{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/441 - 2024/910<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/441 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/910<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t : 10/11/2021<br>ESAS-KARAR NO\t  : 2019/317 E 2021/715 K<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: İtirazın İptali<br><br>KARAR TARİHİ\t    : 04/07/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t    : 26/07/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>\tİDDİANIN ÖZETİ<br>\tAsıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkili ile davalının enerji sektöründe faaliyet gösteren iki şirket olduğunu, taraflar arasında akdedilen 18/05/2018 tarihli Risk Paylaşım Sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki 18/05/2018 tarihli protokolü davalının 31/08/2018 tarihli ihtarname ile haklı bir gerekçe olmadan feshedildiğini, sözleşmenin 13.maddesinde taraflardan birinin sözleşme ve/veya protokolü haksız şekilde feshetmesi halinde bir cezai şart olan fesih tazminatı tutarını ödemekle yükümlü olduğunu, davalının haksız feshinden dolayı sözleşmede öngörülen fesih tazminatı tutarının davalıya faturalandırıldığını, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek asıl ve birleşen davada itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tSAVUNMANIN ÖZETİ<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 18/05/2018 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ve ayrılmaz parçası olan 18/05/2018 tarihli protokolün akdedildiğini, müvekkilinin protokol hükümleri gereği tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, taraflar arasında akdedilen risk paylaşım sözleşmesinin 12.1.maddesinin d bendinde düzenlenen hüküm sebebiyle 31/08/2018 tarihli fesih ihtarının bildirim niteliğini taşıdığını, bu sebeple 01/08/2018 tarihinden itibaren hüküm ve sonuç doğurmak üzere sona eren risk paylaşım sözleşmesinden kaynaklı Ağustos 2018 döneminden doğan 369.426,20 TL tutarında borçlarının bulunmaması sebebiyle iade faturası düzenlendiğini, sözleşmenin 12.1.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenleme uyarınca risk paylaşım sözleşmesinin feshine sebebiyet veren davacı tarafça sözleşmesinin 13.maddesi uyarınca hesaplanan  fesih tazminat faturasını ödemesinin ihtar edildiğini, müvekkilinin faturaları iade ettiğini, dava konusunu oluşturan risk paylaşım sözleşmesi fesih tazminat bedeli açıklaması ile gönderilen diğer faturanın da iade edildiğini, davacı tarafın sözleşmenin feshine sebebiyet verilmiş olması nedeniyle fesih tazminatı talep edilmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, haklı nedenle sözleşmeyi feshetmek zorunda kalan müvekkili şirketin fesih tazminatına hak kazandığını ve her türlü talep ve dava hakkının saklı tutulduğunu bildirerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ<br>\tMahkemece; davada taraflar arasında 10/08/2015 tarihli elektrik alım satım sözleşmesi, 18/05/2018 tarihli risk paylaşım sözleşmesi ve risk paylaşım sözleşmesinin eki olarak 18/05/2018 tarihli ek protokolün düzenlendiği, risk paylaşım sözleşmesinin 3.maddesi ile sözleşmenin tarafların günlük elektrik piyasasında oluşan PTF dalgalanmaları nedeniyle oluşabilecek finansal kayıpları telafi etmek amacıyla ileride akdedebilecekleri protokole esas teşkil etmek üzere yapıldığının belirtildiği, işbu sözleşme ve protokollerin bir elektrik alım satım sözleşmesi olmadığı, bu şekilde görülmemesi ve bu sözleşme ve protokollerin iki taraf içinde herhangi bir elektrik alım satım yükümlülüğü getirmeyeceğinin hükme bağlandığı, bu şekliyle taraflar arasında elektrik alım satımına ilişkin protokol imzalanmış olması halinde kararlaştırılan sabit fiyat üzerinden elektrik satışının yapılacağının hükme bağlandığı, ancak asgari alım şartı, satış garantisi vs. elektrik alım satım protokollerini imzalamaya zorlayıcı herhangi bir hükmün getirilmediği, davalı tarafça sunulan e-maillerin incelenmesinde 23/07/2018 tarihinde, davalı tarafından 18/05/2018 tarihli sözleşmeye istinaden 214.075,00 TL / MWh sabit referans fiyat ile 01/07/2018 - 31/12/2018 tarihleri arasında 00:00 - 23:59 arasında 5MW finansal baz yük esasları çerçevesinde protokolün onaylanmasının istenildiği, davacı tarafın cevaben onaylıyoruz yazarak davalıya gönderdiği, protokolün karşılıklı olarak kabul edildiği, davalı tarafça 31/08/2018 tarihinde davacıya gönderilen e-mailde anlaşma fiyatının 257,25 TL MWh olduğu, 01/01/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasında geçerli olacağı ve 43800 MWh ile sınırlı olacağının belirtildiği, bunun yeni bir icap niteliğinde olduğu, protokolü kabule zorlayıcı bir hüküm bulunmadığı, sözleşmenin 10.maddesinde de bildirimlerin e-mail yoluyla yapılacağının kararlaştırıldığı, protokolü kabul etmeye zorlayıcı bir hüküm bulunmadığından ve e-mail yoluyla bir kabul de oluşmadığından kabul edilip sonradan koşullarına uyulmadığı iddiası ile davalı tarafın sözleşmeyi feshinin haksız fesih niteliğinde olduğu,  sözleşmenin 13.maddesi uyarınca davacının fesih tazminatına hak kazandığı, birleşen davada ise; Ağustos 2018 dönemi ve Eylül 2018 ayının ilk 2 gününe ilişkin risk paylaşım bedeline konu faturalara dayalı girişilen icra takibine itirazın iptali isteğinde bulunulduğu, taraflar arasındaki 18/05/2018 tarihli risk paylaşım sözleşmesinin feshinin sözleşmesinin 12.1 maddesine uygun olmadığı, haksız olduğu, 31/08/2018 keşide tarihli ve 03/09/2018 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile haklı nedene dayanmaksızın feshedildiği sonucuna varıldığı, risk paylaşımına konu alacak talebinin yerinde olduğu, bu tarihe kadar ki risk paylaşım tutarını davalının ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/12488 sayılı dosyasında itirazının 766.657,50 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Tarafların tazminat taleplerinin reddine, Birleşen davada ; davalının Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/12471 sayılı dosyasında itirazının 399.352,06 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 79.870,41 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davalı vekilince, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili; dosyada mevcut bulunana rapor ile uzman görüşü arasında çelişki bulunduğunu çelişkinin giderilmeden karar verilemeyeceğini, taraflar arasında elektrik ticareti bulunduğunu, asıl faaliyetin elektrik alım satımı olduğunu, tali sözleşmeye bağlı kalınarak hüküm kurulamayacağını, risk paylaşımına ilişkin finansal sözleşmenin fiziksel sözleşmeye bağlı olduğunu, elektrik satım sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmeden davacı tarafından haksız feshi nedeniyle risk paylaşım protokolünün feshedildiğini, risk paylaşımına ilişkin finansal sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR:<br>Uyuşmazlık; davalının risk paylaşım sözleşmesini feshetmesinin haksız fesih olup olmadığı, davacının fesih tazminatı olarak faturalandırılan tutardan dolayı alacaklı olup olmadığı, birleşen davada feshin hangi tarihte gerçekleştirildiği, hangi  tarihten itibaren sonuç doğuracağı, protokolden kaynaklı faturaya dayalı alacak talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Asıl ve birleşen davada; taraflar arasındaki risk paylaşım sözleşmesi ve protokolün haksız feshedildiği iddiası ile fesih tazminatına konu alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, birleşen davada istek Ağustos 2018 ve 1-2 Eylül 2018 dönemine ilişkin risk paylaşım bedeline konu alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Asıl davada davacı taraf, taraflar arasında akdedilen 18/05/2018 tarihli  risk paylaşım sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki 18/05/2018 tarihli protokol bulunmakta olup, davacının 31/08/2018 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme ve protokolü haklı gerekçe olmaksızın feshettiği sözleşmenin 13. maddesi uyarınca cezai şart olan fesih tazminatına konu alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğinde bulunmakta, davalı taraf; taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haklı olduğu, işlem delili olarak aracı onayının 26/07/2018 tarihinde tamamlanan protokol gereği icap kabul iradelerinin birleşerek sözleşme kurulduğundan 2018 yılı temmuz ayının son iş günlerinde gerçekleşen doğal gaz zammı sebebi ile yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçan davacının e-mail vasıtasıyla onay vermemesi sebebiyle protokol hükümlerinin bağlayıcı olmadığını ileri sürmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, sözleşmenin kurulduğunu, davacının haklı sebep ileri sürmeksizin 26/07/2018 anlaşma tarihli protokolden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyeceklerini bildirmesi üzerine risk paylaşım sözleşmesinin 12.1/d bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiği savunmasında bulunmaktadır.<br>Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; taraflar arasındaki elektrik alım satım sözleşmesi ve risk paylaşım sözleşmesi ve ek protokol hükümleri değerlendirilerek; davalı yanın risk paylaşım sözleşmesini haksız feshi nedeniyle cezai şart alacağına ve risk paylaşım bedeline dayalı tahakkuku yapılan fatura bedelinden kaynaklanana alacağın tahsili için girişilen icra takiplerine yönelik itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.<br>Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi,  raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer verilmesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarının gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışılması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporu ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, HMK'nın 31 inci maddesi hükmüne uygun şekilde davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için 6100 sayılı Kanun'un 281 inci  maddesinde belirtilen yolu izlemelidir.<br>Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.<br>Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir...\" şeklinde belirtilmiştir.<br>Çözümü hukuk bilgisi dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği için bilirkişiye başvurulan hâllerde Mahkeme, bilirkişi raporunda noksan veya müphem gördüğü hususların tamamlanması veya açıklanması için kendiliğinden veya tarafların itirazı üzerine bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla tekrar inceleme de yaptırabilir.<br>Davacı asıl davada; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen davada ise ; risk paylaşım bedeli nedeniyle tahakkuku yapılan fatura bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Taraflara arasındaki uyuşmazlığın halli için enerji alım satımı, enerji piyasalarında ve sözleşmeleri konusunda finans uzmanı ile elektrik, endüstri mühendislerinden oluşacak akademisyen bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre taraf ve yargı denetimine elverişli bir karar verilmesi gerekirken  mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda; davacının alacak taleplerinin belirlenmesi konusunda, bilirkişi raporuna itirazlara rağmen itirazları gidermeye yönelik yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmadığı da anlaşılmakta olup, eksik inceleme ile hüküm kurulması  suretiyle gerekçe oluşturulması, usul ve yasaya aykırıdır.<br>Bu nedenle Mahkemece, öncelikle taraflar arasındaki  sözleşme hükümleriyle, gerekse tarafların edimlerine ilişkin diğer hükümleri incelenip değerlendirilerek,  somut uyuşmazlığın çözümünde ,elektrik satım sözleşmesi kapsamında risk paylaşım sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı sözleşmelerin bağlı sözleşmeler olup olmadığı bağımsızlıklarını koruyup korumadığı, risk sözleşmesinin işlevinin fiziki elektrik alım satımına bağlı olup olmadığı,\t taraflar arasındaki ticari ilişki bir bütün olarak değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.<br>Mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi ( özellikle enerji piyasasında enerji alım satımı, fiyatlandırması ve enerji hukukunda uzman, finans, elektrik, endüstri mühendislerinden oluşturulacak) kurulundan, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da alınmak suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlık tam olarak giderilmeden karar verilmesi isabetsizdir.<br>Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile delil toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır.<br>Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne davalının istinaf itirazlarının bu aşamada şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2019/317Esas, 2021/715Karar ve 10/11/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>3-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Üye<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip<br>   e-imzalıdır<br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb939185c4820c1d","SID":"6c56372ace6cba16"}}