{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/599 <br>KARAR NO\t: 2024/1068<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...     (...)<br>ÜYE\t: ...   (...)<br>ÜYE\t: ...                  (...)<br>KATİP\t: ...           (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 01/06/2022<br>NUMARASI\t: 2021/11 Esas - 2022/345 Karar<br><br>DAVACI\t: ... - ... - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -   Av. ... - <br>DAVALI\t: ... - ...  - <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 06/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 17/07/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından QNB Finansbank A.Ş Gölcük Şubesine at ... iban numaralı hesaptan keşide edilen 6 adet çekleri alınacak mallara karşılık davalı firmaya verdiğini, satın alınan malların davalı tarafça müvekkiline teslim gerekmesine rağmen, malların teslimi gerçekleşmediğini ve herhangi bir fatura da kesilmediğini, belirtilen çeklerin davalı tarafa teslim edilmesine rağmen davalı firmanın haksız ve kötü niyetli hareketle müvekkilinin mal teslim taleplerini karşılamadığını, buna karşılık bedelsiz ve karşılıksız olan çekleri tahsil için ibraz etmeye başladığını, çeklerin bedel toplamının 600.000,00TL olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir sebep nedeniyle vadesi gelmiş, ödenmemiş, kesinleşmiş ve mutabık kalınmış herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek, dava konusu QNB Finansbank A.Ş Gölcük Şubesine ait ... iban nolu hesaptan keşide edilen; ... nolu 30/10/2020 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/11/2020 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/12/2020 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/01/2021 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 28/02/2021 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/03/2021 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli çekler için, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcun olmadığının tespiti ile söz konusu çeklerin müvekkili açısından iptaline, davalının %20''den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış davaya dayanak tüm beyanlar ve delillerin haksız mesnetsiz olduğundan kötüniyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE, Şartlar oluşmadığının inkar tazminat talebinin REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"Hükme esas alınan Bilirkişi raporunda müvekkilin yevmiye defterine 20.10.2020 tarih 326 no'lu yevmiye kaydı ile 320 satıcılar hesabına 600 bin TL borç, 103 nolu verilen çek ve ödeme emirleri hesabına ise 600 bin TL'ye alacak olarak kayıt edildiğinin tespit edildiğini davacının 2020 yılı yevmiye defteri 31.12.2020 tarihli 397 nolu kapanış kaydında 103 nolu verilen çek ödeme emirleri hesabı borçlandırılıp 320 nolu borç senetleri hesabına Virman yapılarak 600 bin TL'lik tutarın aktarıldığı, Yapılan bu kayıtlardan 6 adet kambiyo çekinin Davacı tarafından davalı firmaya emtia ve hizmet alımı için verildiği anlaşılmakla beraber bu tutarlar ile ilgili davalı firmadan alış faturası bulunmadığı gibi dosyaya sunulmuş bir sözleşme, satış vaadi veya e-mail ortamında sipariş fişi ve teyitleşme de tespit edilemediği belirtilmiştir. Bilirkişi raporuyla davaya konu çeklerin davalı firmaya emtia ve hizmet alımı için verildiği  bilirkişi raporu ile de anlaşılmış olmasına rağmen hüküm kurulurken bilirkişi raporundaki açık maddi hatalar yönünden ek rapor dahi alınmadan hüküm kurulması açıkça hukuka aykırıdır\" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalının %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 01/06/2022 tarih, 2021/11 Esas - 2022/345 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından QNB Finansbank A.Ş Gölcük Şubesine ait ... iban numaralı hesaptan keşide edilen 6 adet çekin davalıdan alınacak mallara karşılık davalı firmaya verildiği, davacı tarafından  satın alınan malların davalı tarafça davacıya teslim edilmediğinin iddia edildiği, bu nedenle dava konusu QNB Finansbank A.Ş Gölcük Şubesine ait ... iban nolu hesaptan keşide edilen; ... nolu 30/10/2020 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/11/2020 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/12/2020 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/01/2021 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 28/02/2021 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli, ... nolu 30/03/2021 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli çekler için davacının davalıya herhangi bir borcun olmadığı yönünde karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık, davanın dayanağı çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı, davacının davalı şirkete  borçlu olup olmadığı noktasındadır.<br>Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).<br><br>Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.<br>Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def'îdir. Bedelsizlik bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def'îni ileri sürebilir.<br>Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 74'de düzenlenmiş olup; hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.<br>Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.<br>6098 sayılı TBK’nın 74. maddesinde; “ Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz” hükmü yer almaktadır.<br>Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.<br>Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.1.975 tarihli, 1971/T-406 E. ve 1975/1 K; 23.1.1985 tarihli, 1983/10-372 E. ve 1985/21 K.; 27.04.2011 tarihli, 2011/17-50 E. ve 2011/231 K.; 03.04.2013 tarihli, 2012/19-873 E.,2013/433  K. sayılı kararları).<br>Eldeki davada, yerel mahkemece; 30/10/2020 tarihinden itibaren sıralı olarak 30/03/2021 tarihine kadar 100.000,00-TL bedelli ... tarafından 6 adet çek keşide edilmiş olduğu, Gölcük İcra Dairesinin 2020/2657 esas sayılı takip dosyası ile ... tarafından ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/74 D. İş sayılı dosyası ile 06/11/2020 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, Gölcük İcra Dairesinin 2021/964 esas sayılı takip dosyası ile alacaklı şirket tarafından borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı,  dava hukuki niteliği itibariyle menfi tespit davası olduğundan ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde bulunduğu, davacı taraf, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden kambiyo senedi düzenlendiğini iddia etmiş ise de davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemede ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, bu nedenle  ticari defterlerin sahibi lehine yasal delil niteliği taşımadığı, davacının kendi defterine 600.000,00-TL'yi alacak olarak kaydettiği, ancak davalı tarafın defterlerinde bu alacağın görülmediği, davacı tarafın defterlerinde ticari ilişkinin olduğuna dair kayıt ve belge bulunmadığı, davacının davalı şirket aleyhine başlatmış olduğu, Gölcük İcra Dairesi 2020/2657 esas sayılı takip dosyasını 23/11/2020 tarihli e-faturaya dayandırdığı, ancak bu e-faturanın süresi içerisinde davalı şirket tarafından davacıya iade edilmiş olduğu, alınan çeklerin sipariş amaçlı alındığına dair kayıt olmadığı, davacı adına herhangi mal ve hizmet gerçekleştirildiğine dair kayıt belge de bulunamadığı, aradaki ticari ilişki kabul edilse dahi mahsuptan sonra davacının halen davalıya 580.187,07-TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafından ispat edilememesi, arada bir ticari ilişki olduğu varsayılsa bile takibe konu olan çeklerin ödeme vasıtası olması itibariyle peşin ödeme yerine geçeceğinden TBK 207 maddesi uyarınca satıcı ve alıcı borçlarının aynı ayda ifa etmekle yükümlü olduğundan, kural olarak da peşin alışverişte çeki veren karşılığında mal verilmediği iddiasında bulunamayacağından, davacının  davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle  davanın reddine şeklinde  karar verilmişse de verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yanılgılı kanaatle verildiği anlaşılmıştır.<br>Yukarıda yapılan detaylı açıklamalar ışığında eldeki davanın değerlendirilmesinde; TBK'nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince verilen kararın maddi olguya ilişkin kısmı hukuk hakimini bağlayacağından, davalı tarafından davacı aleyhine  Gerze Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/597 sayılı Soruşturma dosyası ile şikayette bulunduğu, mahkemece bu şikayet dosyasının eldeki davaya etkisinin araştırılmadığı, bu durumda sonuca gitmek için yeterli araştırma ve incelemenin yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.<br>O halde  mahkemece bu aşamada yapılaması gereken iş,  davalı yanca yapılan şikayet üzerine  davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve varsa açılmış ceza davasının akıbeti araştırılmalı  eğer bir soruşturma ve kovuşturma başlatılmışsa bu soruşturma veya kovuşturma dosyası getirtilip incelenerek eldeki davaya etkisi üzerinde durulmalı, sonucunun beklenilip beklenilmeyeceğinin değerlendirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davalı şirket ile vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/06/2022 tarih, 2021/11 Esas ve 2022/345 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.10/07/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4bb1f679b861b6f6","SID":"732f10ee48e0cbdf"}}