{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/685 <br>KARAR NO: 2024/892<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/490 <br>KARAR NO: 2020/646<br>DAVA TARİHİ: 29/05/2018<br>KARAR TARİHİ: 17/12/2020<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinde ... numaralı işyeri paket poliçe ile sigortalı ... Tic AŞ'nin depo olarak faaliyet gösterdiği ... Mah, ... Cad, ...  No:... Pendik/İSTANBUL adresinde sigortalı firmanın bir üst katında bulunan ve davalı ... Tic. A.Ş'nin ... markası altında faaliyet gösterdiği iş yerinde 01/12/2017 tarihinde yapılan çalışma esnasında sigortalı iş yerinin tavanında bulunan AVM yangın söndürme sistemine ait su borularının kırılmasına neden olunarak sigortalı işyerine su basmasına ve muhtelif emtiaların hasarlanmasına sebebiyet verildiğini, meydana gelen hasar sonucu yaptıkları araştırmada davalı ...AŞ adına  inşaat işlerini yapan firmanın diğer davalı ....Ltd. Şti. olduğunu, bu firmanın davalı ... A.Ş'de... numaralı İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesinin bulunduğunu tespit ettiklerini, müvekkili tarafından yapılan ekspertiz sonucunda sigortalısına 340.217,00 TL (sigortalıya 425.217,00 TL ödendiği, 85.000,00 TL sovtaj bedeli düşüldüğü) hasar tazminatı ödendiğini, sigortalı nezdinde meydana gelen zarardan davalı ... A.Ş.'nin sorumluluk sigorta poliçesi gereği, davalı ....AŞ ve ....Ltd. Şti. firmaları ile Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ederek, fazlaya dair talep ve dava haklarını saklı kalmak kaydıyla, dava konusu 340.217,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı  ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle: davalılardan ...Şti nin Türkiye genelinde yapmakta olduğu inşaat işleri ... numaralı İnşaat riskler sigorta poliçesi ile müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, davaya konu yapılan inşaat işlerinin de 27/11/2017 tarihli zeyilname ile ilgili poliçe kapsamında 124.413,00 TL sigorta bedeli ile teminat altına alındığını, davaya konu talebin ilgili poliçenin 3. Şahıs mali mesuliyet teminatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından ilgili poliçe nezdinde poliçe vadesi boyunca maddi bedeni ayrımı olmaksızın toplam 100.000,00 TL  limitli 3. Şahıs mali mesuliyet teminatı verildiğini, ilgili poliçe de yer alan diğer hasar muafiyeti başlıklı herbir hasarda 2.500-USD karşılığı TL'den az olmamak şartı ile hasarın %10'u olmak üzere tenzili muafiyet uygulanır notu gereği, poliçe kapsamında ödenecek teminat tutarından 10.000,00 TL muafiyet bedeli düşüleceğini, bu çerçevede muafiyet tutarının teminat limitinden mahsup edilmesi halinde müvekkili sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında ödenebilecek tazminat tutarının 90.000,00 TL olarak hesaplandığını, müvekkili sigorta şirketinin temerrüdü olaşmadığını, dava açılmasına müvekkil sigorta şirketi tarafından sebebiyet verilmediğini, davacı tarafından müvekkili sigorta şirketi aleyhine takip başlatılmadan önce davacı tarafından yapılmış bir rücu işlemi yapılmadığını, beyan ederek dava bedelinin 90.000,00 TL sinin müvekkili sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden ve ilk duruşmadan önce dava kabul edildiğinden yargılama giderinin davacıya yükletilmesine, ücreti vekaletin 1/2'sine hükmedilmesine, bakiye tazminat talebinin reddine, reddedilen tutar üzerinden ise müvekkil sigorta şirketi lehine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Şti arasında müvekkili şirketin kiralık iş yerinde yapılacak tadilatlar için 06/11/2018 tarihinde işe başlamasını öngören taşeron sözleşmesi imzalandığını, sigortalı şirketin önlemleri almasının beklenmesi sebebiyle ancak 27/11/2018 tarihinde başlandığını ve 30/11/2018 gecesi sigortalı şirketin ürünlerinin zarar görmesine sebebiyet verildiğini iddia ettiği hasarın gerçekleştiğini, müvekkili şirketin çalışmalara başlamadan önce AVM yönetimine bilgi verdiğini ve ilgili mecur'un altında bulunan sigortalı şirkete ait deponun boşaltılması ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması konusunda yardım ve destek rica ettiğini, konuya ilişkin Ekim ayına kadar AVM'den dönüş beklendiğini daha sonrasında müvekkili şirketin sigortalıya ait depoya ilişkin boşaltma işlemlerinin masraflarını karşılamasının talep edildiğinin belirtildiği ve müvekkili tarafından bu maliyetlerin karşılanacağının kabul edildiğini, daha sonra sigortalının deposundaki ürünlerin taşınması için ayrılan alanın su almasından dolayı bu alanın depolama için uygun olmadığının görüldüğü belirtilmiş olup, daha sonra sigortalı şirket mağaza müdürü tarafından AVM nin taşınma yapılacak deponun su alma probleminin çözdüğünü ve ürünlerin taşınabileceğinin  belirtildiği, bunun üzerinde yürüyen merdiven yapılacak alanın altında kalan ürünlerin başka yere transferi için sigortalı şirkete ödeme gerçekleştirdiklerini, ayrıca sigortalı şirket deposunda yer açmak amacıyla AVM'nin geçici olarak tahsis ettiği depoya yaklaşık olarak 1650 adet sigortalı şirket kolisinin transferi de dışarıdan ekip gönderilerek taşındığını, inşaat bitince tekrar depoya taşınma işleminin yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin dava konusu hasar ile bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca müvekkili ile davalı ...Şti arasında yapılan taşeronluk sözleşmesi gereği taşeronun kusurundan dolayı iş ile ilgili her türlü kaza hasar, zarar, ziyan, yangın, hırsızlık v.s hukuki cezai sorumluluğu mali ve cezai yükümlülüklerin taşeron firmaya ait olduğunu, bu durumu davacıya zarar tazmini talep edilen dilekçeye ilişkin cevaplarında da belirttiklerini beyan ederek haksız davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ltd. Şti.'ne dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı vekili, davanın esasa ilişkin 17/12/2020 tarihli beyan dilekçesinde müvekkilinin sorumluluğunun oluşmadığını ifade ederek, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''Dava, haksız fiil nedenine dayalı rücuen maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketinde ... numaralı işyeri paket poliçe ile sigortalı ... Tic. Aş'nin depo olarak faaliyet gösterdiği ... Mah, ... Cad, ...  No:... Pendik/İSTANBUL adresinde sigortalı fşirketin bir üst katında bulunan ve davalı ...   Tic A.Ş'nin ... markası altında faaliyet gösterdiği iş yerinde 01/12/2017 tarihinde yapılan çalışma esnasında sigortalı iş yerinin tavanında bulunan AVM yangın söndürme sistemine ait su borularının kırılması sonucu sigortalı işyerini su basmış ve muhtelif emtialar hasar görmüştür. Davaya konu olay hasarın meydana geldiği deponun üst katında bulunan yürüyen merdiven inşaatından kaynaklanmıştır. Davalı  ... şirketi ile davalı ... şirketi arasında kiralık iş yerinde yapılacak tadilatlar için 04.10.2017 tarihli taşeron sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 2. Maddesinde işin konusu, işverenin ... mağazası- Kurtköy adresinde yer alan yangın tessat revizesi, kullanım suyu tesisatı revizesi ve elektrik tavası revizesi işinin projesine, teknik şartnamelere uygun ve işverenin talimatları doğrultusunda, mekanik tesisat bünyesindeki tüm malzemelerin montajının yapılması olarak belirtilmiştir. Tarafların kusuru, meydana gelen gerçek zararın tespiti için mahkememizce konusunda uzman  bilirkişilerden uzmanlık raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporları, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile mahkememizce değerlendirmeye esas alınmıştır. Dosya içeriği ve yapılan bilirkişi incelemesi ile, davalılar arasında yapılan sözleşme kapsamında yapılan inşaat için döşemenin bu dinamik yüke karşı dayanım kapasitesi tahkik edilerek gerekiyorsa güçlendirilerek yapılması, inşaat sırasında da mevzuat kapsamında göçmeye karşı gerekli önlemlerin alınması gerekirken yürüyen merdiven yapım işi için üst kat döşemesine gerçekleştirilen inşaat ve tesisat işlerinin yapım sırasında gerekli güvenlik önlemleri alınmadan ve yapım sonrası dayanımına dair tahkikler yapılmadan işe başlanması sonucunda döşemenin göç ettiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla yapım işine döşemenin kırılmasına bağlı yangın tesisat borularının patlaması olayında sözleşme ile işi üstlenen ve sözleşmede projesine göre işi yapmayı taahhüt eden yüklenici firma ... şirketinin kusurundan kaynaklandığı kanaatine varılmıştır. Dava konusu hasar deponun tavanında yer alan üst kat betorname döşemesinde oluşan göçüğün hemen altında yer alan tüm AVM'nin yangın söndürme sistemi ana borularının kırılması suretiyle tesisattaki basınçlı suların ve molozların depo mahalline yayılması şeklinde oluşmuştur. Zemin katta yürüyen merdivenin alt köşkünün teşkili ve yerleştirilmesi esnasında kat döşemesinde meydana gelen aşırı yük sonucu bu döşeme betonun kırıldığı ve betonarme döşemeyi oluşturan malzemelerin bir alt katın tabanın altından geçen ve tüm AVM'nin yangın söndürme sistemine ait su tesisatına ait 15 cm çaplı su borusunu bağlantı noktasından kırdığı, bodrum kat taban kotunda bulunan ve kırılan bu su borularından çıkan basınçlı suların ve döşemeyi oluşturan malzemelerin davaya konu depo içerisinde satışa hazır bulunan tekstil ürünleri ve raflarda hasara neden olmuştur. Söz konusu yapım işinde döşemenin kırılmasına bağlı olarak yangın tesisat borularının patlaması olayında, işin yapımını üstlenen davalı ... şirketi tam kusurlu bulunmuştur. Olayın oluşumunda dava dışı kişilerin ve AVM yönetiminin bir kusuru bulunmadığından davalıların savunmasına itibar edilmemiştir.Tekstil konusunda uzman bilirkişiden alınan raporda ekspertiz raporunda yer alan listedeki ürün fiyatlarının hasarın meydana geldiği günkü piyasa değeri ve dosyaya eklenen faturalar ile uyumlu olduğu tespit edilerek gerçek zarar miktarının 340.217,00 TL olduğu belirlenmiştir Davalı Sigorta şirketi ile davalı ... şirketi arasında \"inşaat tüm riskler sigorta\" poliçesi imzalanmıştır. Bu kapsamda sigorta şirketi tarafından davacıya 100.000 TL ödeme yapılmıştır. Ödeme nedeni ile davacı sigorta şirketi hakkındaki davasından ve ödenen miktardan feragat etmiştir.Dosyaya sunulan davalı ...  şirketi ile davalı ... şirketi arasında imzalanan \"sözleşmenin konusu\" başlıklı 2. Maddeye göre TBK md. 66 uyarınca istihdam ilişkisi mevcuttur. Davalı ...  şirketinin davalı  ... şirketi üzerinde denetim ve gözetim yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle davalı  ... şirketi adam çalıştıran olarak TBK md. 66 uyarınca, davalı ... şirketi haksız fiil faili olarak TBK md. 49 uyarınca meydana gelen zarardan sorumludurlar. (Benzer şekilde Yargıtay 17. HD 2014/13517 -2014/11480) Bu nedenle davalılar   ... Ltd. Şti ve ... AŞ ye yöneltilen davanın kısmen kabulü ile, 240.217,00 TL nin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Aş ye yöneltilen davanın feragat nedeni ile reddine, karar verilmiştir.Davacı tarafından ödeme nedeni ile 100.000,00 TL yönünden feragat edilmiştir. Feragat nedenine göre davacı dava tarihinde feragat edilen miktarı talep etmekte haklı olmakla reddedilen kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. (Benzer şekilde Yargıtay 17 HD 2016/17582 esas, 2019/7745 karar)...\" gerekçesiyle;\"Davanın kısmen KABULÜNE; 1-) Davalı  ... AŞ ye yöneltilen davanın feragat nedeni ile reddine, Davalılar  ... Ltd. Şti ve ...  AŞ ye yöneltilen davanın kısmen kabulü ile, 240.217,00 TL nin davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Fazlaya ilişkin istemin feragat nedeni ile reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Anonim Şirketi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirketin, davacı şirket sigortalısının ürünlerinin sorunsuz bir şekilde taşınarak zarar görmesinin engellenmesi amacıyla basiretli bir tacir gibi hareket ederek gerekli önlemleri aldığını, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, yürüyen merdiven yapılacak alanın altında kalan ürünlerin başka yere transferi için davacı şirket sigortalısına ödeme gerçekleştirildiğini, bu sebeple müvekkil şirketin dava konusu hasarla ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, yine müvekkili taşeron sözleşmesine konu işlerin yapımı için alanında uzman ve yetkin ... şirketi ile anlaşarak sözleşme imzaladığını, gerekli tüm araştırmayı yapması basiretli bir tacir olarak yükümlülüklerini yerine getirmesi karşısında adam çalıştıran sorumluluğunun da bulunmadığını, hasarın davalı ... tarafından yapılan iş sırasında meydana geldiğini, taşeron sözleşmesinde yer alan hükümler gereği her türlü sorumluluğun ...'ye ait olduğunu, davacı şirket sigortalısının yapılan bütün uyarılara rağmen, üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmeyip gereken tedbirleri almayarak zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, buna rağmen davacı şirket sigortalısının kusurunun değerlendirilmediğini, davacı şirket sigortalısının taşınma işlemini belirlenen zamanda yerine getirilmediğini,  bilirkişi raporunda zararın miktarına ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığını, davalıların sorumluluklarının açıkça tam olarak belirtilmeden karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  Davalı  ... Tic. Ltd. Şti. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davacı Şirket sigortalısının somut olayda zarar gören ürünlerinin sorunsuz bir şekilde taşınarak zarar görmesinin engellenmesi ve kendilerine müvekkili şirketin yapacağı iş kaynaklı bir maliyet oluşmasının da önüne geçilmesi amacıyla gerekli önlemlerin alındığını, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirdiğini, taşeron sözleşmesinde müvekkilinin 06/11/2018 tarihinde işe başlaması öngörülmesine rağmen sigortalı tarafından gerekli önlemlerin alınmasının beklenmesi sebebiyle ancak 27/11/2018 tarihinde işe başlandığını, tedbirler alınmadan inşaat faaliyetine başlanmasının söz konusu olmadığını, müvekkili ve diğer davalı olası zararların önlenmesi amacıyla her türlü tedbir ve özeni göstermesine rağmen, davacı şirket sigortalısının yapılan bütün uyarılara rağmen, üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmeyip gereken tedbirleri almayarak zararın oluşmasında asli kusurlu olduğunu, zararın oluştuğu ve zarar gören ürünlerin bulunduğu alanda yer alan ürünlerin başka yere transferi için davacı sigortalısının masraflarının dahi karşılanmış olmasına rağmen, davacı şirket sigortalısının taşınma işlemini belirlenen zamanda yerine getirilmediğini, bu hususların gerek bilirkişi raporunda gerekse kararda değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda zararın miktarına ilişkin herhangi bir değerlendirmenin de yapılmadığını, davalıların sorumluluklarının açıkça tam olarak belirtilmeden karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\tDava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ... Tic. A.Ş.'ye ait işyeri için 23/05/2017-2018 tarihlerini kapsayan,  \"İşyerim Paket Poliçesi\" düzenlenmiş, dekorasyon 1.250.000,00 TL, demirbaş-elektronik cihaz 1.250.000,00 TL, emtia 2.500.000,00 TL, 3.şahıs mali 500.000,00 TL limitle teminat altına alınmıştır. Dava konusu hasar 01/12/2017 tarihinde meydana gelmiş, davacı tarafından sigortalısına 06/12/2017 tarihinde 100.000,00 TL, 26/12/2017 tarihinde 325.217,00 TL ödeme yapılmış, bu ödemeye istinaden dava dışı sigortalı davaya konu hasar nedeniyle ödeme yapılan miktar dahilinde sorumlulara karşı talep ve dava haklarını davacı sigorta şirketine devir ve temlik etmiş ayrıca sigorta şirketini ibra etmiştir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta poliçesi ile \"ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu\" başlıklı belge, banka dekontları dikkate alındığında, davacının aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili 17/07/2018 tarihli dilekçesi ile davalı ... AŞ tarafından 12/07/2018 tarihinde 100.000,00 TL ödeme yapıldığını beyan ederek, bu miktar yönünden feragat ettiğini beyan etmiştir. Taşeron Sözleşmesi;Davalılar ... A.Ş. ve ... Tic. Ltd. Şti. Arasında 04/10/2017 tarihli \"Taşeron Sözleşmesi\" imzalanmıştır. Sözleşmede davalı ... \"İşveren\", davalı ... \"Taşeron\" olarak anılmaktadır. Sözleşmenin konusu başlıklı 2.madde; \"İŞVEREN'in ...  Mağazası - Kurtköy adresinde yer alan yangın tesisat revizesi, kullanım suyu tesisatı revizesi ve elektrik tavası revizesi işinin projesine, teknik şartnamelere uygun ve İŞVEREN'in talimatları doğrultusunda, mekanik tesisat bünyesindeki tüm malzemelerin montajının yapılması iş bu sözleşmenin konusunu teşkil eder.\"İşçi Sağlığı ve Güvenliği başlıklı 8.madde; \"...TAŞERON, işin sevk ve idaresi için yürürlükte bulunan iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili kanun, yönetmelik nizamname, tüzüklerde ve sair mevzuatla belirtilen tüm tedbirleri almak ve İŞVEREN tarafından temin edilen tüm gerekli işçi giyeceklerini (baret, tulum, yağmurluk, çizme, gözlük, emniyet kemeri, maske, v.s.) güvenlik malzeme ve ekipmanını işçilerine giydirmekle yükümlüdür. Ayrıca bu konuda, İŞVEREN ve Şantiye'nin yönetmelik emir ve talimatlarına uymak zorundadır.\"Taşeronun Yükümlülükleri başlıklı 9.madde; \"...TAŞERON, sözleşme konusu işi İŞVEREN'in ana mukavele kapsamı içindeki arzu ve direktiflerine, tasdikli iş programına uygun şekilde ifa ve ikmal ile süresi içinde kusursuz ve noksansız olarak teslim etmeyi kabul ve taahhüt etmiştir. İŞVEREN tarafından beğenilmeyen işleri bilabedel düzeltmeyi kabul ve taahhüt eder. İşlerin yapımı sırasında İŞVEREN tarafından yapılacak olan tüm duyuru, genelge ve yönetmeliklere uyacak ve kendi personelinin de buna uymasını sağlayacaktır... İŞVEREN, sözleşme konusuna giren işleri dilediği şekil ve yöntemlerle kontrol edebilir. TAŞERON, İŞVEREN'in kontrol elemanlarının talimatlarına aynen uyacaktır...\" şeklinde düzenlenmiştir.Tutanak;  Teknik Sorumlu ... Güv. Amiri ..., ... Yetkilisi  ... tarafından düzenlenen 01/12/2017 tarihli tutanakta; Saat 05:35 sularında, gece çalışması yapan ... Mağazasının çalışma esnasında ana yangın hattını delerek ...t deposunun su almasına neden olunduğu, deponun yukarısından iskelenin zayıf olması nedeniylte çökmesine sebep olup elektrik tesisatlarına zarar verildiği, kablo tavası ve yangın hattının zarar gördüğü, ... deposu kilitli olduğundan dolayı hasar tespitinin tam olarak teyid edilemediği belirtilmiştir.Davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen rapor; ... Tic. A.Ş.'nin işletmeciliğini yaptığı Under Armour mağazasının, bir üst (zemin) ve iki üst (1.normal) katlarda yer alan bölümlerini birbirine bağlayarak içten geçişi sağlamak için yürüyen merdiven inşasına başlandığı, zemin katta yürüyen merdivenin alt mekanizmasının köşküne yerleştirilmesi esnasında oluşan baskı sonucu zemin betonunun kırıldığı, sert parçaların bir alt (bodrum) katın tavanından geçen ve tüm AVM'nin yangın söndürme sistemine ait su deposunun 15 cm çaplı borusunu bağlantı noktasından kırdığı, bodrum kat tavanında kırılan bu su borusundan tazyikle boşalan suların teminata konu depo içerisine yağmur şeklinde yağdığı, üst katlardan başlamak suretiyle depo raflarındaki ürünlere sirayet ettiği, aynı zamanda ürünlerin üzerine yıkılan tavandan moloz parçaları ile yoğun toz döküldüğü, bu nedenle hasarlı tüm ürünlerin ıslandığı (ıslanmaksızın yalnızca toz ve moloz parçaları le hasarlanan ürün olmadığı), AVM'ye ait yangın söndürme sistemi içerisinde bulunan tüm su boşalana kadar  su akışının sürdüğü tespit edilmiştir.Bodrum katta bulunan depoda raflar üzerinde gerek karton koliler gerekse naylon ambalajlar içerisinde muhafaza edilen sigortalı işletmeye ait ve konsinye hazır giyim ürünlerinin ıslandığı, toza ve moloza maruz kalmak suretiyle lekelendiği, askılarda asılı kıyafetlerin ıslandığı ve lekelendiği, ürünlerin birebir suya maruz kalmaları sebebiyle içlerine koku sindiği, bu haliyle nihai tüketiciye sunulamayacak hale geldikleri,Hasarlanan konsinye ürünlerin tek bir firmaya ait (... Ltd, Şti.) takım elbise parçaları (ceketler, yelekler, ayakkabılar, pantolonlar, vb.) olduğu, ürünlerin sahibi firma yetkililerinden alınan muvafakatnameye istinaden konsinye ürünler ile ilgili tazminat ödemesinin, mevcut poliçede yer alan 3. Şahıs Malı teminatı kapsamında sigortalı hesabına yapılabileceği, Sigortalıya ait emtia hasarı 406.802,66 TL, 3.şahıs hasarı (konsinye ürünler)  18.414,34 TL olmak üzere toplam 425.217,00 TL hasar hesaplandığı, muhtelif sovtaj firmaları ile pazarlık usulü yapılan çalışma sonucu ürünlerin en uygun teklifi veren ...  85.000,00 TL karşılığı bırakıldığı ve söz konusu firma tarafından sovtaj bedelinin sigorta şirketi hesabına yatırıldığı belirtilmiştir. Davalı ... A.Ş. tarafından tanzim olunan poliçe, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen rapor; Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin yaptığı inşaat işlerinin teminat altını alınması için 01/06/2017-2018 dönemini kapsar şekilde İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi düzenlenmiş, 3.şahıs mali mesuliyet 100.000,00 TL limitle teminat altına alınmıştır. ... A.Ş.'ye ait ... Mağazası'nın zemin ve normal katlarını bağlayacak yürüyen merdiven inşaat işlerinin  ... İnşaat tarafından üstlenilerek 27/11/2017 tarihinde yapımına başlandığı, inşaat işlerinin yapımı sırasında kırılan betonların ağır gelerek moloz toplama havuzunu kırdığı ve alt kattaki yangın suyu borularının, elektrik kablolarının hasar görmesine sebep olduğu, patlayan yangın suyu dağıtım borusunun yüksek basınçla su kaçırması sonucu alt katta bulunan  ... Tic. A.Ş.'nin satışa hazır tekstil ürünlerinde büyük büyük oranda zarar ve ziyaya sebebiyet verdiği, karşı taraf ekspertiz raporunda yapılan tespitlere göre ... Tic. A.Ş.'de 425.217,00 TL zarar hesaplandığı, malların 85.000,000 TL sovtaj bedeli ile satıldığı ve nihai olarak ... AŞ'nin 340.217,00 TL hasar ödemesi yaptığı, poliçe uyarınca 3.şahıs teminat limiti 100.00,00 TL olup her bir hasarda 2.500 USD karşılığı TL'den az olmamak şartıyla hasarın %10'u olmak üzere tenzili muafiyet uygulanacağı için 10.000,00 TL muafiyet uygulanması suretiyle ödenebilecek tazminat bedelinin 90.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece inşaat mühendisleri, sigorta uzmanı ve smmm bilirkişilerden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda özetle;  Dava konusu hasarın, deponun tavanındaki üst kat betonarme döşemesinde göçük oluşarak, hemen altında yer alan tüm AVM'nin yangın söndürme  sistemi ana borularının kırılması suretiyle tesisattaki basınçlı suların ve molozların depo mahalline yayılması şeklinde oluştuğu, tekstil ürünlerinin bulunduğu dava konusu deponun üst katına denk gelen bölgede ...tekstil ürünlerinin bulunduğu ve olay sırasında söz konusu mağazanın zemin ve 1. normal katta yer aldığı, bu iki kattaki mağaza olarak kullanılan mahallerin birbirine bağlanmasına yönelik yürüyen merdiven yapım işine başlanmış olduğu, zemin katta yürüyen merdivenin alt köşkünün teşkili ve yerleştirilmesi esnasında kat döşemesine gelen aşırı yük sonucu, bu döşeme betonunun kırıldığı ve betonarme döşemeyi oluşturan malzemelerin bir alt katın tavanının altından geçen ve tüm AVM'nin yangın söndürme sistemine ait su tesisatına ait 15 cm çaplı su borusunu bağlantı noktasından kırdığı, bodrum kat tavan kotunda bulunan ve kırılan bu su borularından çıkan basınçlı suların ve döşemeyi oluşturan malzemelerin davaya konu depo içerisinde yağmur şeklinde yağarak satışa hazır tekstil ürünleri ve raflarda hasara neden olduğu,Davaya konu olayın, deponun üst katında bulunan yürüyen merdiven inşaatından kaynaklandığı açık olup sözleşme kapsamında yapıldığı anlaşılan inşaat için döşemenin bu dinamik yüke karşı dayanım kapasitesi tahkik edilerek, gerekiyorsa güçlendirilerek yapılması, inşaat sırasında da mevzuat kapsamında göçmeye karşı gerekli önlemlerin alınması gerektiği, ancak söz konusu yapım işi, döşeme dayanımının tahkikini de gerektirecek bir yapı tadilat ruhsatı gerektiren bir imalat olup, dosya kapsamında yapım işi için ruhsat alınıp alınmadığına dair herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, bunun yanında ruhsat alınıp alınmamış olmasının dava konusu olayın yaşanmasında etkisi olmadığı değerlendirilmiş olup, yürüyen merdiven yapımı için üst kat döşemesinde gerçekleştirilen inşaat ve tesisat işlerinin, yapım sırasında gerekli güvenlik önlemleri alınmadan ve yapım sonrası dayanımına dair tahkikler yapılmadan işe başlanması sonucunda döşemenin göçtüğü sonucuna varıldığı, döşemenin kırılmasına bağlı yangın tesisat borularının patlaması olayının sözleşme ile işi üstlenen ...  Tic. Ltd. Şti.'nin kusurundan kaynaklandığı, Davalı sigorta şirketinin 3.şahıs mali mesuliyet teminatı gereği ve poliçede yer alan muafiyet uyarınca, dava konusu zarardan 90.000,00 TL sınırla sorumlu olduğu, Davalı ... A.Ş.'nin taşeron sözleşmesinde emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisi olması sebebiyle TBK 66.maddesi uyarınca sorumlu olduğu,Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin kusuru nedeniyle TBK 49.maddesi uyarınca sorumlu olduğu hususlarında görüş bildirilmiştir. Mahkemece tekstil mühendisi bilirkişiden alınan raporda özetle; Ekspertiz raporuna istinaden sigortalıya 340.217,00 TL hasar tazminatı ödendiği, ekspertiz raporunda tespit edilen hasarlı ürün adetinin 21.097 adet kendi alımı ve 179 adet konsinye olduğu, gerek faturalı gerekse konsinye ürünlerin listelenen fiyatlarının o günkü piyasa değeri ve dosyaya eklenen faturalar ile uyumlu olduğu, ekspertiz raporunda 21.097 adet hasarlı ürün bedeli 402.752,66 TL, 179 adet konsinye hasarlı ürün bedeli 18.414,34 TL, hasarlanmayan ürünlerin taşınması/tahliyesi için hamaliye masrafı 4.050,00 TL olmak üzere toplam 425.217 TL'lik hasar tespit edildiği, hesaplanan bu hasarın piyasa değerine uygun olduğu, hasarlı malların sovtaj bedeli olan 85.000,00 TL toplam hasar bedelinden düşüldüğünde davacının davalılardan talep ettiği 340.217 TL'lik hasar tazminatı dosyadaki mevcut bilgiler ışığında doğru hesaplandığı ifade edilmiştir. İstinaf sebeplerinin incelenmesi;Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/7621 E. 2017/13439 K. sayılı ilamında; \"...Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi gereğince \"adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Toplanan delillerden davalı ... ile dava dışı ... arasında eser sözleşmesi imzalandığı, davaya konu zararın bu işin yapımı sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen sözleşme niteliği bakımından eser sözleşmesidir. Tanık beyanları değerlendirildiğinde; davalının yurt dışında yaşadığı, fiilen inşaat işlerini kardeşi ... takip ettiği, kendisinden para ve malzeme istendiğinde bu işleri yerine getirdiği anlaşılmakla, bu kapsamda sözleşme konusuna giren işleri kontrol, denetleme ve yükleniciye talimat verme yetkisi tanınmıştır. Bu olgu dikkate alındığında davalı iş sahibinin işin yapımı sırasında yüklenici tarafından üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı zincirleme (müteselsil) olarak sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerekir...\" şeklindedir. 6098 sayılı TBK'nun 66.maddesinde; \"Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.\" hükmü yer almaktadır.Adam çalıştıranın sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türlerinden özen sorumluluğudur. Kanun koyucu TBK m.66'da adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen yükümlülüğü yüklemiştir. Sorumluluğun kaynağı, adam çalıştıranın özen yükümlülüğünü yani çalışanlar üzerindeki denetim ve gözetim ödevini yerine getirmemesine, kanun tarafından kendisine yükletilen bu tür objektif bir ödevi ihlal etmesine dayanmaktadır... Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu değildir. Zira burada adam çalıştıranın sorumluluğu, kendisinin veya emrinde çalıştırdığı kişinin kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın kusurdan bağımsız olarak doğmaktadır. Gerçekten sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlaliyle meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir (Fikret Eren, Ünsal Dönmez, Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt II, s. 1479, 1480). TBK'nun 61.maddesinde; \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı  sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.\",TBK'nun 49.maddesinde; \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.\" hükümleri düzenlenmiştir.Eser sözleşmesi ilişkisinde yüklenici, işinin uzmanı sayılan, sorumlu meslek sahibi olduğundan eser sözleşmesi ile yüklendiği edimini yerine getirirken veya sözleşmenin hazırlanması aşamasında gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlüdür. Yargıtay 7. Ve 15 Hukuk Dairesinin emsal kararlarında, yüklenici işçi sayılmayacağından iş sahibinin denetiminde olmadığına işaret edilmiş, bu özelliği dikkate alındığında ise bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde, iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir. Ancak bu durum kesin bir kural olmadığından, iş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşme ile iş sahibinin yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından, iş sahibinin TBK'nın 66. maddesi gereğince \"adam çalıştıran\" sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de aynı Kanunun 61. maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı ifade edilmiştir. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2012 tarih 2021/1181 Esas 2012/6161 K.)Somut olayda, davacı şirket sigortalısı  ...'nin depo olarak kullandığı alanın üst katındaki işyerinin davalı ... A.Ş.'ye ait ... Mağazası olduğu, işyerinin iki katının birleştirilmesi için bir kısım inşaat faaliyetlerinin yapılması amacıyla diğer davalı ... Ltd. Şti. ile taşeron sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca inşaat faaliyetlerinin davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, inşaat çalışmaları sırasında yangın söndürme boru hattının kırılması sonucu basınçlı suların ve molozların depo mahalline yayılması sonucu emtialarda hasar oluştuğu sabittir. Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen taşeronluk sözleşmesi bir eser sözleşmesi mahiyetinde olup sözleşmede yer alan hükümler uyarınca, davalı ... A.Ş.'nin sözleşme konusu işlerin yapımı sırasında denetim, kontrol, talimat verme yetkisinin bulunduğu, bu kapsamda davalı ...A.Ş.'nin TBK'nın 66.maddesi uyarınca adam çalıştıran sorumluluğunun bulunduğu, davalı ... Ltd. Şti.'nin ise TBK 49.maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğu olduğu, açıklanan nedenlerle davalıların meydana gelen zarardan TBK 61.maddesi uyarınca sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.  Alınan bilirkişi raporunda, ekspertiz tarafından yapılan hasar bedelinin tespitine ilişkin değerlendirme ve hesaplamaların kadri maruf olduğu tespit edilmekle, davalıların hasar bedelinin tespitine yönelik itirazları ve oluşan hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları için sorumluluklarının açıkça tam olarak belirtilmeden karar verildiği yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygundur. HMK'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış, kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilmemiştir. Davalı ... A.Ş. ve davalı ...Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler yerinde olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalılar yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... A.Ş. ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harçlarının ayrı ayrı Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılan 4.102,30 TL'den mahsubu ile arta kalan 3.674,70 TL'nin istemi halinde davalıya iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının davalı ... Anonim Şirketi tarafından yatırılan 4.120,00 TL'den mahsubu ile arta kalan 3.692,40 TL'nin istemi halinde davalıya iadesine,5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6cd70f0e3afeba85","SID":"f2133fab5514a59b"}}