{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/754 <br>KARAR NO: 2024/902<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/462 <br>KARAR NO: 2021/231<br>KARAR TARİHİ: 02/03/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2024<br> 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketine 24/12/2017-2018 tarihleri arasında ... nolu işlerinin paket sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan dava dışı ... Tic A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği .../ ... Mah. ... Cad. No: .. İstanbul adresindeki işlerinde bulunan ... marka kesicili çıkış hücresi ve ölçü hücresinin 02/07/2018 tarihinde davalının dağıtım hizmetini sağladığı elektriğin geçtiği hat üzerindeki empedansın yükselmesi sonucu hasarın meydana geldiğini, ... firmasınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05/07/2018 tarihli teknik rapor ile empedans yükselmesi sonucu 1000 Kva trafonun kesici çıkış hücresiyle ölçü hücresinin 03/07/2018 tarihinde kullanılmaz hale geldiğinin ve yenisiyle değiştirilmesinin gerektiğinin açıklandığını, ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz raporu ile de aynı hususun ve zarar miktarının 22.684,60 TL halinde belirlendiğini, sigortalıya 10/08/2018 tarihinde 22.684,60 TL ödendiğini, hasarın davalının dağıtım hizmeti sağlayan elektriğin geçtiği hat üzerinde empedansın yükselmesi sonucu oluştuğunu, davalının sorumlu olduğunu, rızaen tahsil edilmeyen tazminat için icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigortalısının kendi özel trafosunu kullandığını, trafo merkezi ekipmanları ve hatların işletme/bakım-onarım sorumluluğunun davacı sigortalısının üzerinde olduğunu, özel trafonun role, kesici gibi teknik koruma sistemlerinin tam ve muntazam olması halinde zarara uğramasının mümkün bulunmadığını, elektrik kesintilerinin EPDK'ya raporlandığını, tek taraflı düzenlenen teknik servis rapor ile hasar ekspertiz raporunun kabul edilebilir bulunmadığını, meydana gelen hasarda davacı şirketin herhangi bir kusurunun olmadığından bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı ile dava dışı sigortalısı ... Tic A.Ş'nin 24/12/2017-2018 dönemini kapsar şekilde ... nolu ticari paket sigorta poliçesi düzenlendiği, söz konusu poliçe ile davacının dava dışı sigortalısının iş yerindeki emtiaların oluşacak risklere karşı sigortalandığı, toplanan deliller kapsamında 03/07/2018 tarihinde yaşanan ve ekspertiz raporunda empedans yükselmesi sonucu 1000 Kva trafonun kesici çıkış hücresiyle ölçü hücresinin kullanılamaz hale geldiğinin gösterildiği ve söz konusu rapor doğrultusunda davacı tarafından sigortalısına 10/08/2018 tarihinde 22.684,60 TL ödemenin yapıldığı, bu hali ile dava dışı sigortalısının haklarına halef olduğu, alınan bilirkişi raporunda; hasarın davacı sigortalısının kendi sorumluluğunda olan tesisatlarından ve koruma sistemlerinden kaynaklanabileceğinin belirtilmiş olması dikkate alındığında davalıya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, hasarın davacının sigortalısının kendi sorumluluğundaki tesisattan kaynaklandığı yönündeki görüş ve kanaatin somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; empedansının yükselmesi ve voltaj dalgalanmalarının elektrik akımında ani artış ve azalmalara sebep olduğu, bu durumun kullanıcı tarafından tespitinin kolay olmadığı, hasarlanan cihaz bildiriminin davalı tarafa yapılmamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, mahkemece bilirkişi raporuna sunulan itirazların değerlendirilmediği, ekspertiz raporuna aykırılık teşkil eden değerlendirmelerin yer aldığı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceği, yargıtay içtihatlarında koruma tedbirlerinin olmamasından elektrik dağıtıcısını sorumluluktan kurtarmayacağı yönünde kararlar verildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca sorumlu davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin \"...\" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.  İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 22.684,60 TL asıl alacak ve 2.532,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.217,51 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... no'lu poliçenin incelenmesinde; davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında 24.12.2017/2018 dönemlerini kapsayacak şekilde İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın 02.07.2018 tarihinde meydana geldiği ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 22.684,60 TL ödeme yapıldığına dair ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda; sigortalı iş yerinin 7000 m2 kapalı alan üzerinde antrepo ve idari ofis olarak kullanıldığı, yapılan ekspertiz çalışması sırasında sigortalının iş yerinin bahçesinde bulunan trafo binası içinde ... marka kesicili çıkışı hücresi ve ölçü hücresi üzerinde yüksek ısı sonucu oluşan kavrulma izlenim olduğunun görüldüğü, Ergenekon Enerji tarafından verilen teknik raporda hattın emtedansının yükselmesi sonucu bu hasarın verildiğinin belirtildiği ve hasarın yakın sebebi, elektrik akımının binaya sabit dağıtım şebekesine verdiği zarar (elektrik hasarı) olarak belirlendiği, MKT raporuna göre trafonun bina teminatının dahil edildiği hasarın teminat dahilinde olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. ... tarafından düzenlenen 05.07.2018 tarihli teknik raporda, 1000 k VA trafonun kesici çıkış hücresi ve ölçü hücresi 03.07.2018 tarihinde kullanılmaz hale gelip, hattın empedansının yükselmesinin bu hasarı verdiği, mevcut kesicili çıkış hücresi ve ölçü hücresinin tamiratının mümkün olmadığı, daha önce ... tarafında bu patlamanın olduğu ve değiştirilerek çalışır duruma getirildiği, yeniden yapılması ve işler duruma getirilmesi ve gerekli olduğu belirtilmiştir.Elektrik mühendisi tarafından düzenlenen 01.01.2021 tarihli raporda özetle; gerek ekspertiz raporunda ve gerekse teknik raporda, hasarın hattın empedansının yükselmesi sonucunda oluştuğunu belirtildiği, meydana gelen olayda davalı kuruluşa atfedilecek bir kusurunun bulunmadığı, davalı şirket kayıtlarında yapılan incelemede ilgili adres ve tarihte bölge genelinde 4171 TM'den kaynaklı genel bir kesintinin yaşandığının belirtildiği, davacı sigorta şirketi veya sigortalısı tarafından davalıya yapılmış bir arıza bildirimin görülmediği, dava dosyası içerisindeki elektrik tüketim faturasından davacı sigortalının OG aboneliğinin olduğunun görüldüğü, olay sebebiyle davacı sigortalısına ait yerde meydana gelen olay akabinde mahalde kurulu trafo merkezi ve tesisat üzerinde teknik bir inceleme yapılmadığı, koruma sistemlerinin yeterli olup olmadığı konusunda bir çalışmanın görülmediği ve bu haliyle hasarın dava dışı sigortalının kendi sorumluluğunda olan tesisatlardan ve koruma sistemlerinden kaynaklanabileceği gibi malzeme kalitesi, yoğun kullanım ve ekonomik ömürleri ile ilgili olabileceği mütalaa edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:6098 sayılı TBK'nin 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nin 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Bina veya yapı eserlerinden doğan sorumluluğun doğması için; kişinin bina veya sair inşa eserinin maliki olması ve zararın bina veya sair inşa eserinin yapımındaki bozukluk veya bakımındaki bir noksanlıktan meydana gelmesi gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nin 69. maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan \"ağırlaştırılmış\" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bir bina veya yapı eserini malikinin TBK'nin 69. maddesine göre sorumlu tutulabilmesi için zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Buradaki ispat yükü zarar görene düşer. Bununla birlikte zararla, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunması yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu sorumlulukta zarar gören zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğunu ispatlamakla yükümlü ise de yapı malikinin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zira TBK'nin 69. maddesine dayalı sorumluluk, kusursuz sorumluluk halidir. Bu nedenle yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. TBK'nin 71. maddesinde ise tehlike sorumluluğu düzenlenmiştir. Kusursuz sorumluluğun bir türü olan tehlike sorumluluğu, alanında bir işletme veya faaliyete özgü tipik tehlikenin gerçekleşmesi ilgili sorumluluk doğmaktadır. Anılan maddede önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, buralardan işletme sahibi ve varsa işletenin müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmektedir.Bilindiği üzere, kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir.Somut davada, dava dışı sigortalının sorumluluğu 6098 sayılı TBK'nin 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nun 58) maddesinde belirtilen yapı eseri maliki sorumluluğu ile TBK'nin 71. maddesinde belirtilen tehlike sorumluluğuna dayanmaktadır. Dosyada düzenlenen bilirkişi raporu ve teknik raporlar birlikte incelendiğinde, dava dışı sigortalı iç tesisatında meydana gelen arızanın dağıtım şirketinden kaynaklanması hali, dağıtım sistemindeki bir arızanın kullanıcıyı etkileyerek şebekenin öngördüğü teknik kalite parametrelerinin dışında bir gerilim veya akımı kullanıcı tesislerine zarar vermesi durumunda söz konusu olabileceği, bununla birlikte sadece kullanıcı yani dava dışı sigortalının tesislerindeki arıza hali için dağıtım şirketine herhangi bir sorumluluk yüklenmesi mümkün görülmediği, teknik raporlarda belirtilen empedansının yükselmesinin bu hasarı verdiği kabul edilse dahi özel trafoya ilişkin kontrol bakım ve onarım sorumluğunun tesis sahibine ait olması nedeniyle meydana gelen yangından dolayı davalı kurum sorumlu olamayacağı nazara alındığında, mahkemece davanın reddine dair kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/12538 E. 2012/19190 K. sayılı ilamında normal olarak transfarmötürü iç ve dış arızalara karşı korumak üzere tesis edilmiş olan koruma sistemlerinin bir nedenle görevini yerine getirmemesinin hasara eden olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre bu koruma cihazlarının ayar, kontrol bakım ve onarım sorumluluğunun tesis sahibine ait bulunduğu, meydana gelen yangından davalının sorumlu olamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın onanmasına dair karar verilmiştir.  HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26.06.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49dcd5b16604f84d","SID":"a31c9c14a802cd30"}}