{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1351 <br>KARAR NO: 2024/1629<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/11/2023<br>NUMARASI: 2023/567 E - 2023/976 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 04/06/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle   Müvekkili davacının,davalı bankadan 24/01/2023 tarihinde  ... ili ... Şubat İlçesi ... Ada .. Parsel ... Apartmanı ....kat ... nolu   daireyi 450.000TL olarak alma konusunda anlaştıklarını, davalı banka bünyesinde bulunan taşınmazı satın almak için bankanın bu taşınmaz için açmış olduğu hesap numarası olan TR... nolu hesaba,müvekkilinin ... Bankasından 400.000TL ve müvekkilin eşinin dayısı olan ...'ün  ... Bankası hesabından da 50.000TL ödeme yapıldığını,  24/01/2023 tarihinde taşınmazın devri için ödeme yapılmasına rağmen davalı bankanın ,devir için müvekkilini  beklettiğini, bankadan devir için müvekkili haber beklerken 6 Şubat 2023 tarihinde  Kahramanmaraş merkezli deprem gerçekleştiğini,müvekkili ve ailesinin  depremzede olması sebebi ile Ankara'ya geldiklerini, deprem sonrasında bahse konu apartmanın ... barkod numarasıyla \"ağır hasarlı\" olarak kayda geçtiğini öğrendiklerini ,davacının , davalı bankanın kendisini bekletmesi sonucunda zarara uğradığını,  hem tapu devrini alamadığı için DASK'tan yararlanamdığını, davaya konu taşınmazın  kendisine devredilmediğini,  hem de davalı bankaya ödemelerin iadesi talebinden sonuç alamadığını,  müvekkiline 450.000TL'nin iade edilmediğini, davaya konu taşınmaza ödenen bedelin iadesi için davalı banka aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını , ancak davalı banka süresi içinde borca,faiz ve ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı bankanın itirazı neticesinde duran icra takibi sonrasında Arabuluculuğa gidilmiş ancak dava dilekçesi ekinde bulunan Arabuluculuk Tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı banka ile anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla ,yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;müvekkili banka ile dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti ve ... San. Tic. Ltd. Şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmeleri nedeniyle borç ilişkisi bulunduğunu, dava dışı şirketler tarafından bankaya olan borç ödenmediğinden  aleyhlerine Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü ... Esas ve ... Esas sayılı icra takipleri başlatıldığı, süreç sonunda dava dışı firmalar ve kefilleri ile anlaşma sağlanmış  ve 09.09.2022 tarihinde protokol imzalanmış olduğu ,söz konusu protokolde borçlunun teminatında bulunan taşınmazlar protokolde belirlenen bedeller ile bankaya devredilecek; banka da söz konusu edinim bedelleri bankaya ödendikten sonra taşınmazları borçlulara veya gösterecekleri 3.kişilere devredecek şeklinde anlaşma sağlandığı, dava konusu yapılan... adına kayıtlı Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesi  ... ada ... parsel .... Kat ... nolu bağımsız bölümde kain taşınmaz için dava dışı firmalar ile yapılan anlaşma gereği 600.000,00 TL tahsilat sağlandığı zaman borçluya ya da göstereceği 3.kişiye vefa hakkı verileceğinin  kararlaştırıldığı, protokol incelendiğinde vefa hakkı süresinin 30/12/2022 tarihi olduğunun açıkça belirtildiği,  davacı ile dava dışı firmalar ve kefiller arasında imzalanan yada kararlaştırılan bir anlaşma mevcut ise bu durumda söz konusu ödemelerin dava dışı borçludan talep edilmesi gerektiği, dava konusu taşınmaz için protokolde 30/12/2022 tarihine kadar 600.000,00 TL yatırılması gerekmekte iken, taşınmaz için protokol süresinden sonra 450.000,00 TL yatırıldığı,  söz konusu taşınmaz için dava dışı firma yetkilisi tarafından 31/01/2023 tarihine kadar uzatılma talep edildiği,  bu durum uygun görülerek sadece bu taşınmaz için bankaca iyiniyetli davranılarak 600.000,00 TL'nin ödenmesi hususu 31/01/2023 tarihine kadar uzatıldığı, bu durumun bile davacı ile dava dışı borçlu firma arasında bir anlaşmazlık olduğunun kanıtı olduğu,uzatma olmasına rağmen kararlaştırılan tutar yatırılmadığından vefa hakkı protokolünün  ihlal edildiği, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi ,mahkemece aksi düşünüldüğünde, yine imzalanan protokolde yerine getirilmesi gereken şartlar yerine getirilmediğinden protokol ihlal edildiğinden  dava kötüniyetle açılmış olup, hukukumuzda kötüniyet korunmadığından ,bu nedenle davanın reddi gerektiği beyan edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında davacı tarafından yapılan ödemeye yönelik herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı davacı tarafça 09.09.2022 tarihli protokol uyarınca dava konusu daire için ödenmesi gereken toplam bedelin ödenmemesi sebebiyle taşınmaz devrinin sağlanamadığı ve taşınmaz devrinin gerçekleşmediği sonrasında ise meydana gelen depremde taşınmazın ağır hasarlı hale geldiğinin anlaşıldığı bu haliyle  davalı bankanın davacı tarafından yatırılan 450.000 TL miktar bedelle sebepsiz zenginleştiği ve tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü oldukları gerekçesiyle ,Davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 450.000,00 TL asıl alacak 16.089,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 466.089,04 TL üzerinden devamına,  Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 90.000,00  TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davalı vekili  istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle;cevap dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek,  Müvekkili banka ile dava dışı şirketler  arasında imzalanan kredi sözleşmeleri nedeniyle borç ilişkisi bulunduğu, dava dışı şirketler tarafından bankaya olan borç ödenmediğinden dava dışı şirketler aleyhine Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü ... Esas ve Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takipleri başlatıldığı,  süreç sonunda dava dışı firmalar ve kefilleri ile anlaşma sağlanmış  ve 09.09.2022 tarihinde protokol imzalanmış olduğu, söz konusu protokolde borçlunun teminatında bulunan taşınmazlar protokolde belirlenen bedeller ile bankaya devredilecek; banka da söz konusu edinim bedelleri bankaya ödendikten sonra taşınmazları borçlulara veya gösterecekleri 3.kişilere devredecek olduğu, dava konusu yapılan... adına kayıtlı  Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesi  ... ada ... parsel .... Kat ... nolu bağımsız bölümde kain taşınmaz için dava dışı firmalar ile yapılan anlaşma gereği 600.000,00 TL tahsilat sağlandığı zaman borçluya yada göstereceği 3.kişiye vefa hakkı verileceğinin  kararlaştırıldığı,  yine protokol incelendiğinde vefa hakkı süresinin 30/12/2022 tarihi olduğunun  açıkça belirtildiği, Vefa hakkı sahibi kişilerin borçlular yada borçlular tarafından yazılı olarak bildirilecek 3.kişiler olduğu, yapılan protokol incelendiğinde davacının söz konusu protokolde taraf olmadığı, dava dilekçesinde davacı ile müvekkili davalı arasında bir anlaşma olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, böyle bir anlaşma bulunmadığı,borcun tasfiyesi ile ilgili dava dışı firma ile protokol imzalanmış olup, davacı ile banka arasında herhangi bir anlaşma bulunmadığı, davacı ile dava dışı firmalar ve kefiller arasında imzalanan yada kararlaştırılan bir anlaşma mevcut ise bu durumda söz konusu ödemelerin dava dışı borçludan talep edilmesi gerektiği, cevap dilekçesinde  belirtilen hususların ve dosya içerisindeki belgelerin hiçbiri incelenmeden davacı tarafından ileri sunulmayan sebeplerle, bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, Mahkemece hiçbir araştırma yapılmadan bilirkişi incelemesi bile yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, ayrıca  dosyada sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığı, Bankanın davacı tarafından yatırıldığı iddia edilen paranın bankanın aktifini arttırdığı gerekçesi ile sebepsiz zenginleştiği ile ilgili hüküm kurulmuş ise de, söz konusu tahsilat ile dava dışı firmanın borcundan düşüm yapıldığı,  Bankanın aktifinde herhangi bir artma  olmadığı, bu durumun bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacakken mahkemece bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği,bu sebeplerle  kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan  İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında  450.000,00 TL asıl alacak ve  işlemiş faiz  üzerinden takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;dava konusu taşınmaz satış bedeli olarak,   davalı  bankanın bu taşınmaz için açmış olduğu hesap numarası olan TR... nolu hesaba davacıya ait  ... Bankasından 400.000TL ve dava dışı  ...'ün  ... Bankası hesabından da 50.000TL ödeme yapıldığı ibraz edilen dekontlardan anlaşılmaktadır.Davalı taraça da bu taşınmaz için ödenen bedelin 450.000,-TL olduğu kabul edilmektedir. Davacı tarafça dosyaya dava dışı (borçlu) şirketler,ipotek malikleri ile imzalanan  09.09.2022 tarihli  protokol ibraz edilmiş, , söz konusu protokolde borçlunun teminatında bulunan taşınmazların protokolde belirlenen bedeller ile bankaya devredilecek; banka da söz konusu edinim bedelleri bankaya ödendikten sonra taşınmazları borçlulara veya gösterecekleri 3.kişilere devredecek olduğu, vefa hakkı süresinin 30/12/2022 tarihi olduğunun  belirtildiği, Vefa hakkı sahibi kişilerin borçlular yada borçlular tarafından yazılı olarak bildirilecek 3.kişiler olduğu,ancak protokol koşullarının yerine getirilmediği davacı tarafça  beyan edilmektedir. Somut olayda ,davacı tarafça banka havalesi ile 37 no.lu daire satış bedeli olarak 400.000,-TL nin,yine aynı satış için 50.000,-TL nin akrabası tarafından  davalı bankanın bildirdiği hesaba gönderildiği dekonlar ile anlaşılmıştır.Davalı tarafça ,bu miktar paranın müvekkili bankanın aktifini arttırmadığı,zira borçlu şirketlerin borcundan düşüldüğü beyan edilmektedir. Tarafların sorumluluğunun tespitinde sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, sebepsiz zenginleşmenin şartlarını incelemek gerekir. Sebepsiz zenginleşme için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Açıklanan bilgiler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davacının satış bedeli için ödeme yaptığı,satış konusu evin devrinin yapılmadığı,depremde ağır hasarlı hali geldiği, bu nedenle davacının mal varlığında davalı mal varlığı aleyhine bir eksilme meydana geldiği,  davalının mal varlığında da, davacı mal varlığı aleyhine bir çoğalma oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın,dava dışı borçlu şirketler ve kefilleri ile yaptığı vefa hakkı tanınmasına ilişkin protokolün, davacı sözkonusu protokolde taraf olmayıp,protokolde davacı ile ilgili herhangi bir özel düzenleme yer almadığı,bu sebeple davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkiye etkisinin olmayacağı anlaşılmakla,davalının asıl alacağa itirazının haksız olduğu ,bu sebeple itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak,davalının davadan evvel temerrüde düşürülmediği ,bu sebeple işlemiş faiz talep edilemeyeceğinden bu husustaki itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken,kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olmakla,davalı istinafının bu yönden kabulü ile,istinaf konusu karar  HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak  yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak  yeniden esas hakkında; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun icra takip dosyasındaki asıl alacağa itirazının iptaline, takibin asıl olacak olan 450.000,00 TL üzerinden devamına, 2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 90.000,00  TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,  3-İşlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine, 4-Harçlar yasası uyarınca  alınması gereken 30.739,50 TL  harçtan peşin alınan 5.688,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.050,99 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,(tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ) 5- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 5.688,51 TL peşin harcın   davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 45,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 44,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan masrafın  davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden  karar tarihindeki A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan  69.000,00 TL nisbi  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  8- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan  17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,  9- Kabul red oranına göre belirlenen 3.087,46 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 32,53 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, 10- Kalan gider avansları varsa   karar kesinleştiğinde davacı ve davalı  tarafa iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde  istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbfc0dc5cfc22ed6","SID":"42ed1c1611cfca76"}}