{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/810 <br>KARAR NO: 2024/898<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/11/2019<br>NUMARASI: 2017/1229 Esas -  2019/1171 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (TTK 732 Maddeye Dayalı Sebepsiz Zenginleşme)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin asansör malzemelerinin alım satım işi ile uğraşmakta olduğunu, borçlulardan dava dışı ... (...) müvekkili firmadan, asansör malzemesi satın aldığını ve karşılığında keşidecesi davalı ... Tic. A.Ş olan, icra takibine konu çeki müvekkili firmaya verdiğini, müvekkili firmanın da, icra takibine konu çeki müşterisine verdiğini; çekin vadesi geldiğinde, müvekkilinin müşterisinin, davalının \"çeki yazdırmayın, en kısa sürede ödeyeceğim, yazdırırsanız  itibarım zedelenir\" ricası üzerine çeki yazdırmadığını fakat buna rağmen davalı keşidecinin çekini ödemediğini, müvekkilinin, müşterisine çekin bedelini ödeyerek, çeki aldığını davalı keşideci ile yapılan görüşmelerde \" haftaya ödeyeceğim, yarın ödeyeceğim \"gibi sözlerle müvekkilini sürekli oyalandığını, bunun üzerine, mezkur çek ile ilgili olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının çekin keşidecesi olduğunu, çeki ödeyecek kişi olduğunu,  çekin  keşidecesi olan davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek, davanın kabulü ile, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli borçlunun alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin defterlerinde söz konusu çekle ilgili herhangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, çeki elinde haksız olarak bulunduran davacı tarafın haksız olarak icra takibi başlattığını, davalı müvekkilinin çeke dayalı herhangi borcu bulunmadığını, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle 2.500,00 TL den aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağını, Hukuk Muhakemeleri kanunun 200 maddesi  kapsamında senetle ispat zorunluluğu olan işbu davada davacı yanın iddialarını senetle ispat etmek zorunda olduğunu, çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, çekin süresi içerisinde ibraz edilmediğini ve kambiyona senedi vasfını yitirdiğini, TTK'nun 808/1-b maddesi gereğince çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğinin ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyan tespit edilmesi gerektiğini, aksi takdirde alacaklının müracaat hakkındı kaybedeceğini, bir çekin keşide edildiği yerde ödenecekse on gün, keşide edildiği yerden başka yere ödenecekse bir ay içinde muhatap bankaya ibraz edilmesi gerektiğini, yazılı sürelerin, çekte yazılı olan düzenleme tarihinin ertesi günü başlayacağını, TTK'nun 796 maddesinde öngörülen süreler içerisinde muhataba ibraz edilmeyen çekin kambiyon senedi vasfını yitirdiğini davacı tarafında kabul ettiği üzere çekin süresi içerisinde muhataba ibraz edilmediği ve çek vasfını yitirdiğinden, davalı tarafın çeke dayalı  müracaat hakkının düştüğünü belirterek davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...davalı tarafından keşide edildiği ihtilafsız olan dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, davacının çeki ciro ettiği üçüncü kişiye ödeme yaparak çeki iade aldığı, çekin halen davacının elinde olması nedeniyle çekin karşılığının ödenmediğine karine teşkil ettiği, davacı hamil ile davalı keşideci arasında temel ilişki bulunmadığı bu hali ile zararının meydana geldiği ve sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında çek bedelini keşideciden talep edebileceği, süresinde ibraz edilmeyen çek, kambiyo vasfını yitirmiş olmakla adi belge niteliğinde olduğu, süresinde bankaya ibraz edilmeyen veya zamanaşımına uğrayan çeke dayanarak keşideciye karşı ise sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca  müracaat edebileceği, bu durumda davalı keşideci 6102 sayılı yasanın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, zira, hamilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesinin beklenemeyeceği, incelenen her iki tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davacı ticari defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olduğu ve söz konusu çek bedelince alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinde ise davalının dava dışı diğer takip borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmiş ise de dava konusu çekin dava dışı diğer takip borçlusuna verildiğine ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı, ancak çekin davalı tarafından keşide edildiğinin ihtilaf konusu olmaması ve ödendiğine dair ispat yükünün davalı tarafta olması sebebiyle verilen delil bildirme süresi içerisinde davalının çek bedelini dava dışı lehdara veya hamile ödediğini gösterir bir delili dosyaya sunamadığı dolayısı ile davalının çek miktarınca davacıya borçlu olduğu, ancak bankaya ibraz edilmemiş çek nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davada keşidecinin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiğinden ve bu yönde herhangi bir belge bulunmadığından, işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği yine alacak likit nitelikte olduğu için davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 10.000,00 TL yönünden iptaline, takibin asıl alacak miktarı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan alacağın % 20' si oranında belirlenen 2.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetle takip başlattığına dair dosyaya yansıya bir delil olmaması sebebiyle şartları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın sağlıklı ve adil şekilde yürütülmesi için her iki tarafın ticari defterlerinin karşılıklı ve mukayeseli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, huzurdaki davada davacının 2016-2017 yılına ait defterlerin incelenmesi müvekkil şirketin ise sadece 2017 yılına ait defterlerinin incelenmesi adil yargılanma hakkının ihlali olup bu nedenle bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müvekkil firmanın kendisinden sonra gelen cirantaya çek dolayısıyla borcu bulunmadığı ticari defterleri ile kesin bir şekilde tespit edildiğinden ötürü müvekkil şirketin sebepsiz zenginleşmediği ortada olduğunu, sonuç olarak müvekkil şirketin 2016 yılına ait ticari defter ve kayıtları incelenerek davacının defter ve kayıtları ile karşılaştırması yapıldığında davadaki haklılığın ortaya çıkacağını, mahkeme tarafından hüküm kurmaya elverişli olmayan tek taraflı düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması nedeniyle müvekkil şirket mağdur olmuş olup mağduriyetinin giderilmesi amacıyla istinafa başvuruda bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle, tehiri icra talebinin kabulüne, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2019 gün ve 2017/1229 E. 2019/1171 K. sayılı kararının istinafen incelenerek kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının inceleme günü ticari defterini sunmadığını, sebepsiz zenginleşmediğini yani davaya konu çeki ödediğini, davalının ispatlaması gerektiğini, çekin ödendiğine dair bir kaydın bulunmadığı, davalının kendi ticari defterlerinde kendisinden gelen cirantaya borcu olup olmamasının bir öneminin bulunmadığını, kaldı ki kendi ticari defterlerinde davaya konu çekin ödendiği kaydının bulunmadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK 732 Maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerince başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.Davacı; dava dışı ...'den  sattığı mal  karşılığı davalının keşidecisi, ... ilk cirantası olan çeki aldığını, ciro ile 3. Bir kişiye temlik ettiğini, davalının 3. kişiye talebi nedeniyle çekin karşılıksız işlemi yapılmadığını, kendisinin 3.kişiye çek bedelini ödeyerek çeki teslim aldığını, verilen çekin süreside ibraz edilmemesi nedeniyle kıymetli evrak vasfını kaybettiğini, bu nedenle ilamsız icra takibi yoluna başvurduğunu, davalı keşideci tarafından borca itiraz edildiğini  belirterek TTK 732 maddesine dayanarak itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Eldeki uyuşmazlıkta temel ilişkiye dayanılmadığından çeke ispat vasıtası olarak dayanılmamış, TTK 732 maddesi gereği doğrudan çeke dayanılarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılmıştır.Davacının istemine dayanak olan sebepsiz zenginleşmeyi düzenleyen 6102 sayılı TTK 732/1 maddesi: \"Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar.\" düzenlemesini içermektedir. Takibe dayanak çek incelendiğinde; keşidecinin davalı  ... A.Ş, lehtarın ve ilk cirantanın ..., davacının bundan sonraki ciranta olduğu, çekin 10.000 TL tutarlı ve 25/02/2017  keşide tarihli olduğu belirlenmiştir.6102 sayılı TTK'nın 816/1-m maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken 732/1 maddesi uyarınca, kambiyo vasfını kaybeden çekin hamili arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmayan keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı bulunmaktadır.Davalı taraf çek üzerindeki imzaya ve miktara yönelik herhangi bir itirazda bulunmamış olup çek dolayısıyla sebepsiz zenginleşmediğini, lehtara herhangi bir borcu bulunmadığı savunmuştur.Dava konusu çek halen davacının elinde bulunmakla çekin karşılığının ödenmediğine karine teşkil ettiği, davacı hamil ile davalı keşideci arasında temel ilişki bulunmadığı, süresinde ibraz edilmeyen çek kambiyo vasfını yitirmiş olup sadece yazılı delil başlangıcı niteliğinde sayıldığı, durumda davalı keşidecinin 6102 sayılı yasanın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğin ispatlamak zorunda olduğu, davacı hamilin çekin düzenlemesine temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunduğunu ispat etmesinin beklenemeyeceği, davacı ticari defterlerinde dava konusu çekin kayıtlı olduğu ve söz konusu çek bedeli kadar alacaklı olduğu,  davalı ticari defterlerinde dava konusu çeke ilişkin bir kaydın bulunmadığı, ancak davalının çek lehtarına  borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilmiş ise de dava konusu çekin dava dışı diğer takip borçlusuna verildiğine ilişkin herhangi bir kaydın da davacı defterlerinde yer almadığı, çek bedelinin ödendiğine dair ispat yükünün davalı tarafta olduğu ancak bu konuda bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır.Davalı taraf kendisine ait 2016 yılına ait ticari defterlerinin incelenmediğini, dolayısıyla davacı ticari defterleri ile karşılaştırılmadığını, yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurduğunu, ayrıca sebepsiz zenginleşmediğinin ispatlandığını iler sürmüş ise de mahkemece kendisine verilen süre içinde iddiasını ispatlayacağını düşündüğü 2016 yılı defterlerini sunmamıştır. Kaldı ki somut olayda 2016 yılı defterlerinin incelenmesinin davaya herhangi bir katkısı da bulunmamaktadır. Yine davalının dava dışı lehtara borcu bulunmadığına dair ticari defterinin bu davada sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayan bir husus değildir. Kadı ki uyuşmazlık konusu çekin dava dışı lehtara verildiğine ilişkin de davacı defterlerinde bir kayıt olmadığı gibi ödemeye ilişkinde bir iddia ve ispat sunulmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 171,30 TL harcın, alınması gerekli olan 683,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 511,80 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"887763d83887b319","SID":"69327f3bb198933f"}}