{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>46. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1069 <br>KARAR NO: 2024/1306<br>KARAR TARİHİ: 11/07/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E   A D L İ Y E   M A H K E M E S İ    K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/12/2023<br>NUMARASI: 2023/504 Esas - 2023/937 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. <br>G E R E Ğ İ   D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Dava; satış sözleşmesi kaynaklı alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK m. 67/1 fıkrası uyarınca iptali istemine yöneliktir. Davalı, davacı yanın her ne kadar tacir olsa da müvekkilinin tacir ünvanına sahip olmadığını, uyuşmazlığın ticari bir işten kaynaklanmadığını, HMK 114 - 115 md. gereği davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın tek taraflı kestiği faturaların taraflarına tebliğ edilmediğini, malların teslim edilmediğini, davacının gerçekleşmeyen hizmetlere ilişkin hiç doğmamış alacaklarına ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, kabul edilmediğini, dosyada bildirilen hizmetlerin yapıldığına dair bir delil bulunmmadığını, ispat edilemediğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, temerrüt faizinin talep edilmeyeceğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince;  \"6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 16/2 hükmüne göre, \"Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar\" hükmü düzenlemiştir (İstanbul Bam 37.HD 2022/3278 E. 2023/1931 K.).Somut olayda davalı üniversitenin kamu hükümlerine göre yönetilen yüksek öğretim kurumu olduğu, tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari davaya vücut vermediği anlaşılmakla..\" gerekçesi ile,\"Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 6100 sayılı Yasanın 20 nci maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip iki haftalık yasal süresinde talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk  Mahkemesine gönderilmesine,\" şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Görevsizlik kararına iştirak etmekle birlikte, kararda dava giderleri ve vekalet ücretine ilişkin bir hüküm kurulmadığını, görevli mahkemede dava açılmaması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin nasıl oluşturulacağına dair bir hükmün bulunması nedeniyle anılan hükme yerel mahkeme kararında yer verilmemesinin istinaf başvuru sebebi olduğunu, tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde bu yönüyle düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. <br>İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe,HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece verilen görevsizlik kararına karşı, davalı tarafça görevli mahkemede dava açılmaması halinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin nasıl oluşturulacağına dair bir hükmün bulunmaması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK m. 331/2 fıkrası uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin açılmamış sayılması kararı ile birlikte hüküm altına alınacağı sabittir. Bu hususun ayrıca ve açıkça hükümde yer alması HMK m. 297/2 fıkrası kapsamında hüküm içeriğinde bulunması zorunlu unsurlardan olmadığından, mahkemece kurulan hükümde usuli bir eksiklik bulunmadığı değerlendirildiğinden davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan gerekçeyle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m. 353/1-b-1 gereğince davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 11/07/2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bf50f5976d54d34","SID":"095559ea4656279b"}}