalıya 26/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 30/10/2018 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulmuş olup İİK 67.maddesi uyarınca dava 1 yıllık yasal sürede açılmıştır. Taraflar arasında 09/10/2017 tarihinde Satış Geliştirme ve Pazarlama Hizmetleri Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede davacı \"Müşteri\", davalı \"Ajans\" olarak anılmaktadır. Sözleşmenin ilgili maddeleri aşağıdaki gibidir;  \"Anlaşmanın Konusu\" başlıklı 2.madde; \"İşbu sözleşmenin konusu Ek-2 hizmet içeriğinde yer alan satış geliştirme ve pazarlama hizmetlerinin Ajans tarafından yerine getirilmesinden ibarettir.\"\"Sahiplik\" başlıklı 5.madde; \"Ajans tarafından Müşteri için üretilen; telif hakkı, ticari marka, patent veya benzeri korumaya tabi tüm kampanyalar, ticari markalar, hizmet markaları, sloganlar, sanat çalışması, yazılı materyaller, çizimler, fotoğraflar, grafik materyaller, film, müzik, transkripsiyonlar veya diğet materyaller (topluca \"Çalışma Ürünü\"), Müşterinin mülkiyetindedir. (1) Bu tür Çalışma Ürünü, Ajans tarafından Müşteri'ye teklif edilmesinden sonra sözleme bitim süresine kadar Müşteri tarafından yazılı olarak kabul edilir; ve (2) Müşteri, bu Çalışma Ürünü'nü yaratmak ve gerekiyorsa, bu Çalışma Ürünü'nü üretmekle ilişkili tüm masraf ve harcamaları öder. Yukarıdaki iki Şartı karşılamayan Çalışma Ürünü, Ajans'ın mülkiyetinde kalır...\"\"Süre\" başlıklı 6.madde; \"İşbu Anlaşma'ya tabii hizmetler, EK-1 Zaman Planı'nda (\"Başlama Tarihi\") belirtilen tarihte başlayacak ve taraflarından herhangi biri tarafından 30 (otuz) gün önceden yazılı olarak (\"Bildirim Süresi\") sonlandırılmadıkça 12 (oniki) ay boyunca devam edecektir. Fesih bildirimi, posta gönderim gününde, posta şirketine tevdi edildiği tarihte verilmiş kabul edilir. Bildirim Dönemi boyunca Ajans'ın hakları, görevleri ve sorumlulukları devam eder. Fesih üzerine Ajans, Müşteri'ye aşağıdakileri devreder ve/veya atar; Üçüncü tarafların haklarına tabi olmak kaydıyla, Müşteriye ait olan ve Ajansın sahibi olduğu veya kontrol ettiği tüm Çalışma Ürünleri.\"\"Hizmet Karşılığını Belirleme ve Faturalandırma Prosedürü\" başlıklı 7.madde; \"Ajans'ın hizmet karşılığının belirlenmesi ve Müşteri'nin faturalanması, EK-3 Fiyat ve Ödeme Koşullarında belirtildiği şekilde olacaktır.\"\"Anlaşmanın Sona Ermesi\" başlıklı 13.madde; \"Anlaşma, EK-1 Zaman Planı'nda (\"Başlama Tarihi\") belirtilen tarihten, 12 (oniki) ay sonra başka bir ihtara veya hükme gerek olmaksızın sona erer.Haklı Nedenle Fesih Halleri: Taraflar Sözleşme'de açıkça belirtilen durumlar dışında aşağıdaki halleri haklı nedenle fesih kriterleri olarak tespit etmişlerdir:*Taraflardan birinin iflas etmesi veya tasfiye haline geçmesi veya konkordatoya başvurması veya borç ödemekten acze düşmesi hallerinde; diğer tarafın*Taraflardan birisinin bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi ve yazılı uyarıya rağmen sözleşme ihlalinin 15 (onbeş) gün içinde ortadan kaldırılmaması halinde mağdur tarafın,Anlaşma'yı haklı nedenle fesih hakkı doğar.\"EK-1 Zaman Planında; Başlangıç Tarihi 09/10/2017 olarak belirtilmiştir. Pazarlama hizmetleri kısımında; pazarlama hizmet aşamaları ve hafta bazında süreleri belirlenmiş, devamında verilecek hizmetler ayrı ayrı belirtilerek hangi miktar ve periyotta verileceği düzenlenmiş, bu kısımda \"Tüm pazarlama hizmetlerinin eksiksiz sunulabilmesi için gerekli olan teknik içerikler, Müşteri tarafından Ajans'a sağlanacaktır. Ajans, içeriklerin uygun formata getirilmesi, ilgili dijital mecralarda dağıtılması ve takibinden sorumlu olacaktır. Müşteri'nin içerikleri oluşturabilmesi için Ajans, gerekli eğitim ve yönlendirmeleri Müşteri ekibine sağlayacaktır.\" ibaresine yer verilmiştir. Yine satış geliştirme hizmetleri kısmında; satış geliştirme hizmet aşamaları ve hafta bazında süreleri belirlenmiş, devamında verilecek hizmetler ayrı ayrı belirtilerek, hizmetlerin hangi miktar ve periyotta verileceği düzenlenmiştir. EK-2 Hizmet İçeriği; bu kısımda pazarlama ve satış geliştirme yönünden verilecek hizmetlerin neler olduğu ayrı ayrı alt başlıklar halinde açıklanmıştır. EK-3 Fiyat ve Ödeme Koşulları; \"I.Hizmet Bedeli A. Müşteri, Ajans tarafından yerine getirilen satış geliştirme ve pazarlama hizmetleri karşılığında aylık 4.000 TL + KDV (Türk Lirası) tutarında ücret ödeyecektir..\"II. Faturalama ve Ödeme Prosedürleri...B. Hizmet ve masraf bedelleri Müşteri'ye hizmet verilen ayı takip eden ayın ilk haftasında faturalandırılacaktır. Müşteri, tüm faturaları takip eden 30 (otuz) gün içerisinde Ajans'a ödemeyi kabul ve taahhüt eder...\" şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile aylık olarak düzenlenecek fatura karşılığı ödeme yapılacağı kararlaştırılmış olup davalı tarafından davacı adına faturaların tanzim edildiği ve davacı tarafından söz konusu faturaların kabul edilerek 28/11/2017 tarihinde 3.540,00 TL, 29/01/2018 tarihinde 4.720,00 TL, 06/02/2018 tarihinde 4.720,00 TL davalıya ödeme yapıldığı ihtilafsızdır. Ayrıca ödemeler dava dilekçesi ekinde sunulan dekontlardan da anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da  imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde  alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davacı tarafından dava konusu edilen ödemeler 28/11/2017, 29/01/2018 ve 06/02/2018 tarihinde yapılmış olup icra takibi 22/10/2018 tarihinde başlatılmıştır. Yukarıda yer verilen emsal kararlardan da anlaşılacağı üzere davacı tarafından faturalar kabul edilerek ödeme yapıldığı için hizmetin verilmediği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Buna rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan mail yazışmaları, sözleşme konusu hizmetin verildiğine dair kayıtlar, bilirkişi raporunda yer alan teknik incelemeler dikkate alındığında sözleşmenin ifası için gerekli olan içerik ve materyallerin davacı tarafından davalıya zamanında ve tam olarak sunulmadığı, eksik sunulduğu, sunulan kısıtlı içerik ve materyallere konu edimin ise davalı tarafça ifa edildiği, davacının hazırlık işlerini eksik yerine getirmiş olması sebebiyle davalının da sözleşme konusu edimi eksik yerine getirmek zorunda kaldığı ayrıca taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre yapılan işlerin mail ortamında davacıya teslim edildiği anlaşılmakla hizmetin verildiği hususu davalı tarafça ispatlanmıştır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1f458707241b499","SID":"5a7572ce8810487a"}}