{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/536 <br>KARAR NO: 2024/738<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/01/2018<br>NUMARASI: 2016/620 (E) - 2018/53 (K) <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 15/05/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24/01/2016 tarihinde müvekkillerinin desteği (oğlu) ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın hemzemin geçitte tren ile çarpıştığını, meydana gelen çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini  belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 25.000 TL, ... için 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile taleplerini davacılardan ... için 77.095,17 TL'ye, ... için 53.667,43 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın davalı sigortacı şirket tarafından tanzim edilen 18/11/2015-2016 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talep karşısında müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, uzamış zamanaşımının uygulanabilmesi içinse davanın cezayı gerektirir bir fiilden doğması gerektiğini, kişinin kendi kusuru ile kendine zarar vermesinin ceza hukukunda cezayı gerektirir bir fiil olarak karşılığı bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacıların murisinin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin de teminat dışı olduğu ve davacıların murisinin de kazanın oluşumunda %100 kusurlu olması nedeniyle davanın sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizce İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacı ... için 77.095,17 TL, davacı ... için 53.667,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 24/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince; \"...desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olmadığı\" gerekçesiyle davacı ... yönünden davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24/01/2016 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Davacılar desteğinin 24/01/2016 tarihinde davalıya sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında öldüğü, davaya konu sigorta poliçesinin 18/11/2015 tarihinde tanzim edildiği, poliçe vadesinin 18/11/2015-18/11/2016 tarihleri arasında olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davaya konu olaya ilişkin yürütülen ceza soruşturması sırasında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 06/12/2016 tarihli raporuna ve eldeki davada ilk derece mahkemesince alınan 10/08/2017 tarihli  rapora göre meydana gelen kazada desteğin tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan Genel Şartlara göre belirlenir. Nitekim 2918 sayılı Kanun'un 90. maddesinde yapılan değişiklikle, zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir.  Somut olayda, desteğin sevk ve idaresindeki araç ile 24/01/2016 tarihinde kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kazada öldüğü, kaza tarihinde aracın davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı 01/06/2015, yani kaza tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir. Genel Şartların \"Teminat Dışında Kalan Haller\" başlıklı A.6. maddesi (d) bendinde; \"destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri\" teminat kapsamı dışında bırakılmış olup bu nedenle kendi ölümüne neden olan sürücünün (desteğin) tam kusuruna isabet eden destek tazminatı talebi ZMSS poliçe teminatı kapsamında değildir.Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, davacıların davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından (H.G.K.'nın 20/04/2021 tarih 2021/17-86 E, 2021/516 K sayılı ilamı) davacı ...'ın davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı ... hakkında Dairemizce verilen hüküm, kesin nitelikte olduğundan, bu davacı bakımından kurulan hüküm aynen tekrar edilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı ...'ın davasının reddine, 2-Davacı ...'ın davasının kabulü ile, 53.667,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 24/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 3.666 TL harçtan, davacı ... tarafından yatırılan 499,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.166,02 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı ... tarafından yatırılan toplam 504,25 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı ... tarafından yapılan 892,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 54,50 TL yargılama giderinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.776,77 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...a verilmesine, 8-Davalı vekil ile temsil edildiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/4. maddesi gereğince 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının yatırana iadesine,10-İstinaf duruşması Yargıtay bozma ilamı üzerine yapılmış olmakla istinaf duruşması için vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu. 15/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fb41053fd2e6990","SID":"53423af81400d797"}}