{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/722 <br>KARAR NO: 2024/962<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/131 Esas<br>KARAR NO: 2020/666<br>KARAR TARİHİ: 23/12/2020<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03/07/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının, müvekkil şirkete ticari iş kapsamında 1998-2000 yıllarında LPG bakım ve dolum hizmeti verdiğini, aralarında imzalanan  “... Sistem ve ... Satış Sözleşmesi”nin  haklı nedenle müvekkili şirket tarafından feshedilene kadar davalının hizmet vermeye devam ettiğini, ... sisteminin müvekkili şirkete ait fabrikanın kış aylarında ısınması amacıyla kurulduğunu, sistemin dolumu için ... Teknik Servisinin düzenli olarak geldiğini, kış sezonunun bitiminden sonra bir sonraki sezona kadar kullanılmayacağını ve teknik servisten yetkililer tarafından sistemin kapatıldığını, sistemin son bakım ve kapatma işlemini davalı tarafından yedi yıldır her zaman gelen teknik servis ekibi değil farklı bir teknik servis ekibi tarafından yapıldığını, 2017-2018 sezonunun ilk dolumunu yapmak ve sistemi devreye almak üzere teknik servisin işlemlere başladığını, çok kısa bir süre sonra doğalgaz tankına ... aktarımı sırasında tankın içinde bulunan ve doğalgaza koku vermeye yarayan ... isimli gaz ve doğalgazın çevreye yayılmaya başladığını, davalı şirketin bunu kabul ettiğini fakat davalı şirket çalışanının endişelenecek bir durum olmadığını söyleyerek devam ettiğini, kokunun artması ile işçilerde zehirlenme belirtilerinin görüldüğünü, iş hekimine başvurulması sonucu tüm fabrikanın tahliye edildiğini ve zehirlenen işçilerin hastaneye sevk edildiğini, Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın düzenlediği raporda ... maddesinin basınç tahliye vanasından sızması ve yayılması sonucu çalışanları etkilediğinin tespit edildiğini, olay üzerine müvekkilinin davalıdan açıklama yapılmasını istediğini, davalı şirketin cevabında gaz kullanımının sona erdiğinde sistemin kullanım dışı kaldığını, vananın açık/kapalı konuma getirilmesiyle ...’nin kokulandırılarak sisteme verildiğini, tankın kullanımda olmadığı sürelerde vanaların kapalı olması gerektiği halde açık olması sebebiyle kokunun boş tanka nüfuz ettiğini, teknik servisin dolum işlemi yapması sırasında sıvı gelene kadar doluma devam edildiğini fakat tankın içinde kokulu gaz kaldığından ortama girmesine sebebiyet verdiğini beyan ettiğini, davalı tarafından düzenlenen tutanakta vanaların kapatıldığı ibaresinin bulunduğunu, müvekkili şirket çalışanları tarafından da uyarılmalarına rağmen devam etmelerinden dolayı teknik servis ekibin sözleşmede yer alan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği için bağlı olduğu davalının sorumluluğunun doğduğunu, müvekkilinin ihtarname göndererek manevi tazminat ve fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalması şartıyla 28.351,01 TL maddi zararının ve 20.000,00 TL manevi tazminatın karşılanmasını talep ettiğini, davalının ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen cevap vermediğini, bunun üzerine ihtarname gönderilerek sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin beyan edildiğini, bu olayın haberlere konu olması sebebiyle müvekkil şirketin itibar kaybına uğradığını, piyasadaki güveninin sarsıldığını, maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren, manevi tazminatın dava tarihinden itibaren  işleyecek devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirket tarafından fabrikaya gönderilen teknik servisin mevzuat kapsamında belirlenen tüm yetki ve donanımlara sahip olduğunu ve gerekli eğitimleri aldığını, teknik servis ekibindeki çalışanlarından birinin daha önce de fabrikaya bakım ve kontrol için gittiğini, ... isimli gazın insan sağlığına zararı bulunmayan bir gaz çeşidi olduğunu, Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın düzenlediği raporda yapılan gaz ölçümü sonucunda zehirleyici gaza rastlanılmadığının belirtildiğini, itfaiye ekiplerinin olaya anında müdahale ettiğini ve iki saatlik inceleme sonucunda bu raporu çıkarttığını, davacının ekte sunduğu belgelerin hastane kaydı olmadığını, müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı şirkete tank üzerine vana kullanım tablosu ve kullanım kitapçıkları verildiğini, teknik personel sistemin ilk dolum tarihi olan 07.12.2010 tarihinde teorik ve pratik eğitimlerin verildiğini ve iki tarafça da imzalı sistem teslim tutanakları ile sabit olunduğunu, olayın gerçekleşmesinin nedeninin fabrika çalışanı tarafından tank üzerindeki vanaya yanlış müdahale edilmesi olduğunu, sözleşmeye göre sistemin işletilmesinden davacı şirketin sorumluluğunda olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"  ... Somut olayda, kusur yönünden, davalı ... Doğalgaz Toptan Satış Şirketi yetkilisi  ... tahliye vanasını kapatmadan tanka dolum yaptığından çevreye ve davacı şirkete ait fabrikaya rahatsız edici ve dolayısıyla mide bulandırıcı gazın yayılmasına neden olduğu, bu nedenle davacı şirket işçilerinin zehirlenmelerine neden olan olayda davalı şirketin % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacı şirketin, davalı şirketin uzmanlığına dayalı olan sıvı doğalgaz tankına gaz dolum prosedürüne müdahale etmesi ve yapılan işlemleri denetlemesi söz konusu olamayacağından, ani olarak başlayan ve çok kısa sürede yayılan kötü koku zehirlenmesini önleme bakımından alabileceği bir iş güvenliği tedbiri olmayan davacı şirkete kusur yüklenmesinin mümkün görülmediği, dolayısıyla davalı şirketin davacıya verdiği teknik servis işleri sırasında sızan ... isimli gaz ve doğalgaz nedeniyle zehirlenen 12 işçinin çalışamadığı süreler yönünden ve fabrikanın çalışamadığı süre yönünden davacının tazminata hak kazandığı, davalının yetkilisinin kusuru nedeni ile TBK 116.maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu, hasar yönünden ise, davacı şirketin çalışanlarının olay günü zehirlenme belirtileriyle hastaneye sevk edildiği ve dolayısıyla davacı şirketin bir gün süreyle faaliyetine ara vermek zorunda  kaldığı, davacı şirketin bir günlük faaliyet yapamaması nedeniyle uğradığı zararının 28.351,01 TL olduğu anlaşılmış, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, 28.351,01 TL'nin 14/11/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine   Medeni Kanun 24.maddesi gereğince, hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse, hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. Bu düzenleme gerçek ya da tüzel kişi ayırımı yapmaksızın kişilerin kişilik haklarını hukuken koruma altına almıştır. TBK 49/1.fıkrası gereğince, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. Bu düzenleme de gerçek ya da tüzel kişi ayırımı yapmaksızın kişilerin kişilik haklarını hukuken koruma altına almıştır. Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde, kusur durumu ve hasar miktarı  dikkate alınarak bu olay nedeni ile davacının itibarının ve piyasadaki güveninin sarsılmış olması nedeniyle kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmeye karşılık davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Mahkeme dosyasında mübrez olduğu üzere tam 222 adet online haber sitesinde davaya konu olay yer bulduğunu, müvekkil şirket itibar kaybına uğradığı gibi müvekkil şirkete piyasada duyulan güven sarsıldığını, bu ve bu gibi değişik haber mecralarında adı kötü bir şekilde anılarak ekonomik şöhreti zedelendiğini, büyük bir tacir olan müvekkil şirketin yaşanan olay nedeniyle kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmenin, şirketin hacmi de dikkate alındığında sayın mahkemece takdir edilen 5.000 TL'nin çok üstünde olduğunu,  talep edilen 20.000 TL manevi tazminat talebi makul olduğu gibi hattı zatında kanımızca talep edilebilecek minimum miktar olduğunu belirterek manevi tazminat miktarının tümüyle kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; müvekkil şirket ... Doğalgaz tarafından tüm yükümlülükler yerine getirilmesine rağmen kapalı olması gereken vananın açık olması nedeniyle yani fabrika çalışanı tarafından tank üzerindeki vanaya  yanlış müdahale edilmesi nedeniyle olay meydana geldiğini, uzun süreli  duruşlarda 20L ve 13-2 vanasının kapalı tutulması zorunluluğu müşteriye ait olduğunu, bu vanalar açık değil de kapalı olsa idi LPG tankına ... sızıntısı da söz konusu olmayacağını, davacının, sistemin kurulup işler vaziyette tesliminden sonra, ... Doğal Gaz tarafından verilecek işletme talimatına, yönetmelik, tüzük, tebliğ ve standartlara uygun olarak sistemi işletmek, her türlü teknik, idari ve emniyet tedbirlerini almakla mükellef olduğunu, ayrıca İtfaiye raporunda da gaz kaçağına ve zehirli gaza rastlanılmamasına rağmen davacının fabrikayı tahliye etmesi tamamen kendi inisiyatifinde ve sorumluluğunda olan bir husus olduğunu, yani ortada fabrikanın tahliye edilmesini gerektirecek ve can güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir sebep yokken davacının fabrikayı tahliye etmesinden doğan zararın müvekkil şirketten tahsiline karar verilmesi doğru olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki ticari iş kapsamında haksız fiilden kaynaklanan TBK 116. Maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacı yan,  davalı şirketin davacıya verdiği teknik servis işleri sırasında sızan ... isimli gaz ve doğalgaz nedeniyle zehirlenen 12 işçinin ve fabrikanın çalışamadığı süreler yönünden maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı yan ise iddia edilen ... isimli gazın,  fabrikanın tahliye edilmesini, 61 işçinin hastaneye kaldırılacağı ve tedavi altına alınacağını gerektirecek nitelikte bir zarara yol açacak kadar insan sağlığına zararı bulunmadığını, davalının tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kapalı olması gereken vananın açık olması nedeniyle yani fabrika çalışanı tarafından tank üzerindeki vanaya yanlış müdahale edilmesi nedeniyle olayın meydana geldiğini ileri sürmüştür. Denizli C. Başsavcılığının 2018/4256-S ve 2018/3461-K sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı'nda; olay günü olan 27.10.2017 günü ... Tekstil Ürünleri isimli işyerinde doğalgaz dolumu sırasında yoğun bir gaz kokusu oluşması ve işçilerin rahatsız olması nedeniyle fabrikanın boşaltıldığı, işçilerin sağlık kontrolü için hastaneye götürüldüğü, işçilerde baş ağrısı, mide bulantısı oluştuğu, bu durumun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun belirtildiği, alınan İtfaiye raporunda ölçümlerde doğalgaza rastlanılmadığı, olayın doğalgaz tankına sıvı doğalgaz aktarımı sırasında tankın içinde bulunan ... sarımsak kokusu sıvısı maddesini iterek basınç tahliyesi vanasından sızması ve çevreye yayılması sonucu fabrika içine girmesiyle çalışanların kokudan etkilendiği kanısına varıldığının belirtildiği, doğalgaz dolumu esnasında gaza koku veren ... nedeniyle BTM ile giderilebilir şekilde yaralanan müştekilerin şikayetçi olmadıkları, fabrika müdürü ... ’ın fabrikanın bir günlük tatil yapmak zorunda olması nedeniyle ... Doğalgaz dolum şirketinden şikayetçi olduğunu belirttiği, yapılan soruşturmada İtfaiye Raporu ve diğer delillere göre olayın taksirle olduğu, taksirle yaralamadan mağdurların şikayetçi olmadıkları, suçun takibinin şikayete tabi olduğu, şikayetçi ...’ın maddi zararına ilişkin talebinin hukuk mahkemelerinde çözülmesi gereken tazmin hukukunu ilgilendirdiği anlaşıldığından şüpheli  ... hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece, davacı ve davalının bildirmiş olduğu tanıklar dinlenmiş, davacı tanığı ... ifadesinde özetle;  Mayıs ayı 2017 yılı kapanışa daha önce gelen ekipten farklı bir ekip geldiğini, kapanışı yaptıktan sonra da Ekim ayında da Mayısta kapanışı yapan aynı ekip geldiğini, dolum esnasında çevreye yayılan yoğun gaz kokusundan çalışanlarının rahatsızlık geçirmesi nedeniyle fabrikanın tahliye edildiğini, rahatsızlanan  yaklaşık 60 işçinin hastaneye sevk edildiğini,  üretime 10.15 itibariyle tamamen durdurularak tesise kimse alınmadığını, bir sonraki güne kadar üretim yapılmadığını, çalışanların, durumdan psikolojik olarak çok etkilendiğini, konu ulusal ve yerel haberlere yansıyarak gazeteciler, kamera ve muhabirler çekim yapmaya fabrikamıza geldiklerini, Denizli'de ... Holdinge ait bir işletme olarak bilinip, tanındığını, bu nedenle basında ve internette ... Holding fabrikasında doğalgaz patlaması oldu diye geçtiğini, 1 günlük üretim kaybının olduğunu, manevi olarak da hiç ... ismi geçmeyip bizim şirketin ismi haberlerde geçtiğini, bu şekilde maddi ve manevi kayıpların oluştuğunu, çalışanlarından 11 yada 13 kişi 1 gün hastanede müşahade altında kaldıklarını, tankın sorumluluğu tamamen ... Firmasında olup sezon açılış ve kapanışları ... tarafından yapıldığını, çalışanlarının herhangi bir sorumluluğu olmadığını, vana bölgesine kendi ekiplerinin giremeyeceğini, dolum esnasında sadece refakat edebileceğini, Davacı tanığı  ... ifadesinde özetle;  davacı ... firmasında elektrik, elektronik bakım ve kazan bölümünde çalıştığını, olayın meydana geldiği yer fabrika sahası içerisinde etrafı tel örgülerle çevrili ve doğalgaz tankının bulunduğu kilitli bir alan olduğunu, bu tankın bakım, dolum gibi o alan içerisinde yer alan tüm işlerde ... firması yaptığını, bu sistemin açılması ve kapatılması sırasında gelen firma görevlisi tarafından tutanak yapıldığını, olayın olduğu gün doğalgaz tankına sezon başında ilk dolum yapılacağını,  kazanın içine önce soğuk gaz vermeye başlandığını, bu gaz verme işleminden sonra likit verilmeye başlandığını, dolum yapılan tank dik duran bir tank olduğunu, dolum tankın alt kısmından yapılıp, likit tankın içine doldukça tankın üst kısmında gaz biriktiğini, bu basıncı düşürmek için alt tarafta bulunan tahliye vanası normalde açık tutulmaması gerekirken işlemi yapan kişi tarafından açık tutulduğunu, hatırladığı kadarıyla  işlemi yapanın adının ... olduğunu, bu vananın açık tutulması sebebi ile tankın içinde biriken merkettan kokusu tahliye vanasından sürekli dışarı çıktığını, yayılan kokundan gelen şikayetler üzerine havalandırmayı açtıklarını, dolum yapan ekibi uyardıklarını, bu sırada dolum yapan teknik ekibin,  yayılan kokunun sarımsak kokusuna benzer bir koku olup sağlığa zararlı olmadığı söyleyerek doluma devam ettiğini, Davalı tanığı .... ifadesinde özetle; ... adlı bir ürünün kullanılması yasal bir zorunluluk olup doğalgazın kokulandırılması amacıyla kullanıldığını, kapatılması gereken vananın, müşteri tarafından sezon sonunda kullanım bittiğinde kapatılması gerektiği halde kapatılmadığı için basınç farkından dolayı ... doğalgaz stok tankına sirayet ettiğini, dolum sırasında 4 nolu vanadan ... dışarıya birazcık tahliye olduğunu, zehirlenmeye sebebiyet verenin ... olduğunu, vanaların kullanım bittiğinde kapatılması gerektine ilişkin bilgilendirmeyi bizzat kendisinin yaptığını, hatta buna ilişkin kitapçıkta verdiğini ve tutanak tuttuğunu, sistemin kapatılmasının müşteri tarafından yapılması gerektiğini, sadece sistemin kapanması değil sistemin işletilmesi ile ilgili sorumluluk müşteriye ait olduğunu, Tanık ... ifadesinde özetle ; Olay günü davacı firmanın ... tankına dolum yapılırken kendisinde  bu doluma refaket ettiğini, ... tankında gaz bittiğinde sistemin kapatılması gerektiğini, fakat biz ... tankına baktığımızda tank boş olduğu halde sistemin çalıştığını fark ettiklerini, davacı firmanın teknik elamanlarının sistemi kapatması gerekmesine rağmen bunu yapmadıklarını, bu sebeple doğalğaza kokusunu veren mekaptan sıvısının tank'a yürüdüğünü tespit ettiklerini, bu mekaptan maddesi zehirli bir madde olmayıp sadece etrafa koku yaydığını, davacı firmanın yetkilileri gelerek bir sıkıntı olup olamdığını sorduğunu, bizde bir sıkıntı olmadığını kokan maddenin zehirsiz olduğunu söylediklerini, biz oradan işimizi tamamlayıp gittiğimizde telefon ile bizi arayarak bu gaz kokusundan rahatsız olduklarını söylediklerini, olayın davacı firmanın teknik elemanlarının sistemi kapatmamasından kaynaklı mekaptan sıvısının kokusundan meydana geldiğini belirtmişlerdir. Dinlenen tanık beyanlarından sonra iş sağlığı ve güvenliği uzmanı, makine mühendisi ve kimya mühendisininden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 19/02/2020 tarihli raporda özetle \" Dosya içeriğine göre, davalı ... Doğalgaz Toptan Satış şirketi yetkilisi ..., tahliye vanasını kapatmadan tanka dolum yaptığından çevreye ve davacı şirkete ait fabrikaya rahatsız edici ve dolayısıyla mide bulandırıcı gazın yayılmasına neden olduğu,  bu nedenle davacı şirket işçilerinin zehirlenmelerine neden olan olayda davalı şirket çalışanı ...'ün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacı şirketin, davalı şirketin uzmanlığına dayalı olan sıvı doğalgaz tankına gaz dolum prosedürüne müdahale etmesi ve yapılan işlemleri denetlemesi söz konusu olamayacağından, ani olarak başlayan ve çok kısa sürede yayılan kötü koku zehirlenmesini önleme bakımından alabileceği bir iş güvenliği tedbiri olmayan davacı şirkete yüklenebilecek bir kusur olmadığı, Dosyada bulunan vizite kağıtlarının incelenmesinden, davacı şirketin çalışanlarının olay günü zehirlenme belirtileriyle hastaneye sevk edildiği ve dolayısıyla davacı şirketin 1 gün süreyle faaliyetine ara vermek zorunda kaldığı anlaşıldığı, dosyadaki evraklara göre davacı şirketin 1 günlük faaliyet yapamaması nedeniyle uğradığı zararı 28,351,01 TL olduğu \" yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olması konusu borçlar hukukunda düzenlenmiş olup yardımcı kişinin işin görülmesi sırasında başkalarına vermiş olduğu zarardan adam çalıştıranın sorumluluğu iki ayrı şekilde ele alınmıştır.  Somut olayda tatbiki gereken yardımcı kişinin davranışından sorumluluğun ikinci türü olan, TBK 116. maddede düzenlenmiştir. Burada borçlu, borcun ifasında yardımcı kişi kullanmaktadır. TBK 116’da zarar gören alacaklı ile borçlu arasında daha önce kurulmuş bir sözleşme ilişkisi vardır. Bu maddede, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde  borçlunun, borcun ifasında veya bir borçtan doğan hakkın kullanılmasında, çalıştırdığı yardımcı kişinin işini gördüğü sırada alacaklıya vermiş olduğu zarardan sorumluluğu düzenlenmiştir. Bu nedenle \" TBK 116. maddesinde düzenlenen yardımcı kişinin eyleminden sorumluluk, bir sözleşme ilişkisi nedeniyle borçlunun, borcun ifası dolayısıyla alacaklının uğradığı zarardan doğan bir akdi sorumluluk olup yasada adam çalıştıranın sorumluluğunda olduğu gibi yardımcı kişinin eyleminden sorumlulukta böyle bir kurtuluş kanıtı getirme olanağı yoktur.\" (Kılıçoğlu, Ahmet M., Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 23. Bası, Ankara 2019, s. 827-828)  Somut olayda, davalı şirketin, davacı şirkete, LPG bakım ve dolum hizmeti verdiği, olay günü LPG dolum hizmeti verildiği sırada tahliye vanası kapatılmadan doluma devam edilmesi nedeniyle çevreye yayılan ... isimli gaz sebebiyle çalışan işçilerin bir kısmının rahatsızlanarak hastaneye sevk edildiği, fabrikanın tahliye edildiği ve bir gün süreyle üretime ara verilmesi nedeniyle davacının maddi zarara uğradığı konusu dosya kapsamı ile sabittir. Davacı şirketin 1 günlük faaliyet yapamaması nedeniyle uğradığı maddi zarar bilirkişi heyetince, 28,351,01 TL olarak hesaplanmış olup yapılan hesaplamaya yönelik bir itiraz bulunmaktadır. Uyuşmazlık, dolum sırasında yayılan gazdan dolayı çalışanların rahatsızlanması ve işyerinin bir gün süreyle ara verilmesi nedeniyle meydana gelen maddi zarara ilişkin olayda tarafların kusur durumu ile hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkindir. Davalı vekili her ne kadar sezonluk gaz kullanılan sistemlerde sezon bitiminde ilgili vanaların kapalı pozisyona getirilmesi gerekmesine rağmen vanaların davacı çalışanlarınca açık bırakılması nedeniyle olayın meydana geldiğini ileri sürmüş ise de sistemin sezon başında açılması ve sonunda kapatılmasına ilişkin teknik hizmet davalı tarafça yerine getirilmektedir. Nitekim söz konusu olay yeni sezonda dolum esnasında meydana gelmiş olup doluma başlamadan önce ilgili vanaların kapalı olup olmadığı davalı şirket çalışanınca kontrol edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle gerekli kontrol ve denetiminin yapılmasında davalı çalışanın ihmali nedeniyle meydana gelen olayda davalı çalışanın tam kusurlu olduğu, davalı şirkete atfedilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle uğranılan zarardan davalı şirketin, TBK 116 maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı TBK 'nun 114/2.fıkrasında, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağına yer verilmiştir. TBK 58. maddesinde “Kişilik hakkının zedelenmesi “ başlığı altında, ilk fıkrada, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceğine yer verilmiştir. 4721 sayılı TMK ‘nın 24. maddesinde ise, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimsenin hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebileceği, 25/3. fıkrada, maddi ve manevi tazminat istemleri vd hakların saklı olduğu belirtilmiştir. Kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu haklar, insanın doğumu ile kazanılan ve tamamen kişiliğe bağlı haklardır. Hayat, beden ve ruh sağlığı, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, onur ve saygınlık, ün ad, sır ve resim hep kişisel varlıklardır. Bu durumda, TBK md.58.hükmünce, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel varlığın saldırıya uğramış olması ön koşul olarak aranmaktadır. TMK 24. maddesinde belirtilen esas kurallara göre, kişisel çıkarları, haksız tecavüze uğrayan kimse ancak yasanın öngördüğü hallerde manevi tazminat isteyebilir. Somut olayda yaşanan olay nedeniyle davacının itibarının ve piyasadaki güveninin sarsılmış olması nedeniyle kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmeye karşılık olayın meydana geldiği tarihteki paranın satın alma gücü, tarafların ekonomik durumu, kusur durumu ve manevi tazminatın caydırıcılık özelliği dikkate alınarak talep edilen manevi tazminatın adil ve hakkaniyete uygun olduğu gözetilerek tam kabulüne karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu yönüyle düzeltilmesine karar verilmiştir.  Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına ilişkin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1.b.2 bendi gereğince hükmün düzeltilmesi  cihetine gidilerek esas hakkında hüküm tesis edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, HMK' nın 353/1.b.2 bendi gereğince İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/131 Esas, 2020/666 Karar ve 23/12/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2-a-Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 28.351,01 TL'nin 14/11/2017 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereği alınması gereken 1.936,65 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 825,72 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.110,93 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,ç-Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereği alınması gereken 1.366,20 TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,d-Davacı tarafından yatırılan 825,72.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bunun dışında davacı tarafından yapılan başvuru ve vekalet harcı 41,10 TL, bilirkişi ücreti 2.100,00 TL, tanık ücreti 80,00 TL, posta masrafı  573,00 TL olmak üzere toplam 2.794,10 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, e-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Kabul olunan manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g-HMK'nun 333. Maddesi gereğince, karar kesinleştiğinde kalan gider avansının davacıya İADESİNE,<br>İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Taraflarca yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harçlarının ayrı ayrı hazineye irat kaydına,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından davacı tarafından yatırılan 257,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 170,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davalı tarafından yatırılan 629,30 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 201,70 TL harcın karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,5-Davacı tarafça sarf edilen 419,10 TL istinaf harcı ile 22,00 TL istinaf posta gideri olmak üzere toplam 441,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilemesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,  6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/07/2024 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18582245c8776280","SID":"49145a851915da46"}}